Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BELKİS ŞEVKET HANIM
1913 senesinde İstanbul semâsında tayyâre ile uçan ilk Türk kadını ve dolayısı ile Türkiyede, tayyâre ile uçan ilk kadın; dünyaya tanıtmamız gereken bu cessur kadının adı, ne kadar yazıkdır ki “Belkis” ismi ile Türk Ansiklopedisine alınmamış; İ.A Gövsa gibi ansiklopedik eserler yazan muharrirler de onu unutmak gafletine düşmüşlerdir.
Belkis Şevket Hanım, İkinci Mahmud devri vezirlerinden, Ali Nâmık Paşanın oğlu Atâ Paşanın küçük oğlu Şevket Beyin kızıdır; doğum târihini tesbit edemedik, hususî olarak çok ciddî tahsil görmüş, bilhassa Türk dil ve edebiyâtında geniş bilgisi ile tanınmış, ingilizceyi de anadili gibi öğrenmiş idi; hususî okullarda ingilizce, mûsiki ve pedagoji muallimliği yapmışdır; “Kadınlar Dünyası” mecmuasında, Türk kadınının hayatında bir inkilâbın zarûreti, tesettürün, kadınla örtünmenin ıslahı konularında, o devirler için medeni cesâret sayılan yazıları vardır; “Osmanlı Müdafaai Hukuki Nisvan = Osmanlı Kadınlarının haklarını koruma” Cemiyetinin de kurucularından biri idi; tayyare ile de bu cemiyeti temsîlen uçmuş idi.
Belkis Şevket Hanım bu tarihî uçuşu, 2 aralık 1913 pazar günü o devrin ünlü Türk pilotlarından Mülâzimi evvel (Üstteğmen) Fethi Beyin kullandığı “Muâveneti Milliye” adındaki askerî tayyare ile yapmış ve uçuşda, pilotun önünde ve pervânenin ardınd...
⇓ Read more...
1913 senesinde İstanbul semâsında tayyâre ile uçan ilk Türk kadını ve dolayısı ile Türkiyede, tayyâre ile uçan ilk kadın; dünyaya tanıtmamız gereken bu cessur kadının adı, ne kadar yazıkdır ki “Belkis” ismi ile Türk Ansiklopedisine alınmamış; İ.A Gövsa gibi ansiklopedik eserler yazan muharrirler de onu unutmak gafletine düşmüşlerdir.
Belkis Şevket Hanım, İkinci Mahmud devri vezirlerinden, Ali Nâmık Paşanın oğlu Atâ Paşanın küçük oğlu Şevket Beyin kızıdır; doğum târihini tesbit edemedik, hususî olarak çok ciddî tahsil görmüş, bilhassa Türk dil ve edebiyâtında geniş bilgisi ile tanınmış, ingilizceyi de anadili gibi öğrenmiş idi; hususî okullarda ingilizce, mûsiki ve pedagoji muallimliği yapmışdır; “Kadınlar Dünyası” mecmuasında, Türk kadınının hayatında bir inkilâbın zarûreti, tesettürün, kadınla örtünmenin ıslahı konularında, o devirler için medeni cesâret sayılan yazıları vardır; “Osmanlı Müdafaai Hukuki Nisvan = Osmanlı Kadınlarının haklarını koruma” Cemiyetinin de kurucularından biri idi; tayyare ile de bu cemiyeti temsîlen uçmuş idi.
Belkis Şevket Hanım bu tarihî uçuşu, 2 aralık 1913 pazar günü o devrin ünlü Türk pilotlarından Mülâzimi evvel (Üstteğmen) Fethi Beyin kullandığı “Muâveneti Milliye” adındaki askerî tayyare ile yapmış ve uçuşda, pilotun önünde ve pervânenin ardında râsıd (gözcü) yerine oturmuştu; Müdafaai Hukuuki Nisvan Cemiyetinden onaltı hanımın Yeşilköy hava meydanından temâşâ ettiği bu uçuşu kendisi “Tayâran eder iken” başlıklı bir yazısında şöylece anlatıyor :
“Cessur tayyare zâbıtlerimiz harbde (Balkan Harbinde) ve bilhassa Çatalca muhârebesinde Osmanlı adındaki tayyare ile iyice hizmetler ettiler. Tayyarecilerimizin muvaffakiyetinden sonra günlük ve haftalık gazete ve mecmualarda tayyarecilik üzeine mâlûmat fazlalaşdı. Efkârı umumiyedede de tayyare merâkı artıyordu.
