Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
BAYTAR MEKTEBLERİ
İstanbulda “Askerî” ve “Mülkî olarak iki mekteb olarak kuruldu, târihçelerini ayrı ayrı yazmak lâzımdır.
Askerî Baytar Mektebi — 1839 (H. 1255) da İstanbulda prusyalı Godlewsky adında bir baytar getirilerek süvarı ve topçu alaylarındaki hasta hayvanların tedâvisine memur edilmiş ve tedâvi usûlünü öğrenmek ve kendisine yardım etmek üzere de yanına bir kaç Türk genci verilmişdir. Ayni zamanda tedrisat ve tedâvi işlerinde istifâde etmek, birisi dershâne ötekisi de eczâhâne olarak kullanılmak üzere hükûmetce bu zâtin emrine kışlaların birisinde iki oda tahsis edilmişdi. İşte bu zât sonraları İstanbulda bir baytar mektebinin kurulması için teşebbüs ve tavsiyelerde bulunmuşdu.
Fakat yanına verilen gençlere baytarlığı öğretmek çok güç oldu. Godlewsky türkçe bilmediğinden tedrisat ve tatbikat, baytarlıkla hiç bir alâka ve münasebeti olmayan tercümanların elinde kalmışdı; prusyalının takrirlerini talebeye yalan yanlış nakil ve terceme ediyorlardı. Godlewoskynin yanına talebe diye verilen baytar namzedi gencler ise neferler arasından seçilmişdi, türkçe okuyub yazmaları bile yokdu, hele fenni tâbirleri anlamalarına imkân yokdu, tedrisatın ne kadar güç ve ne kadar sathî olacağı teslim edilir.
Nihâyet bunun çıkar yol olmadığı anlaşılarak Harbiye mektebinde süvari sınıflarında baytarlık dersl...
⇓ Read more...
İstanbulda “Askerî” ve “Mülkî olarak iki mekteb olarak kuruldu, târihçelerini ayrı ayrı yazmak lâzımdır.
Askerî Baytar Mektebi — 1839 (H. 1255) da İstanbulda prusyalı Godlewsky adında bir baytar getirilerek süvarı ve topçu alaylarındaki hasta hayvanların tedâvisine memur edilmiş ve tedâvi usûlünü öğrenmek ve kendisine yardım etmek üzere de yanına bir kaç Türk genci verilmişdir. Ayni zamanda tedrisat ve tedâvi işlerinde istifâde etmek, birisi dershâne ötekisi de eczâhâne olarak kullanılmak üzere hükûmetce bu zâtin emrine kışlaların birisinde iki oda tahsis edilmişdi. İşte bu zât sonraları İstanbulda bir baytar mektebinin kurulması için teşebbüs ve tavsiyelerde bulunmuşdu.
Fakat yanına verilen gençlere baytarlığı öğretmek çok güç oldu. Godlewsky türkçe bilmediğinden tedrisat ve tatbikat, baytarlıkla hiç bir alâka ve münasebeti olmayan tercümanların elinde kalmışdı; prusyalının takrirlerini talebeye yalan yanlış nakil ve terceme ediyorlardı. Godlewoskynin yanına talebe diye verilen baytar namzedi gencler ise neferler arasından seçilmişdi, türkçe okuyub yazmaları bile yokdu, hele fenni tâbirleri anlamalarına imkân yokdu, tedrisatın ne kadar güç ve ne kadar sathî olacağı teslim edilir.
Nihâyet bunun çıkar yol olmadığı anlaşılarak Harbiye mektebinde süvari sınıflarında baytarlık derslerinin de gösterilmesi istendi ve o yola gidildi. 1841 de bu işe başlanarak 12 süvarı talaeb 1845 de baytar sıfatı ile alaylara dağıtılmış, hatta bunların imtihanlarında paşalar da bulunmuştur.
Bu sırada Viyana’da toplanan Baytar kongresine Ahmed Efendi adında bir zâbit gönderilmiş, oradan dönüşünde Baytar mektebi tedris heyetine alınmışdır. Bu Ahmed Efendi önce Ziraat mektebinde talebe iken mektebin kapatılması üzerine Harbiyeye nakletmiş, orada baytarlık derslerini tâkib etmişdi.
