Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AZİZİYE VAPURLARI İDAREİ AZİZİYE
Türkiye Devlet Denizyolları idaresinin ilk devirlerinde, vapurlarının ve idarenin bu isimdeki hükümdara nisbetle anıldığı bir devir olmuştur ki; Abdülmecid zamanında “Fevaid İdaresi” diye kurulan Devlet Denizyolları İdaresi, sırasiyle, “İdarei Aziziye” “İdarei Mahsusa”, “Seyri Sefain İdaresi” ve nihayet Cumhuriyet devrinde “Devlet Deniz Yolları İdaresi” ismini almıştır’ Fevaid idaredinin ne zaman “İdarei Aziziye” ye çevrildiği kat’î olarak tespit edilmemekle beraber, “İdarei Aziziye” adına ilk defa (H. 1288) M. 1871 de rastlanıyor. İkinci Abdülhamid’in cülûsundan az sonra, idare ve vapurların muamele evrakından “Aziziye” ismi kaldırılmış ve “İdarei Mahsusa” terkibi kullanılmış ise de İstanbullular, devlet vapurlarına daha uzun zaman Aziziye vapurları diye gelmiştir. Bu vapurlar, uzak ve yakın Türkiye limanlariyle sevahili mütecavireye (Adalar, Anadolu yakasında Pendik’e ve Rumeli yakasında da Yeşilköye kadar) giderlerdi.
Abdülâziz, kendi adını taşıyan Devlet Denizyolları İdaresinin, ticaret zihniyeti olmadan inkişaf edemiyeceğini görerek İdarei Aziziyenin bir millî anonim şirket haline konulmasına işaret etmiş, (H. 1289) M. 1872 de büyük servet sahiplerinden ve şûrayı devlet âzasından Boğos Beyin üzerine devir ve ihale edilmiştir; fakat İdarei Aziziyenin “Kumpanya” devri ancak on...
⇓ Devamını okuyunuz...
Türkiye Devlet Denizyolları idaresinin ilk devirlerinde, vapurlarının ve idarenin bu isimdeki hükümdara nisbetle anıldığı bir devir olmuştur ki; Abdülmecid zamanında “Fevaid İdaresi” diye kurulan Devlet Denizyolları İdaresi, sırasiyle, “İdarei Aziziye” “İdarei Mahsusa”, “Seyri Sefain İdaresi” ve nihayet Cumhuriyet devrinde “Devlet Deniz Yolları İdaresi” ismini almıştır’ Fevaid idaredinin ne zaman “İdarei Aziziye” ye çevrildiği kat’î olarak tespit edilmemekle beraber, “İdarei Aziziye” adına ilk defa (H. 1288) M. 1871 de rastlanıyor. İkinci Abdülhamid’in cülûsundan az sonra, idare ve vapurların muamele evrakından “Aziziye” ismi kaldırılmış ve “İdarei Mahsusa” terkibi kullanılmış ise de İstanbullular, devlet vapurlarına daha uzun zaman Aziziye vapurları diye gelmiştir. Bu vapurlar, uzak ve yakın Türkiye limanlariyle sevahili mütecavireye (Adalar, Anadolu yakasında Pendik’e ve Rumeli yakasında da Yeşilköye kadar) giderlerdi.
Abdülâziz, kendi adını taşıyan Devlet Denizyolları İdaresinin, ticaret zihniyeti olmadan inkişaf edemiyeceğini görerek İdarei Aziziyenin bir millî anonim şirket haline konulmasına işaret etmiş, (H. 1289) M. 1872 de büyük servet sahiplerinden ve şûrayı devlet âzasından Boğos Beyin üzerine devir ve ihale edilmiştir; fakat İdarei Aziziyenin “Kumpanya” devri ancak on dört ay kadar sürmüştür, bu devirde, idare varidatından mı, Boğos Beyin kendi kesesinden mi ödendiği bilinemez” 31 bin altın verilerek İngiltereye yeni üç vapur sipariş edilmişti. (H. 1290) M. 1873 de Boğos Bey ölünce, yine eski idareye dönüldü, (Meclisi Bahriye” nin eline verildi.
Gemide makine, tekne, sürat ve konfor kıymetleri gözetilmeden gemi sayısının çoğaltılması yolu tutuldu; köhne ve yaşlı vapurlar satın alındı; eldeki vapurlar bakımsız kaldı. Boğaziçindeki seyrü seferi temin eden Şirketi Hayriye, ciddî ve temiz ellerde sür’atle inkişaf ederken İdarei Aziziye, günlük siyasî gazetelerin mizah mevzuu olmağa başladı. “Sevahili mütecavire” ye işleyen vapurlarına, İstanbul zürafası “Tontonu Bahrî” lâkabını taktı, diğer limanlara gidip gelenler ise, yük ve yolcu bakımından pek az rağbet gördü; ancak fevkalâde ucuzluğu ile yolcu ve yük bulabildi. Kapitülâsyonlardan istifade eden ecnebi kumpanyalar, bu arada hattâ Yunan gemileri kuvvetli bir rakip oldular. Gün geçmezdi ki, gazetelerde, Aziziye vapurları hakkında millî gururu rencide eden bir şey okunurdu :
Malakof vapurunun yolda kazanı patlardı; Tekirdağ postasını yapan Musul vapuru, İstanbula gelirken Kumkapı önünde kömürü biter; Hayreddin vapuru Kartalda kayaya oturdu (Sabah gazetesi 1293 - 1294). İstiklâline sahip olmıyan idare, meselâ harab olan Maltepe ve Kartal iskelelerinin tamirini Meclisi Bahriyeye arzeder, bir iskele tamiri, aylarca süren türlü muameleden sonra tahakkuk ederdi. Varidatına maliye el koyar, meclisi bahriyenin gösterdiği lüzum üzerine, idarenin masrafları maliyece verilen havalenamelere ödenirdi. İdarenin vapur almak hususunda reyi yoktu; bu hususta da, araya birçok banker - komisyoncular girerdi. Meselâ, (H. 1290) M. 1873 de İdarei Mahsusa için satın alınan Yam Tengam? vapurunun bedeli olan 4000 altını tüccardan Apik Efendi eliyle ödenir, Apik Efendiye Edirne ve Kastamonu Vilâyetlerinden tahsil olunacak havaleler verilirdi.
