Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AYİA PARASKEVİ RUM ORTODOKS KİLİSESİ
Hasköyde, vapur iskelesinden çıkılıp dosdoğru yürününce ana caddeyi geçtikten sonra tam karşıya gelir. Etrafı duvarla çevrilmiş bir bahçenin içinde, dört duvar üzerine kiremit örtülü bir çatı ve kâgir bir çan kulesinden ibaret kâgir yapı küçük bir kilisedir.
Kilise 1835 de inşa edilmiştir; Narteksin bir hususiyeti yoktur; fakat içi görülmeğe ve tettike değer. Dört köşeli on iki ahşap sütuna istinadeden tavanın ortadakı tonoz parçası, ikonostasiyonu, despot kürsüsü, anyonu ve kadınlar mahfeli müstesna, diğerleri serâpa oymalı ve yaldızlıdır ve müteaddit ikonlarla tezyin edilmiştir. İkonostasyon önünde ceviz üzerine sedef işlemeli iki İncil kürsüsü, üçer tahta mumlu iki büyük sarı pirinç şamdan, müteaddit küllü şamdanlar, gümüş ve cam kandiller, avizeler mâbedin tezyinatını teşkil eder. İkonlara gelince başlıcaları şunlardır : Narteksden girildiğine göre sağdaki ikinci sütunun önünde gayet büyük ve kabartma çiçek tezyinatlı ve iki yanında üçer mumlu iki pirinç şamdan bulunan mükellef bir çerçeve içinde 1855 tarihli Ayios Nikolaos ikonu; soldan ikinci sütunun önünde aynı eb’atta ve aynı zenginlikte bir çerçeve içinde 1857 tarihli Meryem ana ve melek ikonu; soldan dördüncü sütunun önünde ayni eb’atta ve ayni zenginlikte bir çerçeve içinde bir “Ba’sü ba’delmevt” kompozisyonu; bu sonun...
⇓ Read more...
Hasköyde, vapur iskelesinden çıkılıp dosdoğru yürününce ana caddeyi geçtikten sonra tam karşıya gelir. Etrafı duvarla çevrilmiş bir bahçenin içinde, dört duvar üzerine kiremit örtülü bir çatı ve kâgir bir çan kulesinden ibaret kâgir yapı küçük bir kilisedir.
Kilise 1835 de inşa edilmiştir; Narteksin bir hususiyeti yoktur; fakat içi görülmeğe ve tettike değer. Dört köşeli on iki ahşap sütuna istinadeden tavanın ortadakı tonoz parçası, ikonostasiyonu, despot kürsüsü, anyonu ve kadınlar mahfeli müstesna, diğerleri serâpa oymalı ve yaldızlıdır ve müteaddit ikonlarla tezyin edilmiştir. İkonostasyon önünde ceviz üzerine sedef işlemeli iki İncil kürsüsü, üçer tahta mumlu iki büyük sarı pirinç şamdan, müteaddit küllü şamdanlar, gümüş ve cam kandiller, avizeler mâbedin tezyinatını teşkil eder. İkonlara gelince başlıcaları şunlardır : Narteksden girildiğine göre sağdaki ikinci sütunun önünde gayet büyük ve kabartma çiçek tezyinatlı ve iki yanında üçer mumlu iki pirinç şamdan bulunan mükellef bir çerçeve içinde 1855 tarihli Ayios Nikolaos ikonu; soldan ikinci sütunun önünde aynı eb’atta ve aynı zenginlikte bir çerçeve içinde 1857 tarihli Meryem ana ve melek ikonu; soldan dördüncü sütunun önünde ayni eb’atta ve ayni zenginlikte bir çerçeve içinde bir “Ba’sü ba’delmevt” kompozisyonu; bu sonuncu ikon serâpa gümüş kaplı olup gümüş işçiliği pek güzeldir, çerçevesenin alt kısmına yerleştirilmiş olan ejderha şeklinde bir çift sarı pirinç şamdan da tereddütsüz sanat eseridir; İkonostasiyonda Ayia Paraskevi ikonu, azizenin yalnız yüzü görünüp serâpa gümüş kaplı olan bu büyük ikonun da gümüş işçiliği çok güzeldir.
