Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ASÂKİRİ MANSÛREİ MUHAMMEDİYE
İkinci Sultan Mahmud tarafından 1826 yılında Yençirei asker ocağının Vak’ai Hayriye denilen kanlı bir şehir muharebesiyle kaldırılması üzerine kurulan Osmanlı İmparatorluğunun yeni ordusunun adıdır (B. : Yeniçeri; Vak’ayi Hayriye). Bu yeni ordunun ilk teşkilâtı İstanbul şehrinde kurulmuş, ilk talimleri de İstanbul toprakları üzerinde yapılmıştır.
Asakiri mansurei Muhammediye kumandanına “Serasker” unvanı verilmiş, o tarihte Kocaeli ve Bursa valiliği ile Boğaz muhafizi bulunan Ağa Hüseyin Paşa Asakiri mansurei Muhammediye seraskeri tayin edilmiştir. (B.: Hüseyin Paşa, Ağa). Seraskerlik makamı için Süleymaniyedeki Ağakapusu sarayı (Yeniçeri Kumandanlık Sarayı) tahsis edilmiş, fakat bir kaç ay sonra Ağakapusu Meşihat Dâiresi olmuş, Bayazıddaki Eski Saray (zamanımızda Üniversite merkez binasının bulunduğu yer) de seraskerlik dairesi yapılmıştır (B. : Ağakapusu; Eski Saray). Bir müddet sonra da Eski Saray yıktırılmış, Seraskerlik Dairesi temelinden yeni olarak İnşa edilmiştir.
1826 da, yalnız İstanbulda kurulan Asakiri mansurei Muhammediyenin ilk merkez çekirdek kadrosu zabit ve nefer 12.000 kişi olarak tespit edilmiştir.
Bu 12.000 kişi birer binbaşı kumandasında “Tertip” adı ile sekiz birliğe ayrılmış, her tertip de “Sağ kol” ve “sol kol” diye ikiye bölünmüş, başlarına da “Sağ kol ağ...
⇓ Devamını okuyunuz...
İkinci Sultan Mahmud tarafından 1826 yılında Yençirei asker ocağının Vak’ai Hayriye denilen kanlı bir şehir muharebesiyle kaldırılması üzerine kurulan Osmanlı İmparatorluğunun yeni ordusunun adıdır (B. : Yeniçeri; Vak’ayi Hayriye). Bu yeni ordunun ilk teşkilâtı İstanbul şehrinde kurulmuş, ilk talimleri de İstanbul toprakları üzerinde yapılmıştır.
Asakiri mansurei Muhammediye kumandanına “Serasker” unvanı verilmiş, o tarihte Kocaeli ve Bursa valiliği ile Boğaz muhafizi bulunan Ağa Hüseyin Paşa Asakiri mansurei Muhammediye seraskeri tayin edilmiştir. (B.: Hüseyin Paşa, Ağa). Seraskerlik makamı için Süleymaniyedeki Ağakapusu sarayı (Yeniçeri Kumandanlık Sarayı) tahsis edilmiş, fakat bir kaç ay sonra Ağakapusu Meşihat Dâiresi olmuş, Bayazıddaki Eski Saray (zamanımızda Üniversite merkez binasının bulunduğu yer) de seraskerlik dairesi yapılmıştır (B. : Ağakapusu; Eski Saray). Bir müddet sonra da Eski Saray yıktırılmış, Seraskerlik Dairesi temelinden yeni olarak İnşa edilmiştir.
1826 da, yalnız İstanbulda kurulan Asakiri mansurei Muhammediyenin ilk merkez çekirdek kadrosu zabit ve nefer 12.000 kişi olarak tespit edilmiştir.
Bu 12.000 kişi birer binbaşı kumandasında “Tertip” adı ile sekiz birliğe ayrılmış, her tertip de “Sağ kol” ve “sol kol” diye ikiye bölünmüş, başlarına da “Sağ kol ağası” ve “Sol Kol Ağası” unvanı ile birer zabit tayin edilmiştir. Kollarda 100 neferlik altı “Saf” a ayrılmıştır, her saf bir yüzbaşının emrine verilmiştir.
100 neferlik bir Safta da her on nefer bir onbaşının kumanda ve nezaretine verilmiştir.
