Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ARSENİOS
Heybeli Adada tepede, halk arasında kendi adına nispetle anılan manastırın kurucusu; asıl adı Anastasiosdur, adaya 1859 yılında 19 yaşında yalın ayak, yarım pabuç, üst baş dökük bir köylü olarak gelmiştir. vücud yapısı tuvana, yüzü son derecede dilberdi, bakışlarından da gayet zeki olduğu belli idi, köyünden anasının babasının rızası ile keşiş olmak için çıkmıştı, ilk müracaat ettiği adanın batı tepesindeki Hazreti Îsâ Manastırında, ünlü bir keşiş olan Kayserili Efstation’un nazarı dikkatini çekti, bu zât güzel ve zekî delikanlıyı hücresine uşak-şâkird olarak aldı; ona büyük bir aşkla okuma yazma öğreterek fazilet yolunda da hakikî bir mürşid oldu ve 1861 de Anastasiosu Arsenios müstear adı ile keşiş olarak takdis etti. O tarihte yirmi bir yaşında bulunan genç keşiş de, kendisine bir halvethâne-riyâzethâneden başlayarak adada kilisesi ve bütün müştemilâtı ile yeni bir manastır kurmak ihtirâsı başlamıştı, 1865 de mürşidinden ayrıldı, evvelâ Heybeli Adada geniş araziye sahip olup Kudüs patrikliğine bağlı olan Ayos Yorgios Manastırına baş vurdu, fakat patrik vekili topraklarında yeni bir manastıra müsaade etmedi. Arsenios bu sefer Çamlimanı ile civarına hâkim arazinin sahibi panaia Kilisesinin mütevelli heyetine müracaat etti,, bu vakfı idare edenler arasında büyük nüfuz sahibi Kefa...
⇓ Devamını okuyunuz...
Heybeli Adada tepede, halk arasında kendi adına nispetle anılan manastırın kurucusu; asıl adı Anastasiosdur, adaya 1859 yılında 19 yaşında yalın ayak, yarım pabuç, üst baş dökük bir köylü olarak gelmiştir. vücud yapısı tuvana, yüzü son derecede dilberdi, bakışlarından da gayet zeki olduğu belli idi, köyünden anasının babasının rızası ile keşiş olmak için çıkmıştı, ilk müracaat ettiği adanın batı tepesindeki Hazreti Îsâ Manastırında, ünlü bir keşiş olan Kayserili Efstation’un nazarı dikkatini çekti, bu zât güzel ve zekî delikanlıyı hücresine uşak-şâkird olarak aldı; ona büyük bir aşkla okuma yazma öğreterek fazilet yolunda da hakikî bir mürşid oldu ve 1861 de Anastasiosu Arsenios müstear adı ile keşiş olarak takdis etti. O tarihte yirmi bir yaşında bulunan genç keşiş de, kendisine bir halvethâne-riyâzethâneden başlayarak adada kilisesi ve bütün müştemilâtı ile yeni bir manastır kurmak ihtirâsı başlamıştı, 1865 de mürşidinden ayrıldı, evvelâ Heybeli Adada geniş araziye sahip olup Kudüs patrikliğine bağlı olan Ayos Yorgios Manastırına baş vurdu, fakat patrik vekili topraklarında yeni bir manastıra müsaade etmedi. Arsenios bu sefer Çamlimanı ile civarına hâkim arazinin sahibi panaia Kilisesinin mütevelli heyetine müracaat etti,, bu vakfı idare edenler arasında büyük nüfuz sahibi Kefalonyalımetropolid Emboriki Mazarakis’in muvafakatini almağa muvaffak oldu, bu suretle Çamlimanının sağ sahilinde deniz sathından takriben 300 metre yükseklikdeki tepede, karı koca çok fakir insanlar olan Mastroyanni,lerin yardımı ile riyâzethâne kulübesini yaptı, adalılar tarafından barangu = kulübe adı verilen bu basit yapı Arsenios’un muhayyilesindeki tesisleri tahakkuk ettirecek temel oldu; tatlı dili, güzel yüzü, nâfiz bakışları, perhizkâr hayatı ile o kadar geniş bir alâka topladı ki adanın bütün halkı, çıplak ayaklı balıkçılarından ipekler içindeki yüksek sosyete kadınlarına, ruhban mektebi talebelerinden derin ulemaya, müderrislere kadar günah çıkartmak için Arsenios’a gittiler, onunla saatlerce başbaşa kalarak en rahat itiraflarda bulundular. Bu alâka Arseniosu hedefine süratle ulaştırdı, evvelâ kiliseyi inşa etti, mâbed, hâmisi metropolid Mazarakis’in arzusuna hürmeten Ayos Spiridon’un adına ithaf olundu, kiliseyi de öbür yapılar, keşiş koğuşları, aşhâne, büyük avlu-panayır yeri ve sarnıçlar yapıldı; Arsenios’un manastırı kurulmuş oldu.
