Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AVEDİK PİSKOPOS (Tokadlı)
İstanbul’un namlı Ermeni patriklerindendir. Önce 1702 - 1703, sonra da 1706 yılları zarfında olmak üzere iki defa patriklik makamında bulunmuştur. Başından geçen bir macera ile tarihde meşhur olmuştur.
Patrik Avedik 7 Nisan 1657 de Tokad’da doğmuştur. Pederi dokumacı Bağdasar’dır. Büyük babası ise Serkis adında bir rahiptir ki kendisine yedi yaşına kadar okuyup yazmak öğretmiştir. Râhib Bağdasar 1664 de 110 yaşında vefat etmiş, Avedik vaptizcisi rahip Bedros’dan ders almağa ve pederinden de dokumacılık öğrenmeğe başlamıştır. 1672 de Tokad’a, Belenkli Agop Vartabet namında bir din adamı gelmiş, Avedik de onun şakirdi olup ruhânî hayata intisab etmeğe karar vermiştir. 1675 de “Sarga’dağındaki Surp Agop manastırına başrahip tayin olunmuştur. Müteakiben Erzincan’a giderek, Kabos’daki Surp Agop manastırını inşa, ve Diranaşendeki manastırı da tamir ettirmiştir. Büyük bir zelzele neticesinde harab olan Erzincandaki Astvadzadzin kilisesini restore etmek gayesiyle İstanbul’a gelmiş ve bu hususta lâzım gelen fermanı elde ettikten sonra, mezkûr şehre dönerek teşebbüse geçmiştir. Bu esnada Yeniçerilerin isyanı başgöstermiş ve Avedik Vartabed iki yerinden hançerle yaralanmıştır. İyileştikten sonra İstanbul’a gelerek silâhlı yardım temin etmiş ve isyanı bastırmağa muvaffak olmuştur. Bunun üzer...
⇓ Read more...
İstanbul’un namlı Ermeni patriklerindendir. Önce 1702 - 1703, sonra da 1706 yılları zarfında olmak üzere iki defa patriklik makamında bulunmuştur. Başından geçen bir macera ile tarihde meşhur olmuştur.
Patrik Avedik 7 Nisan 1657 de Tokad’da doğmuştur. Pederi dokumacı Bağdasar’dır. Büyük babası ise Serkis adında bir rahiptir ki kendisine yedi yaşına kadar okuyup yazmak öğretmiştir. Râhib Bağdasar 1664 de 110 yaşında vefat etmiş, Avedik vaptizcisi rahip Bedros’dan ders almağa ve pederinden de dokumacılık öğrenmeğe başlamıştır. 1672 de Tokad’a, Belenkli Agop Vartabet namında bir din adamı gelmiş, Avedik de onun şakirdi olup ruhânî hayata intisab etmeğe karar vermiştir. 1675 de “Sarga’dağındaki Surp Agop manastırına başrahip tayin olunmuştur. Müteakiben Erzincan’a giderek, Kabos’daki Surp Agop manastırını inşa, ve Diranaşendeki manastırı da tamir ettirmiştir. Büyük bir zelzele neticesinde harab olan Erzincandaki Astvadzadzin kilisesini restore etmek gayesiyle İstanbul’a gelmiş ve bu hususta lâzım gelen fermanı elde ettikten sonra, mezkûr şehre dönerek teşebbüse geçmiştir. Bu esnada Yeniçerilerin isyanı başgöstermiş ve Avedik Vartabed iki yerinden hançerle yaralanmıştır. İyileştikten sonra İstanbul’a gelerek silâhlı yardım temin etmiş ve isyanı bastırmağa muvaffak olmuştur. Bunun üzerine düşmanları, müsaadesiz kilise yaptırıyor diye iftira ettiklerinden Erzurum Valisi tarafından hapsettirilmiştir. Lâkin mahkemede lâzım gelen resmî vesaiki ibraz ederek, kadı Feyzullah Efendinin kararı ile serbest bırakılmıştır. Bunun üzerine Erzurum’dan Erzincan’a avdet ederek kilisenin inşasına hız vermiştir. 1691 de Eçmiadzin’de, Katoğikos Eğyazar I. tarafından piskopos takdis olunmuştur. Erzincan’a dönüşünde, yeniden bazı kimselerin ve bilhassa Kadı’nın düşmanlığına maruz kalmıştır. Bu esnada Kadı ailesi efradı ile hastalandığından, bunu Allah tarafından bir tecziye telâkki ederek kilisenin inşaatına müsaade etmiş ve maddî yardımda da bulunmuştur. Az sonra, Yeniçeriler yeniden isyan ettiklerinden Avedik Piskopos Eçmiadzin’e sığınmak mecburiyetinde kalmıştır. 1691 yılı sonlarında Katolikos Nahabet I. tarafından kendisine Erzurum murahhaslığı tevdi olunmuştur.