Bu kilisenin bilhassa kaydadilmeğe değer şeyi narteksden girildiğine göre sol kenar parçada ikinci sütunun arkasında bulunan bir tabut ve bu tabutun içinde Ayia Argiri’nin mumyalanmış başsız cesedidir. Kilise hâtıratında ve halk ağzında bu ceset hakkında şöyle bir menkıbe nakledilir:
Argiri ikiyüz sene evvel yaşamış, Bursalı, gayet dilber bir kızmış; Bursa paşasının oğlu bu kıza âşık olmuş ve babasından istemiş; fakat kızı Müslümana vermişler ve hemen bir Rum delikanlısı ile evlendirmişler; zifaflarının onbeşinci günü an’anevî kilise ziyaretini yaparken paşazadenin adamları, Argiriyi kocasının elinden almışlar ve İstanbula kaçırarak tersane zindanına atmışlar; bu paşasade Sultan Hamidin veziri olan Fehim Paşanın oğlu imiş. Tersane zindanında Müslüman olup paşazade ile evlenmesi için yapılan teklileri reddeden Argiri açlıkla intihar etmiş ve ölümünden az evvel çağırttığı Hasköy kilisesi papazına vasiyeti üzerine kilisenin avlusuna gömülmüş; bir sabah civardaki Hasköy hamamının üstüne peştamalları asmak üzere çıkmış olan bir dellâk veya natır kilise avlusundan bir alev çıktığını görmüş, aynı gece kilisenin papazı da “beni buradan çıkarın” diye bir ses işitmiş, alevi gören dellâk veya natırın delâletiyle patrikhaneden gelen bir heyet tarafından kabir açılmış ve bugün kilisenin içindeki mumyalanmış ceset bulunmuş; gövdeyi bir tabut içinde kiliseye koymuşlar. Başı Rusyaya göndermişler; Türk hükûmeti bunu haber almış, azizenin başını geri getirtmek için gayet sür’atli bir vapuru takibe çıkarmış, meğerse başı götüren gemi pamuk yüklüymüş, yakalanacağını anlayan kaptan pamuk balyalarını denize atmış, azizenin bir mucizesi olarak bu pamuklar Türk vapurunun uskurlarına takılmış ve olduğu yerde durdurmuş.
Panayırı her yıl 30 Nisanda tes’it edilen ve 1926 da Marika Savidu adında bir kadının yaptırttığı camlı bir tabut içinde kilise bahçesinde merasimle dolaştırılan Ayia Argiri menkıbesi, apaydın bir hakikattir ki, ırz ve namus meselelerinde pek necip bir taassuba sahib olan ve mütecavizi, hedefi tecavüzü hangi milletten olursa olsun aman vermeden tecziye eden Türk’ü, ırz ve namus düşmanı göstermek için garezkârâne uydurulmuş, ne tarih, ne de mantık bağları olan bayağı bir ürcûfedir.
İstanbul Ansiklopedisi, sağlam bilgisine dayanarak bu iğrenç iftirayı 1947 de R.E. Koçu ve Muzaffer Esen’in imzaladığı aşağıdaki makaale ile ve bir iki fiskecik vurarak ziyrüzeber etmişti :
“İkiyüz sene evvel Türkiyede Üçüncü Ahmed, Birinci Mahmud, Üçüncü Osman, Üçüncü Mustafa, Birinci Abdülhamid ve Üçüncü Selim hükümdar olmuşlardır; bu devrin imparatorluk vakayinamesi hurda teferrüata kadar mazbuttur, değil böyle bir genç kızın kaçırılması, Bursada bir bekâr hanına fahişe getiren bir baldırı çıplağın sebebiyet verdiği alelâde zabıta vakası dahi müsecceldir; güzel Argirinin kaçırılması dâvasını o tarihlerde patrikhaneden evvel Divanı Hümâyûn takibederdi ve garezkârane uydurmanın kahramanı olan paşa ile paşazadeyi amansız tecziye ederdi.