Harbiye’de açılan ilk baytar sınıflarının tahsil müddetleri dört sene idi. Bu sırada birinci sınfda, 10, ikinci sınıfda ancak 3 talebe vardı.
Baytar sınıflarına önceleri, askerî idâdilerden Harbiyeye geçenler arasından kurraa ile talebe seçilirdi, kendi isteği ile baytarlığa rağbet gösterenler azdı. Harbiyedeki baytar talebeye de birinci ve ikinci sınıflardaki piyâde bölük tâlimleri yapdırılır, üçüncü ve dördüncü sınıflarda süvarı tâlimâtnâmesi kâmilen okutturulurdu. Sene sonunda ise baytarî bilgilerden başka süvarı tâlimleri ameliyat ve nazariyatından da imtihan edilirlerdi. İşte bundan dolayıdır ki ilk zamanlarda baytar sınıflarının muallimlerinin çoğu harb zabiti idiler.
Tıbıbiye mektebi ile Harbiyenin idâreleri birleşdirildiği sırada oradaki hocalarının bir çoğu baytar sıınflarında da tedrisatda bulundular, bu suretle baytarlık tabâbete bir derece yaklaşmış oldu.
Askerî Rüşdiyeler açılmadan önce ve açıldıktan 1884-1885 (H. 1302) senesine kadar baytar talebesi de Gülhânedeki Tıbbiye İdâdisinin mahrec sınıflarında okurlardı, oradan Tıbbiye İdâdisine giderler ve Tıbbiye İdâdisini bitirdikten sonra da Harbiye mektebindeki baytar sınıflarına geçerlerdi.
1885 de (H. 1302) Eyyubda bir baytar rüşdiyesi açıldı.
1888 de (H. 1306) Harbiyede tahsil görmekde olan baytar talebesi Askerî Tıbbiye mektebine nakil olundular. Buradan şahâdetnâme alanlar Harbiyede olduğu gibi sânî mülâzimlikle çıkarlardı. Bunlar Beyoğlunda Taksim kışlasındaki Baytar Ameliyat Mektebinde bir sene staj yaparlardı. Fakat yine bu sene içinde baytar talebesi tekrar Tıbbiyeden Harbiyeye nakledildi. 1889 da (H. 1307) diploma alan baytarlar yüzbaşılıkla çıkdılar.
Bu zamanlarda Belçikadan getirilen baytar Dezutter bir kaç sene kadar seririyatlarda Askerî Baytar Mektebinin son sınıflarına amelî tedrisatda bulundu.
1896-1897 ders yılı (H. 1314) Askerî Baytar Mektebi için bir yenilik devrinin başlangıcı oldu. 1892 den beri birer sene ara ile Harbiyede bulunan baytar sınıflarının birincileri arasından ayrılan Âdil, Mehmed Nuri, Hayreddin ve İsmail Hakkı efendiler Fransaya baytarlık tahsiline gönderildiler. Bu efendiler orada dört sene okudukdan sonra İstanbula dönmüşler ve her biri birer derse muallim tâyin olunmuşlardır.
Askerî Tıbbiye ile birleşmiş olan Baytar Mektebinin oradan ayrılarak müstakil bir idareye tâbi bulunduğu zamanki 1910 (H. 1328) den Cumhuriyete kadar gelen devridir, programları sivil liseler programlarına uydurulmuş, tedrisat da beş seneden dörde indirilmişdir ve gitdikce inkişaf etmişdir.
Mülkîye Baytar Mektebi — Türkiyede bir, çok meslek mekteblerinin askerî ihtiyaclar dolayısı ile açılmış olduğunu hatırlamalıdır.
Orduda kullanılan hayvanların tedâvisi için 1839 da (H. 1265) Harbiye mektebi içinde baytarî dersler gören doktorlar yetişerek ilk zamanlarda bu işi görmüşlerdir ve Askerî Baytar Mektebi sonraları ayrıca tedrisata başlamıştır. Fakat halkın elinde bulunan ve memleketin büyük bir servetini teşkil eden hayvanların sihhatini korumak, millî serveti, tehlikeden kurtarmak yolları ilk zamanlarda düşünülmemişti.
