Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÂZERBAYCANLILAR (İstanbulda)
İstanbul fethinden günümüze kadar muhtelif devirlerde, muhtelif vısıtalarla, çeşitli yollarla İstanbula bir hayli Azerbaycanlı Türkler gelmiş, yerleşmiş, büyük bir kısmı bir iki nesil sonra İstanbullularla kaynaşmıştır.
Fetihten sonra, Fatihin ilim, sanat ve edebiyat mensuplarını himaye etmesi üzerine seve seve İstanbula gelip Büyükşehrin ilim mahfillerine intisab edenleri ancak devrin tezkirelerinden, İstanbul kütüphanelerini dolduran yazma eserlerin mülkiyet hayatlarından, ketebelerinden öğreniyoruz.
Fâtih daha çocuk iken Mevlâna Şirvâni isminde birisinden “Gülistan” okumuştu. Fâtih devri şuarasından Mevlâna Kabuli’nin de Sırvandan geldiği divanından anlaşılıyor. Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerinin saraylarında bulunan ilim ve sanat adamları da, bu Türkmen devletleri sukut edip memleketleri Osmanlılarla Safevilerin eline geçince, İstanbula hicret etmişlerdi. Safevi - Osmanlı muharebelerinde, Âzerbaycanın Osmanlı idaresinde bulunduğu sıralarda da, Tebrizden ve diğer meşhur Âzerbaycan Osmanlı idaresinde bulunduğu sıralarda da, Tebrizden ve diğer meşhur Âzerbaycan şehirlerinden ilim ve sanat adamları İstanbula celbedilmişti.
Safeviler devrinde, Şiy’î Kızılbaş Safevi idaresi altında yaşamak istemiyen Sünnî Âzeriler Osmanlı ülkesinin muhtelif yerlerine hicret etmişler ve oralarda...
⇓ Read more...
İstanbul fethinden günümüze kadar muhtelif devirlerde, muhtelif vısıtalarla, çeşitli yollarla İstanbula bir hayli Azerbaycanlı Türkler gelmiş, yerleşmiş, büyük bir kısmı bir iki nesil sonra İstanbullularla kaynaşmıştır.
Fetihten sonra, Fatihin ilim, sanat ve edebiyat mensuplarını himaye etmesi üzerine seve seve İstanbula gelip Büyükşehrin ilim mahfillerine intisab edenleri ancak devrin tezkirelerinden, İstanbul kütüphanelerini dolduran yazma eserlerin mülkiyet hayatlarından, ketebelerinden öğreniyoruz.
Fâtih daha çocuk iken Mevlâna Şirvâni isminde birisinden “Gülistan” okumuştu. Fâtih devri şuarasından Mevlâna Kabuli’nin de Sırvandan geldiği divanından anlaşılıyor. Karakoyunlu ve Akkoyunlu devletlerinin saraylarında bulunan ilim ve sanat adamları da, bu Türkmen devletleri sukut edip memleketleri Osmanlılarla Safevilerin eline geçince, İstanbula hicret etmişlerdi. Safevi - Osmanlı muharebelerinde, Âzerbaycanın Osmanlı idaresinde bulunduğu sıralarda da, Tebrizden ve diğer meşhur Âzerbaycan Osmanlı idaresinde bulunduğu sıralarda da, Tebrizden ve diğer meşhur Âzerbaycan şehirlerinden ilim ve sanat adamları İstanbula celbedilmişti.
Safeviler devrinde, Şiy’î Kızılbaş Safevi idaresi altında yaşamak istemiyen Sünnî Âzeriler Osmanlı ülkesinin muhtelif yerlerine hicret etmişler ve oralardan İstanbul’a gelmişlerdir. Son asırlarda, Rus istilâsı devrinde de, gayri müslim bir devletin tebaası olmak istemiyen Âzerbaycanlılar Türkiyeye, bu arada bilhassa İstanbula göç etmişlerdir.