“Kadınlık bundan bîgâne kalamazdı, azâsı olmakla iftihar duyduğum Müdafaai Hukuuki Nisvan Cemiyetinde bu mesele konuşulurken ben derhal söz aldım türk ve islâm kadınlığı nâmına ilk defa uçacağımı ve şark kadınlarının garblı hemcinslerinden geri kalmıyacaklarını arzettim, herkes alkışladı. Cemiyet adına verdiğimiz karar Birinci Kolordu Kumandan vekili Cemal Paşa nezdinde memnuniyetle karşılandı ve derhal Tayyare Mektebi Müdürü Veli Beyefendi haberdar edildi.
“Uçuş günü öğleden sonra saat 1 de cemiyetimizin bayrağını ve azalarını hâmil ve kırmızı rozetlerle süslü otomobillerle Ayastefanos (Yeşilköy) deki Tayyare Mektebine gidildi.
“Uçuş esnâsında şiddetle çarpan rüzgâra mukavemet için pilot beylere mahsus tayyareci muşambasını ve başıma da büyük bir başlık giydim, gözlerimi koruyacak gözlüğü de takdım, beni bu halde gören muhterem refikalarım gülüyorlardı.
“Uçuş zamanı gelince askerlerimiz tayyarenin etrafında muntazam dizildiler, gayyur ve cessur şehid Fethi Bey kardeşimiz mevkiine çıkdı. Âlet yerden yüksekce olduğundan ben bir iskemleye basarak çıkdım. Pervânenin arkasında râsıd zâbite mahsus yerde, örme olarak ağaçdan yapılmış iskemleye ayaklarımı ileri uzatarak oturdum, içi kart dolu sepeti de aldı, bu kartları hâtıra olarak havadan İstanbul halkına atacakdım. Bir nefer pervâneyi Fethi Beyin kumandan üzere eliyle çeviriyordu.
“Bir anda şiddetli gürültülerle pervâne müdhiş bir suretde dönmeğe başladı, yerinden fırlamak isteyen tayyareyi askerler etrafından tutuyordu. Pilot beyin kumandası ile neferler tayyareyi bırakınca biz otomobil gibi yirmi, otuz metre kadar yerde gittikten sonra alkışlar arasında yavaş yavaş yükselmeye başladık.
“Hafif bir meyil ile yükselerek Makrıköy (Bakırköy) isitkametini tâkib ediyorduk.
“Sür’at dakikadan dakikaya artıyor, artık uçuyor, uçuyorduk. Yeşil tarlalar, ufak köyler, derecikler ne güzel manzaralardı. İstanbulumuzun üstünden uçarken sepetden kartları aşağı atıyordum. Semâlara doğru nûru hidâyetle parlayan minâreler şamdanların içindeki mumlara benziyordu. Harbiye Nezâreti, Yangın Kulesi, koca koca binâlar çocuk oyuncukları gibiydi. Koyu mâvi bir canfes gibi kıvrıla kıvrıla uzanan Boğaziçi ve iki tarafındaki zümrüd kıyılar cennetden bir köşe idi. Sevimli İstanbulumuzun gök yüzünden kış bakışı görünüşü hakikaten pek dilfiribdir.
“O kadar süratle uçuyorduk ki, kartları attıkça kolumu tekrar yerine getirmeki için zorluk çekiyordum. Bazan pervânenin hareketini temin eden benzin, gözlüklerimin üstüne sıçrıyor, etrafımı görmek için bir taraftan da gözlük camlarımı temizliyordum. Oturduğum yer makinaya pek yakındı. Vücudu muhafaza için giydiğim dört yün fanilâya rağmen üşüyordum. Başım daha çok üşüyordu.
“Hava sefinemiz semâda iniş ve çıkışlar yapıyordu, bu zamanda muvazeneyi bozmak ehemmiyetlidir. İstanbul üstüntden ayrıldıktan beş on dakika sonra karargâha vardık, fakat yere indiğimiz zaman gönlümde bir mahzunluk vardı, daha çok gezmek, uçmak istiyordum..”.
Belkis Şevket Hanım
(Resim: B. Şeren)
Theme
Person
Contributor
B. Şeren
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050236
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
B. Şeren
Description
Volume 5, pages 2483-2484
Note
Image: volume 5, page 2483
Theme
Person
Contributor
B. Şeren
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.