Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ATATÜRK HEYKELİ
Sarayburnunda, bir buçuk metre kadar yükseklikte, mermer bir kaide üzerinde, cesameti tabiîyeden bir buçuk misli kadar büyüklükte bir tunç heykeldir; Türkiyede Atatürk’ün ilk heykelidir; İstanbul şehri adına Avusturyalı heykeltraş Krippel’e yaptırılmıştır. Devrinin ünvaniyle Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa ayakta gösterilmiştir; yüzü Boğaza karşıdır ve Anadolu kıyısına doğru bakar; başı açık, sağ pençesi azimkârane yumulmuş ve gövdesine bitişik, sağ bacağı vekar ve irade ifade eden bir hamle ile ileri atılmış, sol eli kalçası üstündedir; bir yabancı sanatkârın verebileceği en güzel eserlerden biridir; Türk gençliğinin heykeltıraşlık vâdisinde bugünkü kıymetlerinin henüz yetişmemiş bulunduğu o tarihlerde İstanbul Belediyesi Krippel’i seçmekle hiç de hatâ etmemiştir. İnsaf ile düşünmelidir ki, halk ağzındaki adiyle Sarayburnu heykeli bu sanatkârın da Gazi Mustafa Kemal mevzuu üzerinde ilk eseridir. Krippel 1942 de memleketinde bir hava bombardımanında ölmüştür.
Heykelin mermer kaidesi, genişçe mermer bir platforun ortasındadır; platformun etrafı da bodur mermer sütuncuklarla eklenmiş bir mermer korkulukla çevrilmiştir; bu bodur sütuncukların üzerine de tunçtan arabesk oymalı başlıklar geçirilmiştir; platforma mozayik çakıl döşeli iki küçük yoldan girilir; medhal açıklığı mücell...
⇓ Devamını okuyunuz...
Sarayburnunda, bir buçuk metre kadar yükseklikte, mermer bir kaide üzerinde, cesameti tabiîyeden bir buçuk misli kadar büyüklükte bir tunç heykeldir; Türkiyede Atatürk’ün ilk heykelidir; İstanbul şehri adına Avusturyalı heykeltraş Krippel’e yaptırılmıştır. Devrinin ünvaniyle Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa ayakta gösterilmiştir; yüzü Boğaza karşıdır ve Anadolu kıyısına doğru bakar; başı açık, sağ pençesi azimkârane yumulmuş ve gövdesine bitişik, sağ bacağı vekar ve irade ifade eden bir hamle ile ileri atılmış, sol eli kalçası üstündedir; bir yabancı sanatkârın verebileceği en güzel eserlerden biridir; Türk gençliğinin heykeltıraşlık vâdisinde bugünkü kıymetlerinin henüz yetişmemiş bulunduğu o tarihlerde İstanbul Belediyesi Krippel’i seçmekle hiç de hatâ etmemiştir. İnsaf ile düşünmelidir ki, halk ağzındaki adiyle Sarayburnu heykeli bu sanatkârın da Gazi Mustafa Kemal mevzuu üzerinde ilk eseridir. Krippel 1942 de memleketinde bir hava bombardımanında ölmüştür.
Heykelin mermer kaidesi, genişçe mermer bir platforun ortasındadır; platformun etrafı da bodur mermer sütuncuklarla eklenmiş bir mermer korkulukla çevrilmiştir; bu bodur sütuncukların üzerine de tunçtan arabesk oymalı başlıklar geçirilmiştir; platforma mozayik çakıl döşeli iki küçük yoldan girilir; medhal açıklığı mücellâ birer zincirle kapanmıştır. Ne kadar yazıktır ki bu sütun başlıklarından iki tanesi vidaları sökülmek suretiyle çalınmış, zincirler de pek tabiîdir ki yine hırsız eliyle yok olmuş, hattâ zincirlerin merbut bulunduğu küçük bronz plâklar da yerlerinden sökülmüş, yerine âdi birer tel gerilmiştir. Bu tecavüz ancak vandalizm sıfatiyle ifade edilebilir; mütecavizlere imkân veren ihmal de hiyanettir, cehlin eseri de olsa affedilmez; İstanbul Ansiklopedisi çalan ve çaldırtan mücrimleri tel’in ederken çalınan yerine tez elden yenisini yaptırıp yerine koymıyan ve Atatürk heykelinin önünde tel parçaları görmeğe tahammül eden ve ziyaretçilerin zevkini rencide eden muhafazaya memur kimseleri de ayıplar. Öyle sanıyoruz ki bu başlıklarla zincirler mütevazi gelirli bir vatandaş kesesinin himmeti ile de yerine konulabilir, elverir ki ilgili makamlar izin versinler.