1701 yılında, Erzurum’dan Avedik Piskopos.un ahbabı olan, Avrupalılara ve bilhassa Katoliklere karşı muhalefeti ile tanınan ve Padişahın üzerinde büyük nüfuza malik bulunan Feyzullah Efendi şeyhülislâmlık makamında bulunmaktaydı. Avedik, Erzurum’dan Lâtinlere karşı olduğunu bildiğinden 1701 Ağustos ayında, kendisini patriklik mevkiine geçirmek maksadiyle, derhal İstanbul’a gelmesi için haber yollamıştır. O da davete icabet ederek İstanbul’a gelmiştir.
Bu sıralarda İstanbul’da, Gregoryan ve Katolikler arasında dinî bir yatıştırma vaazı irad etmiş, müteakiben derhal Edirne’ye giderek Feyzullah Efendinin tavassutu ile Patrik kaymakamı nasbolunmuştur. 7 Mart 1702 de ise, yine Feyzullah Efendinin şefaatı ile Edirne’de İstanbul patriği ilân edilmiştir; o da Amasyalı Ohannes Vartabed’i de İstanbul’da kendisine vekil nâib tayin etmiştir. Bu suretle Ermenilerin Gregoryen ve Katolik zümreleri arasında anlaşma ümidleri belirmiştir.
Bu sıralarda, İstanbul ve Kudüs Ermeni Patriklikleri birleştirilmiş ve 1702 yılı Temmuz ayında Avedik Piskopos Kudüs Patrikliğini de deruhte etmiştir. Aynı günlerde sabık Kudüs Patriği Minas Piskopos aleyhine birkaç ruhanî bazı isnadlarda bulunduğundan, Patrik Avedik, Karabet adlı birini nâzır tayin ederek tahkikat için Kudüse göndermiştir. Az sonra Avedik Piskopos Edirne’den İstanbula avdet etmiş ve Bakırköyde muazzam bir Ermeni kütlesi tarafından büyük merasimle karşılanmıştır. Bu esnada Sahabayar Eremya gibi bazı nüfuzlu Ermeniler Avedik’i devirmek istemişlerse de, Şeyhülislâm Feyzullah Efendinin himayesi sayesinde gayelerinde muvaffak olamamışlardır. İstanbula avdetinden birkaç ay sonra Avedik Patrik tekrar Edirneye gitmiştir. Burada, kendisine muhalif bazı Ermeni papazlarının çıkardıkları yeni bir hâdiseden dolayı araları açılmış ve bazı nahoş vak’alar cereyan etmiştir. Bunun üzerine Patrik, sadırâzam Daltaban Mustafa Paşa’ya müracaat etmiş ise de vezir kendisini itham ederek hapsini emretmiştir. Fakat yine Feyzullah Efendinin şefaatiyle kurtulmuş ve muhalifleri küreğe mahkûm olmuşlardır. Bu sırada İstanbuldaki Ermeniler arasında da anlaşamamazlıklar zuhur ettiği için Padişah emriyle Patrik İstanbula dönmüşse de, az sonra tekrar Edirne’ye gitmiştir.
1703 de “Edirne Vak’ası” denilen ihtilâlde hâmisi Feyzullah Efendinin öldürülmesi ve yerine Başmakcızâde Ali Efendinin geçmesiyle Patrik Avedik’in de vaziyeti sarsılmıştır.