Bunlardan maada ticaret için, icrayi sanat için, hattâ amelelik, hammallık, uşaklık, aşçılık, tüccarlık, tüccar kâtipliği, ayak simsarlığı gibi işlere girişmek için İstanbula pek çok kimse gelmiştir. Bunlardan başka, Hacce giderken İstanbula gelip yerleşen, mensup olduğu tarikat pîrinin ziyaretine gelip bir tekkede hücrenişin olan Âzerbaycanlılar da mühim bir yekûn tutar. Birinci Cihan Harbinden evvel İstanbulda 25.000 Âzerbaycanlı vardı; hiçbir devletin pasaportunu taşımayıp başı boş gezenler bu yekûna dahil değildir İstanbulda Âzerbaycanlılar her işde, her yerde her sanatta görünürler; Osmanlı devletinin sadırâzamlığına kadar yükselenlerden Büyükşehrin çöpçülüğüne tenezzül edenlere kadar vardır: Âlim, şair, derviş, hoca, memur, esnaf, ayak satıcısı, kahveci, mezeci, zâbit, polis, faizci, tiyatrocu, sinemacı ve oyuncudan umumhane işletenlere varınca rastalanır. Bununla beraber birkaç sanat ve meslek, İstanbulda zaman zaman, Âzerbaycanlılar arasında fazla yayılmıştır; bunlar da Âzerilerin kopup geldikleri Âzerbaycan şehir ve kasabalarına göre ayrılabilir; meselâ Tebrizliler umumiyetle halı ticareti, kâğıt ve kırtasiye işleri ile uğraşırlardı. Selmaslılar ve Hoylular daha fazla çuvalcılık, sandıkçılık, gümrük hammallığı, komisyonculuk gibi işlerle meşgul olurlardı. Şırvanlılar, halı ticareti, ipekli kumaş ticareti, pamuklu bez, havlu, yazma ve bu gibi işlerle meşgul olurlardı. Aynı zamanda Şırvan ahalisinin çoğu âlim ve fâzıl adamlar olduğu için yüksek memuriyetlere, hocalığa ve münevver zümreye mahsus işlere de intisab ederlerdi. Genceliler ise halı ticareti kumaş, çay ve kahve işleriyle daha çok uğraşırlar. Karabağlılar, çay ticareti, antikacılık, altun ve gümüş işleriyle uğaraşırlardı. Sebüşterliler tuhafiye, kahvecilik otelcilik, faizcilik ve tütüncülükle meşgul olurlardı. Muhtelif köylüler ise, hammalık, eşekcilik ve ayak satıcılığı ile meşgul olurlardı; bu köylülerden biri gelişini şöyle nakletmiştir :
“Birkaç kuruşla köyden çıktım. Birkaç günlük yiyecek ekmeğimi aldım. Yaya olarak yola koyuldum, köylerde çalışarak üç ayda Trabzona geldim, vapura binip vapur parasını vapurda kömür ve eşya hamallığı ederek ödedim. Üstelik birkaç kuruş da para biriktirdim. İstanbula çıkar çıkmaz hemşehrileri buldum, bana bir yer tarif ettiler. Bir tabla tedarik ederek ufak tefek satmağa başladım. Köprüde, pazar yerlerinde dolaştım, hem geçimimi temin ettim, hem de para biriktirip işimi büyüttüm. Şimdi Kumkapu ile Çamlıcada birer evim, Asmaaltında bir dükkânım vardır”. Bu Âzeri köylü, bu satırların yazıldığı sırada İstanbul zenginlerinden biri idi.
Harbi Umumîden evvel git gel kolay idi, döviz meseleleri, iş kanunları çıkmadan İstanbul ile Âzerbaycan şehirleri arasında devamlı bir bağlılık vardı. Bir müddet İstanbulda oturup memleketlerine dönenler çok idi; bunlar, Osmanlı Türk kültürünün Âzerbaycanda yayılmasına çok hizmet etmişlerdir.
İstanbulda bulunan belli başlı büyük aileler şunlardır:
I : Şirvanlılar
1 — Faik Paşa Şirvani ve kardeşi Hâlet Molla Bey; Faik Paşa son Osmanlı paşalarındandır, âlim, fâzıl bir zat idi; Şehzadebaşında konağı vardı.
2 — Sadırâzam Şirvanizade Rüştü Paşa, kardeşi Ahmet Hulûsi Efendi. Şehzadebaşında konakları vardı; bugün bu semtte Şirvanizade sokağı onun adına atfedilmiştir. Bu ailenin evlâd ve ahfadı, bu satırların yazıldığı sıralarda mühim memuriyet ve işlerin başında bulunmaktadırlar.
3 — Mesut Efendi Şirvani: Son zamanlarda gelmiştir, edip bir zat olup, mekteplerde Türkçe muallimliği yapmıştır. Sabık Maarif Vekili Hasan Âli Yücel, Mesut Efendinin talebelerinden biridir.
4 — Kurbanoğlu ailesi, iki nesilden beri İstanbuldadır; halı ve antika eşya ticareti ile meşgul idiler. Beşiktaşta konakları vardı; yandı. Ailenin bir parçası Şirvandadır. İstanbula Safder Beyle Baba Bey Kurbangil (Kurbanof) gelmişlerdir. Baba Beyin edebiyat ile tevaggulü, türkçe ve farsça eş’arı vardır.
