Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ARKİTEKT
Cildleri millî kütüphanemizin kıymetli ziyneti bir sanat dergisidir, 1934 de tesis edilmiş olup 1959 da yirmi sekizinci yılını idrâk etmiş, bu bakımdan memleketimizin en uzun ömürlü sanat mecmuası olmuştur; her nüshası itinâ ile hazırlanarak basın ve yayın alanında meslekî salâhiyetine dayanan Arkiteks mimârî, şehircilik ve diğer güzel sanatlar da takriben 10.000 sayfalık yayını ile ayni zamanda bir tarih ve sanat kaynağıdır; koleksiyonu İstanbul Ansiklopedinin tam itimad duyduğu mehazları arasındadır. Mecmuanın tarihçesi, 1955 yılında intişar etmiş olan 282 numaralı nüshasında imtiyaz sahibi ve baş yazarı yüksek mimâr Zeki Sayar’ın imzası ile ve mecmuasının yirmi beşinci yılını tamamlaması münasebeti ile neşredilmiştir ki bu şayanı dikkat tarihçe - makaaleyi ayen alıyoruz: Bu sayı ile 25 inci intişar yılını bitiriyor. Memleketimizde bir meslek dergisinin çeyrek yüzyıllık, devamlı bir neşir hayatı nadir vak’alarındandır. Üstelik Arkitektin herhangi bir teşekkülün veya devletin yardımına dayanmadan bugünü idrâk etmesi, ayrı bir hususiyet taşımaktadır.
“Birçoklarımızı, hattâ çıkaranları çok zaman tatmin etmemiş olan bu nâçiz ve mütevazı dergi, bugüne kadar, 24 cild ve takriben 7500 sayfalık neşriyatı ile, son çeyrek yüzyıl mimarlık ve güzel sanatlar faaliyetimizi aksettiren bir yay...
⇓ Read more...
Cildleri millî kütüphanemizin kıymetli ziyneti bir sanat dergisidir, 1934 de tesis edilmiş olup 1959 da yirmi sekizinci yılını idrâk etmiş, bu bakımdan memleketimizin en uzun ömürlü sanat mecmuası olmuştur; her nüshası itinâ ile hazırlanarak basın ve yayın alanında meslekî salâhiyetine dayanan Arkiteks mimârî, şehircilik ve diğer güzel sanatlar da takriben 10.000 sayfalık yayını ile ayni zamanda bir tarih ve sanat kaynağıdır; koleksiyonu İstanbul Ansiklopedinin tam itimad duyduğu mehazları arasındadır. Mecmuanın tarihçesi, 1955 yılında intişar etmiş olan 282 numaralı nüshasında imtiyaz sahibi ve baş yazarı yüksek mimâr Zeki Sayar’ın imzası ile ve mecmuasının yirmi beşinci yılını tamamlaması münasebeti ile neşredilmiştir ki bu şayanı dikkat tarihçe - makaaleyi ayen alıyoruz: Bu sayı ile 25 inci intişar yılını bitiriyor. Memleketimizde bir meslek dergisinin çeyrek yüzyıllık, devamlı bir neşir hayatı nadir vak’alarındandır. Üstelik Arkitektin herhangi bir teşekkülün veya devletin yardımına dayanmadan bugünü idrâk etmesi, ayrı bir hususiyet taşımaktadır.
“Birçoklarımızı, hattâ çıkaranları çok zaman tatmin etmemiş olan bu nâçiz ve mütevazı dergi, bugüne kadar, 24 cild ve takriben 7500 sayfalık neşriyatı ile, son çeyrek yüzyıl mimarlık ve güzel sanatlar faaliyetimizi aksettiren bir yayın olmuştur. Arkitekt, nasıl çıktı ve devam etti, geçmiş yılları hatırlamıyanlar tabiî bunu bilmezler.
“1928 yılı G. S. Akademisi mezunlarından, sekiz on kişi 1930 da, Abidin, Cemil ve Faruk’un bürosunda toplanarak dergiyi çıkarmağa karar verdiler. Hatırladığıma göre, o zamanki mimarlar şu isimlerden ibaretti: A. Ziya Kozanoğlu, S. Akkaynak, S. Hakkı Eldem, F. Çeçen, Cemil, Ş. Balmumucu ve Z. Sayâr.
“İlk teşebbüs, daha Akademideyken okul dergisini tertip ve idare eden Mortaş ile, talebeliğinde gazeteci ve romancı olan A. Ziya Kozanoğlu’nundu. Mortaş ve Kozanoğlu tertip ve baskı işlerini üzerine aldı. Malî işlerin çevrilmesi bana verildi. Diğer arkadaşlar yazı ve doküman işleri ile müştereken uğraşmayı kabul ettiler. Bir gün, toplantıya geldiğim zaman derginin ismi görüşülmekteydi. Fikrimi sordular, “Mimar” olarak teklif ettim. Kabul edildi. 1931 Ocak ayında Mimar’ın ilk sayısı böylece çıktı. Beş sene, her ay muntazaman devam etti. Dil inkılâbında, derginin adını “Arkitekt” yaptık.
“Daha ilk yılda A. Ziya Kozanoğlu Adana’ya giderek, dergi ile alâkasını kesti. İmtiyaz sahipliğini kabul ettim. İkinci yıl dergi tamamen Abidin Mortaş ile benim üzerimde kaldı. 1942 den sonra Mortaş’ın Ankara’ya gitmesi ile tamamen yalnız kaldım.