“Tercümanı Hakikat”in 16 Mart 1888 tarihli nüshasına yazılan ve bir baytar mektebinin lüzum ve ehemmiyetinden bahis ile açılacağını tebşir eden imzasız bir yazıda deniliyor ki:
“Gaayet büyük Osmanlı ülkesinde yalnız sekiz nefer mülkiye baytarı mevcud olup bu kadar baytarla o kadar geniş ülkede yaşayan milyonlarca çeşitli hayvan sürülerinin sıhhî durumunun korunması insan gücüne sığmaz, bu yüzden yurd serveti çok büyük zarar görüyor.
“Ne garibdir ki, bâzı vilâyetlerde evvelce mevcud olan bir kaç baytar maaş alamadıklarından hizmetlerini terk ile orduya yazılmışlar. Yukarıda kaydettiğimiz sekiz nefer baytar da muntazam maaş alamadıklarından şikâyet etmektedirler. Memâliki Şâhânenin beşde biri kadar olan Fransada dört bin nefer mülkiye baytarı vardır; memleketimizde baytar yetişdirmenin sağlayacağı fayda meydandadır”.
Fakat Mülkiye Baytar Mektebi memleketimize lüzumu olduğundan ziyade Avrupalıların gösterdiği lüzum üzerine açılmıştır. Şöyle ki: Avrupalılar kendi memleketlerini hayvan hastalıklarından korumak için Türkiyeden gelen hayvanlara, yün ve deri gibi hayvan mâmûlâtına kapularını kapayarak ancak gümrüklerde Baytarî Muayene usûlü kabul ve tatbik edildiği takdirde Türkiyeden yapılan bu gibi ihrâcata konulan yasağı kaldıracaklarını bildirmişlerdi. Bunun üzerine hükûmet bâzı sivil talebeyi Askerî Baytar Mektebinde tahsil ettirerek hayvan muayeneleri ile uğraşmak üzere gümrüklere memur etmişdi.
Bu suretle yetişen baytarların maksadı temine kifâyet etmediği görülmesi üzerine ayrıca bir Mülkiye Baytar Mektebi açılmasına karar verilmişdir.
Bununla berâber hayvan hastalıklarının memleketde ziraata ve millî servete çok büyük zararları dokunduğu görülerek hükûmetce bunun esaslı bir sûretde önüne geçilmesi düşünülmüş ve o neticede Pasteur telkih usûlü öğretilmek üzere 1888 de (H. 1304) Mülkiye Tıbbiyesinde bir sınıf açılıp talebe kabulüne başlanmışdır. Ve mektebde bir komisyon toplanarak, bir takım genclere Pasteur telkih üsûlü öğretilmekle memleketde bulaşıcı ve geçici hayvan hastalıklarının önü alınamayacağından baytarlığın bütün esaslarını öğrenmek üzere bir mülkiye baytar mektebi teşkiline bu komisyonda karar verilmiş, fakat büdcenin dar bir zamanda yeniden böyle esaslı bir mekteb açılmasına imkân görülemediğinden fizik, kimya, nebâtat ve hayvânat gibi derslerin tıbbiye talebesi ile birlikde ve teşrih (anatomi) ile fizyoloji gibi fenlerin ayırca okutulması, ve bu sûretle mektebin iki evvelki sınıflarının yatısız olarak Mülkiye Tıbbiyesinde, ve kalan iki sınıfının da o vakte kadar inşaat bitecek olan Halkalı Ziraat mektebinde açılması muvâfık görülmüşdür.
