Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BİLÂDİ SELÂSE; BİLÂDİ SELÂSE KADILARI, KADILIKLARI
Osmanlı Devletinin kuruluşundan “Tanzimat Devri” denilen uyanık istibdad devrine kadar eski idâre teşkilâtinde İstanbul, “Nefsi İstanbul” “Eyyub”, “Galata” ve “Üsküdar” olmak üzere birbirinden asla ayrılmaz bir arada dört şehir kabul edilmiş idi; Eyyub, Galata ve Üsküdar, ayrı ayrı zikredilmeyüb “Bilâdı Selâse”, Üç Belde-Üç Şehir adı altında toplanmış; bütün İstabul Vilâyeti kasdedildiği zamanlar, “İstanbul ve Bilâdı Selâse” denilirdi.
O eski teşkilâtda da İstanbul Vilâyetinin sınırı, zamanımızdaki İstanbul Vilâyeti sınırını hemen aynı idi; bu sınırı kesin olarak gösteren bir haritaya, krokiye rastlayamadık.
Kadim teşkilâtda İstanbul Vilâyetinin tek ve pek mühim husûsiyeti, ayrıca bir vâlisi bulunmayub doğrudan sadırâzamlık (Başvekillik) makaamına bağlanmış olmasıdır. Bu durum Tanzimatdan sonra, hattâ meşrûtiyet devrinde de, daha kesin tâbir ile, Türkiyede Cumhuriyetin ilânına kadar devam etti. İlk defâ Cumhuriyet devrindedir ki İstanbul Süleyman Sâmi Bey adında bir zât vâli tâyin edilmişdir.
Kadim teşkilâtda Nefsi İstanbul, Büyükşehrin Bizansdan kalma meşhur tarihî kale duvarlarının, surların içindeki beldedir. İstanbulu vilâyet olarak bütün toprakları Bilâdi Selâsenin sınırları içindedir.
İstanbul ve Bilâdi Selâsenin inzibat ve asâyişi, polis-emniyet teşkilâti sâhil ve iç kısım...
⇓ Read more...
Osmanlı Devletinin kuruluşundan “Tanzimat Devri” denilen uyanık istibdad devrine kadar eski idâre teşkilâtinde İstanbul, “Nefsi İstanbul” “Eyyub”, “Galata” ve “Üsküdar” olmak üzere birbirinden asla ayrılmaz bir arada dört şehir kabul edilmiş idi; Eyyub, Galata ve Üsküdar, ayrı ayrı zikredilmeyüb “Bilâdı Selâse”, Üç Belde-Üç Şehir adı altında toplanmış; bütün İstabul Vilâyeti kasdedildiği zamanlar, “İstanbul ve Bilâdı Selâse” denilirdi.
O eski teşkilâtda da İstanbul Vilâyetinin sınırı, zamanımızdaki İstanbul Vilâyeti sınırını hemen aynı idi; bu sınırı kesin olarak gösteren bir haritaya, krokiye rastlayamadık.
Kadim teşkilâtda İstanbul Vilâyetinin tek ve pek mühim husûsiyeti, ayrıca bir vâlisi bulunmayub doğrudan sadırâzamlık (Başvekillik) makaamına bağlanmış olmasıdır. Bu durum Tanzimatdan sonra, hattâ meşrûtiyet devrinde de, daha kesin tâbir ile, Türkiyede Cumhuriyetin ilânına kadar devam etti. İlk defâ Cumhuriyet devrindedir ki İstanbul Süleyman Sâmi Bey adında bir zât vâli tâyin edilmişdir.
Kadim teşkilâtda Nefsi İstanbul, Büyükşehrin Bizansdan kalma meşhur tarihî kale duvarlarının, surların içindeki beldedir. İstanbulu vilâyet olarak bütün toprakları Bilâdi Selâsenin sınırları içindedir.
