Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BEŞİKTAŞ MEVLEVÎHÂNESİ
Zamanımızda Çırağan Saraynının bulunduğu yerde İstanbulun büyük dergâhlarından biri idi; onyedinci asır başlarında kurulmuş olub iki buçuk asırlık zengin bir tekke hayatına sahne olduktan sonra Sultan Abdülâziz tarafından yeri Çırağan Sarayı için alınarak 1868 de Maçkada inşâ edilen yeni bir mevlevihâneye nakledilmiş, az sonra orada da Maçka Kışlasının yapılması kararlaşdığından dergâh Halicde Bahâriyeye kaldırılmışdır (B.: Bahâriye Mevlihânesi).
Midhat Bahâri Beytur İstanbul Ansiklopedisine Bahâriye Mevlevihânesi hakkında verdiği notlarda Beşiktaş Mevlevihânesinin kuruluşun şöyle anlatıyor:
“Beşiktaş Mevlevihânesi hicrî 1031, milâdi 1613 tarihinde Kapdânıderyâ Uhrili Hüseyin Paşa tarafından kurulmuşdur. Şöyle ki, Donanmâyi Hümâyun ile Akdeniz seferinden dönen Hüseyin Paşa Geliboluya uğradığında oradaki şeyhleri ziyâret eder, oradan kalkıp İstanbula doğru hareketinde şiddetli bir poyrazla karşılaşan donanma Boğazdan çıkıp Marmaraya giremez, geri döner, bu teşebbüs üç defa tekrarlanır, gemiler Boğaz ağzına gelince fırtına başlar. Hasan Paşa Geliboluda erenlerden birini ziyâreti unuttuk galiba, onun gönül kırıklığı eseridir der, sorduğunda Mevlevî Şeyhi Ağazâde Mehmed Dede Efendiyi unuttunuz derler, Kaptanpaşa Ağazâdeye giderek kusurunun affını rica eder. Mehmed Dede donanmamın Mar...
⇓ Read more...
Zamanımızda Çırağan Saraynının bulunduğu yerde İstanbulun büyük dergâhlarından biri idi; onyedinci asır başlarında kurulmuş olub iki buçuk asırlık zengin bir tekke hayatına sahne olduktan sonra Sultan Abdülâziz tarafından yeri Çırağan Sarayı için alınarak 1868 de Maçkada inşâ edilen yeni bir mevlevihâneye nakledilmiş, az sonra orada da Maçka Kışlasının yapılması kararlaşdığından dergâh Halicde Bahâriyeye kaldırılmışdır (B.: Bahâriye Mevlihânesi).
Midhat Bahâri Beytur İstanbul Ansiklopedisine Bahâriye Mevlevihânesi hakkında verdiği notlarda Beşiktaş Mevlevihânesinin kuruluşun şöyle anlatıyor:
“Beşiktaş Mevlevihânesi hicrî 1031, milâdi 1613 tarihinde Kapdânıderyâ Uhrili Hüseyin Paşa tarafından kurulmuşdur. Şöyle ki, Donanmâyi Hümâyun ile Akdeniz seferinden dönen Hüseyin Paşa Geliboluya uğradığında oradaki şeyhleri ziyâret eder, oradan kalkıp İstanbula doğru hareketinde şiddetli bir poyrazla karşılaşan donanma Boğazdan çıkıp Marmaraya giremez, geri döner, bu teşebbüs üç defa tekrarlanır, gemiler Boğaz ağzına gelince fırtına başlar. Hasan Paşa Geliboluda erenlerden birini ziyâreti unuttuk galiba, onun gönül kırıklığı eseridir der, sorduğunda Mevlevî Şeyhi Ağazâde Mehmed Dede Efendiyi unuttunuz derler, Kaptanpaşa Ağazâdeye giderek kusurunun affını rica eder. Mehmed Dede donanmamın Marmaraya selâmetle açılması için dua ettikten başka Hüseyin Paşanın yakında sadırâzam olacağını da müjdeler. Dediği çıkar. Uhrili Hüseyin Paşa hem sadırâzam, hem de damad olur, bunun üzerine paşa bir şükran borcu olarak Beşiktaş Mevlevihânesini yapdırır, şeyhliğine de Gelibolulu Ağazâde Mehmed Dedeyi tâyin eder (B.: Hüseyin Paşa, Uhrili).
“Ağazâde bu dergâhda ilk mukabeleyi bir çarşamba günü yapdığından mevlevihânesinin Maçkaya, oradan da çarşamba ola gelmiştir.
