Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BİLLÛR PALAS CİNÂYETİ
31 Ocak 1960 pazar günü Şişli’de Halâzkâr Gazi Caddesinde 353 numaralı Billûr Palas Apartımanının birinci dâiresinde işlenmiş bir cinâyetdir ki; zamanımızın yeni zenginlerinden 28 yaşındaki Şükrü Âgâh Dinç, onbeş günlük karısı Zehrâyı, vak’a yerine gelmiş, fakat hemen müdahale imkânını bulamamış polisin ve halkın gözleri önünde hayli uzunca sürmüş bir işkenceden sonra, tabanca ve bıçakla katletmiş, kendisi de intihar etmişdir
Günlük gazetelerin istihbârâtına göre sosyete (?) nin tanınmış bir simâsı ve sarışın bir genç dul olan Zehra, kendisinden iki yaş küçük Âgâh ile bir müddet evvel bir poviyonda tanışmışdır; evli ve üç çocuk babası genç adamı kendisine bend etmesini bilmiş, A. Dinç’e karısını boşatarak onunla evlenmeye muvaffak olmuşdur; fakat, evlendikden iki gün sonra Zehrâ, gaayet kıskanç olan Âgâh’a, bu şartında yaşamaya mütehammil olmadığını söyliyerek boşanma teklifinde bulunmuşdur. Aslında ise bu tez başlamış sokukluğun sebebi ilk kocasından da orta okul talebesi bir oğlu bulunan genç dulun Mustafa adında bir genç ile münâsebete başlamış olmasıdır. Vak’adan iki gün evvel, iş boşanma davâsına kalmak üzere evinden, dolayısı ile Zehrâdan tamamen ayrılan Âgâh Dinç, bu iftirâka tahammül edememiş, vak’a günü Zehrânın oturduğu Billûr Palasdaki dâireye gelmişdir; o sırada genç ...
⇓ Devamını okuyunuz...
31 Ocak 1960 pazar günü Şişli’de Halâzkâr Gazi Caddesinde 353 numaralı Billûr Palas Apartımanının birinci dâiresinde işlenmiş bir cinâyetdir ki; zamanımızın yeni zenginlerinden 28 yaşındaki Şükrü Âgâh Dinç, onbeş günlük karısı Zehrâyı, vak’a yerine gelmiş, fakat hemen müdahale imkânını bulamamış polisin ve halkın gözleri önünde hayli uzunca sürmüş bir işkenceden sonra, tabanca ve bıçakla katletmiş, kendisi de intihar etmişdir
Günlük gazetelerin istihbârâtına göre sosyete (?) nin tanınmış bir simâsı ve sarışın bir genç dul olan Zehra, kendisinden iki yaş küçük Âgâh ile bir müddet evvel bir poviyonda tanışmışdır; evli ve üç çocuk babası genç adamı kendisine bend etmesini bilmiş, A. Dinç’e karısını boşatarak onunla evlenmeye muvaffak olmuşdur; fakat, evlendikden iki gün sonra Zehrâ, gaayet kıskanç olan Âgâh’a, bu şartında yaşamaya mütehammil olmadığını söyliyerek boşanma teklifinde bulunmuşdur. Aslında ise bu tez başlamış sokukluğun sebebi ilk kocasından da orta okul talebesi bir oğlu bulunan genç dulun Mustafa adında bir genç ile münâsebete başlamış olmasıdır. Vak’adan iki gün evvel, iş boşanma davâsına kalmak üzere evinden, dolayısı ile Zehrâdan tamamen ayrılan Âgâh Dinç, bu iftirâka tahammül edememiş, vak’a günü Zehrânın oturduğu Billûr Palasdaki dâireye gelmişdir; o sırada genç ve güzel dul, kadınlı erkekli misâfirlerini ağırlamaktadır. Sarhoş olan kaatil, Zehrâdan evvelâ rakı, sonra portakal istemiş, ve kendisine portakalı verirken karısının bileğinden tutup yatak odasına sürüklemiş ve kapuyu içerden kilitlemişdir. Misâfirler evvelâ şiddetli bir münakaşa işitmişler, bunu iki el silâh sesi tâkib etmişdir, ve Zehrânın dâvetlileri kacup dağılmışlardır. Kadının 13 yaşındaki oğlu da mutbak penceresinden kaçarak vak’ayı karakola haber vermişdir.
Osman Atak isminde bir Başkomiserle Nâzım Yavuz isminde bir polis memuru ve iki polis görevlisi jandarma eri hâdise yerine gelmişlerdir. Bu sırada Şişli Meydanını iki, üç bin kişinin doldurduğu görülmüşdür.
Arkadaki pencerelerden birinden Âgâh’a sâkin olması, tâbancasının atıp dışarı çıkması ihtarında bulunulmuş, Âgâh ise memurları görünce büsbütün çılgına dönerek diğer eline bir bıçak almış ve kadının üzerine atılarak göğüslerini kesmişdir. Binlerce insan Zehrânın çığlıklarını dehşetle duymuşlardır. Başkomiser Osman Atak yatak odasının penceresine, Tayyarece Cemal sokağı cihetinden bir kalas uzatarak tırmanmağa başlamış ve polisle Âgâh arasında aşağıdaki muhavere cereyan etmişdir:
— Kanun nâmına silâhını at ve teslim ol.
— Komiser Bey, boşuna zahmet çekiyorsun, yaklaşma seni yakarım. Çoluk çocuğuna yazık olur!..
Âgâh’ın teslim olmaması karşısında karakoldan takviye kuvvetleri getirilmiş, ve polis gaz bombaları atmaya başlamışdır. Bu sırada Âgâh, büsbütün kendini kaybettiğinden bütün kurşunlarını kadının üzerine boşaltmış ve kadının son çığlıklarını duyurmuşdur. Diğer dairelerde oturanlarda bu anda pencerelerden haykırarak imdat istemişlerdir. Son bir silâh sesini müteakip içeride kadının ve erkeğin birbiri üzerine yığıldıkları görülmüş ve bundan sonra polis Zehra’nın evine girmeğe muvaffak olmuştur.
Bütün bu mücadele bir saatten fazla bir zaman devam etmişdir. Böylece polis hâdise yerine ilk geldiğinde her ikisi de canlı olan kadın ve erkeğin ancak cesetleri dışarıya çıkarılabilmişdir. Âgâh ve Zehra ilkyardım hastahanesine sevkedilirken, Zehranın nabzının çok hafif vurduğu müşahede edilmişse de bilâhare ölmüştür.
Âgâh, polisle mücadele ederken kadının giyim eşyalarını pencereden dışarıya atmıştır. Bu eşya arasında vizon kürkler görülmüştür.
(1 ve 2 şubat tarihli Yeni Sabah ve Vatan gazetelerinden)
Muhiddin Nalbandoğlu
Bayan Zehrâ
(Resim: Behçet)
Tema
Olay
Emeği Geçen
Behçet
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Muhiddin Nalbandoğlu
Kod
IAM050652
Tema
Olay
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Behçet
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2780-2781
Not
Görsel: cilt 5, sayfa 2781
Tema
Olay
Emeği Geçen
Behçet
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.