Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AYOMAK ( Mildan Niyazi )
Klâsik Türk musikisinde kıymetli bir bestekâr ve büyük musiki âlimi; 1888 de Serfice’de doğdu; hayatı hakkında elde edilen malûmat, ilmî şanına nisbetle pek mahdut kalmıştır, son yıllarının hastalıkla geçmesi, yakın dostlarını kendisiyle tercümei hali hususunda konuşmaktan incitmek endişesiyle alıkoymuştur.
İlk tahsilini yaptıktan sonra İstanbul Darülfünunu riyaziye şubesine devam etmiş, fakat diploma alamadan, Birinci Cihan Harbine ihtiyat zâbit olarak iştirâk etmiştir.
Mildan Niyazinin yüksek meziyetlerinin takdirkâr bir dostu olan İstanbul Üniversitesi Üroloji doçenti Dr. Saim Erkun, Mildan Niyazinin Basra üserâ kampındaki hayatı hakkında bize şu malûmatı veriyor :
“Mildan Niyazi’nin Basra üserâ kampındaki portresi: Çenesini çerçeveliyen simsiyah sakallı, sevimli yüzünde tebessümü eksik olmıya mevzun endamlı, neşeli olgun bir gençtir.
“Türk musikisi hakkında geniş bilgisi ve insanı kendine çekici kudretiyle üserâ kampındaki genç, birçok yaşlı zâbitleri etrafına topladı. Beş yüz kişilik kampta evvelâ beş on kişi ile kurduğu Musiki Birliği’nin âza sayısını kısa bir zaman içinde iki yüzden fazlaya çıkardı. Onlara nota ve solfej dersleri vermeğe, klâsik musiki eserleri öğretmeğe başladı. Bu hareketiyle hepimize hem çölün ortasında esirliğin verdiği ruhî ıstırabı dindirmeğe muvaffa...
⇓ Read more...
Klâsik Türk musikisinde kıymetli bir bestekâr ve büyük musiki âlimi; 1888 de Serfice’de doğdu; hayatı hakkında elde edilen malûmat, ilmî şanına nisbetle pek mahdut kalmıştır, son yıllarının hastalıkla geçmesi, yakın dostlarını kendisiyle tercümei hali hususunda konuşmaktan incitmek endişesiyle alıkoymuştur.
İlk tahsilini yaptıktan sonra İstanbul Darülfünunu riyaziye şubesine devam etmiş, fakat diploma alamadan, Birinci Cihan Harbine ihtiyat zâbit olarak iştirâk etmiştir.
Mildan Niyazinin yüksek meziyetlerinin takdirkâr bir dostu olan İstanbul Üniversitesi Üroloji doçenti Dr. Saim Erkun, Mildan Niyazinin Basra üserâ kampındaki hayatı hakkında bize şu malûmatı veriyor :
“Mildan Niyazi’nin Basra üserâ kampındaki portresi: Çenesini çerçeveliyen simsiyah sakallı, sevimli yüzünde tebessümü eksik olmıya mevzun endamlı, neşeli olgun bir gençtir.
“Türk musikisi hakkında geniş bilgisi ve insanı kendine çekici kudretiyle üserâ kampındaki genç, birçok yaşlı zâbitleri etrafına topladı. Beş yüz kişilik kampta evvelâ beş on kişi ile kurduğu Musiki Birliği’nin âza sayısını kısa bir zaman içinde iki yüzden fazlaya çıkardı. Onlara nota ve solfej dersleri vermeğe, klâsik musiki eserleri öğretmeğe başladı. Bu hareketiyle hepimize hem çölün ortasında esirliğin verdiği ruhî ıstırabı dindirmeğe muvaffak oluyor ve hem de kurduğu yüksek bir sanat mektebine devam imkânını sağlamak suretiyle bizi ruhan tatmin etmiş, oyalamış oluyordu. Mildan Niyazi’nin bu hareketi o kamptaki esir Türk zâbitlerinin ferdî ve içtimaî durumlarında usta bir pedagog ve psikolog olduğunu göstermiş olması bakımından dikkate şâyândır. O günün yurduna dönmeğe muvaffak olan gençliği kendisine çok şeyler borçludur.
“Musiki görüşlerine gelince; çölün ortasında, o sadece musikiyi muhitine tanıtmak, sevdirmek ve öğretmekte kalmamış, ayni zamanda kampta mevcut ve müntesibi daha az olan Garp müziği kulübü ile de samimî temaslar temin etmiş, onlara Türk musikisine ait ilmî görüşlerini izah ederek Türk musikisinde yapılması lâzımgelen yenilikleri, üç dört sesli koro yapabileceğini izah etmiş ve hattâ yapmıştır. Üserâ kampında musiki nazariyatına dair yazdığı notlar 108 sayfa kadar tutar. Hem moralst ve hem idealist bir ruh taşıyan Mildan Niyazi o gün çok sevilen ve hürmet gören kâmil bir insandı, bütün hayatı boyunca da böyle kalmıştır”.
