Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ATLIKARACA
Halk ağzında “Atlıkarınca” da denilir; yere şakulî olarak dikilmiş ve gayet sağlam bir surette tesbit edilmiş ve ağaç veya demirden bir mihver kazık etrafında dönen bir çenbere asılı ağaçtan yapılmış küçük atlardan mürekkep çocukların bir eğlence vasıtasıdır; mesirelerde ve bilhassa bayram yerlerinde kurulur; tek atlı, yanyana çift atlı, atların arasında arabalısı olanlar da vardır. Ağaç atlar göz alıcı renklerle boyanır, üzerlerine eğer taklidi kilimler atılır; arabalarda kadife şilteler, çeşitli püsküllerle süslenir. Atlıkaracalar, mihver kazık üzerinde bulunan dişli bir çarka bağlı bir kol - manivelâ ile döndürülür; atların ve arabaların dönmeğe başladığı anda bir dünbelek ile zurnanın da devrin tutulmuş bir şarkısı veya oynak bir hava ile refakati şarttır. Çocukları atlara ve arbalara bindirmek üzere, atlı karacacı tarafından pırpırı güruhundan bir veya iki delikanlı tutulur; oğlan çocuklar ekseriyetle atlara, kızlar arabalara bindirilir, sekiz on turdan sonra, atlı karacacı: — Paralar yandı!.. diye bağırarak durur. Bir siyah veya al atı, beyaz atı benimsiyen çocuklar ve cebindeki harçlığını da verdikten sonra atından indirilip arkasına melûl melûl bakan yavrucuklar pek çoktur. Çocukluğu İstanbulda geçip de atlıkaracaya binmemiş insan yok gibidir. Son yıllarda atlar ve arabal...
⇓ Read more...
Halk ağzında “Atlıkarınca” da denilir; yere şakulî olarak dikilmiş ve gayet sağlam bir surette tesbit edilmiş ve ağaç veya demirden bir mihver kazık etrafında dönen bir çenbere asılı ağaçtan yapılmış küçük atlardan mürekkep çocukların bir eğlence vasıtasıdır; mesirelerde ve bilhassa bayram yerlerinde kurulur; tek atlı, yanyana çift atlı, atların arasında arabalısı olanlar da vardır. Ağaç atlar göz alıcı renklerle boyanır, üzerlerine eğer taklidi kilimler atılır; arabalarda kadife şilteler, çeşitli püsküllerle süslenir. Atlıkaracalar, mihver kazık üzerinde bulunan dişli bir çarka bağlı bir kol - manivelâ ile döndürülür; atların ve arabaların dönmeğe başladığı anda bir dünbelek ile zurnanın da devrin tutulmuş bir şarkısı veya oynak bir hava ile refakati şarttır. Çocukları atlara ve arbalara bindirmek üzere, atlı karacacı tarafından pırpırı güruhundan bir veya iki delikanlı tutulur; oğlan çocuklar ekseriyetle atlara, kızlar arabalara bindirilir, sekiz on turdan sonra, atlı karacacı: — Paralar yandı!.. diye bağırarak durur. Bir siyah veya al atı, beyaz atı benimsiyen çocuklar ve cebindeki harçlığını da verdikten sonra atından indirilip arkasına melûl melûl bakan yavrucuklar pek çoktur. Çocukluğu İstanbulda geçip de atlıkaracaya binmemiş insan yok gibidir. Son yıllarda atlar ve arabalar kaldırılıp bir bid’at olarak tayyareler asılmış atlıkaracalar da görülmüştür.
Sermed Muhtar Alus, İstanbul Ansiklopedisine gönderdiği notlarda şunları yazıyor:
İydi fıtır denilen ve üç gün süren Şeker bayramı ve iydi adhâ denilen, dört gün devam eden Kurban bayramı günlerinde Fatih, Kadırgadaki Cinci meydanı ve İstanbulun bazı semtlerine kurulan bayram yerlerinin başlıca eğlencesi idi.
