Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BENDİ KEBİR, BÜYÜK BEND, ÜÇÜNCÜ SULTAN AHMED BENDİ
On sekizinci asrın birinci yarısında Lâle Devrinin güzel eserlerinden biri olan bu bendin yapılışını vak’anüvis Küçükçelebizâde İsmail Âsım Efendi hicrî 1137 (milâdî 1724-1725) vekaayii arasında şöylece anlatıyor:
“Yeryünzünün eşsiz mâmur beldesi büyük ve kalabalık İstanbula Fâtih Sultan Mehmed ile Kanuni Sultan Süleyman su getirtmişlerdi. Şehrin nüfûsu mütemâdiyen artdığından su yetmez oldu, üstelik zaman ile de yer yer su kemerleri bozulmuş, su yolları bozulmuş, yazın İstanbulda suyun damlası yakut misâli kıymetlenmişti. Üçüncü Sultan Ahmed kemerlerin tâmiri ile ecdâdının eserlerini ihyayı ve yeni başdan su getirmeği ne zamandan beri düşünürdü; bu maksadla 1135 senesi şevvalinin ortalarında (milâdî 1723 temmuz ortaları) sadırâzam İbrahim Paşa işden anlar erkânı saltanat ile beraâber Belgrad Ormanında Çiftehavuzlar denilen yere gitti; o civârın her tarafını dolaşdılar, tedkik ettiler, derelerde büyük bir himmet ile yeni bir bend yapılmasına karar verdiler, Cebeci Köyü yakınında Fatih Deresi denilen vâdîde beş aded ve Belgrad Köyü yakınında Topuzlu Dere Çiftehavuzlardaki derede birer aded metin ve müstahkem bend inşâsı için ferman çıkdı; arpaemini Süleyman Efendi binâ emini tâyin olundu ve inşaata hemen başlanup 1137 senesi başlarında (milâdî 1724) tekmil olundu; Allahın hikmetin...
⇓ Read more...
On sekizinci asrın birinci yarısında Lâle Devrinin güzel eserlerinden biri olan bu bendin yapılışını vak’anüvis Küçükçelebizâde İsmail Âsım Efendi hicrî 1137 (milâdî 1724-1725) vekaayii arasında şöylece anlatıyor:
“Yeryünzünün eşsiz mâmur beldesi büyük ve kalabalık İstanbula Fâtih Sultan Mehmed ile Kanuni Sultan Süleyman su getirtmişlerdi. Şehrin nüfûsu mütemâdiyen artdığından su yetmez oldu, üstelik zaman ile de yer yer su kemerleri bozulmuş, su yolları bozulmuş, yazın İstanbulda suyun damlası yakut misâli kıymetlenmişti. Üçüncü Sultan Ahmed kemerlerin tâmiri ile ecdâdının eserlerini ihyayı ve yeni başdan su getirmeği ne zamandan beri düşünürdü; bu maksadla 1135 senesi şevvalinin ortalarında (milâdî 1723 temmuz ortaları) sadırâzam İbrahim Paşa işden anlar erkânı saltanat ile beraâber Belgrad Ormanında Çiftehavuzlar denilen yere gitti; o civârın her tarafını dolaşdılar, tedkik ettiler, derelerde büyük bir himmet ile yeni bir bend yapılmasına karar verdiler, Cebeci Köyü yakınında Fatih Deresi denilen vâdîde beş aded ve Belgrad Köyü yakınında Topuzlu Dere Çiftehavuzlardaki derede birer aded metin ve müstahkem bend inşâsı için ferman çıkdı; arpaemini Süleyman Efendi binâ emini tâyin olundu ve inşaata hemen başlanup 1137 senesi başlarında (milâdî 1724) tekmil olundu; Allahın hikmetinden o sene ziyade kış olmuş, yağan yağmurlara bend dolmuş, yazın ortalık harâretden Kerbelâ sahrasına dönmüş, bu yeni yapılan bendin suyu ile su sıkıntısı çekilmemişdi. Sadırâzam İbrahim Paşa bendi temâşaya vardıkda : “Bu deryâçei Ahmed Handır” dedi. (Bu Ahmed Hanın denizceğizidir,) hesab ettiler, hemen târih gibi idi (ebced hesabı ile 1139 tutar)”.
