Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AYASTEFANOS MUAHEDENÂMESİ
1876 Türk Rus seferinde, Ruslar, İstanbul kapularına Ayastefanosa (Yeşilköy) kadar gelmişlerdi. Bu seferin tarihçesi İstanbul Ansiklopedisinin mevzuu dışındadır. Osmanlı İmparatorluğunun son Vak’anüvisi bu büyük siyasî ve askerî vakayı şöylece hülâsa eder:
“Mütareke mukavelesinin imzasından sonra Server ve Namık Paşaların murahhaslıkları nihayet bulmuş olduğundan sulh şartlarını müzakere etmek Şûrayi Devlet Reisi Saffet Paşa ile Berlin sefiri Sadullah Bey (Sadullah Paşa) yeniden murahhas tâyin edildi. Sadullah Beyin Berlinden vüruduna kadar vakit geçmemek üzere Saffet Paşa yalnız olarak Edirneye gönderildi. Rusya murahhasları da General İgnatief ile Nelidof idi. General İgnadief uzun zaman Devleti Aliyye nezdinde Rusya sefiri olup husumeti aleniyyesi ve tahakkümat ve istihkaratı ile devletimizin her zaman kesri haysiyetine ve hedmi bünyanı şevketine çalışan ve gavail ve masaibi harbiyeyi tertib ve tesri’ eden herif idi. Safvet Paşa Edirneye vüsulünü müteakip müzaherata başlayıp Rusya murahhaslarının dürüştane muamelelerine ve muhakkirane ve tezyifkârane sitem ve muatebelerine katlanarak devletçe bâzı menafi istihsaline cabalamakda iken İngiltere sefiri Layard, İstanbulda bulunan İngiliz tebaasının zuhuru muhtemel vakalardan mal ve canlarını emniyet altına almak için İngilterenin ...
⇓ Read more...
1876 Türk Rus seferinde, Ruslar, İstanbul kapularına Ayastefanosa (Yeşilköy) kadar gelmişlerdi. Bu seferin tarihçesi İstanbul Ansiklopedisinin mevzuu dışındadır. Osmanlı İmparatorluğunun son Vak’anüvisi bu büyük siyasî ve askerî vakayı şöylece hülâsa eder:
“Mütareke mukavelesinin imzasından sonra Server ve Namık Paşaların murahhaslıkları nihayet bulmuş olduğundan sulh şartlarını müzakere etmek Şûrayi Devlet Reisi Saffet Paşa ile Berlin sefiri Sadullah Bey (Sadullah Paşa) yeniden murahhas tâyin edildi. Sadullah Beyin Berlinden vüruduna kadar vakit geçmemek üzere Saffet Paşa yalnız olarak Edirneye gönderildi. Rusya murahhasları da General İgnatief ile Nelidof idi. General İgnadief uzun zaman Devleti Aliyye nezdinde Rusya sefiri olup husumeti aleniyyesi ve tahakkümat ve istihkaratı ile devletimizin her zaman kesri haysiyetine ve hedmi bünyanı şevketine çalışan ve gavail ve masaibi harbiyeyi tertib ve tesri’ eden herif idi. Safvet Paşa Edirneye vüsulünü müteakip müzaherata başlayıp Rusya murahhaslarının dürüştane muamelelerine ve muhakkirane ve tezyifkârane sitem ve muatebelerine katlanarak devletçe bâzı menafi istihsaline cabalamakda iken İngiltere sefiri Layard, İstanbulda bulunan İngiliz tebaasının zuhuru muhtemel vakalardan mal ve canlarını emniyet altına almak için İngilterenin Akdeniz donanmasından bir filonun İstanbula gelmeğe emir aldığına ve bu da sureti dostanede olacağına dair Babıâliye bir nota tebliğ eyledi. Bu tebliğ nâgihani Hükûmeti Seniyeye birdenbire “Zade fittanbur nağmetü uhrâ” (Ben tanbura ne vuruyorum o bana ne nağme veriyor) kabilinden göründü. Çünkü İngiltere devletinin şimdiye kadar takib eylediği mesleki bitarafîden çıkıp çıkmayacağına ve çıktığı takdirde dahi takib edeceği hattı harekete, yani Devleti Aliyyeye karşı gösteregeldiği hayırhâhlığın eseri fiilîsini izhara kıyam edip etmiyeceğine ve Marmaraya donanma idhali sureti dostanede olacağı muhakkak ise de maksadı aslî ne idüğüne dair Hükûmeti seniyenin malûmatı iptidaiyesi olmadığından zihinleri tırmalayan keyfiyet İngiliz donanması Bahri Sefid boğazından içri girerse Rusyalının savlet ve şiddeti artarak İstanbulu işgal ve istilâya tasaddi etmesi ve bilâhara def ve tesviyesi kaabil olamıyacak vekayi ve müşkilâte sebep olması mülâhazası idi. Halbuki İngiltere parlâmentosu vaktinden evvel açılmış ve kraliçenin nutku resmîsinde (Kraliçe Viktorya) “Şarkda muhasemat maatteessüf imtidat eyleyerek muntazir olmıyan bazı vukuat zuhuru ile bunların tedabiri ihtiyatiye icrasına bizi mecbur edeceğini ketm ve ihfa edemem. Bahsedilen tedbirlerin fiilen icrası için lâzım hazırlıkların yapılması hususunda parlâmentanun semahatine tam bir emniyetim vardır” denilmiş ve İngiltere başvekili Lord Beaconsfield sefirimiz Musuros Paşaya ümidbahş tebliğatı mahremanede bulunmuştu. Bunlar İstanbulca peyderpey haber alınarak ve İngilterenin Marmaraya donanma idhalinden maksadı Devleti Aliyye ile akdı ittifak ve bilfiil harbe iştirâk olmayıp her türlü ihtimale karşı bir muamelei ihtiyatiyeden ibaret olduğuna dair Petersburg kabinesine kanaat gelerek korkulan teşevvüşler ve suitefehhümler zail olmuş, fakat İngiliz donanması Akdeniz boğazını bilmürur Mudanya açıklarında demir attıkda, (Rus ordusu başkumandanı) Grandük Nicola İstanbula asker sokmak sevdasından vazgeçmekle beraber mütareke hattını tecavüz etmiş ve Çekmeceleri ve Ayastefanos kariyesini işgal ile Ayastefanosu