Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BEBEK, HÜMÂYUNÂBÂD KASRI
Boğaz içinin en güzel köşelerinden biri olan Bebek Koyunda On sekizinci asrın ilk yarısında Lâle devrinin ünlü veziri Damad Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından yapdırılmış, on dokuzuncu asır ortasında Abdülmecidin emri yıkdırılmış bir sahilsaray, lebideryâyâdâ bir hünkâr yalısıdır.
Vak’anüvis Küçükçelebizâde İsmail Âsım Efendi bu kasrın yapılmasını ve Bebek Koyu üzerinde yeni bir köy kurulub sür’atle inkişâfını hicrî 1138 (milâdî 1725-1726) vak’aları arasında şöylece naklediyor:
“Pâdişahlara mahsus bağçelerden Boğaz içinde Rumeli Hisarına yakın Bebek Bağçesi denilen mevkiinin ve havasının letâfeti ile meşhur bağçede (Yavuz Sultan Selim) zamanında yapılmış küçük bir kasır sonraları itibar görmemiş, nice zaman metrûk, bakımsız kalmış, çatısı, duvarları çökmüş, bir tek sofasından gayri umran eseri kalmamışdı. Bilhassa sonbaharda ve kışın haydud makuulesi bir takım uygunsuz herifler etrâfın tenhâlığından istifâde ile bu kasır harabesine giderler, türlü fesad icrâ iderlerdi. Bu güzel mevkiinde civârındaki boğaz köyleri gibi şenlenmesini ve halk tarafından iskânını isteyen Sadırazam İbrahim Paşa (bendelerinden) Salih Ağayı memur ederek deniz kenarında padişah için gaayet bir kasır, yanında bir camii şerif, çarşı olmak üzere dükkânlar, lâtif bir hamam yaptırdı. Kayalar mevkiine ve Hasan ...
⇓ Read more...
Boğaz içinin en güzel köşelerinden biri olan Bebek Koyunda On sekizinci asrın ilk yarısında Lâle devrinin ünlü veziri Damad Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından yapdırılmış, on dokuzuncu asır ortasında Abdülmecidin emri yıkdırılmış bir sahilsaray, lebideryâyâdâ bir hünkâr yalısıdır.
Vak’anüvis Küçükçelebizâde İsmail Âsım Efendi bu kasrın yapılmasını ve Bebek Koyu üzerinde yeni bir köy kurulub sür’atle inkişâfını hicrî 1138 (milâdî 1725-1726) vak’aları arasında şöylece naklediyor:
“Pâdişahlara mahsus bağçelerden Boğaz içinde Rumeli Hisarına yakın Bebek Bağçesi denilen mevkiinin ve havasının letâfeti ile meşhur bağçede (Yavuz Sultan Selim) zamanında yapılmış küçük bir kasır sonraları itibar görmemiş, nice zaman metrûk, bakımsız kalmış, çatısı, duvarları çökmüş, bir tek sofasından gayri umran eseri kalmamışdı. Bilhassa sonbaharda ve kışın haydud makuulesi bir takım uygunsuz herifler etrâfın tenhâlığından istifâde ile bu kasır harabesine giderler, türlü fesad icrâ iderlerdi. Bu güzel mevkiinde civârındaki boğaz köyleri gibi şenlenmesini ve halk tarafından iskânını isteyen Sadırazam İbrahim Paşa (bendelerinden) Salih Ağayı memur ederek deniz kenarında padişah için gaayet bir kasır, yanında bir camii şerif, çarşı olmak üzere dükkânlar, lâtif bir hamam yaptırdı. Kayalar mevkiine ve Hasan Halîfe yalısına varınca sâhilde ve dağ tarafında bütün mîrî erazı arsalar hâlinde ifraz edilip ve şevk ile almaya istekli halka satıldı; bir kaç ay içinde bu güzel yerde yeni bir köy kuruldu ve bu köye Hümâyunâbâd adı verildi”.
İstanbul Ansiklopedisinin mümtaz dostu Celâleddin Germiyanoğlu bu kasır hakkında bize şu notu tevdi etmişdir:
“Bebek Kasrı üç dâireden mürekkeb olup orta dâire iki yandakilere nisbetle denize doğru daha çıkıntılı imiş. Bu Kısmın altında mermer sutunlar bulunuyormuş.
“Bütün binâ çepçevre bir balkon ile (?) çevrili olup buraya rıhtım üzerindeki küçük kapulardan girilirmiş.
“Pencereleri kepenkli, menteşeleri pencere kasasının altında ve üstünde olup pencere açılacağı zaman üst kepenk kaldırılır, alt kepenkde indirilirmiş.
“İçinin kalem işi nakışları çok sanatkârâne imiş, bu nakışlarla bir kan endam aynasından başka da süsü yokmuş.
“Üçüncü Ahmed devrinde bir kaç ay içinde yapılmış olan Bebek kasrı (unutmamalıdır ki ahşab bir kasırdır) pek çabuk harab olmuş. 1860 ile 1889 arasında iki defa kaptan paşa olan Cezâyerli Gazi Hüseyin Paşa tarafından yeniden inşâ ettirilib Birinci Sultan Abdülhamide hediye etmiş.
“Köşk Üçüncü Sultan Selim Zamanında tâmir görüb yenilenmiştir.
“Devlet erkânı, yazın icab ettikce bu köşkde toplanmışlar; o zamanlar dış işleri bakanı yerinde olan Reisülküttab efendiler yabancı elçilerle gizli mülâkatlarını burada yapmışlardır.
