Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
AVRUPA TÜCCARI
Üçüncü Selim zamanı ile Tanzimattan az sonraya kadar geçen devir içinde, Türkiye tebaasından olup da bilhassa Türkiye ile Avrupa arasında ticaretle meşgul ve devletçe himaye gören gayri müslimlere verilen resmî bir ünvandır. Bu devlet himayesine, bu mevzuda yazı yazanların tâbiriyle imtiyaz demek caizse, ayni imtiyaza sahip olan Türkiye tebaası müslüman tüccarlara da “Hayriye tüccarı” ünvanı verilmişti (B.: Hayriye Tüccarı).
Gerek Avrupa tüccarlarının, gerekse Hayriye tüccarlarının devletçe sureti mahsusada himaye edilmesine Kapitülâsyonlardan istifade eden ve “müste’men” denilen ecnebi tüccarlara karşı alınmış bir tedbir olarak bakılabilir.
Avrupa tüccarları, dahilde ve hariçteki ortaklariyle beraber, büyük sermayeleri temsil ederlerdi. Ellerinde firmanın mümessiline hitaben yazılmış birer beratı hümâyûn vardı ki, Avrupa tüccarı intihap olunanlardan beratın tevcihinde ve tebeddülü saltanat vukuunda tecdidinde 1500 kuruş bir harç alınırdı; o devrin rayicine ve işin azametine nisbetle beratı yazacak kâtip efendiye “kahve bahşişi” denilse yeridir; bunu “o zamanlara göre mühim paradır” diye âdeta bir imtiyaz bahşettirecek bir hazine kazancı gibi göstermek, herhalde yanlış olur; Selimi Sâlisi iclâs kasdi ile İstanbula gelip de Hicrî 1223, (M. 1808) darbei hükûmetinde İkinci Mahmudu t...
⇓ Devamını okuyunuz...
Üçüncü Selim zamanı ile Tanzimattan az sonraya kadar geçen devir içinde, Türkiye tebaasından olup da bilhassa Türkiye ile Avrupa arasında ticaretle meşgul ve devletçe himaye gören gayri müslimlere verilen resmî bir ünvandır. Bu devlet himayesine, bu mevzuda yazı yazanların tâbiriyle imtiyaz demek caizse, ayni imtiyaza sahip olan Türkiye tebaası müslüman tüccarlara da “Hayriye tüccarı” ünvanı verilmişti (B.: Hayriye Tüccarı).
Gerek Avrupa tüccarlarının, gerekse Hayriye tüccarlarının devletçe sureti mahsusada himaye edilmesine Kapitülâsyonlardan istifade eden ve “müste’men” denilen ecnebi tüccarlara karşı alınmış bir tedbir olarak bakılabilir.
Avrupa tüccarları, dahilde ve hariçteki ortaklariyle beraber, büyük sermayeleri temsil ederlerdi. Ellerinde firmanın mümessiline hitaben yazılmış birer beratı hümâyûn vardı ki, Avrupa tüccarı intihap olunanlardan beratın tevcihinde ve tebeddülü saltanat vukuunda tecdidinde 1500 kuruş bir harç alınırdı; o devrin rayicine ve işin azametine nisbetle beratı yazacak kâtip efendiye “kahve bahşişi” denilse yeridir; bunu “o zamanlara göre mühim paradır” diye âdeta bir imtiyaz bahşettirecek bir hazine kazancı gibi göstermek, herhalde yanlış olur; Selimi Sâlisi iclâs kasdi ile İstanbula gelip de Hicrî 1223, (M. 1808) darbei hükûmetinde İkinci Mahmudu tahta oturtan Alemdar Mustafa Paşanın muhafızlarından alelâde bir neferin başına üç bin kuruşluk şal sardığı düşünülürse, Hicrî 1224 (M. 1809) de tecdid olunan Avrupa tüccarları beratlarından alınan harçların bir imtiyaz bahşı karşılığı olmadığı anlaşılır. Eski Belediye Mektupçusu Osman Nuri Ergin, Mecellei Umuru Belediye adındaki eserinde Avrupa tüccarlığının başlangıcını, 1795 - 1802 arasında tesbit ediyor.