II : Şekililer
Pek çoktur, fakat ekseriyetle ufak tefek ticaret işleriyle meşguldürler. Maruf simalar az yetişmiştir.
1 — Profesör Ali Nihat Tarlan ailesi, evvelâ Erzurumda tavattun etmiştir. Üç nesildenberi de İstanbulda yerleşmişlerdir. (B.: Tarlan, Ali Nihad).
2 — Saraceddin Bey ailesi; geçen asır sonlarında İstanbulda yerleşmiş halı ticareti ile meşgul bir zat idi; bu satırların yazıldığı sırada oğulları da tanınmış halı tüccarlarından idi. Hafız Hüsnü Beyle kardeşi, Halıcılık Türk Limited Şirketi sahibidirler.
3 — Hacı Bekir Efendi; Kapalıçarşı esnafındandır; tipik bir şekî kıyafetini muhafaza eder, altmış yıldanberi İstanbulda olduğu halde Türkçeyi Şeki lehçesiyle konuşur; ve memlekette olduğu gibi dükkânında da post üzerinde oturur.
4 — Hacı Taki Efendi ailesi; geçen asır sonlarında İstanbula gelmiş, gümrükte halı komisyonculuğu ile işe başlamış “Dellâl Hacı Taki” diye şöhret bulmuştur; oğlu, Ali Bey de gümrük komisyoncusu olup zarif, nüktedan bir zattır.
III : Karabağlılar
1 — Gaffar Oğulları; büyük bir ailedir, Yirminci asrın başından beri İstanbulda yerleşmiş bulunmaktadır, antikacılık ve halı ticareti ile iştigal ederler. Bebekte yalıları vardır, çocukları Robert Kollejde okuduklarından bir kısmı Amerikaya hicret etmişlerdir; İstanbulda Kapalıçarşıda Antikacı Ahmet Kaner bu ailenin İstanbulda en maruf simasıdır.
2 — Feyyaz Oğulları; bu da kalabalık bir ailedir, dünyanın en mühim şehirlerinde kolları vardır. Vaktiyle gayet zengin idiler, Cağaloğlunda konakları, Bebekte yalıları, Kadıköyünde Kuşdilinde köşkleri vardı. İstanbulun meşhur ve ilk büyük sineması olan “Melek Sineması”, bu aileden İsmail Bey’in kızı Melek Hanımın ismine izafeten konulmuştur. Sirkecideki “Âzeri Sinema” da aynı aile efradından birinindir.
3 — Civanşir ailesi; Civanşir Âzerbaycanın en eski ailelerinden biri olup Timûriler zamanından beri Karabağ vilâyetinin beyi, hükümdarı olmuşlardı. Bunlardan Behbud Han Civanşir Âzerbaycan Sadat hükûmetinin harbiye nâzırı idi. Park otelinde Ermeni Torlakyan tarafından öldürüldü; elbisesiyle Âzerbaycan bayrağı, hâtırasını taziz için Askerî Müzeye kaldırıldı.
4 — Ağaoğlu Ahmed Bey ailesi: (B.: Samed Ağaoğlu Tezer Ağaoğlu).
IV : Saliyanlılar
1 — Merhum Ali Bey Hüseyinzâde ailesi; İkinci Abdülhamid devrinde İstanbula gelmiş, Tıp doktoru idi. Mektebi Tıbbiyede profesörlük yapmış, Genç Türklerin hareketlerine iştirâk etmiş, Türk milliyetçilerinin ünlülerinden biri olmuştur. Sultan Hamid tarafından takibata maruz kalmış, bir ara Üsküdarda Genceli Mehmedzâdelerin yalılarına çekilmiş, bu sıralardadır ki, Hacı Cevat Gencelinin (bu satırların muharririnin babası) bir portresini yapmıştır. Oğlu Mehmet Selim Turan İstanbulun tanınmış ressamlarındandır.
2 — Ali Bey Akşin; Birinci Cihan Harbi sıralarında Bakûda Türk Konsoloshanesinde çalışırdı; sonra İstanbula gelip yerleşmiştir. Gayet zarif bir zattır. Türkçede Âzerbaycan ağzını muhafazasiyle meşhurdur.
V : Bakû’lular
Yeni inkişaf eden bir şehir olup iş sahası da geniş olduğundan bu şehirden Şirvan, Şeki, Gence, Tebriz, Hoy, Selmas gibi harice tüccar, esnaf muhacir gitmemiştir. Bunun için İstanbulda birkaç nesil geçiren Bakûlu Âzerilere seyrek rastlanır.