Nefer kaydi için kabul edilen yaş haddi 15 ile 30 arasıdır; pek dinç olmak şartiyle 30 - 40 yaş arasında bulunanlardan nefer yazılmıştır. Ayrıca işsiz güruhu, soyu belirsizler, serseriler dellâklık, berberlik, hammallık gibi süflî hizmetler addedilen işlerde çalışmış olanlar ve mühtediler nefer yazılmamış, orduya alınmamıştır. Nefer yazılanlar için orduda 12 sene hizmet mecburiyeti konmuştur. Neferlere ve zabitlere gündelik hesabı ile dışarıdaki akranlarının vasatî kazanç ve geçim seviyesinde maaş bağlanmıştır.
Bu yeni ordunun “Tertip” denilen ve biri 1500 kişiden mürekkep sekiz birliğinin her birinde bir binbaşı ve iki kolağası ve altı yüzbaşıdan gayri topçubaşı, arabacıbaşı, cephanecibaşı, mehterbaşı, imam, hekim ve cerrah mecmûu 27 kişilik bir zabit kadrosu bulunmuştur.
Sekiz tertipten altısı ikişer ikişer şehir dışında üç kışlaya, Davudpaşa, Rami ve Üsküdar kışlalarına yerleştirilmişlerdir. İki tertip de şehir içinde İstanbulun asayiş ve inzibatına memur edilerek Seraskerlikkapısı ile “Karakolhane” adı verilen eski yeniçeri kolluklarına yerleştirilmişlerdir. Bu şehir içi muhafızlık hizmeti de daimî olmayıp birer ay müddetle tertipler arasında münavebe usulü ile yapılmıştır; hizmetini dolduran tertip, gitmiş, yerine başka tertip getirilmiştir.
Neferlerin, zabitler tarafından hususî hizmetlerinde kullanılmaları şiddetle yasak edilmiş, ve neferleri, sıla izinleri müstesna, seraskerlik, karakollar ve kışlalardan gayri yerlerde yatmaları keza şiddetle yasak olmuştur.
Zâbitlere ücretleri keselerinden verilmek üzere kışlalarda uşak kullanmalarına izin verilmiştir; zâbit uşaklarına da nefer üniforması giydirilmiş, silâhlı neferden ayırd edilmeleri için de kollarına birer uşaklık alâmeti, nişanı konmuştur.
1828 de Asakiri Mansurei Muhammediye teşkilâtında evvelâ bir isim değişikliği yapılmıştır. Tertip yerine “alay”, kol yerine “tabur”, saf yerine de “bölük” isimleri kabul edilmiştir.
Bir alay 500 kişilik üç tabura ayrılmış, taburlar da yüzer kişilik bölüklere taksim
Ayrıca iki alay da bir “Livâ” olarak kabul edilmiştir.
Bu suretle İstanbuldaki üç büyük kışlanın her birinde bir Livâ yerleşmiştir. İki livâ da şehrin asayiş ve inzibatına memur olmuştur.
Livânın kumandası bir Mirlivaya (Paşaya) verilmiştir. Alayların başlarına birer Miralay tayin edilmiştir; Miralayın yanına bir Kaymakam (Miralay vekili, yardımcısı), bir Sancakdar, bir alay imamı ve bir alay emini verilmiştir.
Taburlar birer binbaşının kumandası altına konmuştur; onun yanına da iki kolağası, bir tabur kâtibi verilmiştir.
Bölükler yüzbaşıların kumandasına verilmiştir; yüzbaşının yardımcısı olarak da bir baş çavuş, dört çavuş ve bir bölük emini olmuştur.
İkinci Sultan Mahmud 1828 - 1829 Rus Harbinde sarayı terkederek bir yıl Rami kışlasında yeni kurduğu ordunun iki Livâsının başında oturdu, her gün, en şiddetli yağmurlar altında dahi askerle beraber talime çıktı. maiyetinde bulunanlardan Hekimbaşı Abdülhak Molla Padişahın bu bir yıllık kışla hayatı için bir vekayinâme - Tarihçe kaleme alarak adını “Tarihi Livâ” koydu. (B. : Mahmud II.).
Giderek Asakiri Mansurei Muhammediye Teşkilâtı Anadolu ve Rumeli eyaletlerine de yayılarak ordu kadrosu 12.000 kişiden 120.000 kişiye çıkarıldı.
15 - 18 yaş arasındaki tüysüz neferler ayrı bölüklerde toplandı ve adına “Sibyan bölükleri” denildi; bu çocuk neferlere okur yazar zâbitler ve bölük imamları tarafından okuma yazma ve din âdâbı öğretildi.
