Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ATATÜRK BULVARI
Büyükşehrin en büyük bir yolu olup Cumhuriyet devrinde ve Doktor Lûtfi Kırdar’ın İstanbul Valiliği ve Belediye Reisliği zamanında açılmıştır. 1934 Belediye Şehir Rehberinde Mustafa Kemal Caddesi adı altında gösterilen cadde, güzergâhını bir hayli değiştirerek Atatürk Bulvarı adiyle bugünkü şeklinde tahakkuk etmiştir. İstanbul gibi büyüklü küçüklü tarihî eserlerle bezenmiş bir şehirde bu ölçüde bir yol açmak için feda edilen yapıların sayısı düşünülürse büyük bir başarı olarak kaydedilebilir. İstanbul Ansiklopedisinin 1946 da Belediye Neşriyat Müdürlüğü vasıtasiyle edindiği resmî malûmat şudur:
Bulvar Marmara sahilini Halice bağlıyan en kısa yoldur; Gazi Köprüsü vasıtasiyle Aksaray ve Fatih gibi iki kalabalık semti de Beyoğluna en kısa yoldan eklemiştir. Ceman 2200 metre uzunluğundadır, muhtelif genişliklerde üç kısım olarak muhtelif tarihlerde inşa edilmiştir.
Birinci kısım: Yenikapı - Aksaray kısmı olup uzunluğu 545 metre, genişliği 50 metredir; yaya kaldırımları hariç ikisi altı, biri on iki metre genişliğinde üç yoldan mürekkeptir. Parke olarak 1925 tarihinde inşa edilmiş ve 160.000 liraya mal olmuştur.
İkinci kısım: Unkapanı - Saraçhanebaşı arası olup uzunluğu 1100 metre, genişliği 44 metredir; yaya kaldırımları hariç, bir parçası 12 metre genişliğinde tek, diğer parçası 8,5 ...
⇓ Read more...
Büyükşehrin en büyük bir yolu olup Cumhuriyet devrinde ve Doktor Lûtfi Kırdar’ın İstanbul Valiliği ve Belediye Reisliği zamanında açılmıştır. 1934 Belediye Şehir Rehberinde Mustafa Kemal Caddesi adı altında gösterilen cadde, güzergâhını bir hayli değiştirerek Atatürk Bulvarı adiyle bugünkü şeklinde tahakkuk etmiştir. İstanbul gibi büyüklü küçüklü tarihî eserlerle bezenmiş bir şehirde bu ölçüde bir yol açmak için feda edilen yapıların sayısı düşünülürse büyük bir başarı olarak kaydedilebilir. İstanbul Ansiklopedisinin 1946 da Belediye Neşriyat Müdürlüğü vasıtasiyle edindiği resmî malûmat şudur:
Bulvar Marmara sahilini Halice bağlıyan en kısa yoldur; Gazi Köprüsü vasıtasiyle Aksaray ve Fatih gibi iki kalabalık semti de Beyoğluna en kısa yoldan eklemiştir. Ceman 2200 metre uzunluğundadır, muhtelif genişliklerde üç kısım olarak muhtelif tarihlerde inşa edilmiştir.
Birinci kısım: Yenikapı - Aksaray kısmı olup uzunluğu 545 metre, genişliği 50 metredir; yaya kaldırımları hariç ikisi altı, biri on iki metre genişliğinde üç yoldan mürekkeptir. Parke olarak 1925 tarihinde inşa edilmiş ve 160.000 liraya mal olmuştur.
İkinci kısım: Unkapanı - Saraçhanebaşı arası olup uzunluğu 1100 metre, genişliği 44 metredir; yaya kaldırımları hariç, bir parçası 12 metre genişliğinde tek, diğer parçası 8,5 metre çift yoldur. Yol kısımları beton temel üzerine mozayik parke döşelidir. Yaya kaldırımları beton temel üzerine asfalttır. İnşasına 1941 de başlanmış ve yapısı 1942 de bitirilmiştir. 440.000 liraya mal olmuştur.