1894 deki büyük zelzelede bu binaların hepsi yıkıldı, bu sefer de bu namlı keşişe evvelâ devrin pâdişahı İkinci Sultan Abdülhamid el uzattı, 200 altın gönderdi, pâdişahı devlet erkân ve ricâlinin yardımları takip etti, manastır süratle yeniden kuruldu.
Arsenios Manastırının öyle bir havası vardı ki günlük ziyâretcilerinin yarısı müslümanlardı, muhterem keşiş, dinî taassuptan sıyrılmış, fazilet sahibi bir hakîm idi. Kendisini çok üzmüş olan bir aşk hikâyesini anlatmak lâzımdır. Adanın en güzel kızı Eleni, her gün manastıra gelir. Arsenios’un odasını toplar, ona, daimâ ucundan şöyle bir taddığı yemeğini ve tatlısını yapardı. Arsenios’un Vasil adında bir oğulluğu vardı, 17 - 18 yaşlarında melek kadar güzel bir oğlandı, kimsesiz, balıkçılar arasında ve sefâletin gavrinde sürünür iken elini uzatıp yanına almıştı; Vasil ile Eleni seviştiler ve bir gece oğlan kızı bir kayığa atıp karşıdaki Anadolu sâhiline kaçırdı. Arsenios Vasili ölünceye kadar affetmedi, fakat kimsesiz, yahut fakir ailelerin evlâdı müsteid çocukları ve gençleri himâyeden de el çekmedi, okuttu, besledi, pek çok adam yetiştirdi, Atina Üniversitesi ikinci rektörlüğüne kadar yükselmiş Yorgi Papamihail onun mânevî evlatlarından biridir ki, içlerinde namlı doktorlar, avukatlar ve sanat adamları vardır.
Daimî bir riyâzet içinde yaşaması, müthiş oruçlar ve perhizler nihâyet habis bir ülsere sebep oldu, 2 şubat 1905 de öldü, manastırındaki kiliseye defnedildi.
1906 da Arsenios Manastırı Fener Patrikhanesine bağlandı, patrik Üçüncü Yovakim onun yerine baş keşiş olarak Belçikada tahsil görmüş bir aziz ressamı olan Sofronis’u tayin etti. O makamda bu ressam başkeşişi arhimandrit Ağathangelos Metalidis, piskopos Efstathios Popesku ve arhimandrit Kyprianos Stil-Yanidis istihlâf ettiler ki bu sonuncusu 1959 da Arsenios Manastırının başkeşişi bulunuyordu.
Ahşap manastır 1954 de patrik Athenagoras’ın rızası ile modern bir şekilde restore edildi, ruhban için yazlık köşkler, bir kütüphâne ve hattâ bir de küçük müze yapıldı. Hem şayanı dikkat bir manastır olarak, hem de tabiat güzelliği bakımından çıkılmaya, görülmeye değer bir yerdir.
Neoklis Sarris
Arsenios
(Resim: Nezih)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Yazar/Üreten
Neoklis Sarris
Kod
IAM020812
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Nezih
Tanım
Cilt 2, sayfalar 1055-1056
Not
Görsel: cilt 2, sayfa 1055
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.