“Enderunlu Hâfız İlyas Efendi “Vekaayii Letâifi Enderûniye” adındaki ruznâme-târihçesinde İkinci Sultan Mahmud devri için (1808-1839) bu köşke aid bâzı hâtıralar tesbit etmişdir:
“1815 de bir gün öğle namazını Bebek Camiinde kılan Sultan Mahmud Bebek Sâhilsarayına gider, endurunlu pehlivan gencleri güreşdirir, denize konulan hedeflere, yine maiyetindeki genclere tufenkle nişan tâlimi yapdırır; sonra saray sâzende ve hânendelerine bir mûsiki faslı emreder. Bu arada Hızırağazade müsâhib Said Bey kendi eseri olan:
Sâhın, nice ben olmayayım lutfuna meftur
Şadi vü cihan lutfu hümâyûnuna merhun
okur, pâdişah ikindi namazını da burada kılarak Sarayına döner.
“Bebek kasrının Abdülmecid tarafından yıkdırılmasına sebeb olarak şu fıkra anlatılır:
“Genç, zarif, hassas, vücud yapısı nârin ve nâhif olan bu pâdişah bir Bebek kasrına gider, köşkü bir harabca bulur, köşk bekcisi ile tâmire muhtac yerlerini konuşur iken, dirâyetsiz biradam olduğu anlaşılan bu bekci:
— Efendimiz, bu köşk daha pek çok pâdişah eskitir!.. der. Nâzik hükûmdar bu kaba münâsebetsizliği adamın cehline ve irfan kıtlığına bağışlar ama Bebek kasrından o anda soğur, tâmirini düşünürken yıkdırılmasını emreder” (Celâleddin Germiyanoğlu).
Bebek Kasrının Birinci Sultan Abdülhamid devrinde temelinden tutularak yeniden yapısına o devrin seçkin şâirlerinden târih üstâdı Sürûrî şu kıt’ayı yazmışdır:
Hidîvi dehre kâhi nev yapıldı kim mülûk içre
Hudâ ismi gibi itmiş o şâhi asrı bi hemtâ
Sürûri arz ider âvîzeî dehr gibi târih
“Bebekde oldu Han Abdülhamîdin kasrı bî hemtâ”
1189 (M. 1775)
Lâle devrinde yapılmış olan ikinci Bebek kasrının şekli tamamen mechûlümüzdür. Bir resmi mevcud olan bu üçüncü ve sonuncu Bebek kasrıdır.
Abdülmecid devrinde İstanbula gelmiş ve Bebek kasrını son günlerinde görmüş olan İngiliz edîbesi Miss Pardo bu hünkâr yalısı hakkında şunları yazıyor:
“Boğaz içinin takrîben yarı yolunda kâin bulunan Bebek, bu küçük ve zarif köy Boğazın Avrupa yakasında sâhil boyunca hayli uzanır; dev cüsse orman ağaçları ile gölgelenmiş meydanı ile ve bir de kasrı şâhânesi ile meşhurdur.
“Vaktiyle bu kasır mahuf ve esrârengiz sayılırdı. Fakat bugün o romantikliğini kaybetmiş, güzel ve zariftir; çünkü artık pâdişahın arasıra istirafgâhı olmaktadır, ve son zamanlarda zevk âver sûretde boyanmışdır.
“Bebek Kasrı târihî bir ehemmiyet arz eder, çünkü pâdişah arzu ettiği zaman bir avrupalı elçiyi diğerbirinin veya hükûmet âzâsının haberi olmadan burada kabul eder. Onun içindir ki, nazarı dikkati çekmemesi için kısmen harab, mühmel bırakılıyor. Mülâkaatı istenilen zât hiç bir merâsime tâbi olmadan sessizce, daha doğrusu gizlice kayığını buraya yaklaşdırır, rıhtıma çıkar. Pâdişah ile misâfiri burada kimseye görünmeden, fakat Boğazdan geçenleri mükemmelen seyrederek konuşurlar; mülâkat bitince yine ayni tedbir ile ayrılırlar. Fakat Sultan Abdülmecid böyle gizli mülâkatlar sevmiyor, Bebek kasrı, zâti şâhâneleri için ara sıra bir saatlik istiratgâh olmaktadır”.
Bebek Kasrının Üçüncü Sultan Selim devrinde mimar ve ressam Melling tarafından yapılmış güzel bir resmi vardır. Kasrın iki tarafında lebi deryâda pençereleri kafesli bir paravana - duvar vardır, bu duvarda biri sağda biri solda birer bağçe kapusu ile birer kameriye - odacık vardır, ne olduklarına dâir hiç bir kayde rastlamadığımız bu odacıkların birer deniz hamamı olduğunu tahmin ediyoruz. Paravana - duvarların ve kasrın önünde boydan boya mermer bir rıhtım vardır. köşkün orta kısmı mermer sütunlar üstünde denize doğru çıkmış olup, rıhtımın bu kısım altına rastlayan kısmı mermer bir korkulukla çevrilmişdir. Köşkün alt katında rıhtıma açılar kapusu olmakla berâber sağlı sollu iki merdiven rıhtımdan doğruca üst kata çıkmayı temin etmiştir.
Bebek kasrının yıkılması Miss Pardo’nun İstanbulu ziyâretinden sonradır; Halûk Y. Şehsüvaroğlu bu yıkım târihini 1845 den sonra diye tesbit ediyor ve: “Bağçe duvarları Abdülaziz zamanına kadar durdu. Fransa İmparatoriçesi Eugénie’nin İstanbulu ziyâretinde, 1869, bu büyük misafire Bebek Bağçesinde bir ziyaret verilmek istendi, göze hoş görünmeyen duvarları da o zaman yıkılıp kaldırıldı” diyor.
Bebek Kasrı Hümâyûnu
(Resim: Bir gravürden Bülend Şeren eli ile)
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM050038
Theme
Location
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 5, pages 2337-2339
Note
Image: volume 5, pages 2338-2339
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.