Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AYNÎ EFENDİ (Ayıntablı Hasan)
Onsekizinci asır sonları ile ondokuzuncu asır başlarında yaşamış ve devrinde büyük şöhret yapmış bir şairdir; 1766 da Ayintabda doğdu, ondört yaşlarında iken memleketnden ayrılarak bir müddet Maraş, Elbistan ve Darendede kaldı, ve 1790 da İstanbula geldi. Sultanahmed medresesinde okudu, Şeyhülislâm Dürrizade Arif Efendi zamanında mülâzemet rüusu aldı, kâtipliklerden başlıyarak Devlet Matbaası musahhisliğinde, kalem âmillerinde ve meşhur Kırımlı Abdullah Râmiz Paşanın kitapçılığında bulundu; devrinin ricalını yakından tanıdı, 1831 de tekaüt edilerek Babıâli arapça ve farsça muallimliğine tayin edilerek himaye edildi, bu vesile ile İkinci Mahmudun iltifat ve himayesine nail oldu; 1837 de vefat etti, kabri Galata Mevlevihanesindedir.
Baş şâhidesi destarlı mevlevi sikkeli, yanları çiçekli, mailen astarlı olan kabir taşının İstanbul Ansiklopedisi adına merhum İhsan Hamaloğlu tarafından okunan kitabesi şudur:
Yâ Hû
“Kibârı vâlâ teber tariki saadet refiki Mevleviyeden Babıâli hâcesi iken bâl küşâyi sema’kedei lâhût olan sultanüssüarâ ve bürhanülurefâ Ayintâbi Mevlâna Esseyid Hasan Aynî Efendi Hazretlerinin ruhi pür fütuhlerine rizaen lillâhi taalâ elfatiha. Sene 1223 fî 4 s. (Safer)”.
Şeyh Galip ile sohbet ve ülfet etmek fırsatını bulmuş, Keçecizâde İzzet Molla ile müşaarede bulunmuş o...
⇓ Devamını okuyunuz...
Onsekizinci asır sonları ile ondokuzuncu asır başlarında yaşamış ve devrinde büyük şöhret yapmış bir şairdir; 1766 da Ayintabda doğdu, ondört yaşlarında iken memleketnden ayrılarak bir müddet Maraş, Elbistan ve Darendede kaldı, ve 1790 da İstanbula geldi. Sultanahmed medresesinde okudu, Şeyhülislâm Dürrizade Arif Efendi zamanında mülâzemet rüusu aldı, kâtipliklerden başlıyarak Devlet Matbaası musahhisliğinde, kalem âmillerinde ve meşhur Kırımlı Abdullah Râmiz Paşanın kitapçılığında bulundu; devrinin ricalını yakından tanıdı, 1831 de tekaüt edilerek Babıâli arapça ve farsça muallimliğine tayin edilerek himaye edildi, bu vesile ile İkinci Mahmudun iltifat ve himayesine nail oldu; 1837 de vefat etti, kabri Galata Mevlevihanesindedir.
Baş şâhidesi destarlı mevlevi sikkeli, yanları çiçekli, mailen astarlı olan kabir taşının İstanbul Ansiklopedisi adına merhum İhsan Hamaloğlu tarafından okunan kitabesi şudur:
Yâ Hû
“Kibârı vâlâ teber tariki saadet refiki Mevleviyeden Babıâli hâcesi iken bâl küşâyi sema’kedei lâhût olan sultanüssüarâ ve bürhanülurefâ Ayintâbi Mevlâna Esseyid Hasan Aynî Efendi Hazretlerinin ruhi pür fütuhlerine rizaen lillâhi taalâ elfatiha. Sene 1223 fî 4 s. (Safer)”.
Şeyh Galip ile sohbet ve ülfet etmek fırsatını bulmuş, Keçecizâde İzzet Molla ile müşaarede bulunmuş olan Aynî’nin şiirleri umumiyetle “gelişi güzel” yazılmış şeylerdir; edebî şahsiyetinin yegâne eseri denilebilecek uzun, yekdiğeri ile alâkalı hikâye ve bahislerden mürekkep “Sâkinâme” si dahi, emsaline nisbetle sıkıcıdır. Divanında Üçüncü Selim ile Mahmuda ve zamanının diğer büyüklerine yazdığı kasideler ve Hicrî 1203 ile 1252 yılları arasında geçen vak’alara düşürmüş tarihler geniş bir yer tutar, yarım asırlık bir devir için bu tarihlerin vesika kıymeti mühimdir. Aynî’nin ikbalini çekemeyenler çok olmuş, kendisine müteşair, dalkavuk mizaçlı denilmiş, fisik ve fücura meyyal olmakla dile düşürülmüş, hayli dedikodulu bir ömür sürmüştür. Muasırlarından Esad Efendinin ifadesi ile “medreseden matrud ve mecilsi ulemadan merdud” olan Aynî, saçını sakalını boyar, fes giyer, mevkiine ve yaşına yakışmayan hareketlerde bulunurmuş; bunlar da gösterir ki Aynî kıymetli bir şâir olmamakla beraber velûd bir nâzım, devrinin, muhakkak ki mütecellid ve rind bir simasıdır (B.: Aynî Divanı).
Divanında kendi hayatı hakkında da manzum hatıralar vardır, hicrî 1233 yazı içinde milâdî 1817 bir gün Boğaziçinde devlet ricâlinden Tahsin Efendinin yalısına ece yatısı misafirliğine gider, yalıda yalnız olarak yatdığı odaya hırsız girerek cübbesini, şalını ve iki kıymetli saatini çalar, ertesi sabah yalıda pek soğuk bir hava eskidiği muhakkaktır, fakat hırsız bulunamaz; zamanının şâirleri arasında vakalara târihler yazmakla meşhur olan Aynî Efendiye yüreği sızlaya sızlaya ebced hesabı ile mısrâlar tanzim etmekden gayri yapacak iş kalmaz:
Bir gece Tahsin Efendi yalısında yattım
Basdı kâbûs gibi bendeni nevmi gaflet
Şalımı hırsız alub aklıma geldi hiffet
İp kuşaklı olub ittim delilerle ülfet
Çalub indirdiler eyvâh iki saatimi
Bilemem vaktimi şimdengerû mecnun sıfat
Birisi basma çalar saatı zerrin idi âh
Birisi “Corci” idi doğru yürürdü gaayet
Kaametimce içi sandallı o cübbem gitti
Ceybü dâmânımı pür eyledi desti mihnet
İlmü irfanüiferâsetle idüb fikri dakîk
Didi bir zâti hiredmendü felâtun hikmet
Sâhibi hânede yâ sâhibi eşyâda çıkar
Anlara eylese mahbesde eziyyet devlet
Sui zan eylemesün kimseye zındanda böcek
Sözün alâsı budur işte be vefki sıhhat
Gördü remmâlü müneccim bu iki târihim
Noktaü necmile vicdanına kıldı hizmet
“Cübbe vü çevreciğim zâyi olub gitti meded”
“Oldu saatler ile şalı cedidim sirkat”
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM030659
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 3, sayfa 1624
Bakınız Notu
B.: Aynî Divanı
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.