Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
BEHİYE (Tırnavalı Benli)
Ondokuzuncu asrın ilk yıllarında güzelliği ve oyunları ile Büyükşehrin şöhretlerinden olmuş bir kibti kızıydı. Halk şâiri ve son yeniçerilerden Çardak İskelesi Kolluğu çorbacısı Galatalı Hüseyin Ağanın destan mecmuasında Karagümrüklü Berber İsmail şânındaki destanın kenarında (B. Hüseyin Ağa, Galatalı; İsmail, Berber) hal tercemesi şöylece nakledilmiştir:
“Bin şâhid isterdi kibti demeğe; Rumelinde Tırvana kasabasından Kaptânıderyâ Tatar Râmiz Paşa içün getirdiklerinde gül goncesi bikri nâşüküfte idi, on üç yaşında var yok; Nahilbend Mahallesinden Değirmenci kızı Sâfiye nam esirci 700 altun saymışdır derler babası çingâneye, amma Kapdan Paşaya mağribîdir demişler (B.: Râmiz Paşa, Tatar). Alemdar Paşa vak’asında Kandıralı Mehmed zuhur idüb (B.: Mehmed, Kandıralı) galebe yeniçeride kaldıkda paşası firar etmekle sarayı yağma oldukda Çengi Behiyeyi Yeniçeri kayış bacaklarından zehri mâr Odabaşı Kara Tahsin dimekle mâruf çâr ebrû yiğit kaldırmış, Tahtakalede yeniçeri avretlerinin (fâhişelerinin) olduğu hâneye koymuş, kapanmış. Behiye vak’ai 1808 dedir; burada vak’ai azîme denilen 1826 da Vak’ai Hayriyedir ki aradan 18 sene geçmiş, Behiye artık 31 yaşındadır) Kara Tahsinin kanadı altında oldu. Üstüne çengi yok idi, amma Tahsinin havfinden avrete er parmağı değmedi. Vak’ai azîme zuhurund...
⇓ Devamını okuyunuz...
Ondokuzuncu asrın ilk yıllarında güzelliği ve oyunları ile Büyükşehrin şöhretlerinden olmuş bir kibti kızıydı. Halk şâiri ve son yeniçerilerden Çardak İskelesi Kolluğu çorbacısı Galatalı Hüseyin Ağanın destan mecmuasında Karagümrüklü Berber İsmail şânındaki destanın kenarında (B. Hüseyin Ağa, Galatalı; İsmail, Berber) hal tercemesi şöylece nakledilmiştir:
“Bin şâhid isterdi kibti demeğe; Rumelinde Tırvana kasabasından Kaptânıderyâ Tatar Râmiz Paşa içün getirdiklerinde gül goncesi bikri nâşüküfte idi, on üç yaşında var yok; Nahilbend Mahallesinden Değirmenci kızı Sâfiye nam esirci 700 altun saymışdır derler babası çingâneye, amma Kapdan Paşaya mağribîdir demişler (B.: Râmiz Paşa, Tatar). Alemdar Paşa vak’asında Kandıralı Mehmed zuhur idüb (B.: Mehmed, Kandıralı) galebe yeniçeride kaldıkda paşası firar etmekle sarayı yağma oldukda Çengi Behiyeyi Yeniçeri kayış bacaklarından zehri mâr Odabaşı Kara Tahsin dimekle mâruf çâr ebrû yiğit kaldırmış, Tahtakalede yeniçeri avretlerinin (fâhişelerinin) olduğu hâneye koymuş, kapanmış. Behiye vak’ai 1808 dedir; burada vak’ai azîme denilen 1826 da Vak’ai Hayriyedir ki aradan 18 sene geçmiş, Behiye artık 31 yaşındadır) Kara Tahsinin kanadı altında oldu. Üstüne çengi yok idi, amma Tahsinin havfinden avrete er parmağı değmedi. Vak’ai azîme zuhurundan mukaddem idi, Kara Tahsin mahbûbu dilâribu refiki has edindi ol oğlan Karagümrükde yeniçerilerin kebir kahvehânesinde berber civanı İsmaildir; oğlan ocakda civelek idi. Galatalı Hüseyin Ağaki şânında destan yazdı, şöhreti İstanbulu tuttu. Benli Behiye bu oğlana taaşşuk idüb Kara Tahsinin ayağına düşüb iznin aldı ve mâşukuna nâil oldu, ol tarihde İsmail onaltı on yedisinde duman bıyık mûrâhik idi, zennü şevher misal, oğlanın gelmediği gece avret divâne olur idi; amma Tahsin ile bile olduğun bildiğinden ağzın açamazdı. Vak’ai kebir ki zuhur eyledi. Benlinin gözü cihânı görmeyub yalın ayak hem reâyâ avreti gibi bâşı açık, zenne şalvarın üstüne İsmailin cebkenin almış, destide şişhâne tufenk Karagümrükde olan kahvehâneye varmış, derûnî tehî, in cin top oynar, bir bektâşi kalender vardır kabak başında bîşuur, andan Mehmed Ağa Hamamına varır, ora dahi boş bir ihtiyar:
— Gece burda idiler, seherî pür silâh çıkub zannım Yeni Odalara gittiler!. der.
