Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ARZUHALCİLER
Arzuhal, vatandaşın durumunu devlet dairelerine bildirmek, oralardan bir şey istemek için yazdığı kâğıdın adıdır. Arzuhal yazarak geçinen insanlara da arzuhalcı denilir. Okuma yazma bilenlerin çok az olduğu eski devirlerde arzuhalcıların sayısı pek fazla, müşterisi çok bol, mesleği çok ehemmiyetli idi. İş bulmak ve çalışmak için İstanbula gelmiş taşralılar, taşrada bulunan akrabalarına veya tanıdıklarına mektup yazdırmak isteyen İstanbullular, silâh altına alınıp da İstanbula gelmiş askerler, sevgililerine name yazdırmak isteyen delikanlılar, hattâ kadınlar, arzuhalcıların bellibaşlı müşterileri idi.
Fakat on sekizinci asır içerisinde arzuhalcılığın asıl ehemmiyeti, o zamanlar arzuhal yazmanın ayrı bir meslek olabilecek kadar geniş ve güç bir takım kaidelere bağlı olmasından çıkmıştır. O zamanlar arzuhal hususî kâğıtlara yazılır, kâğıt evvelâ ortasından ve üst kısmından ikiye bükülür, bu çizgi üzerine besmelei şerife yerine geçmek üzere bir işaret konurdu. Kâğıt boy itibariyle de ikiye katlanarak evvelâ ikiye, sonra bir defa daha katlanarak dörde bükülür, bükük yerlerden üsttekine elkab denen, her makama, hattâ makam sahibinin rütbesine göre değişen ve yazılması mecburî olan tâbirler yazılırdı. Ondan sonra konuşmaya ve yazma dilinden tamamen ayrı bir dil olan ve resmî kitabet adı...
⇓ Read more...
Arzuhal, vatandaşın durumunu devlet dairelerine bildirmek, oralardan bir şey istemek için yazdığı kâğıdın adıdır. Arzuhal yazarak geçinen insanlara da arzuhalcı denilir. Okuma yazma bilenlerin çok az olduğu eski devirlerde arzuhalcıların sayısı pek fazla, müşterisi çok bol, mesleği çok ehemmiyetli idi. İş bulmak ve çalışmak için İstanbula gelmiş taşralılar, taşrada bulunan akrabalarına veya tanıdıklarına mektup yazdırmak isteyen İstanbullular, silâh altına alınıp da İstanbula gelmiş askerler, sevgililerine name yazdırmak isteyen delikanlılar, hattâ kadınlar, arzuhalcıların bellibaşlı müşterileri idi.
Fakat on sekizinci asır içerisinde arzuhalcılığın asıl ehemmiyeti, o zamanlar arzuhal yazmanın ayrı bir meslek olabilecek kadar geniş ve güç bir takım kaidelere bağlı olmasından çıkmıştır. O zamanlar arzuhal hususî kâğıtlara yazılır, kâğıt evvelâ ortasından ve üst kısmından ikiye bükülür, bu çizgi üzerine besmelei şerife yerine geçmek üzere bir işaret konurdu. Kâğıt boy itibariyle de ikiye katlanarak evvelâ ikiye, sonra bir defa daha katlanarak dörde bükülür, bükük yerlerden üsttekine elkab denen, her makama, hattâ makam sahibinin rütbesine göre değişen ve yazılması mecburî olan tâbirler yazılırdı. Ondan sonra konuşmaya ve yazma dilinden tamamen ayrı bir dil olan ve resmî kitabet adıverilen üslûp ve kaidelere uygun olarak arzuhal yazılır, maksat anlatılır ve yine muayyen tâbirlerle bitirilirdi. Mâruz-ü çaker-i Kemineleridir ki diye başlar ve olbabda ve kâtibei ahvalda emr-ü ferman hazreti nenlehül emrindir diye de bitirilirdi.