Bazan, idareden gelen raporlarda: “Elde bulunan vapurlar müstacelen tamir olunmazlarsa gelecek rûzi kasımda Selânik ve Köstence hatlarının tatiline mecburiyet hasıl olacağı” okunurdu (26 temmuz 1289 = 1873 tarihli rapor).
Bahriyeden idareye tebliğ edilen emirlerin içinde, garabetleri üzerinde dikkat ile durulacak olanları vardır. Meselâ 6 mart 1290 - 1874 tarihli emirnamede: “Vapurlar tamire çekildiklerinde bütün mürettebat ve zabitanına yol verilmesi, tamirat bittikten sonra yeniden tayfa ve kaptan tâyini” bildirilmiştir.
9/10 Şevval 1290 gecesi Paşalimanında Bahriye Nâzırı Hüseyin Avni Paşanın yalısında yapılan bir vükelâ sohbetinde, İdarei Aziziyenin durumu ile istikbaldeki gelişme ve ilerleme yolları konuşulup araştırılmış, Trabzon, Varna, Adalar, Kadıköy, Haydarpaşa ve Ayastefanos (Yeşilköy) hatlarında işleyen on altı, dört tane de tamirde olmak üzere yirmi vapura sahip olan İdarei Aziziye, İzmir, Preveze, Girit, Trablusgarb ve Mudanya hatları için dört vapur daha satın alınmasına karar verilmişti. Bunun karşılığı olarak tespit edilen 115 bin lira, idare hasılâtından birbuçuk senede ödenibilirse de, vapurların satın alınabilmesi için bu kadar bir zaman beklemek doğru olamıyacağı, bu masrafı yüklenmek için hazinenin de takati olmadığı düşünülerek; müdürü ve meclisi idare âzaları fen ve ilim adamı mütehassıslardan mürekkep bir heyet teşekiliyle İdarei Aziziyenin onların eline bırakılmasına karar verilmişti. Fakat dokuz ay kadar sonra, Hüseyin Avni Paşanın imzasını taşıyan bir bahriye buyuruldusu, yukarıdaki kararın tatbik edilemediğini gösterir, şöyle ki, nazır paşa, bu kâğıdında “İdarei Aziziye müdürlüğüne üç anbarlı süvariliği unvanını haiz Mehmed Beyin tâyin edildiğini, idare vapurlarının tâyin edilen günlerde yola çıkmalarını, hasılâtın çoğaltılmasına bütün memurların çalışmalarını, hangi vapurların hangi günlerde nerelere gönderileceğini bahriye nezaretinin tâyin edeceğini, her gün toplanan hasılatın geçiktirilmeden bahriye hazinesine yollanmasını, maaşların her ay bir defteri gönderilip bahriye meclisinde tasdik olunup idareye ilmühaberi gelmeden maaaş dağıtılamıyacağını, hiçbir ferde alelhesap para verilemiyeceğini bildiriyordu. (R. 1294) M. 1878 den sonra İdarei Aziziyenin adı “İdarei Mahsusa” oldu. (B.: Fevaid İdaresi, İdarei Mahsusa, Devlet Deniz Yolları). Bu tarihte İdarei Aziziyeden İdarei Mahsusaya devredilen yirmi beş vapur şunlardır: Malakof, Kayseri, Heybeli, Pürsûd, Kartal, Mudanya, Kılınc Ali, Canik, Hereke, Medarı Tevfik, Şehper, Hayreddin, Pendik, Şerefresan, İzmit, Selânik, Maltepe, Batum, Medarı Fevaid, Seyyare, Musul, Nüzhetiye, Marmara, Hareket (gambot).
İdarei Aziziye müdürlüklerinde bulunan zatlar da şunlardır :
Mösyö Bonal (Boğos Bey devri), Tekirdağlı Mehmed Bey (3 ağustos 1290 = 1874), Binbaşı Şükrü Bey (6 teşrinievvel 1290 = 1874), Ferik Salih Paşa (üezerinde liman reisliği de bulunmak üzere 12 Mayıs 1291 = 1875), Hasan Paşa (Bahriye nazırı Bozcaadalı Hasan Paşa olması muhtemel. Tayin tarihi tespit edilemedi. Ayrıldığı tarih 1 Haziran 1292 = 1876), Ziya Bey (1 haziran 1292 = 1876 - 14 teşrinisani 1294 = 1878). Bu müdürler arasında idarenin kalkınması için en ciddî gayreti gösterin Salih Paşa olmuştu ki, bilâhare on sekiz yıl İdarei Mahsusanın başında bulunacak olan Con Paşa, Salih Paşanın yanında mütehassıs muavin olarak çalışmıştı (B. : Con Paşa).
Bibl.: Seyri Sefain Tarihçesi, devrin gazeteleri.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM030792
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 3, sayfalar 1716-1718
Bakınız Notu
B.: Fevaid İdaresi, İdarei Mahsusa, Devlet Deniz Yolları; B. : Con Paşa
Bibliyografya Notu
Bibl.: Seyri Sefain Tarihçesi, devrin gazeteleri.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.