kendisine karargâh ittihaz eylemiştir. Bu suretle mütareke hattından ilerliyerek payıtahtın pek yakınlarına sokulan ordusuna karşı Asakiri Osmaniye tarafından yeni bir müdafaa hattı teşkil ve tabyalar inşası misilli bazı mertebe müdafaa tedbirlerine başvurulmuştur. İşler işbu sureti tesviyeye iktiran edinceye kadar Hükûmeti seniye hayli telâş etmiş idi. Hattâ bir gün mensub ve mâzul vükelâden ve ricali mülkiye ve askeriye ve ilmiyeden bir büyük şûrayi saltanat tertib kılınarak Rusya askeri İstanbula girmek isterse harben müdafaa etmek mi lâzımgelir, yoksa bir mukavelei muslihane tahtında anların dühulüne müsaade etmek mi daha münasib olur maddesinin huzurda müzakere olunması emir buyurulmuştu. Meclis toplanacağı sırada zatı şahâne (İkinci Abdülhamid) “Rusya askerinin İstanbula dühulüne cevaz gösteremem. Ümerayi askeriyemiz izhari cebanet ediyorlar. Ben nefsimce her fedakârlıktan çekinmem. Sancağı Şerifi çıkarıp Rus ordusu üzerine varma ğa hazırım” diye irade edip işbu iradei seniye (sadırâzam) Ahmed Vefik Paşaya saraya gelince tebliğ olundukda: “O sözler cilvedir, meram bizi tecrübedir, biz işimize bakalım” diyerek bir tavrı mütebessimane ile yürüyüp meclise girmiştir. Granduk Nicola Ayastefanosu karargâh ittihaz eyledikten sonra Şûrayi Devlet riyasetinden Hariciye Nezaretine tahvili memuriyet eden Devleti Aliyye murahhası Safvet Paşayı Edirneden oraya celb eyledi. İkinci murahhas Berlin sefiri Sadullah Bey o sırada İstanbula gelmekle o da Ayastefanosa gönderildi. Mükâlematı sulhiye orada cereyan etmiş ve takarrür eden şerait üzerine muahedenâme 3 Mart 1878 tarihinde orada imza edilmiştir. (Tarih musahabeleri).
Ayastefanos Muahedenâmesinin metninin hulâsası şudur:
“Osmanlı Devleti; Karadağ Emaretinin kat’î istiklâlini tasdik etmiştir. Aralarında hal edemedikleri meselelerde Rusya ve Avusturya devletleri hakem olacaklardır. Osmanlı Devleti ile Karadağ arasındaki daimî münazaalara nihayet vermek için hudut tashih olunacaktır. Emaretin kat’î hududunu, Osmanlı Devleti ile Karadağ tarafından da birer âza bulundurulacak olan bir Avrupa komisyonu tâyin edecektir.
Osmanlı Devleti; Sırbistanın kat’î istiklâlini tasdik etmiştir. Sırbistana ilhak olunacak arazide emlâki olan müslümanlardan Emaretin hududu haricinde yaşamak istiyenler, mülklerini diledikleri veçhile işletebileceklerdir. İslâmlardan, sırplardan ve bir Rus komiserinden mürekkep bir komisyon, müslüman emlâkinin muayenesini iki sene zarfında ikmal edeceklerdir. Ayni komisyon, Sırbistanda bulunan vakıflar ile Sırbistandaki miri emlâkin Sırbistan Emaretine sureti terkini de üç sene zarfında tesviye edecektir. Doğrudan doğruya bir muahede aktedinceye kadar, Osmanlı Devleti, topraklarında bulunan sırplara, beynelmilel hukuk kaideleri tatbik edecektir.
Osmanlı Devleti; Romanyanın kat’î istiklâlini tasdik etmiştir. Doğrudan doğruya bir muahede aktine kadar, Osmanlı memleketlerinde bulunan Romanya tebaası, Avrupa tebaasına temin olunan haklardan istifade edeceklerdir.
Bulgaristan, Osmanlı Devletine vergi veren bir mümtaz emaret olacaktır. Bulgaristanın kat’î hududu, Rumelinin Rusya askeri tarafından tahliyesinden evvel, Rus ve Osmanlı âzalardan mürekkep bir komisyon tarafından tâyin olunacaktır. Bu hudut, bilâhare tanzim olunacak hudutlara esas teşkil edecektir. Bulgaristan Beyi, ahali tarafından serbestce intihap olunacak, Büyük Devletlerin muvafakatinden sonra bu intihabı Osmanlı Devleti tasdik edecektir. Büyük Devletler hanedanlarından hiçbiri, Bulgaristan Beyi intihap olunmıyacaktır. Beylik münhal olduğu vakit gene intihap ile seçilecektir. Bulgar muteberanından mürekkep bir meclis, Filibe veya Tırnavada, bir Rus komiserinin riyasetinde ve bir Osmanlı komiserinin huzurunda, Bulgaristan Beyinin intihabından evvel, müstakil Bulgaristan idare nizamnamesini tertip ve tanzim edecektir. İslâm, rum ve ulahlarla karışmış olan mıntakalarda, bu ahalinin hukuku da nazarı dikkate alınacaktır. Bulgaristanda bu yeni idarenin nezareti, iki sene için, bir Rus komiserine verilecektir; bir anlaşma hasıl olabilirse, Avrupa devletleri kabineleri de, Rus komiseri refakatinde birer memur murahhas bulundurabilecektir. Bulgaristanda bundan sonra osmanlı askeri bulunmayacaktır. Eski kalelerin hepsi, masrafları mahalli hükûmet tarafından verilerek yıktırılacaktır. Osmanlı Devleti, mütareke mucibince, tahlife olunan Tuna kaleleriyle Şumnu ve Varna kalelerinde kalan ve kendi malı olan harp mühimmatı vesair eşyayı istediği gibi kullanacaktır. Bulgaristanın intizam, emniyet ve asâyişi için, miktarı Rusya ve Osmanlı Devleti tarafından ittifakla tâyin olunacak bir millî asker teşkil olununcaya kadar, Rus askeri, iki sene kadar Bulgaristanda kalacaktır. Bulgaristanda kalacak olan Rus askerinin miktarı elli bini geçmiyecektir. Bu askerin iaşesini Bulgaristan temin edecektir.