Eski zamanlarda arzuhalcilik teşkilâta tâbi bir meslekti. Arzuhalcilerin bir başı vardı, arzuhalci olmak isteyenler Arzuhalcıbaşıya başvururlar, divanı hümâyun çavuşları ocağı zabitlerinden Çavuşlar Emini ve kâtibiyle Arzuhalcıbaşıdan mürekkep bir heyet huzûrunda imtihan geçirdikten sonra namus ve dürüstlüğü hakkında yapılan araştırmalar da iyi netice verecek olursa vesikalarını alırlar ve işe başlarlardı. Hicrî 1187 (M. 1778) tarihli bir vesika o zamanın arzuhalcileri hakkında dikkate değer malûmat vermektedir:
Arzuhalci taifesi kadimdenberi Arzuhalcıbaşı, divanı hümayun çavuşları ocağı zâbitlerinden Çavuşlar Emini ve kâtibi neferatiyle müstahim arzuhal tahririne kadir hoşnüvis ve ehli ırz ve şer’i şerife ve kanunu münife ve kaidei mer’iyeye vakıf mücerre-bül-hal kimseler intihab ve Çavuşbaşı bunlar tarafından izinlerini havi tezkiresi ile istihdam olunagelmişken biraz müddettenberi bu nizama müracaat olunmayıp elyevm bilâ izin dükkân köşelerinde ve kahveci dükkânlarında bazan medrese ve cami avlularında şer’i şerife ve memnuattan olan hususata vakıf olmayanlar kendi meramları üzere arzuhaller tahrir ve ehli ırzın bilâmucip ırzları hetk ve bilâ özrü şer’î on beş sene mürur eylemiş, atik nizam hudusuna ve müceddeden tesbiti defter olunmuş iradın ref’ine ve hane tenezzülü ve hasaratı mîrîye mucip ve kaidei tevcihe mugayir ahvalin zuhuruna bais olmalariyle fimabad arzuhalcıbaşı ve ocak zabitleri marifetiyle izni müş’ir yedlerinde tezkeresi olmayanlar arzuhal tahrir eylememek ve bilâ izin tahrire cesaret edenlerin haklarından gelinmek ve nizamı mezbur düstürül amel tutulmak üzere rüusu hümayunumda mezkûr olan şurutun infaz ve icrasına müracaat olunmak üzere Arzuhalcıbaşıya vesair iktiza edenlere müekked tenbihi ekid ve daima nezaret ve dikkat olunup bundan sonra eğer bu tenbihime münafi rikâbi hümâyunuma ve divanı âlişanıma hilâfı şer’i şerife ve mugayiri kanunu kâdim ve kaidei mîr’yeye muhalif arzuhaller tahrir ederlerse her kim olursa olsun emri şerifime ademi itaatine binaen eşed-di ukubat ile mücazat olunacakları muhakkak idüğü tefhim ve zecrolunarak şurutu mezburenin aleddevam infaz ve icrasına ve yolsuz arzuhallere zuhurunda tahir edenlerin tard ve teb’idine kemali ihtimam ve dikkat ve edna iğmaz ve müsamahadan begayet hazer ve mücanebet oluna”.
Geçen asrın sonlarına doğru arzuhalcıların en bol olarak bulundukları yerler şunlardı: O vakit Adliye Nezaretinin bulunduğu Ayasofya meydanında Seraskerpaşakapısının ve şimdi Askerî Tıbbiye Okulunun bulunduğu Maliye Nezareti kapısının önleri. Sultanahmed meydanı, tek bir kelime ile halkın girip çıktığı devlet dairelerinin kapıları; Yenicami, şimdi İş Bankası olan Büyük Postahane ve Tophane civarı da daha ziyade asker mektubu yazan arzuhalcilerle dolu idi.
Arzuhalciler arasında; tapu, mahkeme, vergi işlerinde veya pul hesaplarını iyi yapmakta şöhret kazanmış ve ihtisas yapmış simalara da rastgelinirdi. “Köşe” lâkabiyle tanınmış eski Rüsumat Nazırı Mehmed Raif Paşanın üvey babası Ali Efendi Büyükşehirde şöhret kazanan arzuhalcilerden idi. Kanuna aykırı müracaatleri reddeden, arzuhallerini hususî damgası bulunan kâğıtlara yazan bu Ali Efendinin yazdığı arzuhaller devlet dairelerinde iyi karşılanır, arzuhal sahibinin dileği kolaylıkla yerine getirilirdi (B. : Ali Efendi Arzuhalci).
Tanzimat devrinden sonra, devlet dairelerinde çalışmış, fakat herhangi bir sebep yüzünden mesleğinde ilerlemiyerek devlet kapısını bırakmış memurlar bilhassa arzuhalci olurlardı. 1908 Meşrutiyetinden sonra devlet dairelerinde yapılan tensikatta açıkta kalan memurlardan mühim bir kısmı bu işi kendisine meslek edinmişti.