Bendin manzum târih kitabesini devrin seçkin şâirlerinden Seyyid Vehbi, yapının başladığı hicrî 1135 yılı üzerine yazmışdır.
Üçüncü Sultan Ahmed Bendi Birinci Sultan Mahmud tarafından tâmir edilmiş, yapıya şâir Nimetin yazdığı ve üst tarafında Sultan Mahmudun turasını tâşiyan ikinci manzum bir kitâbe taşı konmuşdur.
Hâlen Bend’in üzerinde kitâbe yokdur; her ikisi de kırılmışdır; fakat kırık kitâbelerin fotoğrafileri bu ansiklopedinin mümtaz kalem arkadaşlarından Dr. Saadi Nazım Nirven tarafından 1940 da, “İstanbul Suları” adlı eserinde neşredilmişdir; kırılan parçaları kaybolmuş kitabelerin mentileri şudur (S. N. Nirven tarafından okunmuşdur):
Üçüncü Ahmedin Kitâbesi
(Her satırında bir beyit bulunub taşın üst sağ köşesi kırılmışdır).
................. Han Ahmedi Sâlis
Ki Mevlâ mukim etmiş ................. şâye
................. İskender (?) kemin lücce
Ulûvvi himmetinden rutbei gerdun nişin pâye
........... zamanı devletinde mülki osmâni
Tarâvet verdi cûyi adlü dâdı bâgi zibâye
...... seyli hurûşan gibi câri hükmü âfâke
Çeker İskender âsâ şevketi seddi râh âdâye
O İskender nihâdın hüsni tedbîri cihangîri
Ne sûret verdi gör âyînei âbı musaffâye
Yapub mecrâsın İstanbula bu âbı götürmüşdü
Cenâbı hazreti Fâtih Mehmed Hânı cem pâye
Vefâ etmekle ol demler tedârik görmemişlerdi
Dehânı künk ile nâ gencîde olan fazla mâye
Zamânı devletinde leyk şâhinşehi zişânın
Gelüb umrânü vüs’at ol güzin şehri dilârâye
Nufûsun kesreti ebri bahâra eyledi muhtac
Yetişmez oldu ol su şehri İstanbulu irvâye
Heman su yerine harceyledi simü zeri ammâ
Hazine yapdı gûyâ gevheri âbı musaffâye
Niçün yoldan çıkar tugyan idersin deyû habsetti
Sebilin tahliye mevkuf kaldı faslı germâye
Bilüb germâde su dibâsının germii pazârın
Kemerler doldurub sermâde verdi halka sermâye
Riyâzı izzü câhü şevketi her dem bahâr olsun
Vücudun eylesün Hak gülistanı mulke pirâye
Sû gibi ezber ittim Vehbiya bu hayrı dilcûye
İki târîhi garrâ dercidüb bir beyti valâye
“Zehî sed yapdı Han Ahmed mecmai mâye”
(H. 1135)
“Akan sular durur bu bendi bâlâ tâki zibâye”
(H. 1135).
Birinci Sultan Mahmudun Kitâbesi :
(Her satırında bir beyit bulunub taşın üst kısmı tamamen kaybolmuş, ancak 7 beyit kalmışdır; kalan kısmını da üstden üç beytin ikinci mısrâları kısmen kırıkdır).
.........................................
Leyk bu mânâ olub şevk âveri tab’ı selef
Bulmadılar...............................
Ser keşide deştü sahrâya yine pûyan olub
Dideden olur iken dâim serab.................
Hızır ilham eyleyüb tebşiri tab’ı pâkine
Oldu hakkaa kim delil râhi hayat..............
