Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BERNHARDT (Sarah)
Adı yazılış şekline göre değil, yalnız kendime mahsus istisnâi olarak “Sara Berna” diye okunur, asıl adı da Rosine Bernard (Rozin Bernar) dır; geçen asrın ikinci yarısı ile asrımızın başlarının ünlü Fransız aktrisi; zamanında dünyanın en büyük şöhretlerinden biri olmuş sahne sanatkârı hüviyetinin yanında roman yazarı, ressam ve heykeltıraş; 1844 de Parisde doğdu, ciddi bir tahsil ile sağlam edebî kültüre sâhib olarak Konservatuvarı bitirdi. Lirik yaradılışı, güzelliği ve sihirkâr sesi ile bir hilkat bedîası idi, ilk şöhretini 1869 da Odeon Tiyatrosunda, o zamanlar pek genc bir şâir olan François Coppée (Fransuva Kope) nin “Le Passant = Geçici adam” adındaki küçük manzum piyesinde “Zanette” rolu ile yapdı, ki Zanetto bu piyesde bir âşık delikanlıdır. Sarah Bernhardt Zanetto olduğu zaman henüz yirmi beş yaşında idi, şöhret yoluna tüysüz bir delikanlı olarak girmiş olan büyük sanatkâr, yıllarca sonra, yaşı altmışını aşkın olduğu zamanlar da sahneye ondokuz yaşında bir kız olarak çıkacakdı.
Parisin, Fransanın, hattâ Batı Avrupanın en büyük sanat müsesselerinden Comédie Française (Komedi - Fransez)’e girdi, Port – Saint - Martin (Por Sen Marten), Vaudville (Vodvil) tiyatrolarında oynadı ve 1893 de Renaissance (Rönesans) Tiyatrosunun sâhibi oldu, sonra Parisde Chatelet Meydanında “Thea...
⇓ Read more...
Adı yazılış şekline göre değil, yalnız kendime mahsus istisnâi olarak “Sara Berna” diye okunur, asıl adı da Rosine Bernard (Rozin Bernar) dır; geçen asrın ikinci yarısı ile asrımızın başlarının ünlü Fransız aktrisi; zamanında dünyanın en büyük şöhretlerinden biri olmuş sahne sanatkârı hüviyetinin yanında roman yazarı, ressam ve heykeltıraş; 1844 de Parisde doğdu, ciddi bir tahsil ile sağlam edebî kültüre sâhib olarak Konservatuvarı bitirdi. Lirik yaradılışı, güzelliği ve sihirkâr sesi ile bir hilkat bedîası idi, ilk şöhretini 1869 da Odeon Tiyatrosunda, o zamanlar pek genc bir şâir olan François Coppée (Fransuva Kope) nin “Le Passant = Geçici adam” adındaki küçük manzum piyesinde “Zanette” rolu ile yapdı, ki Zanetto bu piyesde bir âşık delikanlıdır. Sarah Bernhardt Zanetto olduğu zaman henüz yirmi beş yaşında idi, şöhret yoluna tüysüz bir delikanlı olarak girmiş olan büyük sanatkâr, yıllarca sonra, yaşı altmışını aşkın olduğu zamanlar da sahneye ondokuz yaşında bir kız olarak çıkacakdı.
Parisin, Fransanın, hattâ Batı Avrupanın en büyük sanat müsesselerinden Comédie Française (Komedi - Fransez)’e girdi, Port – Saint - Martin (Por Sen Marten), Vaudville (Vodvil) tiyatrolarında oynadı ve 1893 de Renaissance (Rönesans) Tiyatrosunun sâhibi oldu, sonra Parisde Chatelet Meydanında “Theatre Sarah Bernhardt” ı, “Sara Bernar Tiyatrosunu kurdu. Fransa dışında turnelere çıkdı, Avrupanın hemen her tarafında Fransız sanat ve edebiyatının mümessili olarak dolaşıdı, Rusyaya gitti, Amerikaya gitti, 1888, 1904 ve 1908 de üç defa da İstanbula geldi, her yerde Fransaya ve Fransız milletine karşı öylesine bir sevgi topladı ki 1914 de Fransa Cumhuriyeti tarafından “Légion d’Honneur” nişanı ile taltif edildi.
