Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AZİZ EFENDİ (Hattat Şeyh)
Son devrin büyük yazı üstadlarından; (H. 1288) 1871 de Maçinde doğdu. Ailesiyle beraber İstanbula gelerek Eyyub’a yerleşti. Henüz küçük yaşta iken hüsnü hatta fevkalâde istidat göstermeğe başladığından bu hali fark eden bir zatın delâletiyle meşhur ve maruf hattat Filibeli Hacı Ârif Efendiden sülüs ve nesih yazılarını meşk ederek icazet aldı. Bir taraftan Hasan Hüsnü Efendi’ye mülâzimetle tâlik hattını da elde etti.
Bu sırada meşiyhat dairesinde bir memuriyet alarak, fetvahane ve saireler ketebesine yazı dersi vermeğe başlamış, Medresetülkuzat ile diğer bazı mekteplerde hat muallimi olmuştu. Bunlardan başka, doğrudan doğru kendisine müracaat edenlere de ders verirdi.
Aziz Efendi, kendisini ahlâkına ve kabiliyetine hayran bıraktığı hocası Hacı Ârif Efendinin yüzlerce talebesi arasında teferrüd eyliyerek asrının en büyük sanatkârı olmak üstadının yerini tutmak mertebesine erişmiştir. Kendisi mütevazi, müttaki ve kemalini irfan ile cazibelendiren bir zat olduğu cihetle, öğreticiliğinden ve sanatının inceliklerinden pek çok kimseler hisselenmiş ve istifade etmişlerdir. Bunlardan tanınmış zatlar da vardır. Hırkaişerif camii hatibi merhum Ömer Vasfi Efendi, ki bıraktığı celi, sülüs ve tâlik eserler, muhterem üstadı Sami Efendi’ye iftihar vesilesi birer âbidedir; üstadı Sami Efendi’ye i...
⇓ Read more...
Son devrin büyük yazı üstadlarından; (H. 1288) 1871 de Maçinde doğdu. Ailesiyle beraber İstanbula gelerek Eyyub’a yerleşti. Henüz küçük yaşta iken hüsnü hatta fevkalâde istidat göstermeğe başladığından bu hali fark eden bir zatın delâletiyle meşhur ve maruf hattat Filibeli Hacı Ârif Efendiden sülüs ve nesih yazılarını meşk ederek icazet aldı. Bir taraftan Hasan Hüsnü Efendi’ye mülâzimetle tâlik hattını da elde etti.
Bu sırada meşiyhat dairesinde bir memuriyet alarak, fetvahane ve saireler ketebesine yazı dersi vermeğe başlamış, Medresetülkuzat ile diğer bazı mekteplerde hat muallimi olmuştu. Bunlardan başka, doğrudan doğru kendisine müracaat edenlere de ders verirdi.
Aziz Efendi, kendisini ahlâkına ve kabiliyetine hayran bıraktığı hocası Hacı Ârif Efendinin yüzlerce talebesi arasında teferrüd eyliyerek asrının en büyük sanatkârı olmak üstadının yerini tutmak mertebesine erişmiştir. Kendisi mütevazi, müttaki ve kemalini irfan ile cazibelendiren bir zat olduğu cihetle, öğreticiliğinden ve sanatının inceliklerinden pek çok kimseler hisselenmiş ve istifade etmişlerdir. Bunlardan tanınmış zatlar da vardır. Hırkaişerif camii hatibi merhum Ömer Vasfi Efendi, ki bıraktığı celi, sülüs ve tâlik eserler, muhterem üstadı Sami Efendi’ye iftihar vesilesi birer âbidedir; üstadı Sami Efendi’ye intisabdan evvel Aziz Efendiden talim etmiş ve irtihaline kadar o fevkalâde insana hürmetle merbut kalmıştır.
Aziz Efendi tâlik hattından icazet aldığı halde Ömer Vasfi ile beraber Sami Efendiye de devam etmiştir. Bu devamı müteakip, Yesarizâde şivesiyle tâlik yazanların ön safına geçmiştir.
Sami Efendi’den İzzet Efendi’ye ciddî bir teveccühü vardı. Hattâ bir defa tenezzüh için Kâğıthaneköyüne gittiğinde, bir zat kendisine imzasız büyük bir celi levha gösterek iyi olup olmadığını sorar. Efendi merhum levhayı inceden tetkik ettikten sonra mütebessim bir çehre ile: “Böyle yazı her hattatın kârı değil; bu İzzet Efendinin eseridir” cevabını vermiştir.