“Ağzâde Beşiktaş şeyhi olduktan sonra Geliboluyu bırakmamış, bir yelkenli kayığı varmış, nöbetle, bir çarşamba İstanbulda, öbür çarşama Geliboluda bulunur, ve kendi kayığı ile gidip gelirmiş. Bu kayığın küçük bir modeli yapılarak Beşiktaş Mevlevihânesinin semâhânesi tavanına asılmış, iki asırdan fazla orada durmuş. Galata Mevlevihânesi şeyhi Ahmed Celâleddin Dede Efendi bizzat gördüğünü, dergâhın Maçkaya nakline kadar orada durduğunu söylerdi. Nakilde kaybolmuşdur, kim almışdır, ne olmuşdur öğrenilemedi.
“1613 den 1868 târihine kadar Beşiktaş Mevlevihânesinde şeyhlik yapan zâtler şunlardır: 1— Ağazâde Mehmed Dede; 2— Şutır Mehmed Dede; 3— Ramazan Dede; 4— Hasan Dede; 5— Nâci Ahmed Dede; 6— Çengi Yusuf Dedi; 7— Mehmed Memiş Dedi; 8— Ahmed Dedi; 9— Seyyid Mehmed Sâdık Dede; 10— Abdülâhad Dede; 11— Hacı Ahmed Dede; 12— Zühdi Yusuf Dede; 13— Seyyid Mahmud Dede; 14— Seyyid Abdülkadir Dede; 15— Mehmed Said Dede; 16— Hasan Nazif Dede.
“Ağazâde Mehmed, Seyyid Abdülkaadir, Mehmed Said ve Hasan Nazif dede Efendilerden gayri on iki şeyh Çırağan Sarayında medfundurlar. Ağazâde Mehmed Dede Gelibolu Mevlevihânesinde, Seyyid Abdülkâadir Üsküdar Mevlevihânesinde, Mehmed Said ve Hasan Nazif Dede Efendiler de Bahâriye Mevlevihânesinde medfundurlar.
“Seyyid Abdülkadir Dedi Efendinin şeyhliği zamanında İkinci Sultan Mahmud eski Çırağan Sarayını genişletmek istemiş, mevlevihânenin yerini saraya ilhak etmiş, Mevlevihâneni de saraya bitişik olan Müsâhib Abdi Beyin yalısına nakledilmişdir.
“İkinci Sultan Mahmud mâzereti olmadıkca her mukaabele günü dergâha gelir, mukaabeleden sonra da Seyyid Abdülkadir Dede Efendi ile müsâhabede bulunurmuş ve Çırağan Sarayı dâhilinde kalmış olan mevlevî dedelerinin kabirlerinden de her gece kandiller yakdırırmış.
“Mehmed Said Dede Efendinin vefâtında şehliğe oğlu Neyzen Yusuf Paşayı getirmek istemişler. Sultan Abdülmecid mızıkayi hümâyunda bulunan Yusuf Paşaya izin vermemiş, Yusuf Paşa şeyhlik hakkından vazgeçmeğe mecbur kalmış. Beşiktaş Mevlevihânesi şeyhliğine Hasan Nazif Dede Efendi tâyin edilmişdir.
“Nazif Dedenin şeyhliği dokuz sene 1851 - 1860 sürmüşdür; vefâtında henüz sekiz yaşında bulunan oğlu Hasan Fahri Dede şeyh olmuş, Râşid Dede de çocuğa nâib tâyin edilmişdir. Beşiktaş Mevlevihânesinin Beşiktaşdan Maçkaya nakli bu Râşid Dedenin nâibliği zamanına rastladığı içindir ki Beşiktaş Dergâhında şeyhlik yapanlar arasında bu zât ile vasâyet altındaki çocuk şeyhin adını koymadık.
Evliya Çelebi Beşiktaş Mevlevihânesini şöyle tasvir ediyor:
“Beşiktaş Mevlevihâne Tekkesi lebi deryâda olub semâ’hânesi deryâya nâzır fevkaanî bir mevlevihânedir. İstanbulda da gayri diyarda misli yokdur. Semâ’hânesi bir musunnâ tavan kubbei lâ’gûndur ki şimdiki üstadlar ana nazir kubbe inşâ edemezler, fukarî hücreleri garb tarafındadır. Semâ’hânenin meydanı serâpâ ceviz levhalarla müzyeyen ve üç tarafı billûr ve necef taşları ile münakkaşdır. Şeyhi mübârek Hasan Dededir, zamanımızda yüzon yaşında müstecâbüddâ’ve bir zât idi. Mukaabele günleri kürside Mesneviişerif okur iken kendilerine bir vecid gelir:- Bu gece dersimi hazreti Mevlânâdan böylece aldık, ihvânı safâyada öyle takrir ediyoruz! derdi. Vefâtında yerine Neyzen Derviş Yusuf Celâli şeyh oldu. Mesnevî takririnde bir kaç keremest olub kendilerini kürsiden aşağı fukarâsı üzerine atıp çarhı devvâr gibi semâ ettiği görülmüşdür. Çaldığı ney hakkaaki uşşâki mest ederdi”.