Rollerini dâima yaratarak oynayan bu sanat hârikası kadın, 1914 de kangren olan bir ayağı kesildikden sonra da sahneye çıkdı, o hâli ile dahi hayranlarını teshir etti; 1923 de Parisde öldü, ölümü Fransa için bir millî mâtem oldu, yalnız parisliler tarafından değil, vatanının her tarafından ve Avrupanın her köşesinden koşub gelen Fransızlar ve sanatseverler tarafından pek muhteşem bir törenle kabrine tevdi edildi.
1882 de yunanlı aktör Jacque Damala (Jak Damala) ile evlenmişdi, fakat geçinemeyib bir sene sonra ayrılmışdı, bu izdîvacdan bir oğlu olmuş, onu da babasına vermemişdi.
Bir yazar olarak “I’Aveu” (İtiraf), “Adenne Lecouvreur” ve “Un coeur d’homme” (bir insan kalbi) adındaki romanları aktris şöhretinin yanında çok sönük kalır.
1888 de İstanbula ilk gelişi, belki kendinin de aslâ haberdar olmadığı bir gizli tahkikata sebep olmuştur; devrin hükümeti, dünya yüzünde şöhret büyük bir sanatkârın gelişin İstanbul için bir sanat hâdisesi olarak karşılayacak yerde, bu ziyâretde bir gizli ve kötü maksad aramıştır ve bazı mülevves hafiyelerin fırsatı ganimet bilerek verdikleri jurnallara ehemmiyet ve kıymet vermişlerdir; bu yolda Başbakanlık arşivinde iki kıymetli vesika vardır:
Muhterem Fâiz Demiroğlunun birer sûretini çıkararak Niyazi Ahmed Banoğluna tevdi ettiği, aziz dostumuz Banoğlu tarafından da İstanbul Ansiklopedisine verilen vesikalar şunlardır:
1- Zabtiye Nâzırlığı tarafından ilk tahkike memur edilen M. Kâmil adındaki zâtin aralık 1888 tarihli raporu:
“Oyunculukta Avrupaca kesbi şöhret etmiş olan Fransa tebaasındanMadem Sara Bernard, onsekizi zükûr (erkek); ondördü unüs (kadın) olmak üzere otuz iki oyuncu ile Kalas’tan bugün Dersaadete gelerek Beyoğlunda Hotel Ruvayel’e indikleri maruzdur. M. Kâmil”.
2- Zabtiye Nâzırının Padişahdan aldığı irâde üzerine 6 aralık 1888 tarihli mufassal tahkikat raporu:
“Bu kere Dersaadete gelmiş bulunan Tiyatro kumpanyasına mensub Sara Bernar namlı aktris ile beraber Damale namında biri bulunub Damale’nin suikastçı bir adam olduğu bunun Sara Bernara alâkası bulunduğu istihbar kılınmış olduğundan, bu kumpanya içinde Damale namında bir adam olub olmadığının ve Sara Bernar ile en ziyade münesebetta bulunan kim idüğünün tahkiki ile neticenin arzı atebe kılınmasını mutazammın hususî tezkereleri alındı. Derhal tahkikata girildi, Damale Yunan zadegânından olup servetini tiyatrolarda ifnâ etmiş, nihâyet hasıl olan alâkaya mebni Sara Bernar ile onbeş sene evvel Londrada akdi izdivaç ettikleri, tarafeyin yekdiğerini sevüb nâmus dairesinde yaşadıkları halde hasbelmeslek mezbûre kendisini şahsi vâhide hasretmemek istemesinden olmalıdır ki beyinlerine munâzaa ve o sebeble talak vukuu ile mufarekat eylemişlerse de merkum tahammül edemeyerek ve merkûme dahi merkum olmadıkca kumpanyanın idâre ve intizamı muhtel olacağını bilerek tekrar birleştikleri, gerçi nikâhsız iseler de yekdiğeri ile zevc, zevce gibi gayet muhibbâne ve namuskârane bir surette geçinmekte oldukları ve merkunun şimdiye kadar yalnız parasını israftan başka nâmus ve insaniyete mugayeret eder bir hâli görülmediği ve meslek ve maksatları hoş vakit geçirmekten ibâret olduğu; Sara Bernar’ın Damale’den başka kimse ile münasebeti olmadığı anlaşıldı, şu hâle göre suikastcılık şöyle dursun, bunlardan uygunsuz bir film sudûrü dâvet olunur ve mazharı mükâfat olurlar mütelâsı ile ve buna mümanaat maksadı ile anları cekemeyenler tarafından tasni ve işaa edilmiş birşey olmak lâzımgeleceği ve bu kumpanyanın perşembe gecesinden itibaren altı gece mütevaliyen Beyoğlunda Yeni Fransız Tiyatrosunda icrâyı lûmiyât ettikten sonra önümüzdeki salı günü İskenderiye veya Atinaya gidecekleri söylenmekte, mamafih İskenderiyeye gitmeleri daha kuvvetli olduğu maruzdur”.