Üçüncü kısım: Aksaray - Saraçhanebaşı arası olup uzunluğu 555 metre, genişliği bir parçasında 50, diğer parasında 44 metredir. Yaya kaldırımları hariç 8,5 metre genişliğinde iki yoldan mürekkeptir. Yol ve yaya kaldırımları beton temel üzerine asfalttır. İnşasına 1943 de başlanmış ve yapı 1944 senesi ikinciteşrininin on dokuzuncu günü tamamlanarak bu suretle Atatürk Bulvarı tahakkuk etmiştir. Bu kısım da 500.000 liraya mal olmuştur ki, bulvarın heyeti umumiyesine İstanbul Belediyesi 1925 ile 1944 arasında 1.100 000 lira sarfedilmiştir
Bulvarın çiçeklenmesine, diğer yollarla olan kavşaklarının tanzimine ve bazı ufak tefek nevakısının ikmaline 1944 de 400.000 lira iktiza ettiği tahmin edilmişti; bu da ilâve edilirse Atatürk Bulvarı 1.500.000 liralık bir eser olur. İstimlâk edilen bina ve arsalara da 1.449.600 lira verilmitir ki inşa masrafına bunun da ilâvesiyle maliyeti 2.649.900 liraya ulaşır ki İstanbul Ansiklopedisi Büyükşehrin günlük hayatındaki ehemmiyeti karşısında hiç de çok sayılmıyacağını bilhassa belirtmek ister.
Aşağıdaki notlar Bulvarın açılışını yakından takip etmiş, yazısına itimat edilir bir zat tarafından verilmiştir:
Fatih yangın yeri haritasını tanzim eden fen heyetinin tesbit ettiği ilk güzergâh Unkapanı meydanı - Zeyrek - Şebsafa Camii arkası - Şehzade Camii yanındaki Emin Nureddin mahallesi üzerinde ve Şehzade Camiine temas ederek Şehzade Karakolunun yanından Vâlide Camiine ve oradan Yenikapı istasyonuna bağlanmakta idi (B.: 1934 Belediye şehir rehberi, Harita 5, 6 ve 11).
“Şehremini Operatör Emin Bey bu güzergâhta Valide Camiinden münhedim Fosfor Mustafapaşa konağına kadar ve eski Mahmudiye rüşdiyesinin üzerinden geçen kısmını açtırmıştı.
Muhiddin Üstündağ zamanında bu güzergâhın Zeyrekle Unkapanı arasındaki kısmında bir tashih yapılmıştır. Bilâhara Gazi Köprüsü projesi ve inşaatı yapılırken köprünün kenar ayağından itibaren Zeyreğe kadar bir asma yol yapılarak Keresteciler - Eyüp Caddesinin yolun altından geçirilmesi projeleri de hazırlanmış, fakat sarfınazar edilerek Bozdoğan kemerini en azametli yerinde meydana çıkaran Mösyö Prost tarafından yeni bir güzergâh (tahakkuk eden güzergâh) çizilmiştir. Şöyle ki: Unkapanı - Zeyrekde Şebşefahatun Camiinin önü - Gazanferağa Medresesi - Bozdoğan Kemerinin altı gözünün altından geçerek yıktırılan Çandarlı İbrahimpaşa Hamamı üzerinden Oruçgazi Camii önü - Pertevniyal Lisesi ve Pertevniyal Vâldesultan Camii önü.
“Bulvarın Yenikapıdan Peretvniyal Lisesi önüne kadar olan son parçası Şehiremini merhum Haydar Bey zamanında açılmıştı ki 1947 de hâlâ Mustafa Kemal Caddesi levhasını taşımakta idi.”
1947 yılı nisanında Unkapanından Yenikapıya doğru görülen manzaralar şunlar olmuştur:
Gazi Köprüsünün karaya bağlandığı yer meydanımsı bir açıklıktır; tanzim edilmiş sayılmaz; şehir rehberinde Gazi meydanı adını taşır. Sağda Unkapanı Kayıkiskelesi, bir odun ve kömür deposu arkasında kalmıştır; eski Unkapanı karakolunun yeri olan bu saha harikulâde çirkindir, burada bulvar ve köprü ile âhenkdar bir kayık iskelesinin tez elden yapılması ve deponun kaldırılması gerekir. Solda, Unkapanı Camii harabesi pek hazin durumdadır; tamir ve ihyasına imkân yoktur denilebilir; aslında bir sanat kıymeti de taşımayan bu harabenin bir an evvel kaldırılması lâzımdır.
