Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AŞİRET MEKTEBİ HÜMAYUNU
Ayasofya
(Resim: Reşad Sevinçsoy)
İkinci Abdülhamid zamanında ve 1306 (1890) senelerine doğru arablarla aşiretlere karşı (kuvvetli bir temsil siyaseti projesi hazılranmış ve evvelâ) çocukların harbiye mektebinde (okutulması düşünülmüştür).
6. Temmuz 1306 (1886) tarihi Tercümanı hakikatin başmakalesinde okunduğuna göre: 1302 (1886) senesinde Hicaz, Yemen ve Trablusgarb evlâdı arabından 48 kişi getirilip Harbiyede tahsil ettirilerek üç senede zabit çıkarılıp memleketlerine gönderilmiştir. Bu zabitler bir cuma selamlığından sonra Padişahın huzuruna kabul olunmuşlardır.
Arab zabitler gördükleri teveccüh ve iltifata karşı padişaha bir teşekkür arızası takdim etmişler, padişah da memnuniyetini başkâtibi vasıtasile onlara yazı ile bildirmiştir.
Bu yazıda şu cümleler bilhassa kayda değer:
“... Memleketlerinize avdetinizde memur olacağınız hidematı askeriyeyi askerlik şanı âlisine lâyık olduğu üzere begayet namuskârane ve sadakat şıarane ifa ile hakkınızdaki teveccühatı (şâhane) nin bir kat daha tezayüdüne sarfı mesai edeceğiniz ve hemşehri ve hemsinlerinizden pek çoğunun sizi görüpte sizin gibi sayei (şâhane) de tahsili ulûm ederek feyziyab olmağa... çalışacakları memuli âlidir...”
Bu zabitler piyade ve süvari mülâzımı sanilikleri rütbelerile çıkarılmış ve her birerlerine üstelik olarak...
⇓ Read more...
Ayasofya
(Resim: Reşad Sevinçsoy)
İkinci Abdülhamid zamanında ve 1306 (1890) senelerine doğru arablarla aşiretlere karşı (kuvvetli bir temsil siyaseti projesi hazılranmış ve evvelâ) çocukların harbiye mektebinde (okutulması düşünülmüştür).
6. Temmuz 1306 (1886) tarihi Tercümanı hakikatin başmakalesinde okunduğuna göre: 1302 (1886) senesinde Hicaz, Yemen ve Trablusgarb evlâdı arabından 48 kişi getirilip Harbiyede tahsil ettirilerek üç senede zabit çıkarılıp memleketlerine gönderilmiştir. Bu zabitler bir cuma selamlığından sonra Padişahın huzuruna kabul olunmuşlardır.
Arab zabitler gördükleri teveccüh ve iltifata karşı padişaha bir teşekkür arızası takdim etmişler, padişah da memnuniyetini başkâtibi vasıtasile onlara yazı ile bildirmiştir.
Bu yazıda şu cümleler bilhassa kayda değer:
“... Memleketlerinize avdetinizde memur olacağınız hidematı askeriyeyi askerlik şanı âlisine lâyık olduğu üzere begayet namuskârane ve sadakat şıarane ifa ile hakkınızdaki teveccühatı (şâhane) nin bir kat daha tezayüdüne sarfı mesai edeceğiniz ve hemşehri ve hemsinlerinizden pek çoğunun sizi görüpte sizin gibi sayei (şâhane) de tahsili ulûm ederek feyziyab olmağa... çalışacakları memuli âlidir...”
Bu zabitler piyade ve süvari mülâzımı sanilikleri rütbelerile çıkarılmış ve her birerlerine üstelik olarak hükümdarın yaverliği rütbesi ve üniforması da verilerek bulundukları memleketlerdeki askerî mıntakalara göre gönderilmişlerdir. Harbiye mektebinin 1307 (1891) senesi mezunları arasında bunlardan 55 zabitin adı ve gönderildikleri yerler yazılıdır.
