Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ÂRİFİ PAŞA (Ahmed)
Devlet adamı, diplomat; 1830 da İstanbulda doğdu; elçiliklerde ve Hariciye Nazırlığında bulunmuş Şekib Paşanın oğludur; büyük bir imparatorluğun diplomasi hayatına karışmış bir ailenin evlâdına lâyık tahsil ve terbiye ile yetiştirilmiş ve henüz ondört onbeş yaşlarında Divani Hümâyun kalemine çirağ edilerek memuriyet hayatına atılmıştır; devrin an’anesince “Ârifi” mahlası kendisine bu kalemde verilmiş ve pek çabuk asıl adı unutuluvermiştir. 17-18 yaşlarında Viyana Elçiliği kâtipliğine tâyin edilmiştir; 1849 da İstanbula çağırılarak Babıâli Terceme odasına tâyin edilmiş, altı sene bu mühim büronun en faal bir uzvu olmuş, 1855 de Âmedi kalemine nakledilmiş, ayni yıl içinde toplanan Paris Kongresine de, Türkiyeyi temsil eden heyetin reisi Âli Paşanın Başkâtibi olarak iştirâk etmiştir; burada bu seçkin diplomatın itimadını kazanmış, Paris dönüşünde Babıâli Baştercümanlığına tâyin edilmiş, rütbesi yükseltilerek Âli Paşayı istihlâf eden Mahmud Nedim Paşanın ancak on bir ay süren sadaretinde ise istikrara alışmış mizacının tamamen aksine altı memuriyet değiştirmiş. Hariciye Müsteşarlığına, on beş gün sonra eski vazifesine, iki gün sonra Tophane Müsteşarlığına, ayni yıl içinde İcra Reisliğine nakledilmiş, Mahmud Nedim Paşanın azlinin tezine de (1872), Viyana Büyük Elçiliğine tâyin edilmiş...
⇓ Devamını okuyunuz...
Devlet adamı, diplomat; 1830 da İstanbulda doğdu; elçiliklerde ve Hariciye Nazırlığında bulunmuş Şekib Paşanın oğludur; büyük bir imparatorluğun diplomasi hayatına karışmış bir ailenin evlâdına lâyık tahsil ve terbiye ile yetiştirilmiş ve henüz ondört onbeş yaşlarında Divani Hümâyun kalemine çirağ edilerek memuriyet hayatına atılmıştır; devrin an’anesince “Ârifi” mahlası kendisine bu kalemde verilmiş ve pek çabuk asıl adı unutuluvermiştir. 17-18 yaşlarında Viyana Elçiliği kâtipliğine tâyin edilmiştir; 1849 da İstanbula çağırılarak Babıâli Terceme odasına tâyin edilmiş, altı sene bu mühim büronun en faal bir uzvu olmuş, 1855 de Âmedi kalemine nakledilmiş, ayni yıl içinde toplanan Paris Kongresine de, Türkiyeyi temsil eden heyetin reisi Âli Paşanın Başkâtibi olarak iştirâk etmiştir; burada bu seçkin diplomatın itimadını kazanmış, Paris dönüşünde Babıâli Baştercümanlığına tâyin edilmiş, rütbesi yükseltilerek Âli Paşayı istihlâf eden Mahmud Nedim Paşanın ancak on bir ay süren sadaretinde ise istikrara alışmış mizacının tamamen aksine altı memuriyet değiştirmiş. Hariciye Müsteşarlığına, on beş gün sonra eski vazifesine, iki gün sonra Tophane Müsteşarlığına, ayni yıl içinde İcra Reisliğine nakledilmiş, Mahmud Nedim Paşanın azlinin tezine de (1872), Viyana Büyük Elçiliğine tâyin edilmiştir. Fakat bir sene sonra pidaşah Abdülâzizin şahsî arzusiyle merkeze çağırılarak tekrar Devlet Baş Tercümanlığına, bir müddet sonra Hariciye Müsteşarlığına, az sonra da Hariciye Nazırlığına tâyin edilmiş ve itimadı şâhane Sadrâzam Hüseyin Avni Paşayı ürkütmüş, Âli Paşa mektebinden yetişmiş bir diplomatın Hariciye Nazırlığını hoş görmeyen Rus Sefiri ve kaba entrikacı Generel İgnatief’in