Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AZİZ BABA (Saka)
Bir mecbuz kalender, halk şâiri ve kaatil; 1946 da seksen iki yaşında ölen kahveci Ali Riza Efendinin bir isim taşımayan hatıra defterlerinde hayatı şöylece tesbit edilmiştir:
Aslı Sakızlı Rum mühtedisi imiş; babasıne Köle Yusuf Ağa derler imiş; bu Köle Yusuf Ağa 1822 deki Sakız İhtilâlinin sergerdelerinden bir kaptanın oğlu imiş, ve o tarihde on üç yaşında imiş; çok kanlı olan bu ihtilâl basdırıldığında aydınlı bir zeybeğin eline düşmüş ve Donanmâyi Hümâyunda Hurşid Bey adında bir kaptana elli kuruşa köle olarak satılmış; melek misâli güzel olan bu Rum çocuğu kendisini büyük bir sevgi ile mânevî evlâd edinen Hurşid Beyin telkini ile islâmiyeti kabul etmiş ve Tersâneye nefer olarak kaydolunmuş, Akdenizde “İzbandid” denilen Rum korsanlarının tâkibinde, ki babası da vakti ile bunlardan biridir, ve Mora ihtilâli muharebelerinde yararlıklar göstermiş; kırk yaşlarında iken (1847 de) donanmadan ayrılarak hizmetlerinin mükâfatı Kasımpaşa İskelesi kayıkcılar kâhyası olmuş ve Kasımpaşadan bir müslüman kızı ile evlenmiş, bu izdivacdan da hicrî 1266 da (milâdî 1849 - 1850) bu Saka Aziz Baba doğmuş.
Aziz sibyan mektebinde okur iken babası ölmüş, çocuk mektebden alınarak kahvecilik yapan dayısının dükkânında çırak olmuş, on altı yaşına kadar çalışmış, berberlik öğrenmiş, on altı yaşında iken ...
⇓ Read more...
Bir mecbuz kalender, halk şâiri ve kaatil; 1946 da seksen iki yaşında ölen kahveci Ali Riza Efendinin bir isim taşımayan hatıra defterlerinde hayatı şöylece tesbit edilmiştir:
Aslı Sakızlı Rum mühtedisi imiş; babasıne Köle Yusuf Ağa derler imiş; bu Köle Yusuf Ağa 1822 deki Sakız İhtilâlinin sergerdelerinden bir kaptanın oğlu imiş, ve o tarihde on üç yaşında imiş; çok kanlı olan bu ihtilâl basdırıldığında aydınlı bir zeybeğin eline düşmüş ve Donanmâyi Hümâyunda Hurşid Bey adında bir kaptana elli kuruşa köle olarak satılmış; melek misâli güzel olan bu Rum çocuğu kendisini büyük bir sevgi ile mânevî evlâd edinen Hurşid Beyin telkini ile islâmiyeti kabul etmiş ve Tersâneye nefer olarak kaydolunmuş, Akdenizde “İzbandid” denilen Rum korsanlarının tâkibinde, ki babası da vakti ile bunlardan biridir, ve Mora ihtilâli muharebelerinde yararlıklar göstermiş; kırk yaşlarında iken (1847 de) donanmadan ayrılarak hizmetlerinin mükâfatı Kasımpaşa İskelesi kayıkcılar kâhyası olmuş ve Kasımpaşadan bir müslüman kızı ile evlenmiş, bu izdivacdan da hicrî 1266 da (milâdî 1849 - 1850) bu Saka Aziz Baba doğmuş.
Aziz sibyan mektebinde okur iken babası ölmüş, çocuk mektebden alınarak kahvecilik yapan dayısının dükkânında çırak olmuş, on altı yaşına kadar çalışmış, berberlik öğrenmiş, on altı yaşında iken (1866 da) baba dostları bahriye zâbitlerinin himâye ve delâleti ile Tesâneye alınmış, Mahmudiye gemisine tayfa olmuş, okur yazar olduğu için çavuşluğa yükselmiş, o zamanlar bahriye çavuşluğu Kasımpaşa, Galata, Tophâne, Fındıklı, Salıpazarı, İstanbul şehrinin yalı semtlerinde ayak takımı arasında pek itibarlı bir rütbeymiş, hemen hepsi bıçkınlıkları, külhânî kabadayılıkları ile meşhur imiş, Aziz Çavuş da kısa bir zaman içinde kahvehanelerde parmakla gösterilir olmuş, fakat yirmi beş yaşlarında iken (1877), bir aşk yüzünden tecennün etmış, timarhâneye girmiş, şifâ bulup çıkınca kalenderlik yolunu tutmuş, saç sakal bırakmış, özbek dervişi kılığında yalın ayak, sîne uryan, omuzunda meşin kırba, bakır tas, sokak sokak dolaşarak “Aşk âteşi söndürür!..” diye fî sebilillâh sakalık yapmağa başlamış, esrar keyfine, bir gün de serseri gürûhundan bir dilberin zülüf kemendine tutulmuş, bu yüzden de namlı şerirlerden Lâz Dimitri adında bir tulumbacıyı nefis müdafaası yolunda katlederek Sinob Zındanına gönderilmiş.