İki sene sonra arabların Harbiyede okutulmasından vaz geçilerek onlar için hususî bir mektep açılması düşünülmüş ve işte Aşiret Mektebi o maksatla ortaya çıkmıştır. Aşiret çocuklarını okutmak için hususî bir mektep açılmasını ilkin Abdülhamid II düşünüyor, bunun hakkında ikinci karin fahrî yaver ve ferik Osman Nuri Paşaya direktifler veriyor ve buna göre bir lâyıha yazıp takdim edilmesini emrediyor. Osman Nuri Paşanın yazmış olduğu 9 Haziran 1308 (1892) tarihli lâyıhanın programa ait bir fırkasını (Tarih dersleri hakkında) olduğu gibi alıyorum:
“Selâtini ızamı osmaniyenin şevket ve re’fet ve adaleti şamilesini ve dinî ve siyasî muvaffak buyuruldukları tesisatı hayriyye ve nafıayı ve hıttai Mısriyyei şahanenin Devleti Aliyyei Osmaniye hükûmeti adilesine dahil olmazdan evvelki ve sonraki ahvalini, velhasıl Devleti Aliyyei Osmaniyenin milleti islâmiyye ve milleti saire içinde bihakkın haiz olduğu mevkii azamet ve ulüvvişan ve menzileti biletraf tarif eder surette mahsusan bir tarih kalme aldırılıp bir hey’eti muktedire marifetile muayene ve tetkik olunduktan sonra tabolunarak kitabı mezburdan tedris edilmelidir.”
Bu tarzda hususî bir islâm tarihi yazılmış ve muktedir bir hey’et tarafından tetkik edilip bastırılmış mıdır? Öğrenemedim. Fakat bu lâyıha üzerine çıkan padişahın iradesine Babıâlice iktifa olunarak mektebin ders programı ve idaresi için nizamnamesi hazırlanıyor ve 14 Haziran 1308 (1892) tarihinde takdim ediliyor ve Beşiktaşta Akaretlerde birkaç bina Maarif Nezaretince kiralanarak mektebe tahsis olunmak isteniyor. Bütün bunlardan bahseden Meclisi Vükelâ mazbatasında şöyle bir fıkra da göze çarpıyor:
“Darüşşefakanın usuli idaresi mazbut ve masarifi mekâtibi saire muhassesatının nısfına muadil olmasına nazaran işbu mektep talebesini sureti iaşesinin dahi Darüşşafakaya tevfik edildiği halde tasarruf ve mazbutiyeti mucib olacağı...”
Şu izahata göre Arabistanın her köşesinden - bilhassa muteber ailelere mensup - Arab gençleri getirilerek burada okutturulacak, kendilerine Türkçe ile birlikte Osmanlı Terbiyesi ve memleket idaresi usulleri hattâ askerlik gösterilecek, böylece en yeni bilgilerle techiz edildikten sonra Arabistanda açılacak mekteplere muallim, kazalara kaymakam ve taburlara zabit olarak gönderileceklerdi.
Bu cihetleri maarif tarihçesindeki şu kayıtlardan da öğreniyoruz.
“Urbanı aşair evlâdının talim ve terbiyelerine ve mektepler tesisine mukaddeme olmak üzere Halep, Suriye, Bağdat, Basra, Musul, Diyarbekir, Trablusgarb vilâyetlerile Bingazi, Küdüs ve Zor sancaklarından dörder; Yemen ve Hicaz vilâyetlerinden beşer ki cem’an elli nefer şakirdin aşair ve urban evlâdının en muhterem ve muteberanından kur’a ile bilintihab Dersaaadete izamlarile Aşiret Mektebi namile bir mekteb tesisi ve müdüriyetine Mektebi Mülkiye müdür muavinliği uhdeside kalmak üzere Recai Efendi tayin edilerek Beşiktaşda vâki Akaretlerde 1310 senesi Rebiülevvelinin 12 sine müsadif 21 Eylûl 1308 (1892) tarihinde Maarif Nazırı hazır olduğu halde resmî küşadı icra olunmuştur.
Aşiret Mektebinin 1310 (1892) senesi Rebiülevvelinin 12 sine düşen 21. Eylûl. 1308 (1892) tarihinde açıldığı resmî bir eser olan Maarif Tarihçesinden anlaşılmakla beraber ancak iki sene sonra açılabilmiş olduğunu da arşivde görülen aşağıdaki vesikadan öğreniyoruz.
Anlaşılan 21. Eylûl. 1308 (1892) de şöylece bir başlanmış olsun diye akaretlerdeki evlerde üstün körü bir açılış töreni yapılmış ve fakat bütün hazırlıklar yapılıncıya ve talebe gelinceye kadar aradan iki sene kadar vakit geçmiştir.