Mildan Niyazi, esaretten dönüşünde İzmirde yerleşmiş, musiki çalışmalarına devam ederek Medine yokuşuda “Darülmusiki” adlı bir mektep açmıştır. Daima müsbet ve verimli çalışmış olan sanatkâr âlim, gördüğü rağbet üzerine müessesesini genişleterek hapishane arkasında daha geniş bir yere nakletmiştir.
Mildan Niyazi, Doktor Saim Erkun’un bilhassa kaydettiği Türk musikisinde yenilik yapmak lüzumuna çoktan inanmış olduğu için Ahmed Adnan Saygı’nın da hocası olup o esnada seksen yaşında olduğu söylenen Macar mühendisi Macar Tevfik Bey adlı bir hocadan Garp musikisi nazariyatını tahsil etmiştir.
İzmirde kurduğu Darülmusiki müessesesinde yüzlerce talebe yetiştiren Mildan Niyazi öğrenemediğimiz sebepler yüzünden müessesesini kapatarak İstanbula gelip yerleşmiştir; geçim endişesiyle belediyede mütevazı bir memuriyet bulmuş, Bayazıdda da “Musiki Birliği” adı ile bir dernek kurarak musîki çalışmalarına başlamıştır; ve burada da yüzlerce talebe yetiştirmiştir; fakat bu esnada geçirdiği bir kalb krizi yüzünden çalışmalarına fasıla vermek zorunda kalmış, derneği dağıtmış, bir müddet sonra bu satırların muharriri ile tanışarak beraber “Türk Musiki Derneği” ni tesis etmiştir.
İnsanlığı, eşsiz fazileti, musikideki derin bilgisi ve hudutsuz meziyetleri ile arkadaşını kendisine hayran bırakan Mildan Niyazi, artık ölümü gününe kadar çalışmalarına durmadan devam etmiştir. 26 Nisan 1947 Cumartesi günü saat 11 de, bir kalb krizi neticesinde Hakkın rahmetine kavuşmuştur. Ölümü ile dostlarını sonsuz bir elem ve ıstıraba düşüren bu büyük adam, arkasında 700 - 800 sayfa tutacak olan büyük bir “musiki nazariyati” telif etmiştir ki tab’ı imkânları elde edildiği gün, millî kütüphanemiz muhalled bir eser kazanacaktır.
Bir ömür verdiği bu çalışmalarını bir şöhret yapma veya servet toplama vasıtası olarak kullanmağa aslâ tenezzül etmemiştir. Onun, bütün hayatı boyunca çektiği maddî sıkıntıdan bir gün olsun şikâyet ettiği işitilmemiştir. İzmirde iken Lem’i Beyin bir aralık İzmirde bulunduğu maddî bakımdan sıkıntı içinde olan bu büyük Türk bestekârını Darülmusikisinde aylarca barındırdığını en yakın dostları bile, ağzından işitmemişlerdir.
Vefatından sonra hâdiseyi bilenlerden öğrenmişlerdi, 30 nisan 1947 de halkevinde toplanacak Türk Musiki Derneğinin yıllık kongresinin hazırlıkları başlamıştı. Biraz evvel geçirdiği gripal bir hastalığın nekahetinde olduğu için, yorulmamasını temin maksadı ile, provaları yetişkin talebelerinin yaptırabileceklerini söyliyerek kendisinin provaya gitmesi menedilmiştir. O gizli olarak provalara gitmiş ve yorulunca da halkevine çok yakın olan evine dönmüş, provalara geldiğini, bu satırların muharrirlerine söylememelerini de talebelerine tenbih etmiş, bu hali, vefatından bir gün evveline kadar devam ettirmiştir. Söz dinlemeyip provalara gittiği öğrenildiği zaman, suç üstünde yakalanmış bir öğrencinin öğretmenine karşı aldığı masum tavrı ile munis ve içinde samimiyetler dolu olan bakışları, gözün unutacağı sahnelerden değildir.
Dr. Neşat Halil Özken
Mildan Niyazi Ayomak
(Resim: H. Çizer)
Mildan Niyazi Ayomak’ın Hisârbûselik Peşrevi
(Yazı: Muhiddin Erev)
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Dr. Neşat Halil Özken
Identifier
IAM030665
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
H. Çizer
Description
Volume 3, pages 1625-1627
Note
Image: volume 3, pages 1625, 1626
Theme
Person
Contributor
H. Çizer
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.