Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AYASOFYA HAMAMI
Ayasofya ile Sultanahmed Camii arasında İstanbulun en büyük Hamamı ve bir Mimar Sinan yapısıdır.
Uzun yıllar kapalı, metrûk kalmış, depo olarak kullanılmış, içi yürekler sızlatacak şekilde tahrib edilmişti. 1957 - 1958 arasında tâmir edildi, fakat maalesef hamam olarak açılmadı. Zannediyoruz ki tâmir bu sanat şaheserini hamam olarak açmak gaayesi ile yapılmamıştır.
1947 de İstanbul Ansiklopedisine bu muhteşem hamam hakıknda şu notlar derc edilmişti.
Bu satrların yazıldığı sırada, uzun zamandanberi metrûk, Devlet Matbaasının deposu olarak kullanılmakta idi. Ayasofya Hamamı, Büyükşehri tezyin eden, İstanbulumuzun üzerinde millî imar damgalarımızdan biri olan eşsiz kıymette bir yapıdır ki, yalnız hamam olarak kullanılır, âcilen restore edilerek klâsik Türk hamamı olarak açılması, bir millî şeref ve haysiyet meselesidir. İstanbulun beşyüzüncü fetih yılı hazırlıklarının başında gelen işlerden biri de bu hamamın ihyasıdır.
Bir çifte hamam olan Ayasofya Hamamının erkekler kısmının medhal kapusu üzerindeki üç beyitlik tarih kitâbesinin metni şudur:
Lâilâhe illâllah Muhammeden Resülûllah
Eğer görmek dilersen ravzai firdevsü rıdvanı
Gelüb hammamı sultâne safa bul eyle seyranı
Revan olmuş içinde selsebilü kevser ırmağı
Sakahüm rabbihimdir içene ol âbin elhanı
Hüdayi girdi gördü bağı Adn...
⇓ Read more...
Ayasofya ile Sultanahmed Camii arasında İstanbulun en büyük Hamamı ve bir Mimar Sinan yapısıdır.
Uzun yıllar kapalı, metrûk kalmış, depo olarak kullanılmış, içi yürekler sızlatacak şekilde tahrib edilmişti. 1957 - 1958 arasında tâmir edildi, fakat maalesef hamam olarak açılmadı. Zannediyoruz ki tâmir bu sanat şaheserini hamam olarak açmak gaayesi ile yapılmamıştır.
1947 de İstanbul Ansiklopedisine bu muhteşem hamam hakıknda şu notlar derc edilmişti.
Bu satrların yazıldığı sırada, uzun zamandanberi metrûk, Devlet Matbaasının deposu olarak kullanılmakta idi. Ayasofya Hamamı, Büyükşehri tezyin eden, İstanbulumuzun üzerinde millî imar damgalarımızdan biri olan eşsiz kıymette bir yapıdır ki, yalnız hamam olarak kullanılır, âcilen restore edilerek klâsik Türk hamamı olarak açılması, bir millî şeref ve haysiyet meselesidir. İstanbulun beşyüzüncü fetih yılı hazırlıklarının başında gelen işlerden biri de bu hamamın ihyasıdır.
Bir çifte hamam olan Ayasofya Hamamının erkekler kısmının medhal kapusu üzerindeki üç beyitlik tarih kitâbesinin metni şudur:
Lâilâhe illâllah Muhammeden Resülûllah
Eğer görmek dilersen ravzai firdevsü rıdvanı
Gelüb hammamı sultâne safa bul eyle seyranı
Revan olmuş içinde selsebilü kevser ırmağı
Sakahüm rabbihimdir içene ol âbin elhanı
Hüdayi girdi gördü bağı Adnin aynidir ânı
Didi târih “Hammamı bihişt âbâdi sultani”.
964 (M. 1556)
Tezkiretül bünyanın kaydinden ve kitabeden olarak biliniyor ki, şehrin bu mutena yerine, Onaltıncı asırda Atmeydanı parlak devirlerinden birini yaşamaktadır (B.: At Meydanı), Mimar Sinan tarafından Kanunî Sultan Süleymanın zevcesi Hurrem Sultan adına inşa edilmiştir.
