Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ÂRİF (Nefer)
İkinci Abdülhamid devrinde Tophanei Âmire Sanayi İkinci Alayının üçüncü İdadiye taburunun üçüncü bölüğü efradından olup, fevkalâde hüsnü âniyle muhitinin bir şöhreti olmuş ve henüz on dokuz yaşında iken arkadaşlarından Tersanei Âmire amele kâtibi on sekiz yaşlarındaki İsmail Hakkı tarafından (H. 25 zilkade 1307) 1889 da Hasköyde meşhur Kalaycı Bahçesinde kama ile vurularak öldürülmüştür. Mahkemede şahitlik eden bir meyhaneci, kaatilin, vak’a günü, Ârif ile beraber meyhanesine gelerek iki şişe rakı içtikten sonra çıkıp gittiklerini söylemiş; bir Bahriye neferi de: “Vak’a günü olan Cuma günü, saat dört raddelerinde Hakkı sarhoş olduğu halde kahvehaneye geldi, beni dışarı çıkararak:
— “Ben sevgilimi kama ile sol memesinden vurdum ve yarasını da açıp baktım... dedi” yollu şehadette bulunmuş ve kaatil, on beş yıl ağır hapse mahkûm olmuştu. Devrin âdetince, Ârifin arkadaşları, Âşık Râzi adında bir halk şairine Ârifin ağzından bir destan yazdırmışlardı ki “Tophânei Ârifin destanı” diye yayılmıştı; 1941 de ölen eski tulumbacılardan Galatalı Çerkes Ahmedden bu destanın ancak dört kıtası zaptedilebilmiştir:
Gittim Piripaşadaki kahveye
Niyetimiz gitmekti Kâğıthaneye
Girdi bir meyhane lâfı âreye
Hakkıdır kandıran yoktur vebâlim
Kalaycıbahçesi kana boyandı
Vâlidem Safiye Hanım tutuştu yandı...
⇓ Read more...
İkinci Abdülhamid devrinde Tophanei Âmire Sanayi İkinci Alayının üçüncü İdadiye taburunun üçüncü bölüğü efradından olup, fevkalâde hüsnü âniyle muhitinin bir şöhreti olmuş ve henüz on dokuz yaşında iken arkadaşlarından Tersanei Âmire amele kâtibi on sekiz yaşlarındaki İsmail Hakkı tarafından (H. 25 zilkade 1307) 1889 da Hasköyde meşhur Kalaycı Bahçesinde kama ile vurularak öldürülmüştür. Mahkemede şahitlik eden bir meyhaneci, kaatilin, vak’a günü, Ârif ile beraber meyhanesine gelerek iki şişe rakı içtikten sonra çıkıp gittiklerini söylemiş; bir Bahriye neferi de: “Vak’a günü olan Cuma günü, saat dört raddelerinde Hakkı sarhoş olduğu halde kahvehaneye geldi, beni dışarı çıkararak:
— “Ben sevgilimi kama ile sol memesinden vurdum ve yarasını da açıp baktım... dedi” yollu şehadette bulunmuş ve kaatil, on beş yıl ağır hapse mahkûm olmuştu. Devrin âdetince, Ârifin arkadaşları, Âşık Râzi adında bir halk şairine Ârifin ağzından bir destan yazdırmışlardı ki “Tophânei Ârifin destanı” diye yayılmıştı; 1941 de ölen eski tulumbacılardan Galatalı Çerkes Ahmedden bu destanın ancak dört kıtası zaptedilebilmiştir:
Gittim Piripaşadaki kahveye
Niyetimiz gitmekti Kâğıthaneye
Girdi bir meyhane lâfı âreye
Hakkıdır kandıran yoktur vebâlim
Kalaycıbahçesi kana boyandı
Vâlidem Safiye Hanım tutuştu yandı
Namusa tecavüz pek kolay sandı
Arkadaş bildiğim ol kanlı zâlim
İnsana güzellik belâ olur mu
Arkadaş elinden kaza olur mu
Ondokuz yaşında selâ olur mu?
Kaldı gönüllerde nazlı hayâlim.
Baş ucumda inliyor bir kara selvi
Büküldü dul anacığımın beli
Kelepçede çürüsün kaatilin eli
İbret olsun güzellere bu hâlim!
Üsküdarlı halk şairi Vâsıf hoca merhum da 1948 de nefer Ârif ile kaatil Hakkının beraber çektirdikleri bir resim ile vak’a hakkında bir not vermişti. Hoca merhum şunları yazıyor:
“Nefer Ârifin cenazesinde bulundum; Kasımpaşada Kaptanpaşa Camiişerifinden kaldırılıp Âşıklar kabristanın alt kısmında Demirciler sokağının tam karşısına rastlıyan köşede ilk servinin altına gömüldü; yolum düştükçe bir fatiha okurum. Taşı yoktur, mezkûr kabristanın o kısmı hâlâ durur mu bilemiyorum. Bütün Tophane sibyanları tabur tabur, bölük bölük geldiler, tersaneliler de bir okadar kalabalıktı. Bu çocuğa yanmıyan olmamıştır. Ben Nefer Ârifi bir defa çeşme Meydanındaki meşhur kahvehanede bahriyeli Emin Çavuşun yanında görmüştüm, bu yaşa geldim, bu kadar diyar gezdim, böyle hüsnü an görmedim, onu gören Yusuf Peygamberi gördüm derdi, gayetle müeddeb ve mahcup idi; şehadetinden sonra çıkan şayialardandır, dul validesi bekâr çamaşırcılığı yaparak Ârifi bu yaşa getirmiş. Emin Çavuş o zamanlar Galata ve Tophanenin pençeli kabadayılarından “menem diğer nîst” diyen bıçkınlarındandı, Ârifi eşirrâ’ya karşı himaye ederdi; Cinayet Mahkemesinde kaatil İsmail Hakkı:
— Kalaycı Bahçesine doğru indik, orada karşımıza Emin Çavuş ile bahriyeli Nefer Ahmed çıktı, Çavuşun elinde kama vardı, beni tehdit ile kaçırdılar, Ârifin katlini beni yakalayan zabtiyelerden öğrendim.. diye bu adama bühtanda bulunmuş, fakat ilk itirafları üzerine tutturamamıştır. Ârifin Hakkı ile beraber çektirttiği resim Tophane Caddesinde Kapuiçi Hamamı yanında bir küçük fotoğrafçı dükkânının camekânında dururdu, vak’adan sonra bu adam tanesi bir mecidiyeden pek çok resim satmıştır”.
Vâsıf Hocanın verdiği fotoğraf zaman ile o derecede solmuştur ki şekiller sarımtırak bir zeminde pek güç seçilmektedir. Ressam Sabiha Bozcalının üstad elinin çizdiği bir resim, bu vesikadan güçlükle elde edilebilmiştir.
Nefer Ârif ile kaatili İsmail Hakkı
Ârif oturan çocuktur
(Resim: S. B.)
Theme
Person
Contributor
S. B.
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM020709
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
S. B.
Description
Volume 2, pages 980-981
Note
Image: volume 2, page 980
Theme
Person
Contributor
S. B.
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.