Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BEDİÎ FAİK
Zamanımızda İstanbul Basınının en seçkin kalem sâhiblerinden ve günlük “Dünya” gazetesinin iki sâhibinden biri (B.: Atay, Falih Rıfkı); hür vicdan ile selîm aklın ışığında humorist münekkid; babası İstanbullu avukat Faik Bey, annesi Balıkesirli Faika Hanımdır; kendi nüktesidir, “ilk poletikayı doğarken yapmışım, gözlerimi dünyâya, 1 mayıs 1921 de Balıkesir ile İstanbulun tam ortasında, Bandırmada açdım” diyen Bediî Faik ilk okulu İzmirde, Liseyi İstanbulda okudu, tıp tahsilini doktor olmasına ramak kala terkederek bir müddet tütün ticâreti ile meşgul oldu, tam muvaffak olacağı sıra gazeteciliği tütüncülüğe tercih etti. 1945-1946 yıllarında ilk yazıları “Tasvir” ve “Son Saat” gazetelerinde çıkdı; her iki gazeteye de her gün birer fıkra ve haftada ikişer sohbet yazmağa başladı. 1946 da “Demirkırat” adlı siyasî bir halk gazetesi çıkardı; büyük boyda ve haftada iki defa yayınlanan bu gazetenin hemen dörtte üçünü kendi kalemi ile doldurdu; bir taraftan da bâzı dergilere fıkralar, sohbet makaaleleri yazdı. 1948 de Ali Naci Karacan İsviçreden dönüp “Tan” gazetesini yeniden çıkarmaya başladığında mesâi arkadaşı olarak Bediî Faiki seçdi ve Tan’ı birlikde yürüttüler, fakat gazetenin adı, Zekeriya Sertelin çıkardığı “Tan” gazetesinin mâcerası dolayısı ile sevimsizdi, Bediî Faik’in teklifi i...
⇓ Read more...
Zamanımızda İstanbul Basınının en seçkin kalem sâhiblerinden ve günlük “Dünya” gazetesinin iki sâhibinden biri (B.: Atay, Falih Rıfkı); hür vicdan ile selîm aklın ışığında humorist münekkid; babası İstanbullu avukat Faik Bey, annesi Balıkesirli Faika Hanımdır; kendi nüktesidir, “ilk poletikayı doğarken yapmışım, gözlerimi dünyâya, 1 mayıs 1921 de Balıkesir ile İstanbulun tam ortasında, Bandırmada açdım” diyen Bediî Faik ilk okulu İzmirde, Liseyi İstanbulda okudu, tıp tahsilini doktor olmasına ramak kala terkederek bir müddet tütün ticâreti ile meşgul oldu, tam muvaffak olacağı sıra gazeteciliği tütüncülüğe tercih etti. 1945-1946 yıllarında ilk yazıları “Tasvir” ve “Son Saat” gazetelerinde çıkdı; her iki gazeteye de her gün birer fıkra ve haftada ikişer sohbet yazmağa başladı. 1946 da “Demirkırat” adlı siyasî bir halk gazetesi çıkardı; büyük boyda ve haftada iki defa yayınlanan bu gazetenin hemen dörtte üçünü kendi kalemi ile doldurdu; bir taraftan da bâzı dergilere fıkralar, sohbet makaaleleri yazdı. 1948 de Ali Naci Karacan İsviçreden dönüp “Tan” gazetesini yeniden çıkarmaya başladığında mesâi arkadaşı olarak Bediî Faiki seçdi ve Tan’ı birlikde yürüttüler, fakat gazetenin adı, Zekeriya Sertelin çıkardığı “Tan” gazetesinin mâcerası dolayısı ile sevimsizdi, Bediî Faik’in teklifi ile “Milliyet”’e çevrildi. O tarihlerde “Milliyet” Demokrat Partiyi destekliyordu. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti iktidâra geçince yeni hükûmetin ilk işleinden biri arabca ezanın tekrar kabulü oldu; D. P. iktidarının dini siyâsete âlet etme yolunda ilk tâvizi olan bu mesele karşısında Bediî Faik D. P. hükûmetini tutmakda kararlı görünün Milliyet gazetesinden ayrıldı ve D. P. erkânının teklif ettikleri vazifeleri red ederek “Yeni İstanbul” gazetesine İhtisab etti. Bu sıralarda da, İstanbul Radyosunda yapa gelmekde olduğu sohbetlere, tamamen gayrî siyasî olduğu halde, gazetedeki tenkid yazılarından ötürü son verildi. D. P. iktidarı ile muharrir arasında amansız mücâdele de bu sûretle başladı, 27 mayıs 1960 ihtilâline kadar devam etti.
1951 de, iki yıldanberi âzâsı bulunduğu radyo danışma kurulundan çıkarıldı; bunları da 1960 yılına kadar devam edecek olan ve sayısı yüze yaklaşan basın dâvâları tâkib etti. 1952 de Falih Rıfkı Atay “Dünya” gazetesini kurunca, Bediî Faik bu gazeteye evvelâ bir yazar olarak intisâb etti, sonra gazetenin yarı yarıya ortağı oldu. 1954 de, kanunlarımızda yeri olmayan Karakuuşî bir hükümle, “fazla suç işlemesine mâni olmak için” tevkif edildi; yine basın tarihinde görülmemiş hâdisedir, “Tekelonya Cumhuriyeti” adlı bir romanının neşri, sâdece gazetedeki ilânları üzerine tefrika başlamadan yasak edildi.
Evlidir; bir oğlu ve ikiz kızları olmak üzere üç evlâd sâhibidir. En aşırı merâkı giyinmekle evini tanzim ve tertibidir, kazancının büyük kısmı pek cömertce bu iki yerda harcanır; öylesine ki evinin iki odası esvab dolabı olmuşdur.
Siyasî partilere girmemişdir, “gazetecilik biraz da muhâlefet anlamına gelir” diyor; “Yazılarına bayılırım” dediği muharrirler Falih Rıfkı Atay, Mantaigne, Steinbeck, Oscar Wilde, Bernard Shaw’dır; “hayatımda iki şeyden de nefret ederim diyor: B1 Vitamininin kokusu, ve lâübâlîlik”. Ciddiyeti zarâfeti ve nüktedamlığı ile süslediği, samimiyeti de lâübâlîliğe düşürmediği bütün yazılarında görülür.
Kitab hâlinde yayınlanmış eserleri: “Efendime söyliyeyim” (Fıkralar, 1953); “Yalancı” (Roman, 1954); “Bir garib ada” (İngiltere seyahatı notları, 1955); Sam Amıcanın Evinde” (Amerika seyahatı notları, 1956); “Hitler anlatıyor”, “Ay Bizimdir”.
Bediî Faik
(Resim: B. Şeren)
Theme
Person
Contributor
B. Şeren
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050063
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
B. Şeren
Description
Volume 5, pages 2368-2369
Note
Image: volume 5, page 2368
See Also Note
B.: Atay, Falih Rıfkı
Theme
Person
Contributor
B. Şeren
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.