Sarah Bernhardt’ın İstanbula ikinci gelişi o zamanın en büyük gazetelerinde “Sabah” ın 6 aralık 1904 tarihli nüshasında ancak aşağıdaki satırlarla aksettirilmiştir:
“Evvelce de yazmış olduğumuz veçhile Fransa aktirisleri meyânında büyük bir şöhret iktisâb etmiş olan Madam Sara Bernar dün Romanya postası ile şehrimize gelmiş ve cumartesi günü sabahleyin Loyid vapuru ile Dersaadetten azîmet mukarrer bulunmuşdur. Mumâileyhe dün akşam Tepebaşı Tiyatrosunda “La Dame aux caméilas” ( = Kamelyalı kadın) piyesini mevkii temâşâya vazetmiştir”.
Sarah Bernhardt üçüncü ve son defa olarak İstanbula 1908 kasımında geldi. Edebiyatı Cedide nesrinin en güzel parçalarından biri olan Cenab Şahâbeddinin “Sara Bernardt” başlıklı yazısı büyük sanatkârın bu gelişinin en güzel hâtırasıdır; yazı şudur:
“Beş gündenberi memleketimizin katarâtı şitâ ile ıslanmış duvarları arasında bir hârikai tabiat yaşıyor; Sara Bernar en şümullü mânâsı ile bir Bedîai hilkattir.
“Fransız kanı ile alman kanının mâyei muhabbetle imtizacından vücuda gelerek (valdesi alman, pederi fransız) Parisin cevvi irfânı içinde büyüyen bu nâdirei, fıtratı, kemâli cesâretle itirâf edelim, biz tamamiyle anlayamayız, o bizim için az çok derbestei râz bir neşidei ziruhdur.
“Dostlarımız ile vedâlaşmaksızın Bursa seyahatını göze aldıramıyan bizler için şehâbı arzî gibi kitaâtı hamse arasında yılankavî uçan bir hârikai zekâ biraz ûcube değil midir?
“Bir mevsimi şimâlin buzları içinde, iki ayrı mıntakai harrenin ummânı rikû remâdı ortasında geçirerek tevzii heyecan iden, şeydâi faaliyet bir büyük kadının bütün esrârı rârı ulviyeti ihâta edilebilir mi?
“Âlemi mevcûdiyetinin hummâyi şitâbı tarh ediniz. Sara için yalnız ölüm kalır. Lady Macbeth (Makbet) uykuyu öldürmüşdü, denilebilir ki Sarah ihtiyacı huzuru öldürdü; onun nazarında istirahat soğuk kanlı bâzı hayvânâta yaraşan bir uyuşuklukdur.
“Kalbi beşerde mevcud kaffei hissiyâtı tadan, yirmi kadının şuûnu hayâtını eyyâmı ömrüne sığdıran, kadınların mecmuu kadar bilen, hisseden Sarah’nın tanımadığı yalnız bir kelime, tatmadığı ancak bir his vardır:
“Henüz mini mini bir mektebli iken pek huysuz bir kız şöhretini almışdı. En baid telmihâtdan bağdeten ateş olarak küçük refikalarına ilânı harb ederdi. Tâze ruhu mütebâyin hislerin bir ma’rekei âteşini idi, daha on dört yaşında iken bir gün: — Ben ya râhibe olacağım, ya aktris!..dediği mervidir.
“Çok geçmeden Sarah bu vaadini incâz etti; ilk defa olarak Comédie-Française (Komedi-Fransez) sahnesinde Iphigénie (İfijeni) yi (Racine’nin trajedisi, yazı tarihî 1674) oynadığı zaman onyedi yaşında idi; o gece Francisque Sarcey (Fransisk Sarsey, geçen asrın en büyük tiyatro münekkidi) den başka hemen hiç kimsenin nazarı dikkatini celb edemedi.