Erkekler hamamının camekân kısmının Ayasofyaya bakan medhal cephesi önünde altı mermer sütunlu bir ruvak vardır ki, bu büyük hamamın başlıca hususiyetlerinden biridir; dört beşik kubbecik ve ortalarında bir küçücük yarım küre kubbe ile örtülmüş olan bu ruvakın üstündeki kurşunlar, 1947 de bir hayli bozuk, kubbelerin içine yağmur suyu sızmakta idi, tamirinin kısa bir müddet daha ihmali neticesinde bu ruvakın çökeceği, çöker iken de mermer sütunları devirip kıracağı pek aydın ve çok acı bir hakikattir. Sütunlar birer mermer mükab üzerine oturtulmuş olup, kaideleri ters lâle yaprakları, başlıkları da baklava motifleri ile tezyin edilmiştir. Terbiyesiz ve mütecaviz çocuklar ve gençler, bu mermer sütunları, kapu ve pencere silmelerini pencerelerin alınlıklarını, tebeşir ve kömür gibi vasıtalar ile arslanlı ve kovalı spor alkışları ve küfürleri ve pek açık saçık fuhuşnameler yazarak telvis etmişlerdir.
Ayasofya Hamamı, Millî Eğitim Bakanlığı emrine geçmeden, Belediyenin benzin deposu idi?! Belediye tarafından mı, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından mı yapıldığı tesbit edilemedi, bu hamamda yapılan en büyük tahrip, depo ittihaz edilirken, ortadaki kalın duvarda gayet geniş bir kapu açılarak, erkekler ve kadınlar kısmının birleştirilmesidir. Bu satırların yazıldığı sırada, erkekler hamamı ile kadınlar hamamının asıl hamam kısmı Millî Eğitim Basımevinin kâğıt deposu, kadınlar hamamının soğukluğu ile camekânı da aynı müessesenin kitap deposu idi.
Erkek ve kadın hamamları, yekdiğerinin ayni ve mütenazırıdır; tek fark, erkek hamamı camekânı ile kubbesinin, kadın hamamından pek az büyük olmasıdır. Plân: büyük bir kubbe ile örtülmüş camekân, ki bu kubbe, dört yarım kubbecik ile dört duvar kemeri üzerine oturtulmuştur; üç küçük kubbe ile örtülmüş soğukluk; göbektaşı üstünde bir büyük, halvetler üstünde dört küçük yarım küre kubbe, sofalar üstünde ve medhal üstünde dört beşik kubbe ile örtülmüş asıl hamam kısmından ibarettir; bilhassa, sekiz köşe bir göbektaşının etrafında, dört köşede dört halvet ve biri karşıda ikisi iki yanda üç sofası ile Ayasofya Hamamı, İstanbul klâsik Türk hamamı tipinin en itinalı, büyük metin ve güzel yapısıdır.
Hamamın, aşağı yukarı en az bir asır kadar evvel esaslı bir tamir gördüğü muhakkaktır, bu tamirde yapıdan ne gibi teferruat ve tezyinatın kaybolduğu ve yapıya nelerin ilâve edildiği, binanın içinde uzunca bir etüde bağlı olduğundan, İstanbul Ansiklopedisi tarafından tesbit edilemedi.
1947 Eylûlünde Millî Eğitim Basımevinin kâğıd deposu olarak kullanılan Ayasofya Hamamının erkekler kısmı şu halde görülmüştür:
Camekânın ortasındaki fıskiye, yerinde yok idi, mesned sütunu soğuklukda duruyordu, yekpâre mermer teknesinin de içeride, bir halvette, kâğıt balyaları arkasında olduğu öğrenildi. Camekânın ahşap soyunma odaları ve bölmeleri tamamen kaldırılmış idi, yalnız, binanın mimarî bünyesinden olan taş soyunma peykleri duruyordu ki, fırdolayı bu peyklerin altında, 21 tane nalın - pabuçluk vardır, hamamın içi de yirmi bir kurnadır. Camekâna büyük pencerelerden bol ışık girer.
Soğuklukta güzel bir çırakman maalesef kırılmıştır (B. Çırakman, Çırağman) ki bir eşi, az zedeli olarak iç hamamın medhal duvarında durmaktadır.
Göbek taşı yer yer çökmüştür, üzerindeki mozaik tezyinat, yukarıda bahsedilen tamirde yapılmıştır. İç hamamın mermer döşemeleri de keza bir kaç yerde çökmüştür. Halvetler ve sofalar üçer kurnalıdır ki, hepsi yirmi bir kurnadır; kurnaların ayna taşları gayet küçük ve zarif; tekneler, üç dört tip üzerine kabartma nakışlı, bir kısmı çanak şeklinde bir kısmı dört köşe blok içine oyma, aynı taşlarına denk zarafettedir, çok yazıktır ki bir kısım kurnalar oldukça ağır tahribata uğramıştır.
Kadınlar kısmının iç hamamı serapa kâğıt balyalariyle dolu olduğundan durumu tesbit edilemedi. Ayasofya Hamamının kitap deposu olan geri kalan kısmı da gezilemedi.
