Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BEŞİK ALAYI
İstanbulda Osmanlı Sarayı an’nelerinden bir alay idi; pâdişahların bir evlâdı dünyaya geldiğinde, çocuğun beşiği ve beşik takımı, eğer hayatda ise Vâlide Sultan, vâlide sultan yoksa pâdişah en büyük kız kardeşi, onlar da yok ise hânedanın en yaşlı kadını tarafından hazırlanır ve tantanalı bir alayla taht şehri halkına gösterildikten sonra lohusanın odasına götürüldü.
Tayyarzâde Atâ Bey Enderun tarihinde Beşik Alayının şöylece anlatıyor:
“Pâdişahın çocuğu dünyâya geldiğinde Hâzinei Hümâyun Kethüdâsı tarafından Darbhânei Âmerede yaptırılan gümüş kabaralı gümüş beşiği başda kendisi olduğu halde Başefendi ve Başkollukcu ve Nöbetcibaşı ve Çantı ve Kaftancı ve koğuş ağalarından biraz zevât ile beşiği eller üstünde saraya getirirler, Haremin Kubbetaltı yanındaki kapusunda Kızlaıağasına teslim ederlerdi. Kızlarağası beşiği bu kapuda, hadım harem ağalarından Hazinedar Ağa, Hazine vekili Ağa, Başkapu gülâmı ve nöbetci bulunan harem ağaları ile karşılar, bu kara ağalar da ayni hürmetle lohusanın odasına götürürlerdi. Ertesi gün beşik alayına iştirâk edenlere mevki ve rütbeleri ile mütenâsib ihsanlar çıkardı”.
Bir beşik alayının en mufassal tasviri, onsekizinci asır şâirlerinden Haşmet Efendi tarafından Üçüncü Sultan Mustafanın kızı Hibetullah Sultanın doğumu şenlikleri üzerine kaleme alınmı...
⇓ Devamını okuyunuz...
İstanbulda Osmanlı Sarayı an’nelerinden bir alay idi; pâdişahların bir evlâdı dünyaya geldiğinde, çocuğun beşiği ve beşik takımı, eğer hayatda ise Vâlide Sultan, vâlide sultan yoksa pâdişah en büyük kız kardeşi, onlar da yok ise hânedanın en yaşlı kadını tarafından hazırlanır ve tantanalı bir alayla taht şehri halkına gösterildikten sonra lohusanın odasına götürüldü.
Tayyarzâde Atâ Bey Enderun tarihinde Beşik Alayının şöylece anlatıyor:
“Pâdişahın çocuğu dünyâya geldiğinde Hâzinei Hümâyun Kethüdâsı tarafından Darbhânei Âmerede yaptırılan gümüş kabaralı gümüş beşiği başda kendisi olduğu halde Başefendi ve Başkollukcu ve Nöbetcibaşı ve Çantı ve Kaftancı ve koğuş ağalarından biraz zevât ile beşiği eller üstünde saraya getirirler, Haremin Kubbetaltı yanındaki kapusunda Kızlaıağasına teslim ederlerdi. Kızlarağası beşiği bu kapuda, hadım harem ağalarından Hazinedar Ağa, Hazine vekili Ağa, Başkapu gülâmı ve nöbetci bulunan harem ağaları ile karşılar, bu kara ağalar da ayni hürmetle lohusanın odasına götürürlerdi. Ertesi gün beşik alayına iştirâk edenlere mevki ve rütbeleri ile mütenâsib ihsanlar çıkardı”.
Bir beşik alayının en mufassal tasviri, onsekizinci asır şâirlerinden Haşmet Efendi tarafından Üçüncü Sultan Mustafanın kızı Hibetullah Sultanın doğumu şenlikleri üzerine kaleme alınmış “Velâdetnâmei Hümâyûn” adındaki eserdedir. Bu pâdişahın anası ölmüşdü, yeni doğan kızının beşiği ve beşik takım pâdişahın ablası sadırâzam Koca Ragıb Paşanın” zevcesi Saliha Sultan tarafından hazırlanmışdı. Haşmet hicrî 1170 yılının resceb ayının (nisan 1757) de yapılan Beşik Atayını şöylece anlatıyor:
“Pâdişahların çocukları dünyaya geldiğinde, kadın bir saltanat an’anesi olarak beşikleri vâlide sultanlar tarafından hazırlanub yedinci bir alayla gönderilirdi. Üçüncü Sultan Mustafanın vâlidesi hayatta olmayup ablası Sâliha Sultan vâlidesi makaamında idi, sadrâzam Ragıp Paşa efendimizin zevcesi idi; Beşik ve beşik takımı Sultan adına Paşa tarafından şimdiye kadar görülmemiş ziynet ve güzellikde hazırlandı. Yekpâre kaplama altın levha üzerine kamaşırdı. Beşik yorganı altın sırma ve inci işlemeli idi, yorgan üzerine her biri şâh dâne olmak üzere yedi okka inci konmuşdu. Doğumdan aylarca evvel hazırlanmış olan Beşik ve Beşik Yorganı doğumun yedinci günü paşa sarayında Sarâyi Hümâyûna tantanalı bir alayla götürüldü.
