Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BECERANO (BEJERANO) EFENDİ (Hayim)
Türkiye Hahambaşısı. 1846 da o zaman Türkiye idaresi altında bulunan Bulgaristan’ın Eski - Zağara kasabasında doğmuştur. Burada birkaç sene içinde bilgisini hocalarını geçecek kadar genişlettikten sonra namı pek genç yaşta Balkan memleketlerinin hudutlarını aşmıştır. Muazzam hafızası, çalışkanlığı ve geniş zekâsı sayesinde kendikendini yetiştirmiş olan nâdir şahsiyetlerden biridir. Türkçe, ispanyolca, bulgarca, ibranice, fransızca, almanca, ingilizce, italyanca, rumence, lâtince, arapça, farsça, sanskritçe, rumca, ermenice lisanlarını tam bilirdi vakıftı, bu lisanlarla konuşur ve yazardı.
30 sene, yine ozamanlar Osmanlı idaresi altında olan Rusçukda öğretmen ve din adamı olarak kaldıktan ve hemen bütün ilim kollarında bilgilerini arttırdıktan sonra Viyanada mühim bir imtihan geçirerek burada Hahambaşı ve Lisan âlimi (filolog) unvanını kazanmıştır. Bir müddet Bükreş’te kaldıktan sonra Edirne musevîlerinin dâveti üzerine 1908 de Edirne hahambaşısı olmuştur. Burada 1919 tarihine kadar kaldıktan sonra vefatına kadar İstanbul’a gelerek Türkiye hahambaşısı olmuştur.
Kendisinin dinî tetkiklerinden ayrı muhtelif edebiyat ve tarih kolları arasında, felsefî bahisler üzerinde dünya çapında ilim, edebiyat ve tarih mecmualarında yayınlanmış makaleleri cidlerle kitab olacak kadar çok, ve hemen...
⇓ Read more...
Türkiye Hahambaşısı. 1846 da o zaman Türkiye idaresi altında bulunan Bulgaristan’ın Eski - Zağara kasabasında doğmuştur. Burada birkaç sene içinde bilgisini hocalarını geçecek kadar genişlettikten sonra namı pek genç yaşta Balkan memleketlerinin hudutlarını aşmıştır. Muazzam hafızası, çalışkanlığı ve geniş zekâsı sayesinde kendikendini yetiştirmiş olan nâdir şahsiyetlerden biridir. Türkçe, ispanyolca, bulgarca, ibranice, fransızca, almanca, ingilizce, italyanca, rumence, lâtince, arapça, farsça, sanskritçe, rumca, ermenice lisanlarını tam bilirdi vakıftı, bu lisanlarla konuşur ve yazardı.
30 sene, yine ozamanlar Osmanlı idaresi altında olan Rusçukda öğretmen ve din adamı olarak kaldıktan ve hemen bütün ilim kollarında bilgilerini arttırdıktan sonra Viyanada mühim bir imtihan geçirerek burada Hahambaşı ve Lisan âlimi (filolog) unvanını kazanmıştır. Bir müddet Bükreş’te kaldıktan sonra Edirne musevîlerinin dâveti üzerine 1908 de Edirne hahambaşısı olmuştur. Burada 1919 tarihine kadar kaldıktan sonra vefatına kadar İstanbul’a gelerek Türkiye hahambaşısı olmuştur.
Kendisinin dinî tetkiklerinden ayrı muhtelif edebiyat ve tarih kolları arasında, felsefî bahisler üzerinde dünya çapında ilim, edebiyat ve tarih mecmualarında yayınlanmış makaleleri cidlerle kitab olacak kadar çok, ve hemen hepsi yorucu tedkik mahsülüdür. Maddî imkânlarının azlığı hasebile ancak birçok mühim esiri Rumence basılmıştır. Dinler tarihi üzerindeki bilgisi gaayet derindi. Tevrat’tan gayrı Kur’anı Kerim ve İncil’i hemen ezbere denecek derecede bilirdi.
Kütüphane ve çalışma odası, bilgiye susamış her dinden genç ve yaşlı din adamının ve bilginin koşup toplandığı bir akademi hâlinde idi. Bunlar, Becerano Efendinin etrafında toplanarak dinî, edebî ahlâkî, tarihî konularda hakikatlerin ışığını bulurlardı.
Bu bahislere dair yapmış olduğu muhtelif tetkik ve komünikasyon üzerine birçok unvanı ve pâyeler kazanmış ve Fransız Beynelmilel Tarih Enstitüsü, Rumen, İspanyol, Portekiz, İtalyan, Alman akademilerine aza seçilmişti.
Hayim Becerano Efendisi vatanına dâimâ büyük bağlılık göstermiş ve bu derin merbutiyet dâimâ Osmanlı ve Türk devlet icali tarafından sıcak sevgi ve hürmet, takdir ile karşılanmışdır.