Bu asker Rusya ile olan münasebetini Romanya tariki ile ve Burgaz ve Varna limanları vasıtası ile temin edecektir. Bulgaristanın Osmanlı Devletine vereceği senevi verginin miktarı Osmanlı Devleti, Rusya vesair devletler arasında kararlaştırılacaktır. Osmanlı Devleti, Bulgaristan Emaretinin ötesindeki eyaletlerine göndereceği veya oralardan celb edeceği askerler ve mühimmat vesaireyi Bulgaristandan geçirebilecektir, yalnız, yolları Bulgaristan Emareti tayin edecektir; bu hüküm yalnız muntazam asker içindir, gayri muntazam askerlerle başıbozuklar ve çerkesler bundan tamamen hariçtir. Osmanlı Devleti, Emaret dahilinde postasını geçirmek ve tergraf hattını kullanmak hakkını muhafaza etmektedir. Bulgaristanda emlâki olup Emaretin hududu dışında oturacak olan islâm vesair ahalinin emlâki üzerinde tasarruf hükümleri devam edecektir; iltizam ve icar ederek istifade edecektir. Âzası islâm ve bulgarlardan mürekkep olup bir Rus komiserinin nezareti altında ve başlıca merkezlerde teşkil olunacak komisyonlar, islâm ve sairenin alâkadar oldukları emlâkin muayenesini iki sene içinde kat’iyen hal edecektir; miri emlâkin ve vakıfların da sureti ferağ ve idaresini iki sene içinde kat’î şekilde hal edecektir. Bu iki sene içinde aranmayan bütün emlâk müzayede ile satılacaktır, bedeli, son vakalardan zarar görmüş olan islâm ve hıristiyan eytam ve eramiline tahsis olunacaktır. Tuna kaleleri tamamen yıkılacak, Tuna sahilinde müstahkem mevki, Romanya, Sırbistan ve Bulgaristan sularında da harp sefineleri bulunmayacaktır. Yalnız karakol gemileri, nehir zabıtasına ve gümrük işlerine mahsus ufak gemiler bulunabilecektir. Tuna muhtelit komisyonunun hak, vazife ve imtiyazları olduğu gbi bırakılmıştır. Osmanlı Devleti Sünne Boğazını tekrar açacaktır. Harpten, Tunada seyri sefainin tatilinden zarara uğrayan eşhasa tazminat verecektir; bu iki nevi masrafa mukabil, Tuna Komisyonunun kendisine vereceği paradan 500,000 frank tahsis edecektir.
İstanbul Konferansının ilk içtimaındaki Osmanlı Devleti murahhaslarına tebliğ olunan Avrupa teklifi, Osmanlı Devleti ile Rusya ve Avusturya arasında ittifak ile kararlaştırılacak tâdilat ile birlikte derhal Bosna ve Hersekte tatbik olunacak, vergi bakayası istenmiyecektir. 1880 senesinden itibaren vergi, Rusya, Avusturya ve Osmanlı Devleti arasında kararlaştırılacaktır.
Osmanlı Devleti, Girit adası ahalisinin arzusunu nazarı dikkate alacaktır. 1868 nizamnamesinin dikkatle icrasını taahhüt etmiştir.
Osmanlı Devleti tarafından kendilerine bir idarei mahsusa tâyin olunmamış olan Arnavudluk, Tırhala ve Rumelinin sair yerleri için de, buna benzer ve mahalli ihtiyaclara göre bir dahilî nizamname yapılacaktır. Asyada, Rus askerinin istilâsı altında bulunan ve Osmanlı Devletinin iadesi lâzım gelen yerlerin tahliyesinde, bir karışıklığın çıkması muhtemel olduğundan, Osmanlı Devleti, buralarda oturan Ermenilerin emniyetini taahhüt etmiştir.
Osmanlı Devleti, son vakalarda medhaldar olan bütün tebaasını af edecektir. Mahbus ve menfi olanları da derhal serbest bırakacaktır.
Osmanlı Devleti, mutavassıt devletler komiserlerinin Kotur şehrinin tasarrufuna ait beyin ettikleri mütalâayı nazarı dikkate alacaktır, İran hududunun kat’i olarak tahliyesini taahhüt eder.
