Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BEKİR (Tersâneli Çapkın)
Hicrî 1255 (Milâdî 1839) da İstanbulda geniş akisler bırakmış bir cinâyetin fâili, Yarımistanbul Cevriye Hanım ile câriyesinin kaatili bir bahriye neferi; güzelliği Kasımpaşa, Galata ve Tophânenin ayaktakımı arasında dillere destan olmuş, türlü uygunsuzlukları ve haşarılık, rezâletleri ile de bir şerir olarak tanınmış; Galata ve Tophânenin bıçak ve pençe sâhibi kabadayılarının meyhâne sofralarında sâkilikle geçinir parasız pulsuz kopuk iken bir meş’um tesâdüf eseri İstanbulun namlı zenginlerinden ve yaşlı nâzenin dullarından Süleymaniyedeki konağında oturur. “Yarımistanbul” lâkabı ile meşhur Cevriye Hanım ile tanışmış; bu kadın ecdad yâdigârı ağır kıymetde mücevherlere sâhib olup düğünlerde yüzükler, bilezikler, gerdanlıklar, küpeler, iğneler, broşlar ve gelin tâcları kirâlar, başlıkcılık yaparmış (B. : Başlık). Çapkın Bekirin eli para tutmaya başlayınca ağaları ve arkadaşları sıkıştırmışlar, Yarımistanbul Hanımın gönül eğlencesi olduğunu itiraf etmiş, bir gün de parmağından son derece kıymetli bir elmas yüzük görülmüş ve ahlâksız genc bir mirasyedi hayatı sürmeye başlamış. Donanmamın Akdeniz seferine çıkacağı sıralarda gaayet telâşlı görünen çapkın Bekir Mahmudiye Kalyonunun efrâdı arasında İstanbuldan ayrıldıktan bir hafta kadar sonra Yarımistanbul Hanım ile câriyesinin ortalık...
⇓ Devamını okuyunuz...
Hicrî 1255 (Milâdî 1839) da İstanbulda geniş akisler bırakmış bir cinâyetin fâili, Yarımistanbul Cevriye Hanım ile câriyesinin kaatili bir bahriye neferi; güzelliği Kasımpaşa, Galata ve Tophânenin ayaktakımı arasında dillere destan olmuş, türlü uygunsuzlukları ve haşarılık, rezâletleri ile de bir şerir olarak tanınmış; Galata ve Tophânenin bıçak ve pençe sâhibi kabadayılarının meyhâne sofralarında sâkilikle geçinir parasız pulsuz kopuk iken bir meş’um tesâdüf eseri İstanbulun namlı zenginlerinden ve yaşlı nâzenin dullarından Süleymaniyedeki konağında oturur. “Yarımistanbul” lâkabı ile meşhur Cevriye Hanım ile tanışmış; bu kadın ecdad yâdigârı ağır kıymetde mücevherlere sâhib olup düğünlerde yüzükler, bilezikler, gerdanlıklar, küpeler, iğneler, broşlar ve gelin tâcları kirâlar, başlıkcılık yaparmış (B. : Başlık). Çapkın Bekirin eli para tutmaya başlayınca ağaları ve arkadaşları sıkıştırmışlar, Yarımistanbul Hanımın gönül eğlencesi olduğunu itiraf etmiş, bir gün de parmağından son derece kıymetli bir elmas yüzük görülmüş ve ahlâksız genc bir mirasyedi hayatı sürmeye başlamış. Donanmamın Akdeniz seferine çıkacağı sıralarda gaayet telâşlı görünen çapkın Bekir Mahmudiye Kalyonunun efrâdı arasında İstanbuldan ayrıldıktan bir hafta kadar sonra Yarımistanbul Hanım ile câriyesinin ortalıkda görülmemesi semt halkının gözüne çarpmış, fakat gittiği düğün evlerinde bazan bir hafta, on gün misâfir kaldığı bilindiğinden merak edilmemiş; son zamanlar konağa güpe gündüz gelen ve Cevriye Hanım tarafından konu komşuya “rahmetli emekdar Hasan Ağamızın yetimi, maşallah sürdü çıkdı, arslan gibi tersâneli oldu” diye tanıtılan bahriyelinin de görünmemesi, donanma sefere gittiği için şüphe uyandırmamış..
O sıralarda Sultan Mahmudun ölümü, Abdülmecidin cülûsu, Kaptânıderyâ Hain Ahmed Paşanın Osmanlı Donanmasını Çanakkaleden kaldırıp İskenderiyeye götürmesi ve orada devletin âsî vâlisi Kavalalı Mehmed Ali Paşaya teslim etmesi gibi mühim vak’alar Cevriye Hanımı unutturmuş, hanımın kaybolduğu ancak bir ay kadar sonra zâbıtaya ihbar olunmuş; ihbar edenler de düğün için kira ile emânet mücevher kaldırmak isteyüb de kendisini bulamayanlar olmuş. Konak zâbtiye tarafından açılmış, hanımın yatağı karma karışık bir halde bulunmuş, odada tersânelilerin kullandığı pamuk ipliğinden kırmızı bir kuşak ile yine tersane efrâdına mahsus yine pamuk ipliğinden bir çift beyaz çorap bulunmuş; nihayet ağır kokunun delâleti ile sarnıç içinde iki kadının cesedleri bulunmuş, câriye suda boğulmuş, hanım ise kuşakla boğulduktan sonra sarnıca atılmış; Galatada bir meyhanecinin: “Donanmanın hareketinden bir gün evvel Çapkın Bekir geldi; telâşlıydı, belinde kuşağı yokdu, sordum.. Akşam çok sarhoşdum, hamamda yattım, orada unutmuşum dedi” diye ifâdesi üzerine kaatilin Çapkın Bekir olduğu anlaşılmış. Donanma Mısır vâlisi tarafından devlete iâde edildikten sonra da Mahmudiye efradı arasında Bekir bulunamamış, arkadaşları: “Çapkın Bekir İskenderiyede gemiden keçdı; bulunamadı..” demişler.
Bibl. : Âşık Râzi ve Vâsıf Hiç, Not.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050156
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2422-2423
Bakınız Notu
B. : Başlık
Bibliyografya Notu
Bibl. : Âşık Râzi ve Vâsıf Hiç, Not.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.