“Sarah’ın dehâletini meydana çıkaran François Coppée (Fransuva Kope) nin Geçici unvanlı manzum bir tiyatrosu oldu. Bu vesile ile François Coppée de marifiyet kazandı; Sarah Bernhardt’ı François Coppée, François Coppée’yi Sarah Bernahrdt tanıttı. Zannediyoruz ki Sarah her hâtırasına bîvefâlık edebilir, fakat (Geçicideki) Zanetto” rolünü hiç bir zaman unutamaz; bütün târihi şânının dibâcesi odur. Gönül öyle istiyor ki Coppée’sinden cüdâ kaldığı için (F. Coppée 1908 de, S. B. ın İstanbula gelmesinden bir müddet evvel ölmüşdü) kendisini biraz bîvei kaafiye, sanatını biraz mahrûmei şevher hissetsin!
“Sarah Bernhardt Zanetto rolünü oynayalı tam kırk sene oluyor. O zamandanberi aktris seri hatvelerle medârici muvaffakiyâtı tay ederek seretânı iştihâra irkiaa etti. Bu kırk sene zarfında ne kadar şiirlere ruh, ne kadar şâirlere şan kazandırmışdır! Molière (Molyer) in handesini, Racine (Rasin) in belâgatini, Hugo (Hügo) nun ruûdu sevâıkını Dumas fils (Düma fis) in efkârını, Coppée’nin şiiri, Rostand (Rostan) ın sanatını, Fransanın bütün zekâsını sahne üzerine getirdi. Valde, hemşire, zevce, târike, metrûke, aldatan, aldanan, saf, dessas, plâk, dâmen, âlûde dâmen, bir kadın neler olabilmek mümkünse hepsini oldu. Kadınlığın hüsnünü, levsini, rikkatini, iştihâsını, bütün manâzırı kalbiyesini, bütün fazâil ve cerâyimini, bütün ruhûnu perdeler arasında gezdirdi. Kleopatra oldu, Margureite Gautier (Margarit Gotye) oldu, Jeanne d’Arc (Jan Dark) oldu, kahkahalar arasında Armand oldu, çiçekler üstünde yüzen Ofelya oldu, kanlar ortasında yürüyen Ledi Makbet oldu; bir gecede mâbet ve meyhânede düşe kaldı, bir yerde kraliçe tâcı taşıdı; şimdi şâdü handan bir âşıkın kolları arasında bütün elhânı perestişi dinler, bütün peymânei nüvâzişi nûş ederek mest olur iken, şimdi bürûdeti hicran içinde merâreti metrûkeyeti tatlı; bir an için sürurlar, tarablar, kahkahalar, bir dakika sonra âhlar, giryeler, hıçkırıklar geçirdi. Zevkü elemi, firâkü visâli, saadetü felâketi yaşadı, hiyâbanı temâşâda yaşattı. Cihânı hakikatin bütün inkilabâtı mütehemmilesini, hayâlât ve infialâtın bütün şedâidi mümkinesini hissetti ve ettirdi. Kaafiyeler, çiçekler arasında neşidelerle alkışlar içinde ağladı ve ağlattı.
“Fakat kırk senedenberi sahnede her görünüşü yeni bir hâdisei muzafferiyet oldu. Kırk senedenberi hayâtı temâşâiyesinde bir sâniyei hezûmet görmemişdir.
Sarah dehâetini yalnız Paris tiyatrolarında habsedemezdi, kıtaatı hamseyi dolaşdı. Şiir içinde fransız nüfuzunu heşreden bir nefrei zekiyye, bir sefirei sanat oldu. Sarah’yı dinlerken Fransaya karşı bir incizab duymamak için insan pek bî his yaradılmış olmalıdır.
“Öyle sanıyorum ki Sarah Bernhardt seyahatlarından ikisini hiç unutamaz; Amerika ve Rusyadaki hâtırâtı o kadar garâbetlerle memlûdur.
“Amerikada Seyki Parkda bir çadır altında koca Corneille (Korney) in Horace (Horas) ını oynamışdı. Bilhassa bunun için hususui trenler tertib edilmiş ve hattâ çadıra kadar bir telgraf hattı temdid olunmuşdu, Sarah hiç bir yerde bu derece alkışlanmadı.
“Rusyada biri elim ve garib, diğeri garib ve medhik iki vakanın kahramanı oldu; vakalar şâyânı hikâyedir.
“Petersburgda bir gece sabaha karşı uyandı, hizmetcisine:
— Çabuk çantalarımı hazırla, ben ilk trenle Parise avdet ediyorum! dedi.
