Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AYAK ESNAFI, SATICILARI : Ocak süpürücüler
Hemen hiç görünmez olmuş esnaftandır. Kocakarı masallarındaki gibi bir dudağı yerde, bir dudağı gökte Arap Üzengi vari iri yarı, tepeden tırnağa kapkara, korkunç bir zebellâhdı, sokakta belirirken tok, çatal çutal, ses de ortalığa yayılır:
— Ocaçû!..
Kapı eşiklerinde yayıla kalan sıska, dümbelek karınlı, izede (yani kavruk ve hiç gelişmemiş) mâsumlar; kapı önlerinde oynayan biraz daha kabaca sıbyanlar, umacı geliyor diye haykıra haykıra, bucak bucak çil yavrusu gibi kaçarlar. Herif sahiden sanki umacı: birbirine takılı sekiz on sopa, alt alta bağlı bir sürü çalı süpürgesi; yüzü gözü, eli ayağı kapkara, ocak zifirine bulanmış.
Derhal anneler, anne anneler, baba anneler.
— Kahrolası herif yine göründü, çoluk çocuğun ödü koptu. Evlâtlarımız dağlara taşlara boncuk (yani havale) illetine uğrayacak! kabilinden çenelerle palas pandıras aşağıya saldırırlardı.
Çocukları içeri alır almaz başparmağı daldırıp damaklarını kaldıran kaldırına arka üstü yatırıp kasıklarındaki korku damarlarını basana; ardından çömleğe oturtup, apteshaneye götürüp (çiş, çiş!) lerle idrar ettiren ettirene.
Ocakçının işi, büyüklüğüne küçüklüğüne göre 40 paraya, 2 kuruşa, bilemeden 100 paraya ocağı, bacayı süpürmek, kurumlarını almak; mutfağı, taşlığı batırıp köpek bağlansa duramıyacak hale sokmak, o kapkara pislikl...
⇓ Read more...
Hemen hiç görünmez olmuş esnaftandır. Kocakarı masallarındaki gibi bir dudağı yerde, bir dudağı gökte Arap Üzengi vari iri yarı, tepeden tırnağa kapkara, korkunç bir zebellâhdı, sokakta belirirken tok, çatal çutal, ses de ortalığa yayılır:
— Ocaçû!..
Kapı eşiklerinde yayıla kalan sıska, dümbelek karınlı, izede (yani kavruk ve hiç gelişmemiş) mâsumlar; kapı önlerinde oynayan biraz daha kabaca sıbyanlar, umacı geliyor diye haykıra haykıra, bucak bucak çil yavrusu gibi kaçarlar. Herif sahiden sanki umacı: birbirine takılı sekiz on sopa, alt alta bağlı bir sürü çalı süpürgesi; yüzü gözü, eli ayağı kapkara, ocak zifirine bulanmış.
Derhal anneler, anne anneler, baba anneler.
— Kahrolası herif yine göründü, çoluk çocuğun ödü koptu. Evlâtlarımız dağlara taşlara boncuk (yani havale) illetine uğrayacak! kabilinden çenelerle palas pandıras aşağıya saldırırlardı.
Çocukları içeri alır almaz başparmağı daldırıp damaklarını kaldıran kaldırına arka üstü yatırıp kasıklarındaki korku damarlarını basana; ardından çömleğe oturtup, apteshaneye götürüp (çiş, çiş!) lerle idrar ettiren ettirene.
Ocakçının işi, büyüklüğüne küçüklüğüne göre 40 paraya, 2 kuruşa, bilemeden 100 paraya ocağı, bacayı süpürmek, kurumlarını almak; mutfağı, taşlığı batırıp köpek bağlansa duramıyacak hale sokmak, o kapkara pislikleri temizliyeceğiz diye kadıncağızların da anadan emdiklerini burnundan getirmekti.
Sermed Muhtar Alus
Ocak süpürücüsü
(Resim: Fotoğrafdan Ayhan eli ile)
Theme
Folklore
Contributor
Ayhan
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Sermed Muhtar Alus
Identifier
IAM030271
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Ayhan
Description
Volume 3, page 1412
Note
Image: volume 3, page 1412
See Also Note
B.: Ayaşlı, Hüseyin
Theme
Folklore
Contributor
Ayhan
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.