Arabistan ve Kürdistandan seçilip peyderpey İstanbula gönderilen talebeyi rıhtımda Mektebi Mülkiye talebesi karşılamış çocuklar Aşiret Mektebi açılıncaya kadar Mektebi Mülkiyede misafir kalmışlar ve salimen gelip mektebe yerleştirildikleri ailelerine telgrafla bildirilmiştir.
Halbuki arşivdeki kayda göre: Aşiret Mektebinin 11. Rebiülevvel. 1312 ye yani 1. Eylûl 1310 (1894) tarihine düşen velâdetinebevî gününde açılması Padişaha arz edilmiş ve Padişah bu tarzda yapılmasını irade etmekle beraber “zikrolunan mekteb için bir mahalli mahsus tedariki lâzimeden olduğundan ve devletlû ismetû Esma Sultan hazretlerinin elyevm ikamet buyurmakda oldukları Kabataşda kâin saray (İnönü Kız Lisesi) yokuş üzerine mebni olmasile araba ile amed ve şüdde müşkilât bulunduğu gibi sair cihatlerle dahi saray ittihazına pek de elverişli olmadığından biri sultanı müşarünileyha hazretlerinin ve diğeri hanım sultanlar hazretlerinin ikametlerine tahsis olunmak üzere mütevaffa Hüseyin Avni ve Ali Paşaların sahilhanelerinin hazinei maliyece mübayasile Kabataştaki mezkûr sarayın tesis ve küşadı musammen olan Aşiret Mektebine terk ve tahsisi” lüzumu 11. Temmuz 1308 (1892) de Babıâliye emir ve tebliğ edilmiştir.
Arab çocukları burada beş sene okutulacak ve “Âşir halkını füyuzı marifet ve medeniyetden behremend etmek ve hilâfeti uzmâyı islâmiyye ve saltanatı seniyyei osmaniyyeye derkâr olan meyil ve muhabbeti tabiiyyeleri bir kat daha tezyid ve bunların şer’an ve kanunen mükellef oldukları sadakati kalbiye ve vezaifi diniyeleri takviye ve te’kid” edilecekti.
Aşiretler arasından seçilecek çocuklar “cismen ve zihnen kabiliyetli ve oldukça muteber ailelere mensup ve yaşları 12 den aşağı ve 16 dan yukarı olmamak” şart konulmuşdu.
Bu âdeta Osmanlı İmparatorluğunun ilk kuruluşunda islâm olmayan unsurların çocukları devşirilerek hükûmet merkezine getirilip acemi oğlanlar kışlasında islâm terbiyesi üzerine asker, zabit ve memur yetiştirilmesi usulüne benzer ki bu defa da arab çocukları Türkleştirmek gayesi gözetilmiş oluyordu.
Aşiret Mektebine ilk senesi elli çocuk alındı ve 5 inci sene sonunda mekteb mevcudu 250 ye çıkarıldı. Mekteb yatılı idi. Talebesinin cicili bicili bir de üniformaları vardı. Aşiret Mektebi talebesinin grup halinde ve üniformalı bir resmi 30 sayılı ve 19 Kânunusani 1316 (1900) tarihli Musavver Malûmat gazetesinde görülmektedir. Bu kadar gayrete ve bu derece masraf ihtiyar olunmasına rağmen arabların bu işe ehemmiyet ve kıymet vermedikleri San’a gazetesinden naklen 1 Ağustos 1311 (1895) tarihli Tercemanı Hakikat gazetesinde şu fıkradan anlaşılıyor:
“Sayei kemalât vayei hazreti padişahide merkezi hilâfeti kübrayı islâmiyede tesis ve teşkil buyurulmuş olan Aşiret Mektebi için sinleri 12 den ve 14 den akal olmamak ve terbiye ve tahsile müsteid ve tebeddülâtı havaiyyeye mütehammil olmak ve asalet ve itibarca birinci derecede rüesa ve meşayih evlâdından ve bulunmadığı halde onların yerlerine dunundaki zevat evlâdından olarak 4 nefer çocuğun bilintihab Ağustos evailinde Dersaadette bulunmak üzere izamı Dahiliye Nezareti celilesinden şeref mevrud telgrafnamede iş’ar buyurulmakla keyfiyet tarafa alii hazreti vilâyetpenahiden evliye mutasarrıflıklariyle kazalar kaymaklıklarına emir ve iş’ar buyurulmuştu.
