Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AZİZ BEY (Tambûrî Mahmud)
Musikimizin en büyük bestekârlarından, en dehakâr sanatkârlarımızdan olan Tanbûrî Ali Efendi’nin oğludur (B.: Ali Efendi, Hünkâr imamı Tanburî).
Göbek adının “Mahmud” olduğunu da Hüseyin Sadettin Arel’den öğreniyoruz (3 temmuz 1948 deki bir konuşmasında). Udî Vecdi Seyhun da “Santurî Edhem Bey” isimli monografisinde “Tanburî Ali Efendi’nin oğlu Aziz Mahmud Bey’in de cuma ve pazar günleri Kasımpaşa Mevlevihânesine devam ettiğini” bildiriyor. Tanburu babasından öğrendi. Sadettin Nüzhet, “Türk Musikisi Antolojisi” nin ikinci cildinde (s. 678 - 679) Aziz Bey’in Hicaz-ı Hümayun makamında ve Evsat ikaaında bestelediği bir Tevşih’in (dinî musikimizin büyük formlu ve güç şekillerindendir) güftesini almıştır; bu şiir, Fuzuli’nin olup gazel şeklinde altı beyitlik bir naat parçasıdır.
Mes’ud Cemil’in ifadesine göre (Tanburî Cemil’in Hayatı, Ankara 1947) Cemil Beyi, Aziz Bey, zaman zaman evinde ziyaret edermiş; fakat babası Ali Efendi kadar Cemil Bey ile dost değillermiş. Gene Mes’ud Cemil Tel, Aziz Bey’in aslında dahi pek yerinde olmıyan sıhhatini, hiç iyi kullanmadığından büsbütün bozulduğunu ve genç yaşında öldüğünü, ayni küçük notunda bildiriyor. Aziz Bey’in doğum ve ölüm tarihleri kat’î olarak bilinmiyor, tahminimizce 1872 de doğduğu ve 1910 sıralarında öldüğü söylenebilir. Mustafa Nezi...
⇓ Devamını okuyunuz...
Musikimizin en büyük bestekârlarından, en dehakâr sanatkârlarımızdan olan Tanbûrî Ali Efendi’nin oğludur (B.: Ali Efendi, Hünkâr imamı Tanburî).
Göbek adının “Mahmud” olduğunu da Hüseyin Sadettin Arel’den öğreniyoruz (3 temmuz 1948 deki bir konuşmasında). Udî Vecdi Seyhun da “Santurî Edhem Bey” isimli monografisinde “Tanburî Ali Efendi’nin oğlu Aziz Mahmud Bey’in de cuma ve pazar günleri Kasımpaşa Mevlevihânesine devam ettiğini” bildiriyor. Tanburu babasından öğrendi. Sadettin Nüzhet, “Türk Musikisi Antolojisi” nin ikinci cildinde (s. 678 - 679) Aziz Bey’in Hicaz-ı Hümayun makamında ve Evsat ikaaında bestelediği bir Tevşih’in (dinî musikimizin büyük formlu ve güç şekillerindendir) güftesini almıştır; bu şiir, Fuzuli’nin olup gazel şeklinde altı beyitlik bir naat parçasıdır.
Mes’ud Cemil’in ifadesine göre (Tanburî Cemil’in Hayatı, Ankara 1947) Cemil Beyi, Aziz Bey, zaman zaman evinde ziyaret edermiş; fakat babası Ali Efendi kadar Cemil Bey ile dost değillermiş. Gene Mes’ud Cemil Tel, Aziz Bey’in aslında dahi pek yerinde olmıyan sıhhatini, hiç iyi kullanmadığından büsbütün bozulduğunu ve genç yaşında öldüğünü, ayni küçük notunda bildiriyor. Aziz Bey’in doğum ve ölüm tarihleri kat’î olarak bilinmiyor, tahminimizce 1872 de doğduğu ve 1910 sıralarında öldüğü söylenebilir. Mustafa Nezih Albayrak, Mes’ud Cemil’e naklettiği bir hatırada Aziz Bey’in Tanburî Cemil’e karşı hayranlığını belirtir:
Cemil Bey Mülkiyede Mustafa Nezih ve Aziz Beyler ile aynı sınıftaymış. Mustafa Nezih, Aziz ile pek iyi arkadaşmış; fakat Cemil Bey ile pek görüzmezlermiş. Bir gün Aziz, Nezih Bey’in kolundan tutup Cemil’i göstererek: “Şu çocuğu görüyor musun? demiş, işte bu, babamdan daha iyi tanbur çalıyor”. Mustafa Nezih evvelâ anlamamış ve inanmamış. Bundan sonrasını, bizzat Mustafa Nezih Bey’den dinliyelim:
Doğrusu pek şaştım. Aziz şaka ediyor sandım. İnanmak da güçtü. Tanburî Ali Efendi gibi bir üstadın üstüne tanbur çalan olsa bile, bu, bizim sınıf arkadaşımız, sessiz sedasız Cemil olabilir miydi? Ama bunun olduğunu söyliyen de yabancı değildi. Sonraları, merhum Cemil Bey ile Mülkiye Mektebinden başlıyan muarefemi ilerlettim ve arkadaşıma Aziz’in sözündeki doğruluğu, o zaman kendi kulaklarımla da işittikten sonra anladım”.
T.Yılmaz Öztuna
Aşağıdaki satırlar Mahmud kemal İnal’ın “Hoş Sadâ” sından alınmıştır:
“Mahmud Aziz Bey 1870 (Hicrî 1287) de İstanbulda doğdu. Mülkiye Mektebinde İkmali tahsil ile 1893 de şahadetname aldı, Ziraat Bankasına memur oldu, orada senelerce hizmet etti. Divanı Hümâyûn Beylikcisi Nâsır Bey merhumun oğlu Haşim Beyin Mülkiyede arkadaşı olmak münasebetiyle yıllarca evlerinde ikamet etti. İnkılâbdan sonra Ziraat Bankası merkezi Ankaraya nakledilince açıkta kaldı, pek ziyade zarurete uğradı, bir taraftan muavenet görmedi, 1929 da vefat etti, nereye defnedildiği anlaşılamadı; açlıktan öldüğü ve cenazesinin ashabı hayır sadakası ile kaldırıldığı gazetede görüldü.
“Nâsır Beyin hânesi yandıktan sonra nereye nakli mekân ettiğini bilmediğim ve bir yerde tesadüf etmediğim gibi arkadaşları ve âşinaları da kendinden bahsetmedikleri cihetle halinden aczimle beraber, imdadına şitab ve elimden geldiği kadar izalei ıstırab eylerdim; vermeyince mabud, neylesin Mahmud...
Aziz Bey merhum sarı bıyıklı, orta boylu, tıknazca, sükûti, ağırbaşlı, uslu, terbiyeliydi. Babasından meşk ederek tanburzenlikde kespi maharet etmişti, sadası hafif ve hazin idi, güzel okurdu”.
Mahmud Aziz Bey
(Resim: Nezih)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
T. Yılmaz Öztuna
Kod
IAM030768
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Nezih
Tanım
Cilt 3, sayfalar 1701-1072
Not
Görsel: cilt 3, sayfa 1701
Bakınız Notu
B.: Ali Efendi, Hünkâr imamı Tanburî
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.