İstanbul ve Bilâdi Selâsenin inzibat ve asâyişi, polis-emniyet teşkilâti sâhil ve iç kısım olarak ikiye ayrılmış, sâhil bölgesi Bostancı Başılığa, iç bölgesi de Yeniçeri Ağalığına bırakılmışdı. (B.: Bostancı: Yeniçeri). Adlî ve Beledî idâresi de dört kadi efendiye verilmişdi. Hem hâkim hem de, zamanımızın tâbiri ile belediye reisi olan bu kadılar, adlî mercileri Rumeli Kadıaskerliği, beledî mercileri Sadırâzamlık makamları olmak üzere tam istiklâle sâhib idiler. Mensup oldukları ilmiye mesleğinde, terfi kıdemi bakımından dereceleri, aşağıdan yukarıya Galata Kadılığı, Üsküdar Kaldığı, Eyyub Kadılığı ve İstanbul Kadılığı idi, fakat bilfiil kazâli ve beledî idârede biri diğerinin âmiri değildi, meselâ İstanbul Kadısı Efendi, Bilâdi Selâse kadılarının hiç bir işine karışamaz, onlar her hangi bir hususda en küçük bir emir veremezdi. İstanbul Kadılığının tek üstünlüğü, bütün İstanbul Vilâyeti için, zamanın icablarına göre, ticârî, iktisâdî ve sinâî nizâmı koruyan narhın tesbiti narh defterlerinin tanzimi, esnafın tâbi olacağı meslekî nizamnâmelerin tâyin ve tesbiti idi. Bunların Bilâdi Selâzede tatbikinden, Bilâdi Selâse Kadıları şahsen mes’ul idiler; farazâ, İstanbul kadısı, narhın ne şekilde tatbikedildiğini, esnafın narha ve diğer belediye nizamlarına ne dereceye kadar riâye ettiklerini teftiş için Eyyuba gitmezdi, Galataya ve Üsküdara geçmezdi; bu teftişi yaparsa bizzat sadırâzam yapardı. Bilâdi Slesâde halkın şikâyetleri, eğer mahkemelerde bir haksızlıkdan ise Rumeli Kadıaskerlerine, beledî yolsuzluklarından ise Sadâret makamına yapılırdı.
Eski Belediye mektubcusu merhum Osman Nuri Ergin “Mecellei Umûri Belediye” adındaki eserinde Bilâdı Selâsenin hududlarını, kısmen Evliyâ Çelebiden naklen ve mübhem olarak şöyle tesbit ediyor:
“Eyyub Kadılığı- Hudûdu karadan Çatalcaya kadar imtidad eder, nefsi Çatalca kasabası da Eyyüb kadılığına bağlıdır. 700 parça köy, 26 nâhiyedir. (sâhilde Silivri Eyyub kadılığına bağlı son nâhiye idi. Büyük ve küçük Çekmeceler evleviyetle bu kadılık hükmündedir).
“Galata Kadılığı — Boğaziçinin bütün Rumeli yakası, karadan, zamanımızdaki Kırklareli Vilâyeti sınırına kadar, (dolayısı ile bir kısım Karadeniz sâhil bu kadılığa tâbi idi, 300 parça köy, 44 nâhiyedir. Marmarada Bandırma civârında Kapudağı yarım adası da Galata Kadılığına bağlı idi. (Kâğıthâne Deresi gerilerinden Marmara ve Karadeniz sâhillerine paralel olarak çekilecek ortalama bir hat Eyyub ve Galata Kadılıklarının hudûdu olması gerekir.)
“Üsküdar Kadılığı — Boğaziçinin bütün Anadolu yakası ile, Kocaeli yarım adasının zamanımızdaki İzmitilâyeti sınırın kadar bütün toprakları (köy sayısı verilmiyor), 5 nâhiyedir.”
Nefsi İstanbul Kadılığı da dâhil, Bilâdı Selâse kadılarının resmi kadılık dâireleri yokdu, kendi oturdukları konaklar aynı zamanda resim makamları olurdu. Kadılğın memurları her sabah konağa giderler, kendilerine tahsis edilen divanhânelerde günlük vazifelerini yaparlardı. Kadı efendi, değişdi mi, yeni kazının konağına devama başlarlardı. Bilâdi Selâseden birine kadı olan zâtin, kadılığı müddetince, nefsi İstanbuda meskeni olsa da kadılığı merkezinde bir konak bulup orada oturması şart idi.
İstanbulda ve Bilâdi Selâsede, Merkezde ve nâhiyelerde ne kadar mahkeme varsa, hakimi kadı efendi idi; fakat bu vazifesini ekseriye bilfiil ifâye imkân olmadığı için nâhiyelere birer nâib (kadı vekili) tayin ederdi; nâhiyelerde beledi idâreye de bu nâibler bakarladı. Kadı ancak teftişlerde bulunur, ve ancak çok mühim davâları bizat görüb karâra bağlardı.
Halk ağzında ekseriye “kadı” yerine “Efendi” ve “Molla” unvanları kullanılırdı. meselâ İstanbul Kadısına “İstanbul Efendisi”, Bilâde Selâse kadılarına da “Eyyub Mollası”, “Galata Mollası”, “Üsküdar Mollası” denilirdi. (B.: İstanbul kadısı, İstanbul Kadılığı; Eyyub Kadısı, Eyyub Kadılığı; Galata Kadısı, Galata Kadılığı; Üsküdar Kadısı, Üsküdar Kadılığı; İlmiye)
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050613
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 5, pages 2764-2765
See Also Note
B.: Bostancı: Yeniçeri; B.: İstanbul kadısı, İstanbul Kadılığı; Eyyub Kadısı, Eyyub Kadılığı; Galata Kadısı, Galata Kadılığı; Üsküdar Kadısı, Üsküdar Kadılığı; İlmiye
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.