O tarihte memlekette zâbit yetiştirmek üzere Üçüncü Sultan Selim zamanında kurulmuş “Mühendishânei Berrîi Hümâyun” adındaki Askerî Mektepten başka mektep yoktu; Rusya harbi gailesi kalkınca 1834 de Asakiri mansurei Muhammediyeye zâbit yetiştirmek üzere “Mektebi Harbiye” açıldı (B.: Harbiye Mektebi). Rical ve zengin çocukları ilk ağızda askerliğe rağbet göstermediğinden mektebe soyu sopu temiz ve ahlâkı mazbut fakir ailelerin oğullariyle sibyan bölüklerindeki neferlerden müstaid zeki çocuklar seçilerek alındı; onların içinden de kafaca en parlak olanları Viyana, Paris ve Berlin gibi Avrupanın büyük merkezlerine tahsile gönderildi.
Yine 1834 yılında eski Kumbaracı ve Topçu ocakları Kaldırılarak Tophane Müşirliği ile Asâkiri Mansurei Muhammediye topçu alayları kuruldu.
Yine o yıllarda süvari alayları kuruldu, süvariler için Boğaziçinde Çengelköyünde yeni ve büyük bir kışla, “Kuleli kışlası” yapıldı (B. : Kuleli Askerî İdâdisi, Lisesi).
Eski Mehterhâneler kaldırıldı, Avrupadan getirtilen muzika muallimlerinin nezaretinde alay bandoları tesis edildi ve bu bandolara adam yetiştirmek için bir muzika mektebi açıldı. Asâkiri Mansurei Muhammediyenin bu gelişmesinde, 1833 de üç arkadaşı ile beraber yeni Osmanlı ordusunun ıslahı için celbedilmiş olan Prusyalı Molke’nin büyük hizmeti olmuştur, ki bu asker ileride, 1870 - 1871 de Prusyadan bir Almanya İmparatorluğu çıkaracak olanlardan Mareşal Moltke olacaktır.
Moltke’nin verdiği bir lâyiha tatbik edilerek 1836 da merkezleri Bursa,, Aydın, Ankara, Konya, Erzurum ve Edirnede bulunan “Redifi Mansûre” adı ile seferî bir yedek ordu kadrosu yapıldı, silâh altından terhis edilen efrad ile tekaüde sevkedilen zâbitan redif kadroya nakledildiler. Silâh altındaki ordunun adı da o tarihten itibaren Asâkiri Mansurei Muhammediye yerine “Asâkiri nizâmiye” oldu.
Yeni ordunun paşaları için de Mirîlivânın üstünde Ferik ve Müşir unvaniyle iki rütbe kabul edildi. Müşir unvanı zamanımızın Maraşelliğidir.
On dokuzuncu asrı hemen baştan sona yaşamış, tarih, cemiyet ilmi ve folklor bakımlarından pek kıymetli ve zengin hâtıra kaleme almış Aşçı Dede İbrahim Bey Asâkiri Mansûrei Muhammediyenin kuruluş devri üzerine şu şayanı dikkat satırları yazmıştır:
“Cenabı Hakkın bu âsî kulu Mehmed Ali Oğlu İbrahim Halil, Hicretin 1244 yılında (Milâdi 1828) İstanbulda Kandilli Karyesinde dünyaya gelmişim. Pederim Asâkiri Nizâmiyei şâhane başçavuşu olup Şumnuda Rusya muharebesinde olmakla mektupla müjde vermişler.
“Pederim de zaten yeniçeri olup yeniçeri vak’asında her nasılsa Kandilli Ahalisini muhafaza ederek ele vermemiş. Yeni nizâm kurulunca korkusundan gidip asker yazılmıştır. Ol vakit daha kâfi miktarda tüfek mevcut olmadığından, bunlar halktan fark ve temyiz olunmak için bellerine beyaz birer çevre bağlayıp ellerinde birer sopa olduğu halde çarşılarda gezerlermiş...”.
Bu bir kaç satır o devrin o son derecede şayanı vekayi ile dolu olduğunu göstermektedir; fakat ne kadar yazıktır bizi bu yolda tenvir edecek kaynaklardan mahrumuz; yaşadıklarını, gördüklerini, duyduklarını Aşçı Dede’den başka kalem diline vermiş tek adam çıkmamıştır (B. : Aşçıdedenin Hâtıraları).
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020868
Tema
Diğer
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Tanım
Cilt 2, sayfalar 1089-1091
Bakınız Notu
B. : Yeniçeri; Vak’ayi Hayriye; B.: Hüseyin Paşa, Ağa; B. : Ağakapusu; Eski Saray; B. : Mahmud II.; B.: Harbiye Mektebi; B. : Kuleli Askerî İdâdisi, Lisesi; B. : Aşçıdedenin Hâtıraları
Tema
Diğer
Emeği Geçen
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.