Onyedinci asrın büyük muharriri Evliya Çelebi, Ayasofya Hamamından bahsederken, evvleâ İstanbulun en büyük ve en güzel hamamı olduğunu belirtir, sonra, her şeyi yeni ve temiz, çarşı hamamları içinde âyan ve eşraf hamamlarından olduğunu söyler; İstanbul hamamlarını lâtife yollu müşterilere taksim ederken, Ayasofya Hamamı içn “Şeyhlere mahsustur” der.
“İstanbul Çeşmeleri” müellifi İbrahim Hilmi Tanışık, Ayasofya Hamamı hakkında İstanbul Ansiklopedisine şu küçük hâtırayı tevdi etmiştir:
“İstanbulu tezyin eden ecdad yadigârı âbidelerden Ayasofya Hamamına, ilk defa, bundan tam otuz altı yıl evvel girmiştim. Cağaloğlu semtinin Çatalçeşme mevkiinde, bu satırların yazıldığı sırada İstanbul Kız Orta okulu olan bina, o zamanlar Darülmuallimine verilmişti ki ben bu mektebe 1911 de girmiştim... Sıra kahveleri önünde tiryakilerin nargile tokurdattığı Ayasofya Meydanının büyük atkestanesi ağaçları altında, ekseriya sabahın erken saatlerinde ve bazan da akşam üzerleri, galiba on beş günde bir, kırkar mevcutlu üç şubeye ayrılan sınıfımızın birinci şubesi ile bu hamama getirilir, ve yıkanıp temizlendikten sonra da ikişerli muntazam sıra halinde mektebimize dönerdik.
“Dört yüz bu kadar yıllık bu muhteşem eserin, soğukluğunu süsleyen mermer şadırvanının çevresindeki yüksek sedirlere neşeli gürültülerimiz arasında sıçrayarak hemen soyunma yarışına girişilir ve göbek taşı üstünde yer kapışılırdı. Sonra... Bazılarımız sofaların, bazılarımız da halvetlerdeki kurnaların uzun demir askılarına çıkmalarımızı atarak yıkanmaya başlardık. Evvelâ kise faslına girişilir ve hepimiz, sabunlanma zamanını sabırsızlıkla beklerdik. Çocukluk bu ya... Kimimiz, yüzünü gözünü sabunlamış bir arkadaşın, ya tasını saklamak.. onu bir hayli aratıp bulamayınca yalvartmak... Yahut, kurnasındaki suyu, sıcak su musluğunu kapatıp soğuğunu açarak değiştirdikten sonra ya kendisi tarafından gafletle dökündüğü zaman ürperişini seyretmek veya taslarımız ile apansızın tepesinden aşağı boşaltarak onu cıyak cıyak bağırtmak mâsum zevklerimizden idi. Bazan da iş ber akis olur, ayni hal bizim başımıza gelirdi, o zaman kızdığımızı katiyen belli etmiyerek gülmeğe çalışır ve hakikaten de eğlenirdik. Ama çıkış zamanı yaklaşınca suratlarımız donuklaşır, çok ferah ve aydınlık olan hamamın içi âdeta loşlaşırdı. Ya hamamcının: “— Başka müşterilerimiz geliyor, haydi efendiler...” ricası, veya başımızdaki memurun: “— Artık yeter...” kumandası üzerine ister istemez dışarı çıkar ve bahsettiğim şadırvanın sessizliğine dayanamadan, gözlerimiz arkada, bu güzelim binadan zorla ayrılırdık...
“Hey gidi günler hey... Bugün, İstanbul Ansiklopedisi adına Reşad Ekrem ile beraber Ayasofya Hamamının çok hazin son durumunu gördüğümüz zaman, yarım saatlik kısa bir müddet içinde, bütün bu eski panaroma sözlerimin önünden böylece akıp geçti, ve yaralı gönlüm duyduğu acı ve sızıyı unutmak için, İstanbulun belli başlı büyük sanat eserlerinden biri olan bu hamamı tamir edilip açılmış görmeyi öyle bir özleyiş özledi ki... Ömrümün sonuna kadar, çocukluğumu bulurum ümidi ile, başka hamama gidemem desem yeridir”.
Ayasofya Hamamı
(Resim ve plân: Reşad Sevinçsoy)
Ayasofya Hamamı
(Resim : Reşad Sevinsoy)
Theme
Building
Contributor
Reşad Sevinçsoy
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM030322
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Reşad Sevinçsoy
Description
Volume 3, pages 1477-1480
Note
Image: volume 3, pages 1477; Image: volume 3, page 1478-1479
See Also Note
B.: At Meydanı; B. Çırakman, Çırağman
Theme
Building
Contributor
Reşad Sevinçsoy
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.