Bu arada birkaç vak’a kaydedilebilir: Edirne hahambaşısı iken Balkan Harbinde uzun müddet muhasara altında kalan Edirne çok izdırap çektikten sonra Bulgarların eline düşmüş ve altı ay bulgarların elinde kalmıştır. Edirne muhasarası ve işgali zamanında bulgar işgal ordusu kumandanı General Vazof Edirne ruhanî reislerini dâvet ederek hepsine ayrı ayrı vaziyetten mennun olup olmadıklarını sormuştur. Becarano Efendi’den gayri olan ruhanî reisler, mütfü efendi dahil, evvelkinden daha rahat ve memnun olduklarını söylemişlerdir. Sıra kendisine geldiği vakit “vaziyetimiz sevdiği kocasını kaybeden birkadının hâline benziyor. İkinci izdivacında mesud dahi olsa ilk aşkının erkeğini unutabilir mi?” demiştir; General Vazof da: “Bu duygunuz size şeref verir efendim” cevabını vermiştir.
Becerano Efendi fiilî sahada çalışırken manevî sahada da Edirne Türklerinin ümitlerini kuvvetlendirmeğe gayret ederdi. Birgün Edirne müftüsü ve bazı türkler kendisile görüşürken Edirnenin istikbali hakkında Tevrat’tan alınmak suretile bazı kayıtların içinden bir mânâ çıkartıp kendilerine izah etmelerini ricada bulunmuşlardır. Hahambaşı bu arzularını yerine getirmek için hemen Ahdı Atik’i açarak ve üzerinde parmağını gezdirdiği bir fıkranın tercümesini okumuştur: “Düşman geldiği yerden oraya dönecektir. Bu şehri kurtarmak için himaye edeceğim.” (Tevrat İşaya: Fasıl 37, fıkra 34-35).
1918 mütarekesinin kara günleri içinde de asîl ve necib kalmışdır.
Fener Rum Ortodoks Patriki Meletios İstanbul’a geldikten sonra musevîleri rumlarla işbirliği yapmağa teşvik etmişse de muvaffak olamamıştır. Meletios Hahambaşı Becerano Efendiyi ziyarete geldiği vakit! (İnşallah üç ruhanî reis - Rum patriği, Ermeni patriği ve Hahambaşı- elele verip hak ve menfaatlerimizi korumağa çalışırız) demiştir. Becerano Efendi cevaben:
— Biz ruhanî reisleriz; vazifemiz dinin emrettiği şeyleri yapmaktır. Ermiya Peygamber şöyle diyor (Ermiye Fasıl 39, fırra 7) : “Sizi nefyettiğim memleketin selâmeti için çalışınız, o memleketin iyiliği için dua ediniz; çünkü o memleket selâmet içinde yaşarsa, siz de selâmet içinde yaşarsınız” diyor!. cevabını vermiş ve bunun üzerine konuşma zemini değişmiştir.
24 Temmuz 1923 tarihinde Lozanda akdolunan muahedename mucibince Türkiyede yaşayan gayri müslim ekalliyetlere bazı imtiyazlar tanınıyordu (Madde 42). Buna göre gayrimüslim vatandaşların aile efrâdı arasında âile hukukuna taallûk eden ihtilâfların Türk mahkemeleri tarafından bu cemaaletlerin dinî örflerine göre hal ve faslı gerekmekte idi. Hahambaşı Becerano Efendi başta olmak üzere türk-musevî cemaatinin ileri gelenleri hükûmete müracaat ederek böyle haktan affolunmalarını rica ile diğer bütün vatandaşlara bu hususlarda tatbik edilecek kanun ahkâmının türk musevîlerine de tatbik edilmesini istemişlerdir.
Musevî encümeninin bu kararından haberdar olan türk-ermeni karma encümeni ve rum ortodoks karma encümeni aynı suretle karar vermeğe mecbur kalarak mesailerine son verdiler.
Atatürk Hahambaşı Becarano Efendi’yi yakından tanır ve ona dâimâ iltifatta bulunurdu.
Türkiye Hahambaşılığına intihap edildikten sonra Hayim Becerano Efendi İstanbulda ikamet etmiştir. Hastalığı esnasında, Cumhurbaşkanı olan Atatürk sıhhatinden haber almak için Başyaverini Hahamhaneye göndermiş ve tedâvisi için nakdî hediyelerle hatırını istifsâr etmiştir.
Bütün hayatını ilme, irfana vermiş olan bu müstesna ve mütevazî insan birçok yüksek idealist’ler bilginler gibi ömrünü kimseye sezdirmediği fakrü zarûret içinde geçirmiş ve 3 ağustos 1931 de İstanbul’da, çok sevdiği vatanı içinde fanî hayata gözlerini kapamıştır.
Dr. S. J. Becerano
Hayim Becerano Efendi
(Resim: O. Z. Çakaloz)
Theme
Person
Contributor
O. Z. Çakaloz
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Dr. S. J. Becerano
Identifier
IAM050049
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
O. Z. Çakaloz
Description
Volume 5, pages 2342-2344
Note
Image: volume 5, page 2343
Theme
Person
Contributor
O. Z. Çakaloz
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.