Avrupa Tüccarlığı adiyle dış ticaret devlet himayesine alınırken bir Ticaret Nezaretinin temeli atılmak zarureti de hasıl olmuş, Avrupa tüccarlarına bir merci olarak nâzır ünvaniyle Divanı Hümayun beylikçisi memur edilmiştir; tüccarların bu nâzır ile daimî temasını temin için de, aralarından bir sene müddetle iki vekil seçmeleri usulü kabul edilmiştir. Ellerine verilen beratlarla Avrupa tüccarlarına, ortaklarına ve ikişer nefer hizmetkârlarına temin olunan menfaatler şunlar olmuştur:
“Kendileri veya adamları, kasdi ticaret ile bir yere gidecek oldukta, yol emirlerinin çıkmasında sürat ve suhulet gösterilecektir. Adamlarından biri, icabederse, memleketin diğer herhangi bir ticaret merkezinde oturabilecektir. Herhangi bir yerden senetli alacakları oldukta, vekillerin ve esnafın tevatüren şehadetleri inzimamı takdirinde, matlubu mahkemece tahsil olunacak ve ancak yüzde iki tahsil resmi alınacaktır. Müslim ve gayri müslim Türkiye tebaasından biriyle veya bir ecnebi ile 4000 akçadan ziyadelik dâvalarına kenar mahkemelerde değil, arz odasında, sadırâzam huzurunda bakılacaktır. Gerek müslim, gerek reayâdan biri, Avrupa tüccarını dava edip mürafaa için hâkim huzuruna çıkartmak istediğinde Avrupa tüccarının itibarını kesredici bir muamelede bulunulmıyacak mahkemeye, nâzır tarafından tâyin edilen mübaşir ile getirilecektir, hapsi iktiza ederse, yine nâzır (Divanı hümayun beylikcisi) tarafından hapsedilecektir. Avrupa tüccarlarının müste’men tüccarlarla bir nizâları zuhur ederse, dâvaları evvelâ nâzır tarafından mümeyyiz tüccarların iştirâkiyle tetkik edilecek, netice, dâvanın arz odasında rüyet edilmesi için Reisülküttaplığa (Hariciye Nâzırlığına) bir takrir ile bildirilecektir; Bu nizâ’ taşrada, 4000 akçelikten az olanlar mahallî hükkâm tarafından hal ve fasledilecek, 4000 akçelikten yukarı dâvalar İstanbula nakloluncaktır. İthal mallarından, müste’men tüccarlar gibi yüzde üç gümrük resmi ödeyeceklerdir. İhraç mallarından da keza yüzde üç resim ödeyecekler, kendilerinden gümrük izinnamesi gümrük harcı, mastariye ve refti gümrük namlariyle bir akçe ve bir habbe taleb olunmıyacaktır. Gümrük eminleri tarafından alınan bu gibi resimler derhal iade ettirilecektir. Avrupa tüccarlar, valiler ve voyvodalar tarafından şer’i şerif hilâfına tecziye edilmiyeceklerdir. Avrupa tüccarları da, kendi ticaret işlerinden gayri şeye karışmıyacaklar, bilhassa kocabaşıların umuruna müdahale etmiyeceklerdir; eğer bir yerde beratlı Avrupa tüccarından gayri kocabaşılığa lâyık kimse bulunmazsa, bütün ahalinin muvafakatini bildirir bir hüccet tanzimi şartiyle, o Avrupa tüccarı kocabaşı olabilecektir; fakat reayâ hakkında bir taaddisi görülürse, kendisine neticenin vahim olduğu anlatılacaktır. Beratlı tüccarlardan birinin ölümü takdirinde, veresesi sagir ve sagire, gaip ve gaibe değilse ve mirasın taksimini istemeyip ölünün işini hali üzere deva ettirmek arzusunda iseler, tereke mühürlenmiyecektir, bu takdirde verese, mühür keyfiyeti için tazyik edilmeyecektir. Avrupa tüccarları, kendileri için senevî 20 kuruş, beher hizmetkârı için de onar kuruş cizyeye tâbi olup bu cizyeler vekiller vasıtasiyle tahsil olunup Avrupa tüccarlarının defteri mucibince toplu olarak her sene muharremin başında nâzıra, nâzır tarafından da İstanbul cizyedarına teslim olunacaktır. Ellerinde Avrupa tüccarı hizmetkârlığı beratı olanlara ayrıca cizye kâğıdı verilmiyecektir. Avrupa tüccarlarının evlât ve taallûkatı ve beratlı hizmetkârlarından gayri hizmetkârları diğer reayânın tâbi olduğu cizyeye tâbidirler. Beratlı Avrupa tüccarları, kendilerinin Türkiye tebaası oldukların unuturlar, ubudiyet ve raiyet âdab ve merasiminin dışında harekette bulunurlarsa, ellerinden beratları alınacaktır. Avrupa tüccarı beratı alanlar, beratlarını İstanbul Kadılığı siciline kaydettireceklerdir.”
Beratlı Avrupa tüccarları, bu devlet himayesiyle kısa bir zaman zarfında büyük servet sahibi oldular. İçlerinden, emtiai ticariyeyi kendi gemileriyle nakleden büyük armatörler çıktı. Bazıları küfranı nimette bulundular, Türkiye aleyhine siyasete karıştılar, Etniki Eterya gizli cemiyetine girenler, Memleketeyn ve Mora isyanlarında rol oynayanlar, Morada âsi çete reislerine para yardımında bulunanlar, silâh kaçıranlar oldu.
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM030189
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 3, sayfalar 1360-1361
Bakınız Notu
B.: Hayriye Tüccarı
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.