Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÂRİF EFENDİ (Filibeli Hacı Ahmed)
Geçen asır sonlarının en büyük Türk hattatlarından; aşağıdaki satırlar, Eşref Edib’in imzasiyle İslâm - Türk Ansiklopedisinde intişar etmiş makaledir ki, üstadın oğlu ve talebesi Mustafa Rakım, Güzel Sanatlar Akedemisi Profesörlerinden Necmeddin Okyay, Elmalılı Mehmed Hamdi Yâzır ve Profesör Hakkı Altınbezer’de alınan şifahî malûmat üzerine yazılmıştır:
“1246 tarihinde Filibede doğmuştur. Büyük ceddi, Filibe fatihi Birinci Sultan Murad zamanında ordu şeyhi olarak ordu ile beraber Filibeye gitmiş, orada yerleşmiştir. Bilâhare kendisine Emir Şeyhi namı verilmiştir. Bu sebeple bu aileye Emir Şeyhleri denmekte idi. Ahmed Ârif Efendi tahsilini Filibede ikmal etmiş, sonra ticaretle iştigale başlamıştır. Daha küçük yaşta iken yazıya merak etmiş, az zamanda ilerlemeğe muvaffak olmuştur. Evvelâ Filibede Yürüyüş Camii hatibi hattat Hafız İsmail Efendiden yazı icazeti almıştır. Genç yaşında Filibeden Hacca gitmiş, dönüşte İstanbul camilerindeki yazıları tetkik etmiş, yüksek hattatların eserleriyle alâkadar olmuştur. Bu ziyaret, İstanbula nakletmek arzusunu uyandırmıştır. Nihayet 1293 de İstanbula hicret ettikten sonra, Şehzadegân yazı muallimi Hasekili meşhur hat üstadı Hoca Şevki Efendiden yazı dersine başlamış, 1301 de icazet almıştır. Bilâhare ticareti bırakarak hayatını yazıya ve yazı m...
⇓ Read more...
Geçen asır sonlarının en büyük Türk hattatlarından; aşağıdaki satırlar, Eşref Edib’in imzasiyle İslâm - Türk Ansiklopedisinde intişar etmiş makaledir ki, üstadın oğlu ve talebesi Mustafa Rakım, Güzel Sanatlar Akedemisi Profesörlerinden Necmeddin Okyay, Elmalılı Mehmed Hamdi Yâzır ve Profesör Hakkı Altınbezer’de alınan şifahî malûmat üzerine yazılmıştır:
“1246 tarihinde Filibede doğmuştur. Büyük ceddi, Filibe fatihi Birinci Sultan Murad zamanında ordu şeyhi olarak ordu ile beraber Filibeye gitmiş, orada yerleşmiştir. Bilâhare kendisine Emir Şeyhi namı verilmiştir. Bu sebeple bu aileye Emir Şeyhleri denmekte idi. Ahmed Ârif Efendi tahsilini Filibede ikmal etmiş, sonra ticaretle iştigale başlamıştır. Daha küçük yaşta iken yazıya merak etmiş, az zamanda ilerlemeğe muvaffak olmuştur. Evvelâ Filibede Yürüyüş Camii hatibi hattat Hafız İsmail Efendiden yazı icazeti almıştır. Genç yaşında Filibeden Hacca gitmiş, dönüşte İstanbul camilerindeki yazıları tetkik etmiş, yüksek hattatların eserleriyle alâkadar olmuştur. Bu ziyaret, İstanbula nakletmek arzusunu uyandırmıştır. Nihayet 1293 de İstanbula hicret ettikten sonra, Şehzadegân yazı muallimi Hasekili meşhur hat üstadı Hoca Şevki Efendiden yazı dersine başlamış, 1301 de icazet almıştır. Bilâhare ticareti bırakarak hayatını yazıya ve yazı muallimliğine hasretmiştir. Maarif mekteplerinde ve Nuriosmaniye avlusundaki Meşkhanede 1319 tarihine kadar muallimlikte bulunmuş, pek çok talebe yetiştirmiş, son zamanlarda rahatsızlığı hasebiyle Meşkhanedeki vazifesini oğlu hattat Mustafa Râkım Beye devretmiş, nihayet 2 Ramazan 1327 tarihinde, 81 yaşında olduğu halde, vefat etmiştir. Edirnekapısı haricindeki mezarlıkta İbni Kemal merhumun makberesi güzergâhında sol tarafta medfundur. Mezar taşını oğlu Râkım Bey yazmıştır.