Alemde evlâdının iktisabı ulum ve fünun ile tezyin zat ve sıfat eylemesini arzu etmiyecek dûrendiş bir peder tasavvur olunamaz. Halbuki ekâbiri Yemaniyenin birkaç senedenberi şu fırsatdan istifade hususunda pek ağır davrandıkları kemali teessüfle görülmektedir.
Yemenlilerin sayei sema payei hazreti hilâfet penahide herveçhile istihsali saadeti haliye veâtiyeleri için imali tedabirden bir an hali kalmamakda olan zatı samii hazreti vilâyetpenahî bu defa şu vesile ile de vasayayı lâzıme ve müessire olmasını sureti mahsusada olarak mülhakat memurini mülkiyesine mufassalan tavsiye ve ihtar buyurmuşlardır”.
Aşiret Mektebi ilk açılışında yalnız arab çocuklarına tahsis olunmuş ise de sonraları şark vilâyetlerindeki kürdlerin ve göçebelerin çocuklarına da kapılarını açmış olduğunu görüyoruz.
380 sayılı ve 11 Haziran 1314 (1898) tarihli Serveti fünunda şark vilâyetlerinden getirilip evvelâ aşiret sonra harbiye ve mülkiye mekteplerinde tahsil ettirilerek yüzbaşılık ve fahri yaverlik rütbelerile çıkarılmış olan 13 gencin kendilerine mahsus üniforma ile resimleri görülmektedir. Bunlardan 12 si yüzbaşı ve asker birisi rabia rütbesinde ve üniforması da sivildir. Resim o zaman ordu merkezi olan Erzincanda bulundukları bir sırada çıkartılmıştır. Daha sonra Arnavutlukdan gelen 18 çocuğun Aşiret Mektebine kabulleri arşivde görülen 10 Eylûl 1318 (1902) tarihli vesikadan anlaşıldığı gibi Malûmat gazetesinde Cavadan gelip aşiret Mektebine girmiş olduğu beyanile resimleri görülen talebelere de kapılarını açmakla mektebin hizmeti İmparatorluk hududu dışarısına kadar aşması ve taşmış demek olur.
Aşiret Mektebinin ehemmiyetle kayde değer bir hususiyeti de talebeyi her iki senede bir büyük masraf ihtiyar edilerek memurların nezareti altında memleketlerine göndermek ve tekrar getirmektir.
Osman Nuri Paşanın lâyıhasında her sene talebe memleketlerine gönderilirse kendi çocuklarına yapılan dikkat ve itinayı görecekleri ve bunun aşiretler üzerinde iyi tesir bırakacağı gösterilmiş fakat bu mütalea “iki senede bir” kavdile usul ittihaz olunmuştur.
Aşağıya suretı konulmuş olan 12 Haziran 1316 (1900) tarihli arz tezkeresi bu sıla keyfiyetini izah etmekte ve beher çocuk için gidip gelme masrafı olarak 4 liradan fazla bir para sarf edilmekte olduğunu göstermektedir.
“Aşiret Mektebi hümayunu talebesinin her iki senede bir sılaya gönderilmeleri usuli mevzua iktizasından olduğu halde üç seneden beri gönderilmemiş olduklarından tebdili havaya ihtiyaç hasıl etmekte olmalarına mebni talebei mumaileyhimden 89 neferin bu’diyeti mevkileri hasebile vaktile gidip senei haliye eylülü iptidasında avdet ettirilmek üzere sılaya izamları zımnında sarfı lâzımgelen 40000 kuruşun mektebi mezkûrun taamiye tertibinden tesviyesi hususunda”
Mekteb talebesine ayda 30 kuruş harclık verilmekte idi.
Aşiret Mektebinin ders programı şudur:
1 inci sene: Kuranı kerim, elifba, ulumi diniye, kıraati türkiye, imlâ, talim.
2 inci sene: Kuranı kerim, tecvid, ulumi diniye, kıraati türkiye, lügat, imlâ, hesab, hüsni hat, talim.
3 üncü sene: Kuranı kerim, tecvid, ulumi diniye, kısası enbiya, sarfı türkî, kıraati türkiye, lüğat, hüsni hat, hesab, soğrafya, fransızca, hüsni hattı fransevî, talim.
4 üncü sene: Kuranı kerim, tecvid, ulumi diniye, sarfı arabî, nahvı türkî, farisi, tarihi islâm, kitabeti türkiye, coğrafya, hesab, hüsni hat, malûmatı mütenevvia, resim, fransızca, hüsni hattı fransevî, talim.