İstanbuldan kaçar iken Üsküdar’da yakalanarak Yedikule zındanına atılmıştır. Eylûl 1703 de yerine Amasyalı Kalusd Vartabed’in tayini ile patriklik vazifesi de fiilen sona ermiştir. Aynı ayın 11 inde hapishaneden çıkartılarak Fransız Elçisi Fériol’un telkini ile Sadırâzam tarafından Avrad Adasına sürgün gönderilmiştir. Kendi ifadesine göre burada bir yıl kadar kalmıştır.
17 Eylûl 1704 de Kalaylı Ahmed Paşa’nın sadrâzamlık makamına geçmesiyle Avedik’in taraftarları cesaretlenerek, onu kurtarmak için teşebbüse geçmişler ve muvaffak olmuşlardır. Sabık patrik sürgünden kurtulduktan sonra Haleb’e gitmiş ve ordan da Erzincana geçip eski manastırına çekilmek istemişse de, mezkûr şehre vasıl olmasından iki gün evvel İstanbul’a avdeti için emir almış ve böylece 1704 yılı Aralık ayında tekrar patrik olmuştur. Fransız Elçisinin kendisine karşı beslediği husumete rağmen bu defa Avedik Piskopos Katoliklere karşı mutedil bir siyaset takip etmiştir. Bu sıralarda yeniden şahsına karşı şikâyetler artıp muhalifleri kuvvetlendiğinden, ve bilhassa elçi Fériol’un Devlet nezdinde yaptğı tahrik ve tezvirleri dolayısiyle, Patrik Avedik 14 Şubat 1706 da Bohça Adasına sürülmüş ve orada hapsedilmiştir.
Bir müddet sonra Avedik Kudüsü Şerife gitmek için Padişaha arzuhal sunmuş ve düşmanlarına rağmen Sadırâzam Çorlulu Ali Paşanın sayesinde istediği kabul olunmuştur. Fériol’un Saray nezdinde yaptığı teşebbüsler netice vermediğinden, bu defa hileli bir yola baş vurarak onu kaçırmağa karar vermiştir. Gemi Kudüs’e, Kios, Rodos ve Kıbrıs tarikiyle gideceğinden, Fériol emelini tahakkuk ettirmek için Kiosdaki Fransız Konsolos muavini Bonald’ı vasıta yapmış ve bu maksadla Tarillon adlı bir cizvit papazını oraya göndermiştir. 7 Nisan 1706 da Patrik Avedik serbest bırakılmıştır. Bir divan çavuşu refakatinde dört günde Kios’a vardıktan sonra orada üç gün gemi beklemek mecburiyetinde kalmışlardır. Burada M. Bonald Avrupaya giden bir Fransız gemisi bulup, divan çavuşunu da rüşvetle elde ettikten sonra, Değirmenlik adasına vardıklarında çavuş gemiyi terketmiştir. İki gün sonra da Avedik’in muavini bir adaya bırakılmıştır. Böylece yalnız kaldığı için, kaptan, üzerindeki paralarını ve mücevheratını kolayca müsadere edebilmiştir. Mayıs iptidasında Messina’ya vardıktan sonra beş ay orada hapsedildiği İstanbulda işitilince, Ermeniler kadar Hükûmet çevreleri de infial duymuşlardır. Sadırâzam Çorlulu Ali Paşa derhal mahalline arayıcılar yollamış ve şiddetli baskılarla sefir Fériol’dan da Avediğin iadesini talep etmişse de, elçi olup bitenleri kâffeten inkâr etmiş ve hâdisenin korsanların icrası olduğunu söylemiştir. Koza divan çavuşu da önce inkârda bulunmuş, bilâhare işkence altında hakikatleri açıklamıştır.