Sülüs ve nesihte büyük tekâmül göstermiş olan üstadı Hoca Şevki Efendi, Hacı Ârif Efendi üzerinde çok müessir olmuş, bu feyz ile İstanbul hat üstadları arasında bir mevki ihraz etmiştir. Şevki Efendinin dersine başlamaları, Necmeddin Okyay’ın ifadesine göre, şu suretle olmuştur: Şevki Efendi merhum büyük üstad. Meşk yazmakta fevkalâde itinakâr. Kendisinden ders alanların hakkiyle yetişmelerine çok ehemmiyet veriyor. Bu sebeple ancak on kişiye meşk gösteriyormuş. Bunlardan birine “ketebe” verdikten sonra müsteidlerden diğerine meşk yazmağa başlarmış. Hacı Ârif Efendi Şevki Efendiden ders almayı son derece istediği halde bu sebeple müracaate cesaret edemiyormuş. Onun bu şiddetli arzusunu gören akrabasından bir zat günün birinde, hiç olmazsa görüşsünler diye, Ârif Efendiyi Şevki Efendiye götürmüş. Birlikte giden zata: Arkadaşınız kimdir? diye sormuş. Akrabamdır, yazıya çok meraklıdır, efendimizden ders almak istiyorlar, demiş. Yazınız var mı oğlum? diye sormuş. Hacı Ârif Efendi de sıkıla sıkıla yanına aldığı birkaç yazısını göstermiş. Şevki Efendi bu yazıları görünce: Oğlum, neye şimdiye kadar gelmediniz? demiş. Ârif Efendi: Efendim, on kişiden başkasına yazı göstermediğinizi duyduğum için tasdi etmedim, deyince Şevki Efendi gülerek:
— O, sizin gibiler için mi? diye bu cümleyi iki defa tekrar ettikten sonra, “Efendim, geliyorlar, meşk yazarım, temiz tutmuyorlar, çalışmıyorlar, boş yere beni yoruyorlar. Onun için işi bu yola döktüm.” demiş. Ârif Efendi o günden itibaren meşke başlamış. Şevki Efendinin büyük teveccühünü kazanarak az zamanda “ketebe” almıştır.
Ârif Efendi esasen bu yolda fitrî bir zevk sahibi idi. Tab’ındaki incelik ve zarafet onun yüksek bir sanatkâr olmasında mühim âmil olmuştur. Nesih ve sülüste gösterdiği kudret onun birinci sınıf hattatlar mertebesine yükseltmiştir.
Birçok eserler vücude getirmiştir. Kıymetli nefîs levhaları, hilyeleri meşhurdur. Yazdığı delâil-i şeiflerin bir tanesini Medinedeki kütüphaneye vakfetmiş, birini de Mısırlı Prens Hüseyin Kâmil Paşaya yazmıştır. Üstad Elmalılı Hamdi Efendinin ifadesine göre, bu nefîs eser için Hüseyin Paşa Ârif Efendiye iki yüz İngiliz lirası vermiş. Sonra bir hilyei saadet de takdim etmiş, onun için de altmış İngiliz lirası daha vermiş. Bu yüksek kadirşinaslıktan Ârif Efendi çok mütehassis olmuş.
Şehzade Camii şerifinin Vefa kapısı üzerindeki Besmelei Şerife de marhumun kıymetdar bir eseridir. Bu Besmelei Şerifin aslı, Merhumun diğer bazı yazıları ile birlikte, Güzel Sanatlar Akademisi yazı Müzesindedir. Bu yazı, hat üstadları aramada çok mergub bir bedia sanîattır. Üstad Necmeddin Okyay diyor: “Sami Efendi, bu Besmelei Şerife hakkında, bir gün bana dedi ki: Dünya kurulalı bölye celî bir besmele yazılmamıştır”.
Karagümrük Camiindeki büyük kıtadaki hilye-i saadet de çok nefîstir. Diğer camilerde ve yazı meraklılarının hanelerinde de bir çok hilyeleri vardır. Bu eserler, yazının yüksekliği ile mütenasip olarak, zamanının en yüksek sanatkârlarına da tezhip ettirilmiştir.
Hattatların sülüs ve nesihte aradıkları san’at incelikleri Hacı Ârif Efendinin eserlerinde mevcut olduğu yazı üstadlarınca müsellemdir. Kalemin tabiî cereyanını muhafazadaki san’at kudreti yüksektir. Yazıdaki maddî ve manevî ahengi tabiî husulünde bu kudretin tesiri büyüktür. Onun için her istediği zaman istenilen yere çok güzel yazılar yazabilmiş; harflerin şahsiyetlerindeki azameti, asalet ve vekari tecelli ettirmek hususunda büyük kudret göstermiştir.
