Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BEYKOZ DALYANLARI
Biri Beykoz Kasrı Hümûyunu önünde, diğeri Beykoz İskelesi önünde kurulur iki dalyan idi, yukarı boğanın kadımdenberi meşhur dalyanları olub Onyedinci asrın büyük muharirir Evliyâ Çelebi meşhur Seyahathânemesinin İstanbula tahsis edilmiş birinci cildinde yalnız iskele dalyanından bahsediyor ve bu dalyanı bilhassa bir kılıc dalyası olarak gösteriyor:
“Kılıç Balığı Dalyanının evsâfı- Beykoz İskelesi önünde, beş altı kadar gemi direklerini birbirine bağlayub deryâya dikmişler. Tâ âlâsında bir adam nigenbanlık idüb direğin tepesindeki kadehinde oturur. Karadenizin telâtumundan rehâ bulan kılıc balığı bu limana girüb şinâverlik ederken direk tepesindeki adam elindeki taşı kılıc balıklarının ardından tarafı deryâya atar. Taş deryâya tumm diye düşünce zavallı balıklar limana doğru selâmettir diye firâra başlarlar, derhal etrâfı deryâyı ihâta eden ağların ağzından içeri girerler, dileban ise direk başından:
— Al âaa!.. diye feryâda başlar.
“Balıkcılar balık şebekesinin ağzını sed idüb içerde kalan kılıç balıklarını harbiler ve tokmaklarla vurup saydederler. bu balıklar taşıdıkları kılıc silâhına değmez tenbel bir nevi balıklardır. Bir kulac kadar uzun burun kılıcı ağın deliğine girinci kımıldamağa bile vakit bulamaz. Lâkin eti sarmısaklı ve sirkeli taratorda tabh edilince gaayet nefis bir...
⇓ Devamını okuyunuz...
Biri Beykoz Kasrı Hümûyunu önünde, diğeri Beykoz İskelesi önünde kurulur iki dalyan idi, yukarı boğanın kadımdenberi meşhur dalyanları olub Onyedinci asrın büyük muharirir Evliyâ Çelebi meşhur Seyahathânemesinin İstanbula tahsis edilmiş birinci cildinde yalnız iskele dalyanından bahsediyor ve bu dalyanı bilhassa bir kılıc dalyası olarak gösteriyor:
“Kılıç Balığı Dalyanının evsâfı- Beykoz İskelesi önünde, beş altı kadar gemi direklerini birbirine bağlayub deryâya dikmişler. Tâ âlâsında bir adam nigenbanlık idüb direğin tepesindeki kadehinde oturur. Karadenizin telâtumundan rehâ bulan kılıc balığı bu limana girüb şinâverlik ederken direk tepesindeki adam elindeki taşı kılıc balıklarının ardından tarafı deryâya atar. Taş deryâya tumm diye düşünce zavallı balıklar limana doğru selâmettir diye firâra başlarlar, derhal etrâfı deryâyı ihâta eden ağların ağzından içeri girerler, dileban ise direk başından:
— Al âaa!.. diye feryâda başlar.
“Balıkcılar balık şebekesinin ağzını sed idüb içerde kalan kılıç balıklarını harbiler ve tokmaklarla vurup saydederler. bu balıklar taşıdıkları kılıc silâhına değmez tenbel bir nevi balıklardır. Bir kulac kadar uzun burun kılıcı ağın deliğine girinci kımıldamağa bile vakit bulamaz. Lâkin eti sarmısaklı ve sirkeli taratorda tabh edilince gaayet nefis bir nimet olur. bu dalyan balığı balık emini tarafından 70 yük akçeye iltizam edilir.” (B.: Kılınc Balığı).
Karakim Bey Devecian 1915 de neşredilmiş olan “Balıkcılık” adındaki muhalled eserinde (B.: Balık ve Balıkcılık). Beykoz dalyanları hakkında şu mâlûmatı veriyor:
“Beykoz Dalyanı- Nefsî Beykoz önünde bulunur; hudûdu Yalıköy önünde kâin Unkayığı Limanından Fıstık Burnuna kadardır; mart ayından ağustos sonuna kadar kurulur; her nevî balık saydediler ve pek işlek bir dalyandır. Dalyan devam ettiği müddetce sâir balık avcıları dalyana zarar verecek derecede balıkcılık edemez.
“Beykoz Kasrı Hümâyunu önündeki dalyan- Hudûdu Yalıköyündeki Unkayığı Limanından Kasrı Hümâyûnunu binek taşı hizâsına kadardır. Otuzbeş seneden beri (yâni 1880 -1881 den beri) kurulmasına müsaade edilmiyor. dalyanın kurulmaması hasebiyle hududları içinde herkes bilâ âidat, balıkcılık yapabilir”.
Zamanımızda Beykozda yine iki dalyan vardır; biri kadimden beri kurula gelen Beykoz İskele dalyandır ki halk ağzında “Büyük Dalyan” denilir. Karakin Bey Deveciyana kurulmasına müsaade edilmiyor dediği Beykoz Kasrı önündeki dalyan yine kurulmamaktadır, buna mukabil Yalıköyü kayık iskelesi ve balıkcı kahvesi önünde ikinci bir dalyan ardır ki halk onu da “Kücük Dalyan” demiştir.
Hâlen Beykoz dalyanlarının sâhibi Beykozun namlı zenginlerinden ve 1950 yılına kadar büyük hayırsever olarak tanınmış Hüseyin Hüsnü Sübaşı’dır, büyük dalyanda 30, küçük dalyanda 15 nefer tayfası vardır. Büyük Dalyanda bol mikdarda orkinos, zamanında kılıc balığı tutulur; fakat her iki dalyanın günlük verimi her mevsimin sâir balıklarıdır.
Tema
Yer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050451
Tema
Yer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2648-2649
Bakınız Notu
B.: Kılınc Balığı; B.: Balık ve Balıkcılık
Tema
Yer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.