“Alay şöyle tertib edildi; en önde Divânı Âli alay çavuşları, sırtlarında samur erkânı kürkleri ile vezir ağaları, gedikli zaim ağalar, onların arkasından sadırâzamın silâhdarı ve gedik ağaları, bunların berâberinde atlı ve kemer rahtlı enderun ağaları, onların ardında Sâliha Sultanın helvacıları ve kethüdâları ağları, sonra Muhzir Ağa Bostancılar Odabaşısı Ağa, sadırâzamın selâm ağası, Kapucular Kethüdâsı ağalar, onların peşinde Sadâret Mektubcusu Efendi, Birinci ve İkinci Tezkireci Efendiler, sonra Çavuşbaşı Ağa ve Reisülküttâb Efendi, onların arkasında ikiyüz tabla mikdârı meyva, çiçek, türlü türlü helva ve şekerlemeler götüren hademeler, bunların ardında Telhisci Ağa ile Teşrifatcı Efendi, sonra Sâliha Sultanın Başağası, Başağanın arkasında Beşiği taşıyan hepsi uzun boylu, gösterişli dört nefer çuhadar, Beşiği elleri üstünde kaldırmış başları üzerinde götürürlerdi ve bu hizmette sanki başları göğe ererdi. Beşiğin iki yanı sıra da belleri gümüş kamçılı diğer kırk nefer çuhadar yürürdü. Beşik örtüsü incili sırmalı yorganı da Başçuhadar Ağa başıın üzerinde taşıyordu. Çuhadar ardında Sedâret Kelhüdası hazretleri, onun ardında da alayın adamlarını, tanzim eden güzel nağmelerle sadırâzam mehterhânesi geliyordu.
“Bu tertib ve bu şevkengiz terennüm ve âhenkle Paşakapusundan başlayan Alay Coğaloğlu, Mehmudpaşa civârından ve Vâlide Harı ağları, sonra Muhzir Ağa, Bostancılar Oda Ünversite Merkez Binâsı) çıkdı, saraya kapusu önünden ve Bayazıd Camiin avlusu içinden geçerek Divan Yoluna çıkdı ve o ana yol ile Bâbı Hümâyûna vardı, sarayda Birinci Avluda Orta Kapu önünde atlı olanlar atlarından indiler, İkinci Avluya, Divan Avlusuna girildi. Kızlarağası ile müsâhib ağaları Kubbealtına bitişik Mermerlik denilen yerdeki Harem Kapusu önünde Beşiği bekliyorlardı. Sadâret Kethüdası hazretleri mücevherli altın beşiğin ayaklarını öpdükten sonra beşiği çuhardarlardan alup Kızlarağasına teslim etti; Kızlarağası beşiğin ayaklarını öptü, hürmetle alup müsâhib ağalaar verdi, yine el baş üstünde hareme götürüldü.
“Beşik Alayına iştirâk etmiş olan devlet ricâli istirahât etmek üzere Kubbetaltına alındılar. Sedâret Kethüdasına bir samur kürk, Reisülküttâb Efendi ile Çavuşbaşı Ağaya ve Mektubcu Efendi ile Tezkireci Efendilere de fâhir hil’atler giydirildi.
“Sâir alayda bulunanları da kadimdenberi verile gelen bahşişler ve hediyeler dağıtıldı. Pâdişah Beşik örtüsü - yorganı başında taşıyan Başçuhadara ayrıca beşyüz kuruş ihsân etti. Beşiği taşıyan dört nefer çuharada da beşyüz kuruş verildi, diğer alay halkına da ücbir kuruş dağıtıldı.
“Beşiği Pâdişahın sarayına bırakan aynı tantana ve âhenk ile Sadırâzam sarayına döndü. Sadırâzam Ragıb Paşa efendimiz de alayda bulunanlara rütbe ve mevkilerine göre ihsânlarda bulundular ve bendenüvazlıklarını gösterdiler”.
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050348
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2561-2562
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.