Üstadın yetiştirdiği kıymettar hattatlar arasında şu zevat vardır: Elmalılı müfessir üstad Hamdi Efendi, Eyyublu Aziz Efendi, Kocamustafapaşalı Refet Efendi, Fetva Eminizâde Molla Rebii Bey, Güzel Sanatlar Akademisi üstadlarından Üsküdarlı Necmeddin Okyay, oğlu Mustafa Râkım Bey, İstanbul Müftülüğünde Abdülkadir, Kadıköy Osmaniye Camii Hatibi Abdülkadir Şeker...
Hacı Ârif Efendi ahlâk ve fazilet itibariyle de yüksekti. Mütevazi, kanaatkâr, vefakâr, hoş sohbet bir zat idi. Yapmacık şöhretlerden çok kaçındığı için ekseri vakitlerini kendi yazıları içinde geçirirdi. Sevdiklerini candan severdi. Onun çok sevdiği talebesinden üstad Necmeddin Okyay onun kudret ve faziletini anlatmakla tüketemiyor. Üstad, Üsküdarda Toygar tepesindeki evinde hocası Ârif Efendi hakkında aynen şu sözleri söylerdi:
“Hocam merhum çok hulûs sahibi bir zattı. Ondan yazı yazanlar mutlaka feyz görmüşler, mevki sahibi olmuşlardır. Yazıyı satıra oturtmakta, kürsüsünde yazı yazmakta arkadaşları arasında serefraz olmuştur. Bu husustaki müstesna muvaffakiyetini hocası Şevki Efendi de takdirle söylediğini Sami Efendiden işittim. Sami Efendi ile tanışmaları da şöyle olmuştur: Beylikçi Nâsır Bey bir gün Hacı Ârif Efendinin Saraçhanebaşındaki bakkaliye mağazasına gelmiş. Ârif Efendinin yazdığı yazıları görmüş. Elleri yağlı bir adamın böyle güzel yazılar yazdığına hayret etmiş. — Ârif Efendi, siz ne güzel yazıyorsunuz maşallah! demiş. — Vakit buldukça biraz meşgul oluruz efendim. — İstanbul hattatlarından birine gitseniz de yazınızı ilerletseniz olmaz mı? — Biz Bulgaristandan muhacereten geldik. Kimseye müracaat etmeğe sıkılıyorum. Bir vasıta olsa da Sami Efendiden yazı yazsam çok memnun olurum... Nâsır Bey başka bir gün Sami Efendiyi alıp gelmiş. Fakat hiç belli etmemiş. Yine bahsi açmış: — Fakat, demiş, Sami Efendi çok tuhaf bir adamdır, kimseye yazı öğretmez! Ârif Efendi bunu sahih zannederek canı sıkılmış. Biraz mülâtafadan sonra: Sami Efendi işte bu zattır, demiş, haydi kalk elini öp. Bunun üzerine Sami Efendinin elini öpmüş, aralarında öyle bir samimayet hâsıl olmuş ki ölünceye kadar bu rabıta ayni muhabbetle devam etmiştir.
Hocamın husisiyetlerinden biri de adam yetiştirmek zevki idi. Nuriosmaniyedeki meşkhaneye Salı günleri 40-50 talebe gelir, yazı dersi alırdı. Cuma günleri de bir o kadar yazı meraklısına evinde ders gösterirdi. Sıkılmaz, üşenmez, her talebeye meşk yazardı. Bu hususta o derece mahareti kâmile sahibi olumuştu ki yazdığını kalemtraşla veya diğer bir suretle tashih etmekten tamamen müstağni idi. Kaleme tâbi olarak ne çıkarsa ibka ederdi. Bir gün Sami Efendi onun bir yazısını bana gösterdi. Sülüs bir yazı. Karşısına koydu, baktı, sonra dedi ki: “Bu, ne güzel yazıdır! Şurası da şöyle olaydı diyecek bir yeri yoktur. Bu adam öyle seri-ül kalemdir ki bir mürekkaı Rebbi yessir’den başlar, üst tarafı kurumadan tamamlar”.
Güzel Sanatlar Akademisi üstadlarından İsmail Hakkı Altınbezer de merhum hakkında Akademide şu sözleri söylerdi: “Hocam Sami Efendi, Hacı Ârif Efendinin çok güzel yazdığını def’atla söylemişti. Ârif Efendi hocası Şevki Efendinin üslûbunu almıştır. Şevki Efendinin yetiştirdiği en güzide bir hattattır. Merhumun yazıları külfetsizce yazılmıştır”. (İslâm - Türk Ansiklopedisi).
Filibeli Hacı Ârif Efendinin bir yazısı
(İslâm - Türk Ansiklopedisinden)
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM020732
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 2, pages 993-995
Note
Image: volume 2, page 994
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.