Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AYAK ESNAFI, SATICILARI : Aynacı, tarakçı, firketeciler
Meşrutiyetten evvel ayna, tarak, ayrı ayrı işportaya kadar inmiş değildi, yalnız firkete küçük çocukların elinde yirmişer tanelik kâğıt paketler içerisinde on paraya satılırdı. Ayna, tarak ise Mahmudpaşanın bütün boyunca yolun iki kenarını dolduran seyyar sergilerde diğer bir çok eşya ile beraber satılırdı; iki tarafında iki tahta kolu olan bu seyyar sergiler, yokuşun bir yerinde bir kaç saat kaldıktan sonra daha aşağıya inmek veya daha yukarıya çıkmak üzere yerinden kalkardı. Bu sergi sahipleri yirmi beş, otuz yaşlarında güçlü kuvvetli.: insanlardı; bu sergilerin bir kısmında, bütün eşya ayni fiattan, bilhassa kırk paradan satılırdı; satıcılar kendilerine mahsus bir makam ile koca çarşıyı çın çın öttürürlerdi:
“O yandan al, bu yandan al, biri birer kuruşa!
“Aynalarım, taraklarım, biri birer kuruşa!
“Biri birer kuruşa, biri birer kuruşa!”
Bazı sergilerde ise eşya üç cins olarak tasnif edilir, kırk, elli, altmış paraya satılır, satıcıların nağmeleri de, buna göre tâdil edilir...
“Sağ yanı elli, sol yanı altmış,
“Ortadan al, biri birer kuruşa!”
Meşrutiyetten sonra firketeye yeni saç modasında ihtiyaç görülmediği için firkete ortadan kalktı, ayna ve tarak ayrı ayrı, hususiyeti olmayan küçük çocukların elinde işporta da kaldı.
İkinci Cihan Harbi sonlarına doğru her şeyde olan yok...
⇓ Read more...
Meşrutiyetten evvel ayna, tarak, ayrı ayrı işportaya kadar inmiş değildi, yalnız firkete küçük çocukların elinde yirmişer tanelik kâğıt paketler içerisinde on paraya satılırdı. Ayna, tarak ise Mahmudpaşanın bütün boyunca yolun iki kenarını dolduran seyyar sergilerde diğer bir çok eşya ile beraber satılırdı; iki tarafında iki tahta kolu olan bu seyyar sergiler, yokuşun bir yerinde bir kaç saat kaldıktan sonra daha aşağıya inmek veya daha yukarıya çıkmak üzere yerinden kalkardı. Bu sergi sahipleri yirmi beş, otuz yaşlarında güçlü kuvvetli.: insanlardı; bu sergilerin bir kısmında, bütün eşya ayni fiattan, bilhassa kırk paradan satılırdı; satıcılar kendilerine mahsus bir makam ile koca çarşıyı çın çın öttürürlerdi:
“O yandan al, bu yandan al, biri birer kuruşa!
“Aynalarım, taraklarım, biri birer kuruşa!
“Biri birer kuruşa, biri birer kuruşa!”
Bazı sergilerde ise eşya üç cins olarak tasnif edilir, kırk, elli, altmış paraya satılır, satıcıların nağmeleri de, buna göre tâdil edilir...
“Sağ yanı elli, sol yanı altmış,
“Ortadan al, biri birer kuruşa!”
Meşrutiyetten sonra firketeye yeni saç modasında ihtiyaç görülmediği için firkete ortadan kalktı, ayna ve tarak ayrı ayrı, hususiyeti olmayan küçük çocukların elinde işporta da kaldı.
İkinci Cihan Harbi sonlarına doğru her şeyde olan yokluk ayna ve tarakta da görüldü. İngiltere ve Amerikadan gelen ilk taraklar bilhassa Mısırçarşısı kapısında, ellerinde en çok bir düzine tarak bulunan satıcılar elinde tanesi yüz elli kuruşa satıldı.
1947 de Naylon modası İstanbulu istilâ ettiği vakit bilhassa naylon taraklar satan küçük işportacılar Eminönü, Ankara Caddesi, Mahmutpaşa, Sultanhamamını tamamiyle tutmuştur.
Muzaffer Esen
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Muzaffer Esen
Identifier
IAM030221
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 3, pages 1392-1393
Theme
Folklore
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.