5 inci sene: Kuranı kerim, tecvid, ulumi diniye, nahvi arabî, farisî, tarihi osmanî, kavaidi osmaniye, kitabeti türkiye maa kıraat, mükâlemei türkiye, coğrafya, hesap hendese, hüsni hat, malûmatı münevvia, hıfzıssıhha, usuli defteri, fransızca, hüsnihat, hüsni hattı fransevî, resim, ayak talimi.
Şu programa göre Aşiret Mektebi rüştiye ile beş senelik idadî, bugünkü tabirile orta mektep arasındadır. Orta mekteplerden ayrıldığı noktalar mükâlemei türkiye gibi bir dersin mevcudiyeti, kuran ile tecvidin her sınıfta okutuluşu ve bir de yine her sınıfta talim mecburiyeti bulunuşudur. Bu mecburiyet çıkanları kısmen Harbiye ve Bahriyede okutularak askerî rütbe ve askerî üniforma vermek fikrinden ileri gelmiştir.
Daha sonra ittihaz olunan bir kararla buradan çıkanlar Mülkiye mektebine de gönderilerek bir sene de orada okuduktan sonra mülkiye kaymakamı olarak Arabistana gönderilmek istenilmiştir.
Maarif salnamesinde bu suretle Mülkiyede okuyup çıkanların adlarına, memleketlerine ve tayin olunarak gittikleri yerlerin kaydına rastgelinir. Bu kayda göre Aşiret ve Mülkiye mekteplerinden çıkanlar doğrudan doğruya kaymakam olmayıp önce vilâyet maiyetlerıne memur edilirler ve orada bir müddet staj görürlerdi.
Aşiret mektebinden gelenlerin tahsil seviyelerile mülkiyeliler arasında çok fark vardı.
Aşiret Mektebi gibi orta derecede bile bir tahsil veremiyen bır müesseseden yüksek tahsil veren mülkiye mektebine gelen talebenin bir senede oranın proğramını takip ve ikmal edemiyeceği tabiî olduğundan bunlar sınıfı mahsus adı altında mülkiyelilerden ayrı bir program dairesinde okutulurlardı.
Sınıfı mahsus programı şudur:
Ulumi diniye, kavaidi osmaniye ve kitabet, mecelle, arabî, farisî, ilmi ahlâk, kavanin, ilmi servet, usuli idare, hüsni hat rık’a ve divanî.
Aşiret çocuklarının bahriye mektebine yani denizcilikle ne alâkası vardır? anlaşılamıyor!
Bu işde gözetilen maksad: Arab şeyhlerile, Krüd ve Arnavud sergerdelerinin çocuklarını okutup onlara rütbeler vererek, maaşlar bağlıyarak ve askerî mülkî memuriyetlere tayin edilerek memleket idaresine iştirâk ettirilerek bu yüzden çıkmakta olan isyanlardan ve gaidelerden kurtulmak olduğu halde serbestçe ve serkeşçe yaşamak istiyen şeyhlerle sergerdeler çocuklarını rehine gibi İstanbula göndermeğe yanaşmamışlar ve İstanbul bu mektep için kendilerinden talebe istedikçe eşraftan olmıyan şunun bunun çocuklarını göz boyama kabilinden göndermişlerdir.
Bu çocuklar biraz okuyup, öğrenip güzelce giyinip kuşanıp memleketlerine döndükleri zaman içtimaî mevkilerinin aşağı oluşu yüzünden âyan ve eşraf arasında itibar görememişler ve hükûmetçe gözetilen gaye de bu yüzden husule gelmemiştir.
Nihayet bu baldırı çıplak arab, göçebe, arnavud ve kürd çocukları nâzü niem içinde bulundukları sarayda günün birinde verilen yemeği beğenmemezlik ederek idare aleyhine isyan etmeleri üzerine 1323 (1907) şubatı sonunda mektep kapatılmış, talebe memleketlerine gönderilmiş ve binası da o sırada yeni açılan Kabataş İdadisine tahsis olunmuştur.
Bu lağıv keyfiyeti 1908 inkılâbından 14 ay önce olmuştur.”
Osman Nuri Ergin
Theme
Building
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Osman Nuri Ergin
Identifier
IAM030001
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 3, pages 1157-1161
Theme
Building
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.