1 — Mirza Bala, Bakûnun tanınmış ailelerinden birine mensup bir zattır. Harbi Umumîden sonra İstanbula yerleşmiştir ki, kuvvetli kalem sahibidir. Farsca, fransızca, rusca iyi bilir; ilim ve fazileti ile seçkin bir simadır. Rind meşreb, hayyamperesttir. İslâm Ansiklopedisinde değerli makaleleri vardır.
VI : Nahcivan ve Revanlılar
Bu vilâyetler uzun zaman Osmanlı idaresinde bulunduğundan İstanbula gelenler çok olmuştur; fakat bunlar, İstanbul denilen deryada, bir katrecik su gibi kaybolmuşlardır. Bugün tanınmış Nahcivanlı ve Revanlı ailelerden:
1 — Nahcivan vilâyeti ve beylerbeyisi Kengerlü aşireti beyi Ferecullah Han oğulları, torunları, torunlarının torunları. Ferecullah Han, bu satırların yazıldığı sırada 98 yaşında Kızıltopraktaki köşkünde torunlarının oğulları ile oturuyordu. Kendi dişleri ile, her zaman cebine doldurduğu bademleri yer. Doksan sene evvel okuduğu Gülistanın birçok yerleri hafızasındadır. Kızıltopraktan Kadıköyüne yaya gidip gelir. Canlı bir tarihtir. 1293 Kars muharebesini görmüş ve İstiklâl Harbine iştirâk etmiştir.
2 — Sadık Bey Hakverdi, Revanlıdır, kumaş fabrikatörüdür.
VII : Karabağlılar
1 — Ahmedağaoğlu ailesi (B.: Ağaoğlu Ahmed).
2 — Mehmet Sadık Bey: Karabağın şehir ailelerinden birine mensuptur. Bilgili, faziletli bir zattır; farsça, arapça, rusça, fransızca, almanca ve fince bilir. Âzerbaycan tarih, coğrafya ve etnolojisi üzerine kıymetli tetebbuleri vardır. Ulus’ta, Cumhuriyet’te, Tasvir’de ve Tanin’de değerli makaleleri intişar etmiştir. Finlândiyada “Yeni Turan” gazetesini çıkarmıştır; muhtelif gazetelerimizi Avrupada ve Şark memleketlerinde temsil etmiştir. İstanbuldan başka, Ankara, Kars, Trabzon ve Erzurumda da şöhret sahibidir.
3 — Doktor Ağaoğlu Mehmet; İstanbulda yerleşmiş, Viyanada ikmali tahsil etmiş, İslâm sanat tarihi mütehassısıdır. Evkaf Müzesinde, İstanbul Darülfünununda bulunmuş, Amerikaya davet olunarak Filadelfiya Üniversitesi İslâm Sanat Tarihi profesörü olmuştur. Ars İslâmice cemiyetinin mecmuasını idare ediyordu. 1949 da orada öldü. Annesi Bâsû Hanım İstanbuldadır.
VIII : Tebrizliler
Birçok aileler gelmiştir. İçlerinden vezir, hattat, şairler yetişmiştir.
1 — Muallim Feyzi Efendi (B. : Feyzi Efendi, Muallim); Tebrizin Türkmenler kasabasındandır. Babası Esedullah Molla kasabanın müftisi ve hocasıydı. Feyzi Efendinin oğlu Mehmet Safa Bey (Safa İksel), Osmanlı hariciyesinin değerli memurlarındandır, matbuat müdürlüğü yapmıştır, bu satırların yazıldığı sırada Cumhuriyet Merkez Bankası muhaberat müdürü idi. Onun oğlu Settar İksel, Paris elçiliği müsteşarıdır; kızı Zeyneb Hanım, Ankara Radyosunda tarihî müzik saatini dinleten Cevat Memduh Altar’ın zevcesidir.
2 — Remzi Baba (B.: Remzi Baba), İstanbulda yerleşmiş Tebrizli kalender bir Bektaşidir; deryakeş idi, her çeşit adamla düşüp kalkar, vüzeradan, şuaradan sokak dilencisine varınca herkesle demleşirdi.
3 — Sadık Kâğıtçı; Afitab mağazası sahibidir. Kâıt ve kırtasiye ticaretiyle meşgul hayırsever bir zattır.
4 — Cevat Bey Âzer; milliyetçi, Türkçü bir zattır. Tebrizde muallim idi, İstanbula gelerek ticaretle iştigal etti. Eebiyat ve tarih ile sağlam ülfet sahibi sözü tatlı bir zattır.