1920 tarihinde tab ve neşredilmek üzere resmi Osmanî üzere bir Kur’anı Kerim yazdırılması ve İstanbul hattatlarının en ileri gelenlerinden birisinin Mısıra daveti takarrür etmiş ve Mısır hükûmeti tarafından nakibüleşraf bu işe memur gönderilmiş, bir sene fasıla ile iki defa gelerek Aziz Efendi’yi tercih ve intihab etmiş ve Mısra götürmüştür. Aziz Efendi orada Kuran’ı Kerimi yazdı, bizzat tezhib etti ve basılmasına nezaret etti. Bilâhara açılan iki hat mektebinin müdür ve hocalığını üstüne alarak 115 talebeye icazet verdi. Mısırdaki ikameti esnasında beş Kur’anı Kerim ile pek çok meşkler, murakkalar, kıtalar ve celi levhalar yazmıştır.
Yazı yazmak, merhum içir ruhâni bir zevk olduğundan, her yazı istiyene hayır diyemeyiz ve ücret almaksızın da yazı yazardı. Ücret aldığı eserlerin bile hakikî kıymetini istemeğe hicabı mâni olurdu. Fevkalâde gani ve kanaatkârdı; aldığı maaşlarla geçinir, sanatiyle olduğu gibi kesesiyle de her elini uzatana yardımını esirgemezdi.
Aziz Efendi hattın bütün kısımlarında aynı kuvvetle yazar, tuğra da resmederdi. Sülüs ve celi istifler yazmakta da pek müstesna idi. Kaleminden dökülen istifli mevzular birer şiir gibi lâtif idi. Kaleminin sür’ati de hayret verecek mahiyette idi. Râkım üslûbiyle 12 nevi hatla yazdığı iki büyük cild ile Bursada Ulu Camie hediye ettiği tâlik ve sülüs celi iki levha ve mütenevvi hatalarla yazdığı büyük levhalar kalemi kudretinin ulvî nişanlarıdır. Müddeti hayatında 12 Kur’anı Kerim yazmıştır. Bunlardan biri, esbak Afgan Emirinde, biri Mısır Kralında, biri Validepaşada, biri Mısır hazinesinde, diğerleri ailesinde ve kıymet bilen kimselerin elindedir. Celilerden 116 tanesinin asılları Türk İslâm Eserleri Müzesinde bulunmaktadır.
Şeyh Hamdullah devrinden başlıyarak Hafız Osman ve nihayet İsmail Zühdü zamanlarında taayyün eyliyen meşhur hattatların her biri yalnız kitabe, levha, ve murakkalar ile değil, Kur’anı Kerim ve hadis kitapları yazmakla da meşgul olurlardı. Üstad Râkım Efendi celi sülüs yazısına kat’î bir şekil ve ulvî bir çığır açtığından itibaren yüksek hattatlarımızın bazıları celi yazılarla, bazıları da sülüs ve nesih yazılarla meşgul oldular. Bunların içinde eslâfın mesleğine riayet ile mütenevvi hatlarla yazdığı yazılara ilâve olarak Kur’anı Kerim yazanlar, başta Kadıasker Mustafa İzzet Efendi olarak bu zatin telmizlerinden Hilmi Efendi Muzikai Hümayun hatmuallimi Üstad Hasan Rıza Efendi ve Üstad Aziz Efendi göze çarparlar.
Hasan Rıza Efendi ile Aziz Efendi teshib sanatına da sahib idiler. Bu iki zattan başka Güzel Sanatlar Akademisi profesörü merhum Üstad İsmail Hakkı Bey’den maada hiçbir hattatımız hat ile tezbihi bir araya getirmemişlerdir. Aziz Efendi’nin pek çok tezhibleri ve sülüs yazıları, hilyeleri ailesi nezdindedir. Evvelce Abdülâziz, Mehmed Aziz künye atarken, Rufaî tarikına intisab ile kemale yettikten sonra Şeyh Abdülâsiz-el-Rufaî künyesi kullanmıştır.
Aziz Efendi, Mısırda hastalanarak İstanbula avdet etmiş ve 1934 senesinde 62 yaşında vefat etmiştir. Edirnekapu mezarlığında medfundur.
Ailesi efradından biri
Şeyh Aziz Rifaî
(Resim: Nezih)
Aziz Rifâinin tâlik bir yazısı
(Ekrem Hakkı Ayverdi koleksiyonundan)
Theme
Person
Contributor
Nezih, Aziz Rifâi
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM030776
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Nezih, Aziz Rifâi
Description
Volume 3, pages 1707-1709
Note
Image: volume 3, pages 1707, 1708
Theme
Person
Contributor
Nezih, Aziz Rifâi
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.