Rusyanın talep, Osmanlı Devletinin de kabul ettiği harp tazminatı bervechi atidir:
1 — Ordunun idaresi, mühimmatın nakli, ve harp edevatının siparişleri gibi muharebe masrafları 900 000 000 Ruble
2 — Rusyanın cenup sahillerinde ihracat ticaretine, sanayie ve demiryollarına olan ziyan bedeli 400 000 000 »
3 — İstilâ münasebeti ile Kafkasyada edilen zararlara mukabil 100 000 000 »
4 — Osmanlı İmparatorluğundaki Rus tabaası ve tesisatının zararı 10 000 000 »
Yekûn 1 410 000 000 Ruble
Rusya bu tazminattan 1.100.000.000 rublesini almaktan feragat etmektedir, buna mukabil Osmanlı Devleti atideki araziyi Rusyaya terketmektedir:
1 — Tolçi Sancağı (yani : Kili, Sünne, İsakcı, Tolçi, Maçin, Babadağı, Harsova, Köstence ve Mecidiye kazaları) ile Tuna Deltası adaları ve Yılan Adası.
Rusya bu ülkeyi ve Delta Adasını kendi memleketine ilhak arzusunda bulunmadığı cihetle, bunları, Besarabya kıtasının kendisinden 1856 Paris Muahedesi ile alınan parçası ile mübadele etmek selâhiyetini muhafaza eder.
2 — Ardahan, Kars, Batum ve Bayazıt ile Soğanlı dereye kadar olan yerler.
Rusya tebaasının ve tesisatının tazminatı olan 10.000.000 ruble müstesna, mütebaki 300.000.000 ruble tazminatı tediye sureti ittifak ile tayin olunacaktır.
Rusyaya terkolunan mahallerin ahalisi başka yerlere gidip ikamet etmek isterler ise, mülklerini satıp çekilmekte serbesttirler; bunun için kendilerine üç sene mühlet verilmiştir; bu müddet zarfında çıkmayanlar Rusya tabiiyetine geçmiş olacaklardır. Miriye aid emlâk ile vakıf emlâk, Türk ve Ruslardan mürekkep bir komisyon tarafından, keza üç sene zarfında satılarak tasfiye olunacaktır.
Rumeli veya Anadoluda oturan veya seyahat eden Rus tebaası ve rühbanı, sair milletlere verilen hukuk ve imtiyazlar ve muafiyetlerden istifade edeceklerdir. Rus sefareti ile konsolosları, Rus rühbanının tesisatı ruhaniye ve hayriyelerini resmen himaye etmek hak ve selâhiyetini haiz olacaklardır.
Aslen Rus olup Aynorozda oturan rühbana, eski müstemlekât ve muafiyetleri iade olunacak, kendilerine aid olan üç manastır ile müştemilâtına, Aynorozdaki sair tesisatı ruhaniyeye ve manastırlara temin olunan hukuk ve imtiyazlar, eskiden olduğu gibi yine verilecektir.
Rusya ile evvelce akid edilmiş olan ve harp dolayısiyle fesih ve ilga olunan ticaret muahedelerinin vesair bütün muahedelerin, mukavele ve taahhüdatın bu muahede ile nakzolunmayan hükümleri yine mevkii icraya konulacaktır.
Çanakkale ve Karadeniz boğazları, harp ve sulh zamanında, Rusya limanlarından gelen veyahut Rusya limanlarına giden bitaraf devletler ticaret sefinelerine açık kalacaktır; binaenaleyh Osmanlı devleti, 1856 senesi 16 nisanında Pariste imza olunan beyanname ahkâmı hilâfına olarak bundan sonra Karadeniz ve Azakdenizin önüne itibari bir abluka kaymamasını taahüd eder.
Rusya ordusu, kat’î musalâhanın aktinden sonra, üç sene zarfında, Bulgaristan müstesna, bütün Rumeliyi terkedecektir. Anadolu ise, kat’î musalâhanın aktinden itibaren altı ay zarfında tahliye olunacaktır.
Osmanlı Devleti, muharebe esnasında Rus ordusu ile olan münasebetlerinden dolayı ittiham edilmiş bulunan tebaası hakkındaki umumî bir af ilân edecektir. Rus ordusu ile beraber, ailelerini de alarak vatanlarını terketmek isteyenlere mâni olamıyacaktır.
Bu sulh mukaddimatının tasdikini müteakip, harp esirleri, memurini mahsusa vasıtası ile Hocabey ve Sivastopolda mübadele olunacaktır. Osmanlı Devleti, kendisine teslim olunacak hesap üzerinden onsekiz taksit ile altı sene zarfında ödeyecektir.
Bu sulh mukaddematının musaddak nushaları, onbeş gün içinde Petersburgda teati olunacaktır. Kat’i sulh muahedesinin nerede ve ne zaman akid olunacağı Petersburgda kararlaştırılacaktır.”
Aşağıdaki satırlar, Mehmed Galib Bey merhumun “Sadullah Paşa yahut Mezardan Nidâ” adındaki eserinden nekledilmiştir ki, Ayastefanosda Türkiye ikinci murahhası olan paşanın ağzından yazılmıştır:
“Berlinde iken Safvet Paşa ile beraber bu muahedeyi akde memur oldum. Kalktım İstanbula geldim. Babıâliye ve oradan Mabeyne azimet eyledim. Gûya talimat aldım. Daha evvel Ayastefanosa gitmiş olan Safvet Paşa ile birleşmek üzere Sirkeci istasyonuna vardım. Lâkin trenlerin Yedikuleden aşağı gelmediklerini anlayarak bir kayıkla Yedikuleye gittim. Trene bindim; Ayastefanosa vâsıl oldum. Safvet Paşa ile görüştüm. Merhumla olan hukukum kadîm ve kendisine hürmetin fevkalâde idi. Hem de Safvet Paşa kuvvei hâlikanın nâdiren yetiştirdiği tâzimi siyasiyundan olmakla beraber sohbeti dahi dilnüvaz idi. Vakıa müşarünileyh ile birlikte bulunmak ve akdi muahede gibi mühim bir vazifenin ifası esnasında kendisine refakat etmek benim için bir şeref idi. Fakat iş de o nisbette müşkül idi. Her ne ise müsteinen billâh ifayı vazifeye başlanıldı. Rus murahhaslariyle mükâmeleye girişildi...