Bulvara girilince sağda ve solda, istikbalde ne olacağı tahmin edilemiyen açıklıklar görülür; şimdilik yazın toz, kışın çamurla kaplıdır. Soldaki açıklık yük arabaları tarafından durak merkezi haline konulmuştur; saman kırıntısı ve fışkı bakaysiyle kaplıdır. Unkapanı umumî mağazalar deposu yangınından kurtarılan pamuklar da bu meydana serilmiş ve kıpti kadınlar tarafından ayıklanıp temizlenerek kurutulmuştu; bu pamukların bilâhara Süleymaniye Camiinin iç haremine doldurulduğu hatırlanırsa Atatürk Bulvarının o curcunalı hâtırası hoş görülür.
Şebsafa Camii tamir edilmekte idi, önündeki eski sibyan mektebi tamir edilmiş ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bir çocuk dispanseri ve kreşi olarak kullanılmakta idi. Cami ve mektep geçilince Bozdoğan kemerine kadar bulvarın sol yanında geride ve gittikçe çukurda kalan, sonra tekrar bir parçası bulvar seviyesine yükselen kısmen ahşap, kısmen kârgir evlere kadar istimlâk edilmiş arsalar vardır. Sağ taraf da ayni durumdadır, şu farkla ki burada istimlâk sahası dışında kalmış olan mebani gittikçe yükselen bir sırt üstüne tırmanır, burada yıktırılmış bulunan Sekbanbaşı mescidi harabesi haziresinden bir kaç taş el’an durmakta idi; adı toprak altında kalmış bir çocuk taşının üzerinde şu beyit okunmuştur:
Hasıl ömrüm ciğer paresi
Gitti elden, dilde kaldı yaresi
Yaya kaldırımı köşesinde bir polis nokta kulübesi, onun az ilerisinde Lûtfi Kırdar’ın himmetiyle restore edilen ve Şehir Müzesi ittihaz edilen Gazenferağa Medresesi vardır; Bozdoğan Kemeri altında bulunan bu nefis eser köşesindeki sebil ve gerideki türbe ile klâsik mimarimizin nefîselerindendir. Fakat Büyük su kemeri, bilhassa öğleden sonra güneşe engel olduğundan medrese daimî bir rütubet içindedir. Müze kelimsinin kıymet mânaları içinde “Sonsuz devam” bulunduğuna göre rütubetin de önüne geçilmez kahredici bir tahrib kudreti olduğuna göre Gazanferağa medresesi her şeyden evvel müze olamaz. İstanbul Ansiklopedisi bu güzel binanın birkaç gün sürecek sergilere tahsisiyle içinde yerine konulmıyacak eşyalar bulunan Şehir Müzesinin lâyık olduğu bir binaya sahib olmasın diler; Atatürk Bulvarının iki kenarındaki arsalarda bu şeraiti haiz bir binanın inşasına elverişli yerler pek çoktur.
Bozdoğan kemerini geçtikten sonra yukarıda tesbit edilen manzara devam eder, yani bulvarın her iki kenarında ve henüz neler yapılacağı tesbit edilmemiş arsalar vardır. Sağda münferid bir ağacın altında Diyojen’in küpü boyundan (Çeşme hazinesi veya bir kabir oyuğu) bir yer altı odacığı vardır; burada iki yol halinde bulunan bulvarın ortasındaki tarh mazı ve çam fidanlariyle bezenmiştir. Sol taraftaki arsalara da çam fidanları dikilmiştir. Bulvarın Şehzadebaşı Caddesiyle kavşağının sağ köşesinde Beyoğlundan gelip Aksaray - Eminönü üzerinden yine Beyoğluna dönen otobüslerin durak yeri mevcuttur.