Bend idüb hükmi şehi devran o âbı şerkeşi
Cem olan cûler serâpa oldu bahri bigeran
Bahri cûdu dâimâ dünyayı şâdab eylesün
Tâ ola mihri münevver âleme pertev feşan
Sen de işrâb eyle Nimet yazbu beyti dilkeşi
Hâmeden bu iki târih oldu su gibi revan
Ânde bend itti bu bend âbı hayatı sûbesû”
(H. 1161)
“Eyledi Sultan Mahmud seddin İskender nişan”
(H. 1161)
Her iki kitâbenin yazıları tâlik hat iledir. Sultan Mahmud kitâbesinin üstündeki tura ayrı bir taşa çok güzel nakşedilmiş olub bu taşın da sağ tarafı kırılmış ve kırılan kısmın alt köşesi kaybolmuşdur.
Birinci Mahmud zamanında, bendin tâmirinden yeri sene kadar evvel Yeni Hamam için bir lüle su alınmış ve onun için de bir kitâbe taşı konmuşdur. Diğerleri gibi yerde yatan bu taşın da yazısı şudur: “Bendi Kebirden bâ hattı hümâyun Yeni Hamama alınan bir lüle sudur. Seni 1154”.
Dr. Saadi Nâzım Nirven kıymetli eserinde şunları yazıyor :
“Üçüncü Sultan Ahmed Bendi, Belgrad Ormanında Topuzlu Dere üzerindeki İkinci Sultan Osman Bendinin su yolu üzerinde yapılmışdır. İkinci Sultan Bendinin suyu Kömürcü Deresinden geçerek Üçüncü Ahmed Bendine katılır.
“Yekdiğerine çok yakın olduğu için bu iki bende o zaman Çifte Havuzlar denilmiştir. Divanı Hümâyun kayıdları arasında hicrî 1138 (Milâdi 1725) tarihli kıymetli bir vesika vardır; bu fermandan öğreniyoruz ki Belgrad Köyü halkı bend sularında çamaşırlarını yıkamakda, hayvanlarını da bendlerden sulayub bendlere sokmaktadır; bend sularının temizliğini korumak için açıkda olan su yolunun iki yanı çit ile kazıklı mânia ile muhafaza altına alınmış, ben sularına her hangi bir suretle tecavüz edecek köylünün ebedî kürek cezâsına çarptırılacağı, hattâ köylerinin oradan kaldırılacağını bildirilmişdir.
“İkinci Abdülhamid zamanında Büyük Bende, daha fazla su toplaması için bir tevkif duvarı ilâve edilmiş, bend mimâri güzelliğini kaybederek bugünkü şeklini almışdır.
“Büyük Bendin eski, şeklini gösteren yegâne vesika, Üçüncü Sultan Selim zamanında İstanbula gelmiş ve çok güzel bir iki yalı inşâ ettikten başka İstanbul üzerine zengin ve muazzam bir resim albomu bırakmış olan ressam ve mimar Melling’in bir resmidir. Bu resimde bendin bir ucunda, eliböğründeler üstünde ahşab, tek katlı bir binâ görülmektedir ki şâyânı dikkattir”.
Bendi kebirin ölçülerini bildiren aşağıdaki rakamları da Dr. Saadi Nazım Nirvenden alıyoruz :
Temel üzerinde yüksekliği 9,41 metro
Üstünün uzunluğu 65,5 »
Üst kısmının kalınlığı 6,20 »
Kaidenin kalınlığı 9,44 »
Su havzası sathı 2,930,000 m2
İstiab hacmi 782,282 m3
Bendi Kebir (Büyük Bend)
(Kesid ve plân; İstanbul Suları, Dr. S. Nâzım Nirven)
Bendi Kebir
(Mellingin gravüründen Bülend Şeren eli ile)
Theme
Building
Contributor
Dr. S. Nâzım Nirven
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050250
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Dr. S. Nâzım Nirven
Description
Volume 5, pages 2494-2497
Note
Image: volume 5, pages 2494, 2496
Theme
Building
Contributor
Dr. S. Nâzım Nirven
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.