Her hangi bir kötülük yüzünden devlet işinden çıkarılmış olanların da arzuhalci oldukları vaki idi.
Geçen asır sonu arzuhalcileri açık havada çalışırlardı. Arkalıksız, hasır bir iskemle üzerine oturur, önlerinde rahleleri veya küçük bir masaları bulunurdu. Masanın üzerindeki çini hokka takımında biri siyah, öteki kırmızı mürekkeple dolu bir hokka, birkaç kamış kalem, kalem kesmek için keskin bir kalemtraş, kalemin ucunu üzerinde kesmek için bir makta, yazıyı kurutmak için kâğıt üzerine serpilen ve rıh adı verilen renkli ve ince kumun konduğu rıhdan mutlaka bulunurdu. Her arzuhalci müşterisini üzerine oturtmak için bir iki iskemleyi de beraberinde bulundurur veya yakın bir kahvehaneden kiralardı. Arzuhalci, kâğıdı dizinin üzerine koyarak yazardı.
Mareşal Moltke, Türkiye ve İstanbul hâtıralarında Galata Kılıçalipaşa Camii avlusundaki arzuhalcileri şöyle tasvir ediyor:
“Camiin lâtif methalinin avlusu kemerli güzel dükkânlarla müzeyyendir. Kemerlerden birisinin altında dizinde kâğıt, elinde kamış kalem olduğu halde bir arzuhalci oturmuştur. Sade feraceleri örtünmüş ayaklarında pabuç, yüzleri gözlerine kadar mestur kadınlar meramlarını arzuhalciye kemali tehalükle ve elleriyle bir çok işaretler yaparak anlatırlar. Arzuhalci sükûneti dem ile dâvayı mutazammın istidayı veya atebei ulyaya istirhamnameyi veyahut vuku irtihale dair bir mektup yazıp kâğıdını kemali itina ile katladıktan sonra bir zarf içine koyup kırmızı mum ile mühüliyerek gerek meserretli gerek felâketengiz bir haber için 20 para ücret alır. 1836” (Tasviri Efkâr gazetesi).
Asker mektubu veya name yazan arzuhalcilerin ezberlenmiş formülleri vardı. Müşterilerini diledikten sonra bu formüllerden birisine uydurarak yazarlardı. Bu formüller arasında bilhassa aşk mektuplarında ekseriyetle başlangıç olarak kullanılan “tende canım, gonca dehanim, kaşı kemanım, çeşmi giryanım, ahi pınhanım, raz-ı nihanim” gibi pek garip olanları da vardı.
Yeni harflerin kabulünden sonra arzuhalcilerin sayısı azaldı, bir kısım dükkânlarda birleşerek işiarzuhalcilikten daha ziyade devlet dairelerinde iş takibine döktü. Bugün yalnız Yencami arkası ile Mısırçarşısının önünde mektup veya arzuhal yazan birkaç seyyar arzuhalci kalmıştır. Bunlar da artık hokkayı ve kalemi bırakmış, masasının üzerine eski bir daktilo makinesi yerleştirmiştir.
Eskiden okuyup yazma bilmiyenler imza yerinde mühür kullandıkları için her arzuhacinin yanında bir de mühürcü bulunması âdeta âdet olmuştu. Bizzat arzuhalciler arasında mühür kazanlar da görülürdü.
Arzuhalci İstanbula gelen ecnebî seyyahın merak ve alâka ile takip ettiği bir insan olmuştur. Ecnebî seyyah kafileleri İstanbula geldikleri vakit arzuhalcilerin etrafında toplanırlar ve fotoğraf çekerlerdi İtalyan ressamı Biseo’nun ve İngiliz seyyahı Allom’un resimleri arasında da birer tane arzuhalci resmi vardır.