Şehzadebaşı Caddesi aşılınca bulvarın sağ köşesi münhedim İbrahimpşa Hamamının yeridir. Sol köşesinde Aksaraydan gelip Beyoğluna giden otobüs betondan kapalı bir bekleme yeri yapılmıştır. Gayet açık ve sola doğru bir kavis yapmağa başlıyan ve yine iki yol halinde devam eden Atatürk Bulvarının bu kısmındaki orta tarhlara çemen döşenerek taflan dikilmiştir; yaya kaldırımlar boyunca da çınar fidanları yetiştirilmektedir. Sağda, Bulvara nazaran aşağıda kalmış bulunan Orucgazi Camii kenarı demir parmaklıklı bir duvarla çevrilmiştir. Tamir edilmiş bulunan bu mâbedin üstten seyri hiç de fena değildir. Sağ kolda Oruçgazi Camiiyle Pertevniyal Valide Camii arasında Pertevniyal Lisesi bulunmaktadır. Eski projeye göre önünde bir bahçe yapılmış olan bu okulun tahakkuk eden projede bahçesi yola alınmış, esmer renkli ve hiç de güzel bir yapı denilemiyecek olan bu binanın medaline şimşir tarak halinde bir mermer merdiven eklenmiştir:
Ol bana gussa, ben ona afet
Yolun bu kısmında Aksaray hududuna girilince, sol tarafta ikişer, dörder, altışar katlı kârgir beton evler ve apartmanlar sıralanır. Bunlar arasında Kızıltuğ apartmanı ve Yayla apartmanı büyük yapılardır ve heyeti umumiyesi Belediyeye üç milyona yakın bir masrafa mal olmuş ve Atatürk’ün adını taşıyan Bulvarın binalarla da tezyini projesi hazırlanırken yıkılacaktır gibi görünür.
Bulvarın Aksaray tramvay caddesiyle olan kavşağının sağ köşesinde Pertevniyal Valdesultan Camii, sol köşesinde de eski Vardar, Yeni Bulvar kıraathanesi bulunmaktadır.
Aksaray Caddesi aşılınca sağ köşede Pertevniyal Valide Türbesi bulunmaktadır; onun az ilerisinde de yeni yapılmış olan ve açılış töreni, Bulvarla ayni günde kutlanan Aksaray P.T.T. binası vardır. Halk ağzında Mustafa Kemal Caddesi adını taşıyan bu parçanın sağ yanı boyunca Yenikapıya kadar bazılarının altı dükkân beton yapılır, aralarında arsalar, bir hamam harabesi enkazı ve Yenikapı bostanları sıralanır. Sol tarafta da manzara aynıdır; solda Yenikapıya yaklaşırken büyükçe bir beton yapının yan duvarında şu levha okunmuştur: “Demokrat Parti ve depomuz buradadır.” Bir okla gösterilen istikameti takip eden erbabı merak bu deponun Mahmud Ağaoğluna ait odun deposu olduğunu görür. Politika hayatına atılmış vatandaşların küçük muzipliklere yol açacak dikkatsizliklerden kaçınması gerekirdi; yolun bu sol kenarının bir karakteristik tarafı da arsaların hemen kâmilen birer odun deposu haline konulmuş bulunmasıdır. Mustafa Kemal Caddesinin yarısına yakın son parçası bir toprak yoldur ki Yenikapı istasyonuna göre birdenbire ancak bir araba geçebilecek kadar darlaşarak nihayet bulur.
Atatürk Bulvarı ve eski Mustafa Kemal Caddesi projeleri hazırlanırken yıkılan tarihî eserler şunlardır: Azepler Camii, Azepler Hamamı, Sekbanbaşı Mescidi, Kırkçeşmeler, Revaniçelebi Mescidi, Çandarlı İbarahimpaşa Hamamı, Gürcü Mehmedpaşa. (Bütün bu isimlere bakınız).
Atatürk Bulvarının açılış töreninde İstanbul Valisi ve Belediye Reisi Doktor Lûtfi Kırdar şu nutku söylemiştir:
“Aziz ve muhterem arkadaşlar,
Türk milletinin Ebedî Şefi, eşsiz kahraman Atatürk’ün yüe adını taşıyan bu Bulvarın son kısmını da ikmal etmiş bulunuyoruz.
Şehrin Marmara kıyılarını Haliç sahillerine ve oradan da Gazi Köprüsü ile Beyoğluna bağlayan bu yeni yol, İstanbulun şah damarıdır. İstanbul tarafında bugün mevcut ana yollar bu caddeye bağlı olduğu gibi, yarın yapılacak yeni yollar da yine bu Bulvardan geçecektir. Onun için Atatürk’ün büyük adını taşımak şerefini kazanan bu cadde, o şerefe hakikaten lâyık olarak İstanbulun yol ve münakale bakımından belkemiğini teşkil edecek bir ehemmiyeti haizdir.