Büyük babalarımızın eskiden anlattıklarına göre, onların çocukluk zamanlarında atlı karınca daha ortada mevcut değilmiş. Çocukların dörder, altışar karşılıklı oturdukları salıncaklar varmış. İhtimal, buralarda atlıkarıncaları kuracak kişiler çıkmış, fakat tahtadan at şekilleri bulunduğu için, heykel denerek ve taassub güdülerek izin verilmemiş, 40, 50 yıldanberi, yukarıda bahsettiğimiz bayram yerlerinden eksik değildi.
Atlıkarıncanın bazıları üstü açık, bazıları çadır gibi mahruti bir tente ile örtülüydü. Ortadaki mihvere takılmş sırıklarda sıra ile tahtadan çift at, çift at koşulu arabalar bulunur. On para veren çocuk, beğendiğine, ata veya arabaya biner. Atlar ve arabalar doldu mu bucurgadı çevirir; hepsi fırdolayı dönmeğe başlar. Atlıkarınca dört beş kere devredince “yandı!” diye bağırırdı. İkinci bir meteliği olmıyan çocuk bindi attan veya arabadan mahzun mahzun inerdi.
Salıncaklarda olduğu gibi atlıkarıncayı çevirenin ve yardağının şaklaban, neş’eli ve tuhaf tuhaf maskaralıklar yapması, harcı âlem türkülerin hepsini bilmesi ve kafiledekilere elebaşlık etmesi gözetilir, bu çeşit kimselerin atlı karıncaları etrafında çocuk kümeleri cıvıl cıvıl kaynaşırdı. Somurtkan, soğuk neva, don yağı olanların atlıkarıncaları istediği kadar allı yeşilli bayraklarla, uçurtma kâğıtlariyle, defneler ve yapraklarla süslü olsun; atların, arabaların boyası pırıl pırıl bulunsun, kimse onun semtine uğramazdı.
Bayram yerlerindeki salıncaklar ve atlı karıncalarda en çok söylenen, çıktıklarından yıllar geçtiği halde yine dillerden düşmeyen türkülerin en meşhurları şunlardır:
“Entarisi ala benziyor”, “cimdallı”, “eğil dağlar eğil de üstünden aşam”, “kırmızı gül takarsın”, “oğlan kolunu sallama”, “kaynanam kayna, kalk gelin oyna”, “arabadan atladım ben”, “aman aman leçco”, “aman ada, canım ada, çatık tombul ada”, “karga da seni tutarım aman”, “efe ile Rıza kolkola gezer”, “Selânik kahbe Selanik”, “aynayı almış eline, sürmeler çekmiş gözüne”, “Konyalı”, “Adanalı”...
Ağır fasıl şarkılardan bazıları da ağızlara pek yayılmıştı. Meselâ: Ahmed Rasim merhumun: “Çare bulan olmadı bu yareye” si. Bunun ayni bestede, güftesinin baştarafı değiştirilmiş şekli de vardı:
Hekim dükkân şişeleri parlıyor
Kızkardeşi baş ucunda ağlıyor
Ağlasa da, sızlasa da hakkı var
Pek yazık oldu dili biçareye
Şehremini Rıdvan Paşanın meşhur “şevkinle, hayalinle olur neşve bedidâr” yine Ahmed Rasimin “istedinde gönlümü verdim sana”, bilmem kimlerin “Mahmur bakışı âşıka bin lûtfa bedeldir”, “Etmiyor hiç merhamet cânân benim efgana” gibi rabıtalı şarkılar da hep bir ağızdan söylenip durur, aşağıdaki kantolar da sıraya katılmaktan geri kalmazdı:
“Güvercin”, “İşte kalbim”, “Nalei cangâh”, “Yandan yırtmaç fistanlar”, “Çoban”, “Gemici”, “Sarhoşum ama falso yapmam”, “Efeciğim ben”...
Sermed Muhtar Alus
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Sermed Muhtar Alus
Identifier
IAM030129
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 3, pages 1313-1314
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.