Kendileri arzuhalcilik yapmadıkları halde, çalıştıkları dairelerde münşi olarak tanınmış kâtipler arasında kâtip ve arzuhalcilere örnek olmak üzere mektup ve arzuhal müsveddeleri yazarlar ve bu müsveddeleri birer risale halinde toplıyanlar da vardı. Bu risalelerden örnek olarak seçtiğimiz bir tanesi şöyle bir mukaddime ile başlamaktadır:
“Evlâdınızı kâtiplik sanatı ile ulu eylemeğe sâyü ihtimam edin, zirâ kitabet cümle sanatların eşrefi ve gayet âlâsıdır. Evvelâ kâtip olanlara gerektir ki her kişinin meratibin bilüp mertebesine lâyık düa ve sena tahrir eyleye ve dahi harfleri sık ve satırları seyrekyaza tâkim hattı hub ve mergûb ola ve mektubun elfazı menusetûlistimal ve belâgat iştimal olmak kâtibin âdabı lâzımesindendir. Zira selâseti tâbir ve nezaketi kelâm muhassenati inşadandır ve dahi ahırında itmam eylediği mahalde tarih yaza mektubun rüknü âzamı ve şartı müekkedidir. Ve dahi üzerinde beduh ismini terkin eyliye veyahut (He ve Be aharflerinden mürekkep işareti) tahrir eyliye. Dektup mahalline vâsıl olur.”
Aşağıdaki örnekler de bu risaleden nakledilmiştir.
1 — Ezcümle mektup üç nevidir. Mektup irsal olunan kimse ya âlâ ya edna ve akran olur. Ednadan âlâya yazılan kâğıda ârize yahut arzuhal derler âlâdan ednaya yazılırsa nüvazişname ve misal derler. Akrandan akrana yazılırsa mektup ve muhabbetname derler. Her birinin tâbirleri başkadır. Meselâ ednadan âlâya yazılan mektubun tâbiri niyazmendane ve dilpezir ve mevkii hitab sıgai gaip ile keşidei silkü tahrir olunur. Âlâdan ednaya bunun aksi yazılır yani edatı tevkir ile sual ve cevap ve sıgai cemi ile tevcihi hitab olmaz. Zira bu mahalde sıgai cem münayı tâzim ifade eder; akrandan akrana yazılan mektuplar da tensibül meratib âdabı tâzimi müştemil elfaz ve dilnüvazane kelimat ile maretibi âdab haddine riayet olunur.
2 — Ednadan âlâya mektup:
“Devletlû, inayetlû, vâlâ himmetlû sulnım ağayı celilüşşan hazretlerinin hâkipâyi devlet mekârim ihtivalarına sad hezar tâzim ve terkim ve kemali aciz ve iftikar ile ruyi ubudiyet mâlide kılınüb vecibei zimmeti bendegânem olan devamı ömrü devletleri daavatı behülûsüs samim eda ü tekrim kılındığı halalinde maruzu bendei müstedimleri budur ki .
3 — Âlâdan ednaya mektup:
“İzzetmendim muhabbetnamemiz budur ki tahriri varakadan çend ruz akdem bizim Ali kethüda bendeleri ile irsal olunan iki tulum asel ve bir tulum penayir ve bir kutu ruganı tere ve bir sepet yumurta ve iki sepet tavuk hediyei behiyeleriniz tarafımıza vâsıl ve makbule geçüp hazzı mefire hasıl olmuştur. Muazzez ve mükerrem olasız. Bundan böyle dahi bizi gönülden çıkarmayıp bu canibe bâdibar küşayi azimet eder kavayik ve sefain vukuunda varakai tahrir ve sıhhat haberinizi ifade eylemniz matlûbumuzdur.
4 — Akrandan akrana ve aziz yarana mektup:
“Saaadetlû, müveddetlû, mezid marifetlû biraderi vâlâ kerim sultanım efendim cemilüşşiyem hazretlerinin nadiî lâtif ve diküşalarına merasimi mihri vedadi havi...
“Benim sultanım musili nemika bizim köftehor Ahmed yediyle tarafı saadete bir kutu rahatülhalkum ve bir boğça duhan ve yirmi beş adet lüle hediyei hakiranemiz irsal olunmuştur. Bâki hemişe gnocei ikbal küşade bad”
5 — Oğlundan pederi azize mektup:
“Saadetlû, atufetlû, mekremetlû bâisi vücudum, sebebi rif.atim, pederi eazzü ekremim sultanım hazretlerinin hakipâyı muhteremelerine binihaye tâzim ve tekrim ve âdabı evlâdane ile ruyi çeşmim malide kılınıp evvelâ mübarek tab’ı lâtifiniz sual, saniyen desti şerifiniz bus ve hayır dualarınız rica ve niyaz olunur...
