Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ARZİYE HOCAHANIM
İkinci Abdülhamid devri sonlarında namlı bakıcılarından; Üsküdarda Toygartepesinde otururdu. 40 kırk beş elli yaşlarında, kısa boylu, şişman, iğreti dişli, gözleri arada şehlâlaşarak kayar bir kadındı. Evlâtları çoktu. Zabit oğulları, Yüzbaşı, Kolağası rütbesinde damadları vardı.
Bütün büyük konakları, köşkleri dolaşır, adımını atınca izzet ve ikramlarla karşılanır, baş sedire oturtulur, Hanımefendiler senli benli konuşurlardı.
Üfürükçülüğü, büyücülüğü yok; yalnız bakıcılık ederdi. Çıkınından beşyüzlük tesbihi, saplı tütsülüğü ve küçük bir kutudaki dolama baharını andırır tütyüsü çıkarır, çanağa ateş kondurıur. bakacağı kişiyi karşısına oturtup adını, babasının, anasının adlarını sorduktan sonra ateşe bir tutam tütsü atarak, tesbihi çeke çeke, gözleri havada, söyler dururdu:
— İşte Rüküş geldi. Hali bir acayipcene; besbelli senin üstünde bir ağırlık var, nazara gelmişsin.
— Aman aman aman, Rüküş çırpınıyor. Ayol sana ne büyü yapmışlar, ne büyü! Tevekkele mi aklın fikrin başında değil!
Taşradakilerin ne halde olduğuna, uzaktan geleceklere, başka bir diyara gidip gitmeyeceklere bakar:
— Rüştü ortada, etrafında gülüp oynayanlar var, hiç merak etmeyin cümlesi sıhhat ve afiyette... Veya:
— Ne o, şıpır şıpır deniz gözüküyor. Kıyıda yeşil yeşil ağaçlar arasında uzun bir yol Denizden gel...
⇓ Read more...
İkinci Abdülhamid devri sonlarında namlı bakıcılarından; Üsküdarda Toygartepesinde otururdu. 40 kırk beş elli yaşlarında, kısa boylu, şişman, iğreti dişli, gözleri arada şehlâlaşarak kayar bir kadındı. Evlâtları çoktu. Zabit oğulları, Yüzbaşı, Kolağası rütbesinde damadları vardı.
Bütün büyük konakları, köşkleri dolaşır, adımını atınca izzet ve ikramlarla karşılanır, baş sedire oturtulur, Hanımefendiler senli benli konuşurlardı.
Üfürükçülüğü, büyücülüğü yok; yalnız bakıcılık ederdi. Çıkınından beşyüzlük tesbihi, saplı tütsülüğü ve küçük bir kutudaki dolama baharını andırır tütyüsü çıkarır, çanağa ateş kondurıur. bakacağı kişiyi karşısına oturtup adını, babasının, anasının adlarını sorduktan sonra ateşe bir tutam tütsü atarak, tesbihi çeke çeke, gözleri havada, söyler dururdu:
— İşte Rüküş geldi. Hali bir acayipcene; besbelli senin üstünde bir ağırlık var, nazara gelmişsin.
— Aman aman aman, Rüküş çırpınıyor. Ayol sana ne büyü yapmışlar, ne büyü! Tevekkele mi aklın fikrin başında değil!
Taşradakilerin ne halde olduğuna, uzaktan geleceklere, başka bir diyara gidip gitmeyeceklere bakar:
— Rüştü ortada, etrafında gülüp oynayanlar var, hiç merak etmeyin cümlesi sıhhat ve afiyette... Veya:
— Ne o, şıpır şıpır deniz gözüküyor. Kıyıda yeşil yeşil ağaçlar arasında uzun bir yol Denizden gelecek yolcunuz da var, karadan gelecekler de; veyahut:
— Minareler, ezanlar okunuyor, karşımda İstanbul belirdi. İçinizde İstanbuldan dışarı çıkacak kimsecikler yok!.. diyerek öter dururdu.
Saçlı sakallı, Beyden, Efendiden kişilerin de bunlara inandıkları olurdu. Sonra kahvesini, şerbetini içer, bir mecidiye iki mecidiye, baktıranlar çoksa bir lira avaidini alır giderdi.
Gûya bilmem hangi lohusalığında allar basmış. İyi saatlere karışmış. Bu bakıcılığı onlardan yadigâr imiş.
Sermed Muhtar Alus
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
Sermed Muhtar Alus
Identifier
IAM020850
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 2, page 1078
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.