Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BEKÂR ÇAMAŞIRCILARI
İstanbulun günlük hayatında önemli yer tutmuş esnafıdır; Tanzimat’dan önceki devirde bekâr odaları ile hanlarının bir bekâr çamaşırhânesi ile devamlı münasebeti vardı; bekâr uşağının çamaşır yıkayub kurutmaya yer ve zaman imkânları olmadığı için, haftanın tesbit edilmiş bir gününde çamaşırcının hammalı yıkanmış temi çamaşırları getirir, parası ile kirli çamaşırları toplar giderdi. Çamaşırhâneler, Çamaşırcı dükkânları İstanbulun ayak takımının oturduğu semtlerde, mahallelerde idi.
Bekâr çamaşırhânelerinde çamaşır yıkayıcı olarak çalışanlar da yine birtakım bekâr uşakları idi. Bekârçamaşırı yıkayan kadınlar da artık yarı erkekleşmiş, ar damarı çatlamış boyundan mahalle karıları idi; çamaşırlarını yıkadıkları bekâr uşakları ile kendileri, yâhud elleri altında bulunan uygunsuz kadınlar arasında fuhuş rezâletleri eksik olmazdı. İstanbul zâbıtasının Yeniçeriler elinde bulunduğu devirde ve Yeniçerilerin de şehir eşkiyâsı hâlini aldıkları son zamanlarında bekâr çamaşırhâneleri âdeta birer umumhane olmuşlardı. Bekâr çamaşırcılarının yine bekâr uşaklarından olması, çamaşırhanelerde kadın işçi kullanılmaması, çamaşır getirme veya alma bahanelerine bekâr uşaklarının çamaşırhanelere girmeleri, bu işlerin de çamaşırhanelerin kendi adamları ile gördürülmesi daima ihlâl edilen nizamlardan biri o...
⇓ Devamını okuyunuz...
İstanbulun günlük hayatında önemli yer tutmuş esnafıdır; Tanzimat’dan önceki devirde bekâr odaları ile hanlarının bir bekâr çamaşırhânesi ile devamlı münasebeti vardı; bekâr uşağının çamaşır yıkayub kurutmaya yer ve zaman imkânları olmadığı için, haftanın tesbit edilmiş bir gününde çamaşırcının hammalı yıkanmış temi çamaşırları getirir, parası ile kirli çamaşırları toplar giderdi. Çamaşırhâneler, Çamaşırcı dükkânları İstanbulun ayak takımının oturduğu semtlerde, mahallelerde idi.
Bekâr çamaşırhânelerinde çamaşır yıkayıcı olarak çalışanlar da yine birtakım bekâr uşakları idi. Bekârçamaşırı yıkayan kadınlar da artık yarı erkekleşmiş, ar damarı çatlamış boyundan mahalle karıları idi; çamaşırlarını yıkadıkları bekâr uşakları ile kendileri, yâhud elleri altında bulunan uygunsuz kadınlar arasında fuhuş rezâletleri eksik olmazdı. İstanbul zâbıtasının Yeniçeriler elinde bulunduğu devirde ve Yeniçerilerin de şehir eşkiyâsı hâlini aldıkları son zamanlarında bekâr çamaşırhâneleri âdeta birer umumhane olmuşlardı. Bekâr çamaşırcılarının yine bekâr uşaklarından olması, çamaşırhanelerde kadın işçi kullanılmaması, çamaşır getirme veya alma bahanelerine bekâr uşaklarının çamaşırhanelere girmeleri, bu işlerin de çamaşırhanelerin kendi adamları ile gördürülmesi daima ihlâl edilen nizamlardan biri olmuşdur.
On yedinci asır ortasında Evliya Çelebi bekâr çamaşırcılarını hammacılara yamak esnafdan biri olarak gösteriyor ki şunlardır: dellâkler, natırlar, çamaşırcılar, lekeciler, kilciler. Ordu-esnaf alayını tasvir ederken bekâr çamaşırcılarını şöyle anlatıyor ki hepsinin erkek olduğu aşikârdır: “Dükkân 300, neferat 500. Bunlar araba üzerindeki dükkânlara esvap yıkayub sererek geçerler”.
Üsküdarlı halk şâiri Vâsıf Hoca İstanbul Ansiklopedisine şu hâtırayı tevdi etmişdir: “Hâddehânede bulunduğum sıralar, 1883 - 1885 arası olacak, yeni tüylenmiş bir gençtim, arkadaşlarım arasında Unkapanlı Mehmed adında bir genç vardı, güzelliğinin şöhreti bütün Tersâne muhitini tutmuşdu; güzel olduğu kadar da pençeli, bıçkın meşreb idi. O tarihlerde Hasköyde bekâr çamaşırcıları vardı; Mehmed’den dinlemişimdir, semtlerinde zengin bir dul hem güzel hem de bıçkın olan Mehmede gönül vermiş, perşembe ve cuma izinlerinde yolunu bekletüp nâmeler göndermiş, anlaşmışlar; ondan sonra Mehmed her cuma sabahı Hasköydeki çamaşırhâneye taşınmaya başladı idi. Dul hanım sırtına eski bir çarşaf geçirip yarım pabuç, terlik, takunya ile çamaşır yıkayıcı kılığında gelir, orada makbubu ile buluşur imiş”.
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050132
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2405-2406
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.