“Bizim oturduğumuz hane gerek Grandük Nikolanın ikametgâhına ve gerek muahedenin akdi için hazırlanan haneye pek uzak değildi. Müzakerat bâzan her gün ve bâzan da iki üç günde bir cereyan ederdi. Çünkü İstanbul ile lâyenkati muharebe olunurdu. Aradan epeyce günler geçti ve muahedenamenin bâzı mevaddı takarrür eyledi. Lâkin iş ehemmiyetli noktalara gelince bittabi bidayetteki sür’at görülmez oldu. Hattâ bir aralık müzakeratın inkıtaı ihtimali de yüz gösterdi. Safvet Paşa ile verdiğimiz karar üzerine sadırâzamın Ayastefanosa kadar gelmesini İstanbula teklif ettik; ısrar eyledik. Sadarette bulunan Ahmed Vefik Paşa geldi.
“Ben müşarünileyhi yakından tanımazdım; keşke davet etmiyeydik!.. Çünkü Vefik Paşa az kaldı işimizi bozacak idi. Anladık ki bir şey becereceği yok! Her ne ise tatlılıkla İstanbula avdet ettirdik ve hakkında beslediğimiz hüsnü zandan dolayı büyük büyük esefler etktik!..
“Şu hale nazaran İstanbuldan bir haber beklemek boş bir şey olduğuna Safvet Paşa ile karar vererek teklifatı düşmanı biraz tahfif ve tâdile medar olur fikriyle zatı şâhane tarafından Rusya Çarı nezdine fevkalâde bir murahhas izamını münasip gördük. Bunu Ruslara açtık. Lâkin General İğnatiyef bize şu cevabı verdi: — Hayır, hayır biz o tuzağa bir kere düştük, bir daha düşmek istemeyiz!
Generalin bu sözünden bir mânâ çıkaramadığımızdan istiknah eyledik. Bakınız İğnatiyef bize ne dedi: (Evet vaktiyle Edirne muharebesini müteakip Sultan Mahmudu Sâni tarafından fevkalâde elçi sıfatiyle Çar Birinci Nikolaya Damad Halil Paşa gönderilmiş idi. Halil Paşa Petersburga vardıkta Rusya hükûmeti canibinden memuriyeti sorulmuş; o da tarafı şâhaneden Çara selâm getirdiğini ve iki hükümdar arasında âhiren caykir olan dostluğu takviye edeceğini ve politikaya dair memuriyeti olmadığını beyan etmiş; anın üzerine Birinci Nikolanın huzuruna kabul edilmiş; fakat Halil Paşa gayet zeki ve dirayetli olduğundan Çarın yanına girdikten ve metbuunun selâmını tebliğ ve hedayesını ita ettikten sonra sözü siyasiyata nakletmiş ve her ne kadar Çarın nezdinde bulunan hariciye nâzırı ile sair siyasiyun Halil Paşanın bu bahiste devamını arzu etmemişlerse de paşanın etvar ve güftarından Çarın mahzuziyetini gördükleri ve Birinci Nikola öyle yanında söz söyletir adamlardan olmadığı cihetle çârnâçar sükût eylemişler. Halil Paşa ise meydanı müsait bulmakla Nikolanın hoşuna gidecek sözler söyleyip ve her dediğine de muvafakat cevabını alıp Edirnede münakid olan muahede ahkâmını küllî tâdile uğratmış ve en nihayet muvakkaten İstanbula avdet etmiştir. İşte Halil Paşanın bu memuriyeti bizim için bir ders olmuştur. O sebeple şimdi Petersburga öyle fevkalâde elçi melçi gönderilmesine muvafakat edemeyiz!..
“Tarafı padişahiden Petersburga bir memur izamı tedbiri de bu suretle boşa çıkınca ve teklifatı vâkia müşkülülkabul bir dereceye gelince herçibâdâbad Makriköy taraflarındaki hattı müdafaa kumandanına iktizası veçhile bir haber irsali ve Ruslara karşı da ruyi celâdet iraesi son bir çare olmak üzere vâridi hatır oldu. Çünkü o günlerde Rus murahhaslarının gösterdikleri tavrı dilhiraş artık tahammül olunur şeylerden değil idi. Hattâ bir akşam Grandük Nikolanın yaverlerinden bir general bizim oturduğumuz eve gelerek bizimle görüşmek istediğini haber vermiş idi. Generali kabul ettik; içeri girdi. Askerce bir temenna çakarak: — Rus ordusu başkumandanı fehametlû Grandük Nikola hazretleri sulhun tatlılıkla husulü emrindeki âmali müsâlemetperverânesine rağmen Osmanlı murahhasları hazeratının işi avk ve teahhüre uğratmalarından ve Rus askerinin uzaktan minarat ve mebanisini gördükleri İstanbula girmek arzusunu her an dermeyan eylemelerinden dolayı vukua gelebilecek her türlü hâdisei müessifenin mesuliyetini Osmanlı murahhasları hazeratına terk eder ve müşarünileyhimadan yirmi dört saata kadar kat’î bir cevap beklediğini tebliğ eyler!.. Sözlerini söyleyip gitti. Generalin bu gibi ziyareti kısa günde üç defa vâki olmağa başladı bizim tarafımızdan da keyfiyetin deri devlete yazıldığı ve akşama sabaha vürudu memul olan cevap üzerine iktizasının ifasına müsaraat kılınacağı ve şöyle böyle olacağı cevabı verilir idi.