O zaman Ahırkapudaki Tıbbiye Mektebi kendi talebesine bile yetişemez iken mülkiye idâdisi mezunlarından alınan baytar talebesi bu binâ dahilinde tıbbiye efendileri ile birlikde pek sıkışık vaziyette derslere devam etmiş, yalnız anatomi ile fizyolojiyi kendi hocalarından ayrıca görmüşlerdi. 1889 da (H. 1305) Mülkiye Tıbbiyesi binâsındaki Baytar Mektebine giren 25 talebenin 19 u iki sene sonra, 1891 de inşaatı bitmiş olan Halkalı Ziraat Mektebine yatılı talebe olarak nakledildiler. Ziraat talebesi bu mektebe bir sene sonra kabul edildi, hattâ mektebin açılma merâsimi de ziraat talebesi alındıkdan sonra yapıldı. Mektebin o zamanki adı Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi idi. Hattâ kapusunun üzerindeki kitâbede ziraatin hayvanlarla münâsebeti hasebi ile bu büyük binânın da bu iki faydalı mesleğin bir arada öğretilmek üzere yapılmış ve açılmış olduğu manzum olarak ifâde edilmiştir.
Halkalıdan birincisi 1893 (H. 1309), ikincisi 1894 (H. 1310) de olmak üzere iki baytar sınıfı diploma alarak çıkdı. Fakat muvakkaten Tıbbiye Mektebinde bulunmakda olan ilk iki yatısız sınıfların da yatılıya çevrilmesi zarûrî görülüp, bunların Halkalıya getirilmesi ise, ziraat talebesi ile birlikde sekiz sınıfı bulacak olan iki mektebi binanın alamayacağı anlaşılarak baytar sınıfları Kadırga Meydanında kiralanan büyük bir binâya nakledildi. Bu sûretle birinci ve ikinci sınıfları Mülkiye Tıbbiyesinde, üçüncü ve dördüncü sınıfları da Halkalı Ziraat mektebinden ayrılan Mülkiye Baytar mektebi dört sınıfı bir arada ve yatılı olmak üzere müstakil bir binâda yerleşmiş oldu.
Mülkiye Baytar Mektebinin açılmasında en çok hizmeti ve gayreti dokunan Mehmed Ali Beydir. Evvelce Askerî Baytar Mektebinde emrâzı umûmiye ve hıfzıssıhha muallimi iken Ziraat Mektebinin bânisi sayılması lâzım gelen Amasyan Efendi tarafından (B.: Amasyan, Agob Efendi) gösterilen lüzum üzerine fennî baytarî müşaviri sıfatı ile Ticaret Nezâretine alınmış, sonraları umûri baytariye müfettişliğine tâyin olunmuştur. Baytar Mektebinin, hattâ Ziraat Mektebinin ilk müdürlüğüne de bu zât yapmışdır.
Askerî Baytar Mektebi 1848 (H. 1265) de açılmış olmasına göre asıl Mülkiye Baytar Mektebi bu târihden ancak 47 sene sonra açılabilmişdir.
Kadırga Meydanında kira ile tutulmuş olan bir binâda müstakilen tedrisata başlayan Baytar Mektebi için sonraları Sultanahmed Camii yanında eski ve geniş bir binâ, “Tunuslu Mahmud Paşa konağı” alınarak ve bir hayli yeni binâlar yapılarak oraya nakledildi.
1908 inkılâbından sonar mekteb fennî ve asrî lâboratuarlarla techiz edilmiş, tedrisat kuvvetlendirilmiş olmakla beraber Avrupaya da talebe gönderilmeye başlanmışdı.
1911 de İshakpaşa yangınında mektebin bir kısmı yanmış ve Birinci Cihan Harbi çıkdığı zaman kapatılmışdır. Millî hükûmet teşekkül ettiği sıralarda İstanbulda birisi askerî, ötekisi mülkî olmak üzere mevcud olan iki mekteb birleştirilip Baytar Mektebi Âlisi’ne çevrildi. Birleştirilen mekteb tedrisât hepsi Avrupada tahsil görmüş muallimlere verildi. Ankarada asrın son terakkiyâtı ile mütenâsib Baytar Enstitüsü yapıldıkdan sonra da Baytar Mektebi Âlisi İstanbuldan kaldırılıp Ankaraya, yeni Enstitüye nakledildi.
Osman Nuri Ergin
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Osman Nuri Ergin
Identifier
IAM050017
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 5, pages 2321-2324
See Also Note
B.: Amasyan, Agob Efendi
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.