Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ATLI HAMMALLAR
Zamanımızda hemen hiç kalmamıştır; kamyonlar, eski yük arabaları atlı hammalların yerine geçmiş, atlı hammallar da sırık hammallariyle beraber ortadan kalkmıştır. Eski İstanbulun günlük hayatında bilhassa uzak mesafeler için, atlı hamallar, önemli bir yer alır. Amele, ırgat ve hammal makulesinin inzibatına ve narh nizamına fevkalâde dikkat edildiği o devirlerde, atlı hammalların da muhtelif iskelelerden belli başlı semtlere ne kadar bir ücretle gidecekleri tesbit edilmişti; aşağıdaki satırlar, Hicrî 1143 (M. 1730) tarihli bir fermanın bugünkü yazı dilimize çevrilmiş bir suretidir:
“İstanbul kadısına hüküm ki;
“At hamallarının beygirlerine yükledikleri yüklerin ücretleri nizamı sicilde mahfuz olan defterlerden çıkarılıp birer sureti iskele kethüdalarına verilsin ve lisanen de gereği gibi tenbih olunsun; hammallar, yük giden yerlere narhlarından ziyade talepte bulunarak halkı iz’ac etmesinler; nalsız beygir kullanmasınlar, ikindiden sonra hayvanlarını dinlendirsinler, sürücüleri çocuk olmasın, bir sürücünün eline ikiden fazla beygir verilmesin; görülürse sahibi cezalandırıldıktan başka beygirleri de mîriye zabtolunsun; yangınlarda halkın eşyasını zayi etmesinler, ederlerse kefilleri olan bölükbaşıları tazmin etsin”.
Atlı hammallarla sürücülerinin, yük naklinden sonra boş beygirlere...
⇓ Devamını okuyunuz...
Zamanımızda hemen hiç kalmamıştır; kamyonlar, eski yük arabaları atlı hammalların yerine geçmiş, atlı hammallar da sırık hammallariyle beraber ortadan kalkmıştır. Eski İstanbulun günlük hayatında bilhassa uzak mesafeler için, atlı hamallar, önemli bir yer alır. Amele, ırgat ve hammal makulesinin inzibatına ve narh nizamına fevkalâde dikkat edildiği o devirlerde, atlı hammalların da muhtelif iskelelerden belli başlı semtlere ne kadar bir ücretle gidecekleri tesbit edilmişti; aşağıdaki satırlar, Hicrî 1143 (M. 1730) tarihli bir fermanın bugünkü yazı dilimize çevrilmiş bir suretidir:
“İstanbul kadısına hüküm ki;
“At hamallarının beygirlerine yükledikleri yüklerin ücretleri nizamı sicilde mahfuz olan defterlerden çıkarılıp birer sureti iskele kethüdalarına verilsin ve lisanen de gereği gibi tenbih olunsun; hammallar, yük giden yerlere narhlarından ziyade talepte bulunarak halkı iz’ac etmesinler; nalsız beygir kullanmasınlar, ikindiden sonra hayvanlarını dinlendirsinler, sürücüleri çocuk olmasın, bir sürücünün eline ikiden fazla beygir verilmesin; görülürse sahibi cezalandırıldıktan başka beygirleri de mîriye zabtolunsun; yangınlarda halkın eşyasını zayi etmesinler, ederlerse kefilleri olan bölükbaşıları tazmin etsin”.
Atlı hammallarla sürücülerinin, yük naklinden sonra boş beygirlere binmeleri de yasaktı; bunu temin için de hammal beygirlerinin semerlerine sivri demirler çakılırdı; aşağıdaki satırlar Hicrî 1215 (M. 1800 tarihli bir narh ve esnaf nizamı defterindendir:
“At hammalları hamulelerini mahalline nakledip avdetlerinde, hammalların hayvanlara binmemesi için beygirin semerleri üzerine, eskiden olduğu gibi sivri demirler yaptıracaklardır. Ve her gün ikindiden sonra ve cuma günleri işlemiyeceklerdir”.
Hammallar, bu sivri semer demirlerinin kaldırılması için zaman zaman Divanı Hümâyûna müracaat edip yalvarmışlar ve hattâ birkaç defa bu yasağı kaldırmağa muvaffak olmuşlar, fakat, hayvanlara karşı insafsız hareketleri, İstanbul halkının şikâyetine yol açarak hammalların gittikleri yerlerden boş beygirlerine binerek dönme yasağını yeniletmiş ve hammal beygirleri semerlerine sivri demirler çakılmıştır. On yedinci asra ait diğer bir narh defterinde de şu satırlar okunmaktadır:
“Hammal beygiri ziyade ücret almıya, gayet irak yire iki akça, evsat yire bir buçuk akça, yakın yire bir akça alına. Eğer ziyade alınırsa hakkından geline.
“Ve ayağı yaramaz beygiri işletmiyeler ve at, katır ve eşek ayağını gözedeler ve ağır yük urmayalar zira dilsiz canavardır. Her hangisinde eksik bulunursa sahibine tamam ettire; eslemeyeni tamam gereği gibi hakkından geline”.
Sultan İbrahimin son sadırâzamı Hezarpare Ahmed Paşa, Sofu Mehmed Paşa sarayında idam olunduktan sonra, cesedi, Cellâd Kara Ali tarafından bir hammal beygirine yüklenerek götürülmüştü.
Genç Osman da, felâketine varan Yeniçeri ihtilâlinde, iltica ettiği Süleymaniyedeki Ağakapısından Aksaraydaki Yeniçeri kışlasında Ortacamiye bir hamal beygirine bindirilerek götürülmüştü.
Bibl. : O.N. Ergin, Mecellei Belediye; Ahmed Refik, on ikinci hicrî asırda İstanbul hayatı
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM030128
Tema
Folklor
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 3, sayfalar 1312-1313
Bibliyografya Notu
Bibl. : O.N. Ergin, Mecellei Belediye; Ahmed Refik, on ikinci hicrî asırda İstanbul hayatı
Tema
Folklor
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.