Fakat Grandük’ün tazyikatı biter tükenir şey olmadığından ve Rus murahhaslarına karşı daha ziyade dayanmak çaresi kalmadığı gibi muahedenin imza edilmesine de İstanbuldan mezuniyet gelmiş idüğünden nâçar olsuretle kabule karar verdik. Ancak böyle gayet müphem bir işde öyle kuru bir telgrafla verilen mezuniyete istinad eylemek sevab görülemediğinden akdi muahede için mutlaka tarafı şâhaneden sadir olacak iradenin tahriren tebliğini yazdık ve ertesi günü matlûbumuz veçhile ruhsat gelmekle yüreklerimiz kan ağlaya ağlaya muahedenameye vaz’ı imza eyledik.
İşbu neticeden dolayı Rus ordusundaki şetaretler ve icra kılınan nümayişler cümlesinden olmak üzere Grandük Nikola bize bir ziyafet verdi. Mecburî hazır bulunduk. Grandükün sağında Safvet Paşa bulunuyordu. Solunda da ben oturuyordum. Sofrada ne kadar çatal bıçak, sürahi, bardak, tabak varsa hepsi bakırdan idi. Hattâ Grandük bize hitaben bu takımın kendi tarafından seferberlikte istimal için yaptırılmış olduğunu ve kusura bakılmamasını söyledi... Yemek yenildi, derken sağ kulağımın dibinde top patlar gibi, Grandük bir bağırdı! Meğer âdeti imiş hazır bulunan zabitlerin sigara içmesine müsaade ediyormuş!.. Ne ise sigaraları yaktık, biraz daha konuştuk kalktık evimize geldik. Vukuu hâli İstanbula yazdık... Al sana ertesi günü bir emir ki biz de Grandüke bilmukabele ziyafet vermeli imişiz!.. Sandık sandık eşya, alay alay sofracı! Canım buna ne lüzum var; hem böyle şeylere vaktimiz müsaait mi dedikse de anlatamadık. Sandıkları açtık. Bir de ne görelim tekmil takımlar, kahve zarflarına varınca hep murassa, hep müzeyyen şeyler! İçim taştı. Gözlerim karardı. Safvet Paşaya dedim ki “Dün verilen ziyafet galibin ziyafeti olduğu halde takımlarının neden mamul idüğünü gördük. Bu vereceğimiz ziyafet ise mağlûbun ziyafetidir. İnsaf buyurunuz şu murassaat ile biz nasıl ziyafet veririz? Bu olacak iş değil. Yok eğer mutlaka verilecek ise şimdiden söyliyeyim ki ben öyle ziyafette bulunmam”. Safvet Paşa reyime tamamiyle iştirâk etti, ziyafetten miyafetten sarfınazar olundu; sandıklar sofracılara yükletilerek İstanbula iade kılındı!..
İçime derd olan hallerden biri de şudur ki, biz Ayastefanosda müzakeratla meşgul bulunduğumuz sırada müracaat edilebilecek adam akıllı bir haritamız yoktu. Bereket versin Berlinden gelirken yolda bakarım diyerek bir Rumeli, bir de Anadolu haritası almış idim. İşte hep o, hep o! Halbuki Rusların elinde bizim kendi memleketlerimizin hududunu, mikdarı nüfusunu ve daha bilmem nesini mükemmelen irae eder öyle muntazam haritalar vardı ki, tarif edemem!”
Aşağıdaki satırlar Ayastefanos sulh müzakerelerinin devam ettiği sıralarda ve muahedenin imzasından sonra İstanbul gazetelerinden çıkarılmış notlardır:
(Vakit gazetesi. 5 Mart 1878 Salı).
Ayastefanosda İngiltere sefareti tercümanı — İngiltere sefareti ikinci tercümanı Mösyö Marniç geçen gün seyahat tarikiyle Ayastefanosa gidip görüşmek üzere Devletlû Sarvet Paşa Hazretlerinin dairelerine girerek (Rusya sefiri) General İğnatiyef dahi o esnada paşayı müşarünileyh ile mülâkattan avdet etmek üzere iken kapuda tercümanı mumaileyhe tesadüf eyler ve buna: — Marniç sen misin? diye sual etmesi üzerine o da: — Evet benim! dediğinden generali mumaileyh: — Senin halin malûmdur, buradan çık git, zira kurşuna dizilebilirsin! demesi üzerine tercüman durmayıp İstanbula avdet eyler. Keyfiyet Dersaadette bulunan İngiliz gazeteleri muhabirlerinin mesmuu oldukda fevkalede ehemmiyet verilip taraf taraf telgraflar çekmeğe başlarlar. Bize kalırsa bu keyfiyet generali mumaileyhin bir lâtifesi olmak gerektir.
(Vakit gazetesi 27 Mart 1878 Çarşamba).
Rus ordusu başkumandanı Grandük Nikolanın İstanbulda İkinci Abdülhamid ile mülâkatı — Dünkü gün saat dört buçukta Grandük Nikola maiyeti erkâniyle beraber Rusya imparatorunun zatına mahsud olan Livadya nam vapura râkib olduğu halde Dolmabahçe sahilsarayı hümâyunu pişgâhına muvasalat eylediklerinde tercümanı divanı hümayun teşrifatii umumiye vekili saadetlû Münir Beyefendi hazretleri istikballerine memuren ve sarayı hümayundan tertip olunan kayıklar ile vapuru mezkûre giderek Grandük Nikola ve oğlu ve prens Lahtenberg ve diğer bir Rus prensi ve erkânı harb reisini bir kayığa ve General Gurko ve Skoblef ve oğlu diğer General Skoblef vesair generaller dahi ayrıca kayıklara bilirkâb sarayı hümayunun büyük iskelesine îsal eylemiştir.