Saka Aziz Babanın mâzisi hakkında bu mâlûmatı veren Ali Rıza Efendi şöylece anlatıyor: “Sene 1296 (milâdî 1879), her yerde karşıma çıkan ırz ve nâmus düşmanı Kozlucalı Mehmedi vurup Sinoba gönderildiğimde henüz onbeş yaşında idim; zından ağası Halil Ağa adında arslan yürekli bir adamdı, beni sâir kaatillerin arasına koymadı, kendi kahve ocağı hizmetine verdi (B. : Efendi, Kahveci Ali); avluya bakan bir demir parmaklıkdan mahkûmlara da kahve, tütün, çubuk verirdim. Aziz Babayı orada buldum, benden bir sene kadar evvel gelmiş, kendisini İstanbulda da birkaç sefer görmüştüm, Lâz Dimitriyi vurduğunu da gazeteler yazmış idi zannederim. Koğuşundan dışarıya pek çıkmazdı, bütün mahkûmin tarafından fevkalâde hürmet görürdü. Zındanda iken yazdığı semâiler Sinob Kalesinde çile dolduranların ağzında dolaşırdı; ben dahi defterime kaydettim, “Tahtî” mahlasını kullanırdı, saçlı sakallı, levend endam, vechen de sâhibi melâhet, el hak erkek güzeliydi; lâkin gözlerinde bir lem’ai cünun var idi. Bir demir parmaklıktan kahve verirken adımı sordu, heybetinden öyle dehşete düşdüm ki iki kelimeyi yan yana getirip Ali Riza diyemedim, nutkum tutuldu. Âkibet bir gün zındanda bir vâveylâ koptu, Saka Baba tekrar cinnet getirip koğuşundaki mahkûmine saldırmış, güçlükle zebtetmişler, ellerine, ayaklarına zincirler vuruldu, ağırlığı yüz okka gelir, banamısın demedi, iki aded de demir gülle rabtettiler; İstanbula nakli için kaptanlar gemiye almaktan korktular; üç gün üç gece kapatıldığı hücrede yemedi, içmedi, bağırdı, gürledi, kalede kimsenin gözünü uyku tutmadı; nihayet bir beylik geminin kaptanı mecnunu götürmeye râzı oldu. Bir müddet sonra haberini aldık, gemide ölmüş, Karadenize atmışlar. Şu semâî bu Saka Aziz Babanındır :
Oturdu karşıma zâlim beni gözlerdi gözlerle
Nice bin âşıka meydan okurdu o gözlerle
Esiri zülfü eyledi kemend atmakla gözlerle
Karartmıştı şehâ bahtım o şâhâne gözlerle
Mihir anda diğer nîsttir Süleymandır o gözlerle
Nice bin âşıkı gördüm kılarlardı ana secde
Anı kıble sanup bîçare el bağlar gelir vecde
Huzurunda niyâz eyler efendim çâre bul derde
Koy âşık eylesün efgan merhamet yok o husrevde
Mihir anda diğer nîsttir Süleymandır o gözlerle
“Şu manzûme de onundur :
Âşıkım vallâhi yâhû kalbim al kan ağlayor
Bin mihensiz geçmez ânım ruhum her an ağlıyor
Öldür Allahım beni dûr eyledinse lûtfunu
Ol Resule bin kasem sînemde îman ağlıyor
Hep cefâ çekmek mi dünyâ bir güzel gün yok mudur
Nâmusum teşkil iden sûretde vicdan ağlıyor
Râzıyım bir nebze lûtfet bin cehennem nârına
Lûtfe sâhib olmamış cennetde sultan ağlıyor
Yâ İlâhî eyle ilham kalbine ol mehveşin
Tâki uzletde bugün Tahtîye Şeytan ağlıyor
“Mecnunun gemiye nakli telâşı arasında unutulmuş, kırbası ile tasları zındanda kaldı, ölümü haberi geldikten sonra yıkadım, temizledim, kahve ocağında kullandım, vesilei rahmet oldu”.
Bütün avâmî terennümlerde olduğu gibi Saka Aziz Babanın (Tahtî’nin) şiirlerinde de vezin ve kaafiye aramalıdır; İstanbul Ansiklopedisi bizde bir “Zından edebiyatı” olduğunu, bâkir ve zengin bir mevzu olarak himmet ve gayret sahibi bir müdekki belediğini bilhassa belirtir.
Sébah ve Joaillier Fotoğrafhânesinin meşhur İstanbul manzaraları ve kıyafetleri resimleri arasında bir “Saka Derviş Portresi” vardır ki hal tercemesini naklettiğimiz Saka Aziz Baba olduğunu, bu resmin de bedbaht adamın iki cinnet buhranı arasında, Lâz Dimitriyi vurmadan önce eline bir kaç kuruş verilerek çekildiğini kuvvetle tahmin ediyoruz.
Bibl. : Ali Riza, Sinob Zındanı üzerine hâtıra defterleri; Münir Süleyman Çapanoğlu, not.
Saka Aziz Baba (?)
(Resim: Fotoğrafdan S. Bozcalı eli ile)
Theme
Person
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM030764
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Sabiha Bozcalı
Description
Volume 3, pages 1697-1699
Note
Image: volume 3, page 1698
See Also Note
B. : Efendi, Kahveci Ali
Bibliography Note
Bibl. : Ali Riza, Sinob Zındanı üzerine hâtıra defterleri; Münir Süleyman Çapanoğlu, not.
Theme
Person
Contributor
Sabiha Bozcalı
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.