Atatürk heykelinin açılış merasimini nakleden aşağıdaki satırlar ertesi günü 4 teşrinievvel 1926 tarihli Cumhuriyet gazetesinden alınmıştır:
“Reisicumhur Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerinin Gülhane parkına rekzedilmiş olan heykellerinin resmi küşadı, dün saat on beşte yapıldı.
“Dâvetliler saat on dörtten itibaren gelmeğe başlamışlardı, halk ise daha erkenden, heykelin etrafında kesif bir kütle halinde toplanmışlardı. Halkın dâvetlilere tahsis edilen mahalle geçmemesi için zabıtai belediye memurları, gelenlerden dâvetiyelerini soruyorlardı. Dâvetliler heykelin kaidesi yakınında biriktiler. Şehrimizdeki mebuslar, aralarında Şükrü Naili, Sami Sabit ve Kenan Paşalarla Merkez Kumandanı Şakir Bey bulunan erkânı askeriye, Hariciye murahhası Nusret, Vali Süleyman Sami, Vali Muavini Hüsnü, Emanet muavinleri Şerif ve Şükrü Âli, Müfettişi umumî Tevfik, Heyeti fenniye müdürü Fuad, Mektupçu Osman, Cemiyeti Belediye Kâtibi umumisi Tarık Ziya Beylerle Emanet rüesayi memurini, erkânı adliye, cemiyeti umumiyei belediye ve meclisi umumîi vilâyet âzaları, İnhisarlar müdürü umumîleri, matbuat müntesipleri ve diğer birçok zevat bu meyanda idiler.
“Vakit yaklaşmıştı, heykelin etrafını çeviren jandarma, asker, polis zabıtai belediye müfrezeleri selâm vaziyeti aldılar. Herkesin yüzü: üzeri beyaz bir tülle örtülü ve kırmızı kordelâlarla süslü heykele çevrilmişti.
Şehiremini Muhiddin Bey, heykelin deniz cihetindeki kaidesi önüne kurulmuş kürsüye çıktı. Çok heyecanlı ve titrek bir sesle bir nutuk okudu.
“Dâvetliler ve halk bu nutukları şiddetle alkışladı. Bu sırada asker süngü taktı, bahriye mızıkası selâm havasına başladı. Şehremini Muhiddin Bey heykelin kordelâlarını çözdü, tül ağır ağır düşüyor, Büyük Gazinin timsali meydana çıkıyor, halkın tezahüratı en şedid heyecanları, en coşkun bir hasreti ifade ediyordu.
“Bir taraftan alkış tufanı devam ediyor, bir yandan halk Gazinin Sarayburnunda yükselen heykelini tavaf ediyordu. Heykelin kaidesinde (İstihlâs 336) (Heykelin rekzi 1926) (Cumhuriyetin ilânı 1339) (Muzafferiyeti katiye 1338) tarihleri mahkûktü.
“Temaşa edenlerin umumî mütalâası, etrafında vâki kolan tenkitlere rağmen, heykelin kuvvetli bir sanatkarın eseri olduğuna dairdi.
“Heykelin kaideleri dibine koşan temaşagerlerin akını gece geç vakte kadar devam etti.
Resmi küşad münasebetiyle Gazi Paşaya aşağıdaki telgrafname çekilmiştir.
“Ankara; Reisicumhur Gazi Paşa Hazretlerine:
Büyük kudretinizin yarattığı derin inkılâbın medenî semerelerini birer birer idrâk ve iktifa ediyoruz. Bugün binlerle müştakınız heyecan ve sürurdan mütevellid gözyaşlariyle mübaret timsalinizi ıslatmak saadetini idrâk ettiler. Heykeliniz minnet ve şükran hisleriyle çalkalanan İstanbul çocuklarına mutafı mukaddes oldu. Bundan mütevellid saadet ve mefhareti arz ve iblâğ ile arzı bahtiyarı eylerim efendimiz.
İstanbul Sehiremini
Muhiddin”
Gülhane Parkında Atatürk Heykeli
(Resim: Nezih)
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM030055
Tema
Yapı
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Nezih
Tanım
Cilt 3, sayfalar 1252-1254
Not
Görsel: cilt 3, sayfa 1252
Tema
Yapı
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.