Vükelâyi feham ve ümerayi kiram üniformalarını lâbis oldukları halde Grandük Nikolayı binek taşı kurbunda istikbal eyledikleri ve yine orada hademei hassai şâhane ile musikai hümayun dahi safbestei selâm oldukları halde Grandük ve maiyeti sarayı hümayuna çıkarılarak evvel emirde Grandük cenapları prenslerle beraber lieclil istikbal salon kapusuna kadar ilerlemiş ve yalnız cuma selâmlığına mahsus olan üniformalarını lâbis ve nişanı osmanîyi hâmil bulunmuş olan zatı hazreti tacidârının huzuru şehriyarilerine vüsul ve diğer generaller dahi süferayi ecnebiyeye mahsus olan büyük odaya dühulden ve zatı şevketsematı hazreti tacidârı Grandük Nikola cenabları ile mülâkat etmekle beraber prensler hazeratı dahi Grandük tarafından ayrı ayrı takdim olunduktan sonra süfera odasında bulunan generaller dahi huzuru hümayuna dâvet olunarak cümlesi alâmeratibihim Grandük Nikola tarafından zatı şahâneye takdim olunmuş ve tarafı eşrefi hazreti şehriyariden dahi başvekil fehametlû devletlû Ahmed Vevik Paşa ve hariciye nâzırı devletlû Safvet Paşa ve Serasker devletlû Rauf Paşa ve Tophanei âmire müşiri devletlû Namık Paşa ve devletlû Gazi Osman Paşa ve bahriye nâzırı ve mabeyni hümayun müşiri devletlû Said Paşa ve İstanbul kumandanı saadetlû Fuad Paşa ve mabeyni hümayun erkânı kiramından ve serkurenayı hazreti şehriyari utufetlû Nâfiz Paşa ve mabeyni hümayun serkâtibi utufetlû Lebib Efendi ve kâtibi sâni saadetlû Süleyman Beyefendi ve seryaveri hazreti şehriyarî saadetlû Mehmed Paşa ve yaveranı şehriyariden saadetlû Mehmed Zeki Paşa ve sertabib saadetlû Mavroyani Efendi hazretleriyle yaveranı şehriyariden izzetlû Tâhir Bey alâmeratibihim prezante edilmişlerdir.
Grandük Nikola ile sair prensler ve generaller huzuru hazreti şehriyaride gayet edibâne ve hürmetkârane evza’ ve etvarda bulundukları gibi hazreti şehriyâri dahi Grandük Nikolaya bir imarator biraderine lâyık olacak surette nüvazişlerde ve refakatinde bulunan zevata dahi nâzikâne iltifatlarda bulunmuşlardır.
Hele Pilevnenin müdafii şecaatsematı devletlû Gazi Osman Paşa hazretleri tarafı eşrefi hazreti şehriyâriden Grandük Nikolaya prezante edildiği sırada Grandük cenapları hakkı müşarünileyhde zatı şâhaneye pek çok medayih ve sitayişde bulunup ezcümle “Böyle gayretli kumandanla muharebe etmek düşmanları için dahi şereftir.” sözü ile Gazii müşarünileyh hazretlerinin üluvvu kadri askerilerini itirafda bulunmuşlardır ve müşarünileyh Grandük Nikolanın maiyetinde bulunan generaller ile erkânı harbiyesinin gerek Dolmabahçe ve gerekse Paşa hazretlerine tesadüfleri esnasında perestiş derecesinde fevkalâde bir riayet ve tâzim eylediklerini reyülâyin müşahede edenler beyan eylemişlerdir. Dersaadet umum. kumandanı ferik saadetlû Fuad Paşa hazretlerinin Filibe önünde son defa olarak vukubulup kendi kuvvetinin üç dört misli bir kuvvete üç gün mukavemetten sonra fenni harbin cevaz verdiği bir suret üzre ricatı muntazame ile hareket eylediği gibi muharebedeki şecaatini takdirden Grandük Nikola müşarünileyhe hitaben ve rusca bir tâbir ile “Siz hakikaten kahraman bir askersiniz” demiş ve Filibe önünde müşarünileyhin kolordusu ile muharebe eden fırkalar kumandanı generalleri: “İşte sizin Filibe önündeki muharebede düşmanlarınız bulunan kumandanları size takdim ediyorum” diyerek general Gurko ve Şovalof ile diğer iki generali dahi takdim etmiştir.
Takdim resmi bu suretle icra olunduktan sonra Grandük Nikola ile prensler huzuru hümâyunda kahveler ve şerbetlerde izaz olundukları esnada süfera odasına avdet eyliyen generaller ve yaverler dahi orada izaz ve ikram edilerek nihayet saat altı raddelerinde misafir Grandük Nikolanın zatine mahsus olan bir küçük vapur ve lüzumu kadar kayıklarla Beylerbeyi sahilsarayı hümâyununa azimet etmişler ve vüsulleri zaman olduğu gibi avdetleri esnasında dahi hademei hassa ve musikai hümâyun tarafından selâmlanıp Başvekil Paşa hazretleriyle Hariciye Nâzırı Paşa hazretleri tarafından dahi iskeleye kadar teşyi olunmuşlardır.