5 — İhrabi, Tebrizin İhrab Mahallesindendir. Harbi Umumîden evvel İstanbulda yerleşmiştir. Ailesi ötedenberi İstanbul ile Tebriz arasında halı ticareti ile meşgul idi. Âlim, fâzıl bir zattır. Farsca şiirleri vardır.
6 — Prens Daniş, Prens Mirza Rıza Erfaüddevle, aslı Erzurumludur, geçen asırda Revana hicret etmiş bir ailenin evlâdıdır. İstanbulda uzun zaman sefiri kebir olarak İranı temsil etmiştir. Ana dili Türkçeden başka farsca, arapça, fransızca, rusca, almanca, lâtince, ingilizce bilir. Türkçe ve farsça şiirler yazmıştır.
IX : Genceliler
1 — İstanbula yerleşmiş Genceli Âzerilerin en eskisi “Genceliler” denmekle meşhur Kara Mehmed Bey ailesidir. Bunlara “Mehmedzâdeler, Mehmedoflar” da denilir. Dört kuşaktanberi İstanbul hemşehrileridirler. İlk defa 1250 ye doğru ticaret maksadı ile gelmişlerdir. Üsküdarda Şemsipaşada bir yalı almışlardır. 1300 de Mahmutpaşada Yıldız Hanının büyük bir hissesine sahib olmuşlardır. Bu aileden merhum Hacı Baba Genceli ve kardeşi Necef Genceli (bu satırları yazanın dedesi) Büyükşehrin maruf tüccarları olmuşlardır. Bu aileden Mehmed Bey Mehmedzâde, Yıldız Hanında ticarete meşguldür. Edip bir zattır. Bu satırların muharri, Ali Genceli, herkesle ülfet ve sohbet eder, mizacı mizaha mail, samimî bir itirafın hükmü olarak, kalender adamdır. (Bu satırları Reşad Ekrem muhabbetle ilâve eder: Has mânada münevver, harikulâde enerji, belki biraz talihsiz, ateşin zekâsının hakkı olan tevazuun bir ucunu arasıra açmaktan hoşlanan bir zattır. İstanbul Ansiklopedisinin hazırlıklarından ilk haberdar olanlardandır ve Reşad Ekrem Koçu’yu teşci edenlerdendir. (B.: Genceli, Ali).
Merhum Zeynel Genceli, edip, şâir, âlim bir zat idi. Ömründe hiçbir işin üzerinde sebatkâr olamad, eserini tebyiz etmekten bile üşendi. Bütün ömrünü eşe dosta takılmak, lâtife ile geçirirdi. Şiirlerini, makalelerini hep müstear isimle neşretti.
2 — Âdil Ziyadoğlu ailesi, Gencinin en eski ailelerindendir. Safevi, Osmanlı ve Rus devirlerinde dededen babadan Gence beylerbeyisi olmuşlardır; Kacar aşiretinin Yuharı Başkolunun Ziyadoğlu boyuna mensupturlar. Bu aileden İstanbula yerleşen Âdil Cevad Handır; Gencenin son beylerbeyisi Cevad Hanın oğludur; Âzerbaycan hükûmeti harciye nazırı idi. Sonra İran sefiri oldu; Finlândiya Müslümanlar Kongresinde Âzerbaycan müslümanlarını temsil etti. Üniversitede Rus dil ve edebiyatı profesörlüğünden tekaüt edildi. Rusça, farsça, fransızca ve almancayı ana dili gibi bilir. Âzerbaycan etnografyasında ve folklorunda derin bilgi sahibidir: Âzerbaycan hakkında Tahranda, Bakûda, İstanbul’da birçok eserler neşretmiştir.
3 — Yusuf Bey kızları; Gencenin tanınmış ailelerinden Yusuf Bey, Âzerbaycan devlet reisi idi; Âzerbaycan devleti sukut edince kayboldu, kızı, refikası ve damadı İstanbul’a yerleştiler; refikası Şefika Hanım, Kırımlı meşhur Gaspıralı İsmail Beyin kızıdır.
4 — Doktor Ahmed Caferoğlu; Genceden İstanbula tahsile gelmiş ve Büyükşehirde yerleşmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Türk Dili Tarihi profesörüdür. Birçok telifatı vardır (B.: Caferoğlu, Dr. Ahmed).
Ali Genceli
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Ali Genceli
Identifier
IAM030753
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 3, pages 1686-1690
See Also Note
B.: Tarlan, Ali Nihad; B.: Samed Ağaoğlu Tezer Ağaoğlu; B.: Ağaoğlu Ahmed; B. : Feyzi Efendi, Muallim; B.: Remzi Baba; B.: Genceli, Ali; B.: Caferoğlu, Dr. Ahmed
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.