“Kız Bursadan Tersane zindanına getirilir, niçin? Paşazâde Bursada zifaf döşeğine alıverirdi. Tersane zindanına getirilmesinin sebebini biz biliriz: Zindan kelimesi yazılacak, zulüm ve gadir gösterilecek ve Argiri kız orada öldürtülerek kolaycacık kapıkarşı Hasköy kilisesine naklediliverecek; papazı zindana sokabilecek kadar müsamahakâr bir idare nasıl oluyor da masum bir kızı zindanlarda çürütüyor.
“Nâşi kabrinden çıkaran heyet bir ölü kafasını kıtır kıtır gövdesinden ayıracak kadar hissiz ve duygusuzmuş; bu hissizlikten, bu gaddarlıktan her çeşit iftira ve yalan beklenebilir.
“Yukarıda bahsedilen devirde bir Abdülhamidi evvel hükümdar olmuştur, tarihimiz bu adam hakkında şöyle yazar: “Gayet dindar, fevkalâde âdil, din ve mezhep tefrik etmeden tebaasını himaye eder, şefkatli, merhametli, melek siretli, saf kalpli bir hükümdardı.” Bizim bildiğimiz hafiye Fehim Paşa İkinci Abdülhamidin uşağıydı ve zamanımızdan ancak yarım asır evvel yaşamıştı ve Bursadan kız kaçırtmamış, Bursada kafası sopa ile ezilerek öldürülmüştü.
“Başı ikiyüz sene evvel Rusyaya kaçıran gemi pamuk balyaları atmış da, Türk vapurlarının çarklarına takılmış; denizlerde vapur çarkının ne zaman seyrü sefer ettiğini göstermeğe İstanbul Ansiklopedisinin sayfaları tenezzül etmez, bunu Hasköydeki Ayia Paraskevi kilisesi mütevelli heyetinin tahtı himayesindeki ilk mektebin hocası bacak kadar çocuklara öğretir.
“İstanbul Ansiklopedisi büyük şehrin rum kiliselerini en tamiz ilmî zihniyet ile şehir kütüğüne geçirirken necip milletimizin iffetine, insanlık şerefine yapılmış tecavüzleri de şiddetle takbih eder. İşittiğimize göre Ayia Argiri menkıbesi üzerine rumca bir kitap da varmış. İstanbul patrikhanesine mensup bir heyeti ilmiye, dellâk veya natırın peştemallı alemdarlığı ile değil, tarihî bürhanlara, delillere ve vesikalara dayanarak Hasköydeki mumyanın nereden ve nasıl getirildiğini tesbit etmek mecburiyetindedir. İkiyüz senelik bir mazi karanlık sayılamaz. Hazinei evrakımız, kütüphanelerimiz cihana açıktır. Bizce Hasköydeki Ayia Argiri, İstanbulun müteaddit Rum kiliselerinde ikonları bulunan Yanyalı yeni aziz Yorgiyos’un kız kardeşidir, yani kendilerini azizlik mertebesine çıkaran Etniki Eterya zihniyetidir.
“Amerikada bulunurken ve Fener Rum Ortodoks Patriği olarak İstanbulumuzu teşriflerinden beri, İnsanlığa, dünya sulhuna ve bu arada milletimizin saadeti ile yurdumuzun refah ve felâhına karşı beslediği ulvî duygularından dolayı kendilerine karşı derin hürmet duyduğumuz necabetmaab Birinci Atenagoras’tan, Hasköy Kilisesindeki fanatik mumyayı, ölüler için en güzel ve temiz istirahatgâh olan toprağa tevdi ettirmelerini bekleriz.
“İstanbul Ansiklopedisi bu satırlardan sonra ilmin tarafsız ışığında yürümeğe devam eder.”
1959 da iğrenç fanatizmin yarattığı Ayia Argiri mumyasının yerinden kalktığı ve yok edildiği öğrenildi.
Hasköyde Ayia Paraskevi Kilisesi
(Resim: Hâşim)
Theme
Building
Contributor
Hâşim
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM030452
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Hâşim
Description
Volume 3, pages 1549-1551
Note
Image: volume 3, page 1550
Theme
Building
Contributor
Hâşim
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.