Bugün, büyük emekler ve gayretlerle ikmaline muvaffak olduğumuz Atatürk Bulvarını açarken İstanbulun asıl imar hamlesine doğru ilk adımı atmakta olduğumuzu sizlere müjdelemekle büyük sevinç duymaktayım. İstanbulun tarihî, iktisadî, coğrafî, arkeolojik ve turistik kıymet ve ehemmiyetine lâyık bir şekilde imarı için her şeyden evvel bu ana yolun yapılması lâzımdı.
Şehrin ortasından geçen bu esaslı muvasala ve münakale yolu açıldıktan sonradır ki onun üzerinde ve etrafında yapacağımız yeni imar, tanzim ve güzelleştirme hareketlerine başlıyacağız ve İstanbulu, 10 yıl içinde, muhteşem bir mamure haline getirmeyi hedef tutan ülkümüze doğru sarsılmaz bir azim ve yorulmaz bir gayretle yürüyeceğiz.
“Aziz arkadaşlar,
Atatürk Bulvarının ikmali ile Marmaranın mavi sularının yıkadığı şu güzel kıyıların, Yenikapı merkez olmak üzere, bir taraftan Sarayburnuna, diğer taraftan Yedikuleye kadar uzanıp giden kısmının imar ve tanzimine yol açılmış bulunuyor.
Atatürk Bulvarının ikmali ile bunun üzerinde inşasını kararlaştırdığımız muhteşem resmî daireler ve diğer binaları yapmak imkanını da elde etmiş bulunuyoruz.
Atatürk Bulvarının ikmali ile Tıp bölgesinin, Üniversite Mahallesinin ve Halicin İstanbul kıyılarının imarına ait projelerimizi de gerçekleştirmek yoluna girmiş oluyoruz.
“Muhterem arkadaşlar,
İki yıl önce, Atatürk Bulvarının Gazi Köprüsü Saraçhanebaşı kısmının açılış töreninde, Aziz Millî Şefimiz İsmet İnönü’nün:
“Memleketin imarını, geçirdiğimiz dar zamanlarda da durdurmadık, önümüzdeki senelerde de durdurmamağa çalışacağız.”
Sözlerinden ilham aldığımızı söylemiştim. O büyük ilham ve kudret kaynağı, bütün çalışmalarımızda, her an yolumuzu aydınlatan bir meş’ale odu. Başarma azmimizi arttıran kuvvet ve cesareti daima en büyüğümüzün hamleci ve yapıcı ruhundan aldık. Harbin önümüze çıkardığı türlü engelleri, çeşitli güçlükleri bu kuvvetle yenerek çalıştık. Her gün yeni bir mektep, yeni bir yol, yeni bir bina açıyoruz.
Yeni bir eseri bitirirken ve hemen bir başkasına başlıyoruz. Sabahleyin, memleketimizin irfan ve bayındırlık hayatında pek mühim bir mevkii bulunan Teknik Üniversite ile bu müesseseye ilâve edilen yeni binanın açılma töreni kıymetli Maarif Vekilimiz Hasan Alî Yücel tarafından yapıldı. Biraz evvel Aksaray Posta Telgraf ve Telefon merkezinin yeni binasını açtık. Şimdi de bu Bulvarın açılma törenini yapıyoruz. Biraz sonra da, Şişhane ile Taksim arasında güzel bir yol haline koyduğumuz Tarlabaşı asfalt caddesini açacağız. Arkasından Taksimde yeni inşa ettirdiğimiz Tenis Kulübü binasının açılma törenini yapacağız.
“İşte bir günde beş eserin birden açılma törenini yapmak imkânı ve saadetini bize veren, Büyük Millî Şefimizin yurttaki imâr hareketlerini durdurmamak yolundaki işaret ve ilhamlariyle İstanbulun imâr ve güzelleştirilmesi hususunda göstermek lûtfunda bulundukları yüksek alâka ve himayeleri olmuştur. İstiklâlin ve yurdun büyük kurtarıcısı Ebedî Şef Atatürk’e karşı İstanbulun beslediği minnet ve şükranın bir ifadesi olan bu Bulvarın son kısmını açarken Aziz Cumhur Reisimiz İsmet İnönü’ye sonsuz bağlılık sevgisi ve tâzim duygularımızı İstanbul halkı adına bir defa daha teyit etmeği şerefli bir vazife bilirim.