Bundan sonra iadei ziyaret zımnında zati hazreti şehriyarî maiyeti şâhanelerine mahsus olan Teşrifiye vapuruna ve vükelâyi feham vesair bendegânı kiram dahi kayıklara râkiben Beylerbeyi sarayı hümâyununa azimet buyuruldukda Livadya vapurundan evvelce çıkarılmış olan yarım bölük Rusya hassa askeri rıhtım üzerinde safbestei selâm oldukları ve bir bando Rusya musıkası dahi Osmanlı marşını terennümsaz bulunduğu halde şerefvüsulü hümâyuna muntazıran rıhtım üzerinde bekliyen ve cümlesi büyük üniformalarını lâbis oldukları gibi evvelden haiz oldukları nişanı osmanîyi hâmil bulunan gerek Grandük Nikola ve gerek prensler ve maiyeti generalleri cenabı şevketmaabı padişâhiyi istikbale müsaraat eyliyerek cümlece birlikte sarayı hümâyunu mezkûre varmış ve iadeten vizite zımmında yine icab eden iltifatı teşrifkârı bir sureti lâyıka ve faikada bilicra hîni avdette çünkü Grandük Nikola Almanya sefiri asaletlû Prens Ravs cenaplarının kayın validesi anasıl Rusya imparator hanedanının akrabasından olan ve misafireten Dersaadette bulunan Saksvayver Grandüşesi cenaplarını da ziyarete gideceklerinden zati şevketsematı hazreti padişahi Grandük cenaplariyle prensleri vapuru hümâyunlarına alarak vesair generaller dahi kayıklara irkâb edilerek Dolmabahçeye kadar birlikte gelmiştir. Zati padişâhi ile Grandük Nikolanın mükâlematı vakıalarında kâh Başvekil ve kâh Hariciye Nâzırı paşalar hazeratı tercümanlık hizmetinde bulunmuşlardır.
Dolmabahçe sahilsarayı hümâyununa muvasalâtında Grandük Nikola ile prensler Establı âmireden tahsis buyurulan dört atlı bir Establı âmire arabalarına râkiben Almanya sefarethanesine îsal olunub orada Grandüşes cenaplarına vizite verilmiş ve sefarethanei mezkûrede de misafirini müşarünileyhlere bir gündüz ziyafeti keşide olunduktan sonra Ayastefanosa avdet olunmuştur.
Rusya sefarethanesi kapusundaki arma — İlânı harb olunduğu zaman Rusya sefarethanesinin gerek dahilinde ve gerek dış kapusunda muallak bulunan armalar üzerine alâmeti matem olarak bir siyah puşide çekilmiş ve dünkü güne kadar mezkûr puşide baki bulunmuş idi. Muahedei kat’iyyenin imza ve teati olunması ve Grandük Nikolanın dahi mülâkati seniyei cenabı padişahiye nailiyetle artık devleteyn beyninde münasebatı müsafatkârinin iade kılınması üzerine mezkûr puşide dün saat dokuz raddelerinde Grandük Nikolanın Rusya sefarethanesine gelmesini müteakip bir takım dualar ile kaldırılmış ve sefarethane kapusunun üstünde bulunan büyük kuş dahi yerine konulmuştur. Grandük Nikola bir mikdar sefarethanede kaldıktan sonra Dolmabahçe ve badehu Beylerbeyi sahilsarayı hümâyunlarına azimet etmiştir. Müşarünileyh Grandük’a bugün dahi Yıldızda bir ziyafet verilecekmiş.
(Vakit gazetesi. 28 Mart 1878, perşembe)
Yıldız ziyafeti — Tarafı eşrefi hazreti padişahiden fehametlû Grandük Nikolaya bir ziyafet keşide buyurulacağını dünkü nüzhamızda beyan etmiştik. İşbu ziyafet dün akşam Yıldız kasrı hümüyununda ve en üst katta gayet mükemmel ve mutazam surette ita buyurulmuştur.
On beş kişilik için tertip ve tanzim buyurulan sofraya zati hazreti padişahi ile taamda bulunan zevat şunlardır: Grandük Nikola cenapları, Prens Lahtenberg, Prens Oldenburg, ihtiyar general Skoblef, Mösyö Ono Başvekil Paşa hazretleri, Serasker Paşa Hazretleri, hariciye nâzırı devletlû Safvet Paşa hazretleri, devletlû Namık Paşa hazretleri, Bahriye Nâzırı Said Paşa hazretleri, serkurenayi hazreti şehriyâri Nâfiz Paşa hazretleri Başkâtip Lebib Efendi hazretleri, tercümanı divanı hümâyun Münir Beyefendi. Ziyafette Grandük Nikolanın mahdumu dahi davetli idiyse de muahhiren hastalanmış olduğundan gelememiştir.
Ayastefanosdaki Rus askerinin dniz yolu ile gittiği gibi dünkü gün dahi yine bir vapur dolusu Rusya askeri Hocobeye müteveccihan Ayastefanostan hareket etmiştir. Rusya hassa askerinin cümle asakirden evvel Rusyaya avdet eylemesini imparator hazretleri talep ve arzu etmekte imiş.
Rusya ordularının Rusyaya nakline nezaret etmek üzere Rusya devleti tarafından memuren geçen gün devletlû ütufetlû Serasker Paşa hazretleriyle beraber Dersaadete gelmiş olan Rusya erkânı harbiye reisi muavini ferik general (Nikof) üserayi osmaniyenin dahi nakline nezarete memur olup bu husus için tarafı devleti aliyyeden dahi erkânı harbiye mirlivalarından saadetlû Osman Paşa memur edilmiş ve paşayi mumaileyhin maiyetine icabı kadar zâbitanı askeriye ve ketebe verilmesi dahi tensib olunmuş olduğundan bunların generali merkum ile beraber birkaç güne kadar Sivastopola müteveccihen Dersaadetten hareket eylemeleri mukarrer bulunmuştur. Rusya memaliki içerilerinde bulunan üserayi osmaniyenin şimendiferler vasıtasiyle Sivastopol limanına indirilerek Rusya devleti tarafından istihzar edilen vapurlara râkiben Dersaadete nakledilecekleri ve mezkûr vapurların hîni avdetlerinde Rusya askeriyle beraber Dersaadette bulunan Rusya üserasını dahi alıp götürecekleri ve memleketeynde bulunan üserayi osmaniyenin nakline nezaret etmek Varnada bulunan mirliva saadetlû Reşid Paşanın memur edilip Bükreşe azimet eyliyeceği istihbar olunmuştur.
(Bu notlar Reşit Halit Gönc tarafından istinsah edilmiştir.)
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM030341
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 3, pages 1491- 1499
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.