Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BERDELACÛZ
Eski İstanbulluların ağzında takvim tâbirlerinden, rûmi şubatın yirmi altısından rûmi martın dördüne kadar bir hafta süren soğuklar, aşağıdaki satırları Hüseyin Kâzım Beyin Büyük Türk Lûgatından alıyoruz:
“Berd = soğuk, soğukluk.
“Berdelacûz, berdi acûz = Koca karı soğuğu. Bu kelime “berdi eyyâmül acz” terkibinden bozmadır; “acz” son, nihâyet mânasına olub son günlerin soğuğu demektir” (H. Kâzım, Büyük Türk Lûgatı).
İstanbulun büyük evlâdı Ahmed Rasim, İkinci Abdülhamidin son devirlerinde “Malûmât” mecmuasına yazdığı “Şehir Mektubları”nın birinde Berdelacûz günlerini, bir İstanbulunun o devirde, o günlerdeki hayatını ve duygusunu erişilmez kudretle tasvir etmektedir:
“Berdelacûz pek yosma geldi. Kahbecik!. Ben sana temmuzda deyeceğimi derim!
“Aman ne kocakarı imiş bu!.. O ne surat, o ne ekşimiş cehre! O ne cana yakın bürûdet!.. Bizim kömürcü bile insafa geldi; tınmıyor ama gocuğun yakalarını çekmiş oturuyor, etrafı dinliyor. Mayısın birinde bile kar yağdığını rivâyet edenlere veresiye kömür verecek derecede seviniyor.
“Kurt dumanlı havayı sever derler. Sıcacık oda, perdeler inik, tatlı bir sohbet bu havaya mahsus eğlencelerdandır.
“Yorgan çenede, ayaklan uzanmış. Kalkacağınızı hisseder etmez kürkünüzü getiriyorlar. Bir fanila çorab, bir daha! Oh! Misk!
Sütlü çay, sıcak sıcak içil...
⇓ Devamını okuyunuz...
Eski İstanbulluların ağzında takvim tâbirlerinden, rûmi şubatın yirmi altısından rûmi martın dördüne kadar bir hafta süren soğuklar, aşağıdaki satırları Hüseyin Kâzım Beyin Büyük Türk Lûgatından alıyoruz:
“Berd = soğuk, soğukluk.
“Berdelacûz, berdi acûz = Koca karı soğuğu. Bu kelime “berdi eyyâmül acz” terkibinden bozmadır; “acz” son, nihâyet mânasına olub son günlerin soğuğu demektir” (H. Kâzım, Büyük Türk Lûgatı).
İstanbulun büyük evlâdı Ahmed Rasim, İkinci Abdülhamidin son devirlerinde “Malûmât” mecmuasına yazdığı “Şehir Mektubları”nın birinde Berdelacûz günlerini, bir İstanbulunun o devirde, o günlerdeki hayatını ve duygusunu erişilmez kudretle tasvir etmektedir:
“Berdelacûz pek yosma geldi. Kahbecik!. Ben sana temmuzda deyeceğimi derim!
“Aman ne kocakarı imiş bu!.. O ne surat, o ne ekşimiş cehre! O ne cana yakın bürûdet!.. Bizim kömürcü bile insafa geldi; tınmıyor ama gocuğun yakalarını çekmiş oturuyor, etrafı dinliyor. Mayısın birinde bile kar yağdığını rivâyet edenlere veresiye kömür verecek derecede seviniyor.
“Kurt dumanlı havayı sever derler. Sıcacık oda, perdeler inik, tatlı bir sohbet bu havaya mahsus eğlencelerdandır.
“Yorgan çenede, ayaklan uzanmış. Kalkacağınızı hisseder etmez kürkünüzü getiriyorlar. Bir fanila çorab, bir daha! Oh! Misk!
Sütlü çay, sıcak sıcak içilir! Bir dâne daha ikbal buyurulur mu?.. Hay hay! Bana bak, aşçıya söyle, geçen sefer yaptığı gibi bir tarhana çorbası yapsın!.. Şiş kebabını unutma, nohutlu pilâv, uşağa söyleyin, şuradan tel kadayıfı alsın!.. Niyetin yemeği yer yemez bir uyku daha kestirmek! Bu havada işe, güce gidilir mi?.. Tû desen donacak! Buu!.. Vay vay, rüzgâr evi yakacak! Aman Allah sen fukarâya sabır ver!.. Şey, bana bak, aşağı odaya bir mangal yaksınlar, tepeleme doldursunlar, birazdan inerim belki’..
“Ne hulya!.. Bunlar hep Köprünün üstünde hatırıma geliyor. titriyorum, zangır zangır titriyorum!.. Biraz daha zangırdasa dişlerim dökülecek!.. Dağılacağım, âzâyı bedenim ayrılacak!
“Yüze bakın!.. Morarmış, dudak çatlamış, bıyıklar donmuş, gözler fırlak, çene kısık, şemsiye koltukda, eller idâreden cebde!.. Yürür beyim, hovarda beyim!..
“Şu kırâathâneleri kim icâd etmiş ise babasına rahmet!.. Yirmiliği verdim mi bir çay iç, büzül köşeye, gelen gidenle eğlen!..
“Eyyâmı bürûdette insanın hatırına gelen şeyler: Para, mangal kenarı, sıcak yatak, işkembe çorbası, fırın, hamam, evdeki küçük oda, Tandır, beğenmediğimiz kömürcü gocuğu, yün çorab, kömürcü dükkânı.
“Başa gelen şeyler de: Titreme, nezle, romatizma ağrıları...” (Ahmed Rasim, Şehir Mektubları).
Sermed Muhtar Alus da İstanbul Ansiklopedisine verdiği notlarda şunları yazıyor: “Berdelücûzdan sonra sittei sevir gelir, sevir arabcada öküz mânasına. Fıkra meşhurdur, berdelacûzun sonuna bir gün kala şâir külhâni Haşmet Lâlelide Fıtnat Hamma rastlar, peşine takılıp lâf atar:
— Şu kocakarı soğuğundan illâllah!.. der.
“Fıtnat söz altında kalır mı, hemen dönüb:
— o yarın çıkıyor ama ardından gelen koca öküzü ne yapalım!.. cevabını verir.
“Ötedenberi İstanbulun kışı yaza doğrudur...
Mart kapudan bakdırır
Kazma kürek yakdırır
sözü hakikat,
Hıdırellezden sonra yazdır efendim efendim
Tavuğun büyüğü kazdır efendim efendim...
lâfı da boş, hıdırelleze kar yağdığı ekseriyâ vâki, Şubat nihâyetinde bâzan havaların güneşli mülâyim gidişine, ağaçlara su yürümesine, eriklerin, elmaların, armutların çiçeklenmesine, martda böceklerin canlanmasına, ağaçların yapraklanmasına, nisanda dalları basdı kirazın değnekleri süsleyişine bakma, Nevruzdan sonra kara taş çıkartan ayazlar ortalığı yoklar durur” (S. M. Alus).
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050297
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2531-2532
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.