“Halbuki daha bir kaç oyun vermek üzere taahhüdatı vardı, Petersburguda temdidi ikaamete veya tazminatı mühimme itâsına mecburdu. Tiyatrolar müdürü, aktörler, hizmetciler Sarah’yı bu azmi nâgehzuhûrundan vazgeçirmeğe çalışdılar, Sarah kararında ısrar etti. Çünkü o gece rüyasına giren oğlu Maurice (Moris): — Anneciğim, beni bir köpek ısırdı; senin muavenetine ihtiyacım var!.. demişdi. Sarah gibi müstesnâ bi rkadının rüyâya bu kadar isnâdı ehemmiyet etmesini hiç kimse anlayamadı. Sarah’nın azimetinden birkaç saat sonra kendi nâmına gelen bir telgrafda inanılmayacak bir şey, oğlu: “Bir köpek ısırdı, muavenetine muhtacım, acele gel!..” diyordu.
“Sarah Petersburgda bulunduğu sırada Rusyanın küçük şehirlerinden bâzılarında bir kaç oyun vermek istemiş ve lâzım gelen müsaadeyi istihsal için memuru mahsusuna müracaat etmişdi, memur dedi ki:
— Madam, bu müsaade şifâhen taleb edilemez, rusca bir istid’âneme yazmalısınız!
“Sarah Bernhardt rusca bilmediğini anlatınca memur kemâli nezâketle:
— Zarar yok madam, dedi siz kâğıt ve pul tedârik ediniz, ben yazarım!
“Sarah teşekkür etti, istidânâme yazıldı, memur dedi ki:
- Şimdi bu istidânâmeyi resmen bana veriniz!.
“Memur istidânâmeyi aldı, kemâli dikkatle okudu ve biraz düşünüb taşındıktan sonra:
— Affedersiniz madam, mes’ulünüzün is’afı kaabil değildir!.. dedi.
“Derler ki Sarah Bernhardt o andaki taaccübünü hiç unutamaz ve her yerde gülerek hikâye edermiş. Memleketimizden böyle bir fıkrai mudhike götürmemiş ise de evvelki iki seyahatında sansürden şikâyet götürdüğü muhakkakdır.
“Fakat şu son beş günde hakikaten kendisi gibi bir melikei dehâete, bir sultânı sanata lâyık hürmete mazhar oldu. Yıkık Bizans duvarları üzerinden Dumas fils’in Sardou (Sardu) nun mezarlarına haytüşşuâl şeref, Rostand’ının ekili şânına bir şehdânei iftihar daha ilâve etti.
“Sarah yalnız hârikulâde bir aktris değildir, vâkia sahnede sevmiş, sahnede aldanmış, sahnede gülmüş, ağlamış, mesud ve bedbaht olmuş, sahneyi kendisine bir cihânı sânî ittihaz etmişdir. Fakat dehâeti sahneden taşmış, hâricde de izmârı füyûz eylemişdir, mâhir bir ressam, mukterir bir heykeltraş, şâyânı dikkat bir muharrirdir. Kalemi, minkaaşı, fırçayı mütesâviyen hüsnü idâre eder.
“Bir sanatı bırakması diğer sanatla meşgul olmak içindir, bu büyük kadının büyük ruhuna sanayii nefisenin mevidi mülâkaatı diyebiliriz.
“Madam Sarah Bernhardt’ın şâyânı takdir bir meziyeti de sanatkârlığı derecesinde müşfik olmasıdır. 1871 muhârebesi esnasında eldivenleri çıkarmış, hastahânelerde mecrûhini vatana perestârlık etmişdi: yine o esnâda bir gece Opera tiyatrosunda Jules Claretie (Jül Klarti) nin koluna girmiş, huzzâra desti istiânesini uzatarak harb kurbanları için para toplamışdı.
“Bu kadar faal, bu kadar hassas, bu kadar şefkatli bir kadın sahnenin icab ettirdiği girdibâdı ihtirâsât içinde yaşamağa mecbur olduğu halde pek çabuk hırpalanmalı, yıpramalı değil miydi? Hayır, Sarah birşebâtı ebediye mazhar gibidir. Yetmişine pek yaklaşdığı halde (1908 de altmış dörtyaşında idi), boş boğazlığımızı mâzur görünüz madam, bugün on dokuz yaşında bir mazlumü siyâset rolünü oynuyor!
“Denilebilir ki Sarah Bernhardt ikaai muhâle muvaffak olmuşdur” (Cenab Şahâbeddin, Evraki Eyyâm).
Sarah Bernardt
(Resim : S. Bozcalı)
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050324
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
S. Bozcalı
Description
Volume 5, pages 2550-2554
Note
Image: volume 5, page 2552
Theme
Person
Contributor
S. Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.