Silâhdar Fındıklı Mehmed Ağa kendi adına müsbetle anılan tarihinin hicrî 1097 (milâdî 1681 - 1686) yılı vak’aları arasında bir mevlevi muhibbi olan Dördüncü Sultan Mehmedin haftada iki gün Beşiktaş Mevlevihânesine giderek “Mesnevîişerif” dinlediğini, semâ’ seyrettiğini, iç hâzineden dedelere temnûre kesdirdiğini, mûriden de dergâha et, ekmek yağ ve pirinç verdiğini yazıyor.
Hadikatül Cevâmi Beşiktaş Mevlevihânesinin bidâyetde yalnız bir semâhâne - mescidden ibâret olduğunu, mutbağı dahi bulunmadığını, sonradan genişletildiğini, Üçüncü Sultan Selim Beşiktaş Sahilsarayını yenileyerek tâmir ve iki sene sonra mevlevihâneyi de yeniden yaptırdığını ve devrin şâirlerinden Esadın şu tarih manzumesini yazdığını söylüyor:
Şehi iklimi devran pâdişahı kulzümi ihsan
Cenâbı hazreti Sultan Selim Hanı kerem mûtâd
Kerâmeti mâdeleti lütfi sehâ ü mekremeti re’fet
İnâyeti merhâmeti şefkati merhamet ana mâderzâd
Cihânın şehleri hep bendei fermânıdır cümle
Eğer olsaydı İskender olurdu emrine münkaad
Cihâne gelmedi vallâhi hiç böle şehi âdil
Zamânı şevketinde pirû bernâ cümlesi dilşâd
O şâhı keremi cûd hımem çünki Çerâganda
Geçen sâl eylemişdi yûmnile bir kasri nev bünyâd
Zehi kasri muallâ kim nazirin görmemiş devran
Anı tab’ı şehinşâhi bu resme eyledi icâd
Zeki kâşânei revnak fezâyi ziybü ziynet kim
Ferahbahşi muallâ dağı pûr süzi dilli hassâd
O kasrı bi husûrun resmini görseydi bir kerre
Kusûrun derk idüb ızhârı acz eylerdi Bihzâd
O Kâhi dilkeşe Kasri Havernak nisbet olmaz kim
Bunu zirâ cenâbı şeh Selimdir eyleyen icâd
O kasri bi nazirin bir kusûru gerçe yok ammâ
Yanında Mevlevihâne var idi bir harâbâbâd
Ulüvvi himmeti lûtfi şehinşâhiyle hünkârın
Yeniden oldu şimdi dergehi mollaa dahi âbâd
Civârı şevketiyle fahr iderse lâyık olmaz mı
Öbür dergâhlara bu dergehi vâlâyi nev bünyâd
Kudûmi şevki şâh ile bu dergâhi muallâda
Safasından sadâyi nây ider bülbül gibi feryâd
İnâyet perverâ bende nüvâzâ dergehi cûdun
Melâzi bikesan ü bendegândır ey şehi nekkad
Vel nimetisin âlemin ey şâhi mülk ârâ
Duâyi şevketindir şimdi nâse akdemi evrâd
Seriri saltanatda şevketü iclâl ile Allâh
İde ömrü tabiiye o şâhi ekremi is’ad
Kulundur bendei dirinedir Es’ad çırâğındır
Nola takdim idüp târihin itse aczini irâd
Çıkıb bir piri rûşendil didi târihi itmamın
“Yeniden kıldı bu dergâhı piri Şeh Selim bünyâd”
Hicrî 1219 M. 1894 - 1895)
Bibl. : M. B. Beytur, Not; Nevsâli Osmanî, 1328 yılı nushası, Şeyh H. Fahreddin Efendi makaalesi; Hadikatül Cevani, II; Silâhdar Tarihi, II; Evliya Çelebi, Seyyahatnâme, I.
Theme
Building
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050376
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 5, pages 2585-2587
See Also Note
B.: Bahâriye Mevlihânesi; B.: Hüseyin Paşa, Uhrili
Bibliography Note
Bibl. : M. B. Beytur, Not; Nevsâli Osmanî, 1328 yılı nushası, Şeyh H. Fahreddin Efendi makaalesi; Hadikatül Cevani, II; Silâhdar Tarihi, II; Evliya Çelebi, Seyyahatnâme, I.
Theme
Building
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.