tezviratı Sadrâzamın endişelerine inzimam edince evvelâ Maarif Nazırlığına ve oradan Adliye Nazırlığına nakledilerek dış politikadan uzaklaştırılmış, sonra azledilmiş; üç ay sonra da ikinci defa olarak Viyana elçiliğine tâyin edilmek suretiyle İstanbuldan uzaklaştırılmıştır. Abdülâzize sadakati herkesin malûmu olduğundan bu hükümdarın hal’inde elçilikten azledilmiştir. Abdülhamidin cülûsu ve Meşrutiyetin ilânı üzerine, yeni kurulan Âyan Meclisine pâdişah tarafından tâyin edilen âzalardan biri de bu tecrübeli diplomat olmuştur. Doksan Üç Rus Harbinin başlagıcında ikinci defa olarak Hariciye Nezaretine getirilmiş, fakat, Anadoludaki mevziî muvaffakiyetlerden ve yine mevziî kalan parlak Plevne müdafaasından istifade edilerek, o devirde Avrupada birinci derecede söz sahibi Alamanya vasıtasiyle sulhe taraftar oluşu ve şahsî dostu olan Almanyanın İstanbul Sefiri delâletiyle tamamen şahsî ve mahremane olmak üzere Bismark’tan da istimzaçta bulunarak Almanya Başvekilinin de bu hususta muvafakatini temin etmesi, parlak bir diplomasi muvaffakiyeti olarak görülecek yerde bilâkis Saray ve Babıâli tarafından tasvib edilmiyerek Ârifi Paşa azledilmiş, evvelâ Paris Sefiri tâyin edilmiş, arkasından Sadrâzam Saffet uygun görüldüğünden Ârifi Paşa açıkta kalmış, Rus Harbinin sonuna kadar da Pariste ikameti tercih etmiştir. İstanbula 1879 da dönmüş, ehemmiyetsiz bir “Sicilli Ahval Komisyonu Reisliği” nden sonra da (9 Nisan 1296) Tunuslu Hayreddin Paşa yerine Sadaretin Başvekilliğe çevrildiği bu devirde Başvekil tâyin edilmiştir. Fakat üç ay sonra, Mahmud Nedim Paşayı Dahiliye Nezaretine tâyin etmek isteyen İkinci Abdülhamidin arzusu muhalefeti üzerine yerini Said Paşaya bırakmağa mecbur olmuştur. Bundan sonra Şûrayı Devlet Reisliğinde üçüncü defa olarak Viyana Elçiliğinde, üçüncü defa olarak Hariciye Nazırlığında bulunmuş, azlinden sonra inzivaya çekilmiş, sadaret teklif edilmek üzere Saraya davetinde sıhhatçe pek düşkün görüldüğünden sadece bu dâvete mâna vermek için Meclisi Hâs âzalığına tâyin edilmiş, fakat bir defa dahi mecliste bulunamayıp bir ay sonra ölmüştür. Kabri Eyyubtadır.
Viyana Elçiliklerinde bilhassa Bosna-Hersek meselesiyle, Başvekâletinde Kürd isyanı ve Yunan ve Karadağ hudutları işiyle meşgul olmuş, çoğu zaman köylüyü ezen Aşar usulünü âdil bir sistem ile sağlamağa çalışmıştı. İstanbulun elektrikle tenvirini düşünen ilk devlet adamı da Ârifi Paşa olmuştur. Vücud yapısı gösterişsiz, bünyesi nahif, gayet vekarlı, ciddî, arabca, farsca, fransızca ve almancayı anadili gbi konuşur ve yazar; türkçe elyazısı hattat denilecek kadar güzel, edib, zarif, gayet nazik, mücessem iffet ve namus bir devlet adamıydı. Aile hayatı mütevaziane ve devir geçim darlığı içinde geçmişti.
Bibl. : İslâm - Türk Ansiklopedisi, Zeki Pakalın.
Ahmed Ârifi Paşa
(Resim: Nezih)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020749
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Nezih
Tanım
Cilt 2, sayfalar 1007-1008
Not
Görsel: cilt 2, sayfa 1007
Bibliyografya Notu
Bibl. : İslâm - Türk Ansiklopedisi, Zeki Pakalın
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.