Sabık Patrik 1706 yılı Eylûl ayında Marsilya’ya ve derhal tersane zindanına atılmıştır. Burada ayakları prangaya vurulmuş saçı ve sakalı kesilmiş, elbiseleri ve kitapları elinden alınmıştır. Oradan da, Fériol’un 16 Eylûl 1706 tarihli gizli bir emriyle, o sıralarda din ve siyaset adamlarına hapishane vazifesi gören ve Normandiya eyaletinde bulunan Mont-Saint-Michel mansatırına nakletmişlerdir. Burada bir katile dahi reva görülmeyen işkencelere ve hakaretlere maruz kalmıştır. Mezkûr mahal sahilde bulunması hasebiyle emniyette hissedilmediğinden, 8 Ocak 1710 da Paris’e sevkedilip Bastille zındanına atılmıştır. Aynı yılın Haziran ayından itibaren kitaplarla meşgul olmasına müsaade edilmiştir. 22 Eylûl 1710 da, hapishaneden kurtulmak gaysesiyle Paris Paşpiskoposunun önünde katolik dinini kabul etmek mecburiyetinde kalmıştır.
Avedik Patrik, takriben altı senelik işkencelerle dolu hapishane hayatı neticesinde bîtab kaldığı ve sıhhatini de kaybettiği için, 11 Temmuz 1711 de vefat ederek Saint Suplice kilisesine defnolunmuştur. Bir rivayete göre mezartaşı 1793 İhtilâlinde kaybolmuştur.
Edouard Dulaurier, onun Bastille’de kaleme aldığı otobiyografisini ve dinî yazılarını Fransa Hariciye Vekâleti arşivlerinde bulmuştur. Tercemei hali 1874 de İstanbulda “Masis” gazetesinde neşredilmiştir. Marius Taupin adlı bir Fransız tarihçisi de “Demir Maskeli adam ve Ermeni Patriği Avedik” adlı bir eser neşretmiştir ki Karabet Ütücüyan (1823-1904) onu ermeniceye çevirerek 1870 de İstanbul’da tabettirmiştir.
Avedik Patriğin kaçırılma vak’ası bir darbı mesele de yer vermiştir. Şöyle ki, bugün dahi hileli bir işi ifade etmek için “Avediğin oyununa döndü” sözü kullanılmaktadır.
Kevork Pamukçuyan
İstanbul Ansiklopedisinin yarım kalmış birinci baskısında Avedik Patriğin macerası hakkında Türk kaynaklarına göre şu malûmat verilmişti:
Babıâli, Ermeniler arasında Katolik mezhebinin yayılmasını hoş görmüyordu; Katolik propagandasına göz yuman İstanbul Patriği Sahak (H. 1113) M. 1701 de azledilerek Tersane zindanına atıldı, yerine de müthiş bir katolik düşmanı olan Avedik tâyin edildi. Avedik, Katolikliği kabul eden ermenileri Babıâli vasıtasiyle ve şiddetle te’dib ettirmeğe başladı. Fakat Jesuit papazlarından (?) Brakonye’nin teşviki ile Katolik Ermeniler, devlet erkânına rüşvet vererek evvelâ patriklikten azline bir müddet sonra da Sakız adasına sürülmesine ferman çıkarttılar. Brakonye bundan sonra da Avedik’in peşini bırakmadı; bir gün yine İstanbul patrikliğine tâyini ihtimali olan müthiş düşmanlarını Fransaya kaçırmak için icabeden hazırlıkları yaptı. Avediği Sakıza götürecek olan divan çavuşu rüşvet ile elde edildi. Avedik, kendilerini Sakız açıklarında bekliyen bir Fransız gemisine teslim edildi; Katolik düşmanı Ermeni patriği Mont Saint - Michel Manastırına, sonra Bastille zindanına atıldı. Avediğin kaçırıldığını öğrenen İstanbuldaki taraftarları Divanı Hümayuna şikâyette bulundular; çavuş sorguya çekildi, vak’ayı olduğu gibi anlattı, tahkikat için Sakıza bir Kapıcıbaşı gönderildi. Fransanın Sakız konsolosu ve kaçırma vak’asının başlıca mürettep lerinden biri olan de Bonnac, bir takım mütalâalar (?) ileri sürerek Kapıcıbaşıyı ve Babıâliyi iknaa muvaffak oldu. Bir müddet sonra da Avedik patrik unutulup gitti.
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Kevork Pamukciyan
Identifier
IAM030165
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 3, pages 1346-1348
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.