“Bu haberi alır, ol zaman Behiye kışlaya varır (Ben Behiyenin doğrudan Aksaraydaki kışlaya gitmeyüp İsmaili evvelâ Karagümrük kahvehânesinde, sonra da Mehmed Ağa Hamamında araması şâyânı dikkattir. Vak’ayi Hayriyede İstanbuldaki bütün yeniçerilerin cenge iştirak etmediği, büyük kısmının ihtilâl başlar başlamaz şehir dışına kaçdığı yolundaki rivâyeti kuvvetlendirir). Yeni Odalarda görür ki âteşi Nemruddur; derununda olan canın taşra atsa nimet bilür. Yoldaşlar:
— Dön bre avret, ocağımız yandı battı.. Dediklerinde, biri dahi:
— Berber İsmail şehid oldu, gözümle gördüm!. der.
Behiye bunu ki duyar, tamam tecennün idub kışlaya girer ki oğlanın lâşesin bula (Bu büyük kışla iç içe avlular, taşlıklar, koğuşlar, mescidler, tekkeler, çardaklar, kerevetler, köşkler, mutfaklar, hamamlarla muazzam bir lâbirenttir. Hemen bütün binâları ahşabdır. Sükûnet içinde birini arayub bulmak gaayet güç bir iş iken, harıl harıl yanar iken bir sevgili cesedi aramak ancak cinned eseridir. B.: Yeni Odalar). Girmek var, çıkmak yok; ol târihde tâze yiğit olup Gazi Sultan Mahlud kılıcından kelle kurtarmış muammerinden Taşkasablı Tulumbacı Haydar Ağa nakletmiştir:
— Kışladan âhir ben çıkdım, Çenginin öldüğün gördüm; Zincirlikuyu Taşlığında lâşeden lâşeye koşardı, başına üsküb koymuş, elinde şişhâne, eğilir, yüzün görür, kalkar âhir cânibe koşardı, âteşi Nemrud içinde Semender idi, âhir anı gördümki fevkaanî çardak avretin üstüne çöker, o dahi gördü ammâ firar eylemedi; gözüm kapadım kaçdım.. demiş idi. Elhak şehîdei aşku muhabbettir. Kara Tahsin için Lâleli cenginde düştü dediler. Berber İsmail vak’ai kebirden on iki sene geçdikde Kasımpaşada kulaksız Hamamından zuhur etti, Tersânede asker oldu. (B.: İsmail, Berber)”.
Tırnavallı Benli Behiye
(Resim: Sabiha Bozcalı)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM050106
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tanım
Cilt 5, sayfalar 2384-2386
Not
Görsel: cilt 5, sayfa 2385
Bakınız Notu
B. Hüseyin Ağa, Galatalı; İsmail, Berber; B.: Râmiz Paşa, Tatar; B.: Mehmed, Kandıralı; B.: Yeni Odalar; B.: İsmail, Berber
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Sabiha Bozcalı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.