“Sayın arkadaşlar,
“Hepinizi hürmetle selâmlıyarak İsmet İnönü devrinin sayısız güzel, medenî eserlerinden biri olan Atatürk Bulvarını büyük bahtiyarlıkla açıyorum.”
Atatürk Bulvarının açılması İstanbul basını tarafından Doktor Lûtfi Kırdar’ın büyük başarısı olarak karşılanmıştır ki, İstanbulluların hakikaten tercümanı hissiyatıdır. İstanbul Ansiklopedisi de bu başarıyı Büyükşehrin kütüğüne mal etmek ister.
Açılış töreninden sonra bulvar, o sıralarda İstanbulda ve Maarif Vekili bulunan Hasan Âli Yücel’in, gazetecilerin ve kalabalık bir halk kütlesinin iştirâkiyle yürünerek geçilmiş ve bu yürüyüş Tarlabaşına kadar devam etmiştir.
Bunu müteakip Atatürk Bulvarında 53 atletin iştirakiyle bir koşu tertip edilmiştir. Doktor Refik Saydam Caddesinden başlıyan koşu Gazi Köprüsü geçilerek Atatürk Bulvarı boyunca Aksarayda nihayet bulmuştur. Sümerspordan Osman 8,26 dakikada birinci, Galatasaraydan Dündar ikinci, Yapı usta okulundan Sabih üçüncü olmuş ve birinci gelen atlete, Atatürk Bulvarı kupasını Hasan Âli Yücel vermiştir.
1947 den bu yana Atatürk Bulvarı güzergâhında önemli değişiklik olmuştur; 1959 eylûlünde manzara şöylece tesbit edilmiştir; Gazi - Unkapanı Köprüsünden gelindiğine göre sol tarafta:
Eminönü, Balıkpazarı, Asmaltı ve civarında yapılan geniş istimlâkta açıkta kalan tüccar ve esnaf için yapılmış tek katlı beton blok barakalardan geniş bir çarşı (10 blok); geride geniş bir saha işgal eden kavun ve karpuz sergileri, ki önleri bulvara kadar atılan kavun karpuz kabukları ile bir çöplük hâlinde idi; Şebsafa Sultan Gamiinin yanındaki eski sibyan mektebi yine Çocuk Esirgeme Kurumunun Küçükpazar şubesi ile dispanseri olarak kullanılıyordu; Şebsafa Camiinin üst yanında geniş arsalara yol inşa malzemesi yığılmıştı; Vefaya sapan yolun köşesinde büyük bir bina olarak Hıfzıssıhha Enstitüsü inşa edilmiştir.
Yine Gazi Köprüsünden gelindiğine göre sağ tarafta:
Geniş bir saha kamyon parkı olmuştur; karşıdaki çarşı tipinde 4 blok baraka da buraya yapılmıştır; “İstanbul İnşaat Limited Ortaklığı İş Hanı” adı altında şeddâdi bir hanın yapısı bitmek üzere idi; geniş bir arsa tahta perde ile çevrilmiş ve üzerine “İnhisarlar Umum Müdürlüğü inşaatı” levhası asılmış; onun yanında da M. Karakollukcuya aid büyük bir inşaat malzeme deposu bulunuyordu; sed üstünde Haydar Yazlık Sinaması, sonra büyük bir arsa, daha sonra altları bir sıra dükkânlar İşçi Sigortalarının blok apartmanları geliyordu, bu apartmanlardan birinin altındaki bir yere de bir P.T.T. şubesi yerleşmiş idi.
Bozdoğan Kemerinden öte bulvar yeni bir tâdil görmekte idi, bu yolun târihi su kemerinden Yenikapuya kadar olan kısmı için bu Ansiklopedide “İmâr” maddesine bakınız.
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM030054
Theme
Location
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 3, pages 1248-1252
See Also Note
B.: 1934 Belediye şehir rehberi, Harita 5, 6 ve 11
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.