Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AYAKCI
Tekke tâbirlerindendir; tarikata yeni girmiş acemi derviş, acemi can; ayakcı, tekkesinin kaba ve süfli temizlik işlerinde kullanılırdı, mutbahda bulaşıkcılık yapar, ortalığı süpürür, taşlık yıkar, ayakollarını yıkar, temizlerdi; bu hizmete dergâha yeni bir acemi gelinceye kadar devam ederdi.
Ayakcı hizmete şevk ile sarılırdı, hattâ şeyhine öylesine bağlananlar olurdu ki dergâha, şeyhin evine gönüllü uşak olurdu; aşağıdaki satırları geçen asır sonlarında yaşamış Aşçı Dede İbrahim Beyin hâtıralarından alıyoruz:
“Evden yatağı hazreti şeyhin hânesine nakletmiş idik. Kalemden doğruca şeyhin hânesine gelip hemen setre pantalonu çıkarıp bir uzun entâri üzerinde hırka, başımda arâkiye, üzerinde yemeni, ayağımda pabuç, yalın ayak, dergâha lüzumu olan şeyleri satın almak için Lâleli caddesinde mecnun gibi gidip gelirdim. Kalem efendileri görüp ahvâlime taaccüb idüp hayran ve sergerdan kalırlardı; ben asla aldırış etmezdim; kendimi bir dilenci şekline koymuş idim. Aşk gönlümü o kadar alçaltmış idi ki büyüklük, kibir değil kendimi insandan bile addetmez idim. Bir şâhi âlicenâbın kapusuna kıtmir olmak isterdim. Âkıbet yine gönlümün arzusu üzere oldu.
“Geceleri dergâhın uşağı gibi ihvâna hizmet ederdim; hattâ o derecede ki abdesthânelere varıncaya kadar temizlerdim.” (B.: Aşcı Dedenin hâtırala...
⇓ Devamını okuyunuz...
Tekke tâbirlerindendir; tarikata yeni girmiş acemi derviş, acemi can; ayakcı, tekkesinin kaba ve süfli temizlik işlerinde kullanılırdı, mutbahda bulaşıkcılık yapar, ortalığı süpürür, taşlık yıkar, ayakollarını yıkar, temizlerdi; bu hizmete dergâha yeni bir acemi gelinceye kadar devam ederdi.
Ayakcı hizmete şevk ile sarılırdı, hattâ şeyhine öylesine bağlananlar olurdu ki dergâha, şeyhin evine gönüllü uşak olurdu; aşağıdaki satırları geçen asır sonlarında yaşamış Aşçı Dede İbrahim Beyin hâtıralarından alıyoruz:
“Evden yatağı hazreti şeyhin hânesine nakletmiş idik. Kalemden doğruca şeyhin hânesine gelip hemen setre pantalonu çıkarıp bir uzun entâri üzerinde hırka, başımda arâkiye, üzerinde yemeni, ayağımda pabuç, yalın ayak, dergâha lüzumu olan şeyleri satın almak için Lâleli caddesinde mecnun gibi gidip gelirdim. Kalem efendileri görüp ahvâlime taaccüb idüp hayran ve sergerdan kalırlardı; ben asla aldırış etmezdim; kendimi bir dilenci şekline koymuş idim. Aşk gönlümü o kadar alçaltmış idi ki büyüklük, kibir değil kendimi insandan bile addetmez idim. Bir şâhi âlicenâbın kapusuna kıtmir olmak isterdim. Âkıbet yine gönlümün arzusu üzere oldu.
“Geceleri dergâhın uşağı gibi ihvâna hizmet ederdim; hattâ o derecede ki abdesthânelere varıncaya kadar temizlerdim.” (B.: Aşcı Dedenin hâtıraları, İbrahim Bey, Aşçıdede).
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM030210
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 3, sayfa 1382
Bakınız Notu
B.: Aşcı Dedenin hâtıraları, İbrahim Bey, Aşçıdede
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.