Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ATASEVEN (Vicdani)
Lise kimya muallimlerinden, 1959 da Vefa Lisesinde bulunuyordu; arkadaşları arasında ciddiyeti, vefakârlığı, dürüstisi ile ve örnek bir aile reisi olarak tanınmıştır. Talebelerine karşı şefkat alâkası çok kuvvetlidir, rahlei tedrisinde yıllarca evvel oturmuş çocuklar, bir gün herhangi bir darlık ve sıkıntı içinde kalır ve Vicdani Ataseven bundan haberdar olursa, kendi işini ve gücünü bırakarak eski talebelerinin dertlerine derman aramağa koşmakta aslâ tereddüt etmez; bu halleriyle aşağıdaki tercümei hal satırları karşılaştırılırsa, Vicdani Ataseven’in çocukluk günlerinin acı hâtıralarını aslâ unutmamak asaletine sahip olduğu görülür.
1901 de Çatalcada doğdu, babası Zaptiye çavuşluğundan tekaüt olmuş Ali Çavuştur. İlk tahsilini bu kasabanın İptidai ve Rüşdi mekteplerinde gördü. Balkan Harbi hicretinde on bir yaşlarında idi, o felâket içinde birbiri arkasından hem anasını hem babasını kaybetti; Unkapanı civarında Seyyid Buharî tekkesindeki muhacirler arasında bulunurken üvey ağabeyisini buldu ve ona sığındı, onunla beraber Kasımpaşada Kulaksıza gitti ve bir müddet Kulaksız mahalle mektebindeki hocaya kalfalık etti; bu tesadüftür ki, küçük Vicdani’ye ilk mürebbilik ve muallimlik aşkını aşıladı. Mahallenin ileri gelenleri çocuğun zekâ ve gayretiyle alâkadar oldu, kendisini Bahriye ha...
⇓ Devamını okuyunuz...
Lise kimya muallimlerinden, 1959 da Vefa Lisesinde bulunuyordu; arkadaşları arasında ciddiyeti, vefakârlığı, dürüstisi ile ve örnek bir aile reisi olarak tanınmıştır. Talebelerine karşı şefkat alâkası çok kuvvetlidir, rahlei tedrisinde yıllarca evvel oturmuş çocuklar, bir gün herhangi bir darlık ve sıkıntı içinde kalır ve Vicdani Ataseven bundan haberdar olursa, kendi işini ve gücünü bırakarak eski talebelerinin dertlerine derman aramağa koşmakta aslâ tereddüt etmez; bu halleriyle aşağıdaki tercümei hal satırları karşılaştırılırsa, Vicdani Ataseven’in çocukluk günlerinin acı hâtıralarını aslâ unutmamak asaletine sahip olduğu görülür.
1901 de Çatalcada doğdu, babası Zaptiye çavuşluğundan tekaüt olmuş Ali Çavuştur. İlk tahsilini bu kasabanın İptidai ve Rüşdi mekteplerinde gördü. Balkan Harbi hicretinde on bir yaşlarında idi, o felâket içinde birbiri arkasından hem anasını hem babasını kaybetti; Unkapanı civarında Seyyid Buharî tekkesindeki muhacirler arasında bulunurken üvey ağabeyisini buldu ve ona sığındı, onunla beraber Kasımpaşada Kulaksıza gitti ve bir müddet Kulaksız mahalle mektebindeki hocaya kalfalık etti; bu tesadüftür ki, küçük Vicdani’ye ilk mürebbilik ve muallimlik aşkını aşıladı. Mahallenin ileri gelenleri çocuğun zekâ ve gayretiyle alâkadar oldu, kendisini Bahriye hastahanesi civarındaki Nümune mektebine kaydettirdiler; kısa bir zaman sonra bu mektebin başmualliminin nazarı dikkatini çekti, leylî mekteplerden birine yerleştirilmesi düşünüldü; fakat o sırada Balkan harbi sona erdiğinden ağabeyisi ile beraber Büyükçekmeceye dönmeğe mecbur oldu; bu üvey ağabey, kardeşinin bir an evvel bir iş sahibi olarak hayata atılmasını düşündüğünden, Vicdani’nin okuma iştiyakına ehemmiyet vermiyerek onu bir kahvecinin yanına çırak olarak yerleştirdi; çocuk, bir müddet, uykusunu kitaplarına feda ederek çalıştı. Düyunu Umumiyede bir memur olan bu ağabey, Büyükçekmeceden Çatalcaya tayin edilince, o da doğduğu kasabaya döndü; İstanbulun eski Şehremini Haydar Bey merhum, o sıralarda Çatalca mutasarrıfı bulunuyordu, hemşehrileri tarafından tahsilini terk etmemesi için teşvik edilen Vicdani’nin bir müracaatini büyük adam, onu Kastamonu Sultanisine leylî meccanî olarak kaydettirmeğe muvaffak oldu.
Millî Mücadele başladığında Vicdanî Ataseven, on iki senelik Sultaniyi Kastamouda birincilik ile bitirmiş bulunuyordu; şöhreti Anadoluya yayılmış olan Demirci Efenin yanında gönüllü olarak çalışması için Mustafa Kemal Paşaya bir mektupla müracaat etti. Şu zarif cevabı aldı: “Sizin için cehil ile mücadele efdaldir.” Bunun üzerine, muallimlerinin kefaletiyle “Âmali milliye hilâfına hareketlerde bulunmıyacağına” bir senet vererek yüksek tahsilini tamamlamak üzere İstanbula geldi. Fakat Büyükşehirde Darülfünun tahsiline devam imkânını bulamadı, Çatalcaya giderek Mektebi Sultanide bir riyaziye muallimliği buldu, kısa bir zaman sonra bu mektep de lâğvedilince açıkta kaldı; uzunca sayılabilecek sıkıntılı günlerden sonra nihayet Maarif Vekili Necati Beyin bir emri ile Darülmuallimini Âliyeye kaydedildi; ve bu suretle meslek hayatına sağlam bir adım ile atılmış oldu. Türkiye maarif ailesinde kıymetli bir idareci olarak da temayüz etti, müdür muavinliklerinde, Muallim Mektebi ve lise müdürlüklerinde bulundu, İkinci Cihan harbinin ilk yıllarında, Balıkesir Lisesi müdürlüğünden Vefa Lisesi kimya muallimliği ile İstanbula geldi.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM030051
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 3, sayfalar 1196-1197
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.