“İkinci Dünya Harbinde, gerek Mortaş’ın gerekse benim askerliklerimiz neşriyatın intizamını bozdu. Askerliğim sırasında, neşriyat kısa zaman için inkıtaa uğradı. Bu yüzden 1941 - 1942 senelerinde ancak bir yıllık neşriyat yapabildik ki, derginin bu yıllara ait koleksiyonu tek cild halindedir.
“İkinci Dünya Harbine tesadüf eden yıllarda, ancak iki ayda bir neşriyat yapabiliyorduk. 1950 den sonra, kâğıt, klişe, baskı fiyatlarının çok daha yükselmesi üzerine, iki ayda bir neşriyat yapmamıza imkân kalmadığından geçen senedenberi 3 ayda bir (yılda 4 defa) ve kapağa sayı numarası koyarak neşriyata devam ediyoruz. Bu sayı Arkitekt’in 282 inci nüshasıdır.
“Dergimizin 25 yıllık devre içinde daha tekâmül etmesi ve gelişmesi icap ederken, bugün yayınını zorlukla yapabilmesi hakikaten üzücüdür. Bahusus, başka memleketlerdeki mimarlık yayınlarının zenginliklerini gözönünde tutarsak endişe etmemek kabul değillerdir. Ancak beş altı senedenberi artan fiyatlarının ve materiyel buhranının bizi dergiyi ne kadar zorlukla idameye mecbur ettiği bir hakikattir. Bilhassa son zamanlarda kâğıt cinslerinin bozulması, klişlerin âdi çinkodan yapılması, matbaalarda baskı nefasetinin kalmaması, dergimizin nefasetini daima düşürmüştür.
“Arkitekt neşredilmeğe başlandığı günden bugüne kadar, benimsediği prensiplere sadık kaldı. Memleket mimarlık hâdiselerini objektif bir görüşle aksettirdi. Neşriyatı bazılarına politika yapıyor! zannı verdi ise de, yalnız mimarlık ve sanat meselelerinde meslek poltikası dozunu hiçbir zaman aşmadı.
“Meslek dergisi olduğu için, kimseyi ne övdü, ne de zemmetti. Hattâ maalesef sanat tenkidleri de yapamadı. Bunun iki sebebi vardı. 25 seneden bu tarafa memleket mimarlığının gerek devlet, gerek cemiyetle olan münasebetlerini gözönüne getirirseniz, mimarî kritiklerin o zaman için faydadan ziyade zararlı olacağına hak verirsiniz. İkinci sebep de el’an bizde mimarlık fikir sahasında tenkid yapan hiç kimsenin maalesef yetişmemiş olmasıdır.
“Bu itibarla, Arkitekt, mimarlarımız arasında bir zümrenin inanışlarını yayınlayan bir dergi olmadı. Esasen, son senelere kadar, mimar topluluğumuz, o kadar azdı ki, bugünkü gibi sanat anlayışında birleşen gruplar teşekkül etmemişti. Bu hal, müşkülpesent olmamıza imkân bırakmıyordu. Ne bulduysak, nelerin faydalı olacağına kanaat getirdiysek, yayınladık. Bu yüzden bazılarının tenkidlerine uğradık. İşin tatbikî zorluğunu bilmeyenler, henüz pek okumağa ve fikrî mesaiye fazla yer verilmeyen memleketimizin şartlarını düşünmeden tenkidlerinde bazan insafsızca hareket ettiler.
“Eğer, yirmi beş yıl zarfında mimarlık, şehircilik, arkeoloji ve diğer sanat kollarında yayınladığımız eserler ve dokümanlarla mimarlık arşivimize hizmet edebildiysek, ne mutlu bize!
“Şüphesiz ki, hükmü gelecek mimarlık nesilleri verecektir.
“25 yıl zarfında bizi teşvik edenler de çok oldu. Maalesef memleket içinden ziyade yabancı memleketlerden daha fazla alâka gördük. Seneler geçti. Her yıl bütün meşakkatlere rağmen, her cilde bir yenisini ilâve ettiğimiz vakit, bütün yorgunlukları unutuyorduk.
“Bugün benim için, bir rüya gibi geçen yirmi beş yıl, çeşitli hâtıralar ile doludur. Her sayı çıktıkça, arkadaşlarımızla, yükten kurtulmuş bir insanın rahatlığını duyarız. Fakat bu sükûn fazla sürmez. Yeni sayının işleri ve zorlukları yeniden başlar.
“Bize, cesaret veren dergiye gösterilen herhangi yeni bir alâkadır. Bazan bir vilâyetten, bazan yabancı bir memleketten gelen, iki satırlık bir mektup, bizi teşciye kâfidir. Bu, her vakit böyle olmuştur. Yabancı bir bibliografide yayınladığımız bir yazıdan bahsedilmesi, bir üniversitenin dergimize alâka göstermesi bir itina ile hazırladığı eserin neşredilmek üzere bize yollaması, eski sayılarımızda çıkan bir makalenin aranması gibi... Daha bunlara benzer birçok, küçük, fakat bize yeniden kuvvet ve enerji veren hâdiseler olmamış olsaydı, belki bu yılları idrâk edemezdik.
25 yıl zarfında, bizimle birçok arkadaşlar dergiye emek verdiler. Benim Arkitekt’teki günlük işlerimi paylaşmış olanlara, bilhassa, Y. Mimar Neşet Akatay, Bayan Anita. K Kandıralı, K. Çapanoğlu Yıldız ve Kemal Dönmez’e, ayrıca dergimize yazı ve eser veren meslekdaşlarla onun vefakâr okuyucularına teşekküre borçluyum”.
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM020772
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 2, pages 1033-1034
Theme
Other
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.