6 — Hanesi tarafına mektup:
“İsmetlû nezafetlû ehli beytim. Habibe Hanım hazretlerinin huzuru neşat mevfurlarına ikram ve mezid ihtiram birla daavatı sâfiyatı müstecabe ithaf ve ihda ve istifsarı hali hâtırınız...
7 — Rikâbı Hümayuna arzuhal:
“Cenabı Hak ve Feyyazı Mutlak celle şanehu hazretleri şevketlû, mehabetlû, azametlû kerametlû Pâdişahı âlempenah Efendimiz Hazretlerinin mübarek vücudi hümâyunların hatâ ve hatarlardan masun ve mahfuz eyleyüp seriri saltanatı cihandarilerinde müebbed eyliye âmin Bi Hürmetihi Tâhâ vü Yâsin. Arzuhal kullarıdır ki...
8 — Sadrâzam huzurlarına vesair vüzeraya arzuhal:
“Devletlû, inayetlû, merhametlû efendim hazretleri sağ olsun arzuhal kullarıdır ki...
9 — Şeyhülislâm efendilere arzuhal:
“İnayetlû, şerafetlû, faziletlû, mezid merhametlû veliünniem efendim sultanım hazretlerinin hak ve sübhanehû tâalâ ömrü devletlerinin yevmen feyevmen efzun edip fıkara ve zuefa üzerlerine merhametleriyle müzdad eyliye âmin. Arzuhal kullarıdır ki...
10 — Muhabbetnamei lânazir:
“Şifaülkulub, likaülmahbub, gözüm yaşı ile yazıldı bu mektup. Nuş edüp aşkın hûn ile ciğer olsun, aşifte gönül derd ile dahi beter olsun. Siz de buna şahid olun hercai dilber sevmiyeyim bir dahi tövbeler olsun. Ah efendim nâzeninim, izzette yektâ, saadette bîhemtâ, muhabbette lânazir, güzellikte bîkusur, canımdan azizim, şekerden lezizim efendim sultanım, hayli zamandır görüşüp konuşamadık, hasreti iştiyakınız hadden efzundur, kerem edüp hanei bîminnete teşrif buyurasız efendim sultanım hâmili name bizim Raşid yediyele hakipaye bir elmas yüzük fındık altuniyle yapılmış dest âvizi âşıkanemiz irsal olunmuştur. Makbulünüz olmak niyazımdır. Baki âfitabı hüsnü cemal günbegün ziyade bâd. Bende: Ahmed”.
11 — Muhabbetnâme:
“Meleksîmâ cânım, lebi mercânım, ey rûyi mâhım, gülyüzlü şâhım, zülfi kemendim, servi bülendim, perî ruhsârım, şeker güftârım, şîveli yârim, def’i melâlim, mâli menâlim, fikri hayâlim, güli handânım, derde dermânım, tâze fidânım, tûti dillim, ince bellim, kara gözlüm, şirin sözlüm, güler yüzlüm, âfeti devranım, kaaşı kemânım.....”.
Bu sonuncu mühabbetnâmenin foto kopisini bu notların yanında neşrediyoruz; sayfanın üst kısmına, yine muhabbet, aşkı alâka yolunda şu beyit yazılmıştır:
Varayım aşkınla ey dilber âleme destan olayım
Düşeyim dağlara Mecnun gibi uryan olayım.
İmlâsı çok bozuk olan bu el yazması risalenin üzerinde her ne kadar bir tarih yok ise de ilk sahifelerinden birinde “Ali” isminde bir arzuhalcinin mühürü ve mühürde Hicri 1259 târihi vardır; bundan da bu risâlenin Abdülmecid devrinde yazıldığı tahmin olunabilir (B. : Ali Efendi, Arzuhalci).
Muzaffer Esen
Arzuhalcı, 1874
(Resim: C. Bisco)
Arzuhalcı Ali Efendinin mektup örnekleri defterinden bir yaprak: Bir Muhabbetname
Theme
Folklore
Contributor
C. Bisco
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Muzaffer Esen
Identifier
IAM020853
Theme
Folklore
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
C. Bisco
Description
Volume 2, pages 1082-1086
Note
Image: volume 2, page 1082
See Also Note
B. : Ali Efendi Arzuhalci; B. : Ali Efendi, Arzuhalci
Theme
Folklore
Contributor
C. Bisco
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.