Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ARAB ASILLI TÜRK HARFLERİ (İstanbul Matbaacılığından)
Ne kadar hazin bir hakikattir ki millî kütüphanemizde bütün safhalariyle bir Basın = Matbuat tarihimiz yoktur. Bu tarihi tedvin edebilecek neslin güzideleri de âhirete göçmüşlerdir. Bundan sonra hangi himmet sahibinin ne yapabileceği bilinemez. Bu azametli mevzuu bütün hurda teferrüatiyle kavrıyarak bu yolda son çalışan salâhiyetli kalem sahibi eşsiz büyük üstad Ahmed Rasim Bey olmuştur (B. : Ahmed Resim); ne kadar ağlansa yeridir, onun da ömrü vefa etmemiştir. Türk Matbuat Tarihi müsveddeleri varislerinden kimin elinde kalmıştır, meçhulümüzdür.
İlk Türk matbaası Yirmisekiz Çelebizâde Said Mehmed Efendinin himmeti ve İbrahim Müteferrika’nın eli ile Sadrâzam Nevşehirli Damad İbrahim Paşanın himayesinde, Şeyhülislâm Abdullah Efendinin Hicrî 1139 Milâdî 1727 tarihli fetvâsı ve devrin padişahı Üçüncü Sultan Ahmedin bu fetvaya dayanan hattı hümâyunu, fermanı ile kuruldu (B. : Said Mehmed Paşa, Yirmisekizçelbebizâde; İbrahim Efendi, Müteferrika; Abdullah Efendi, Yenişehirli; Ahmed III).
O tarihten memleketimizde Lâtin asıllı Türk harflerinin kabulüne kadar geçen iki asır boyunca Türk matbaalarında Arab asıllı Türk harfleriyle kitap ve gazete basılmıştır. Bu iki asır içinde sadece Türk matbaasında kullanılan çeşitli harfleri tesbit etmek bir ömrü dolduracak azametli iştir. Arab - Türk h...
⇓ Read more...
Ne kadar hazin bir hakikattir ki millî kütüphanemizde bütün safhalariyle bir Basın = Matbuat tarihimiz yoktur. Bu tarihi tedvin edebilecek neslin güzideleri de âhirete göçmüşlerdir. Bundan sonra hangi himmet sahibinin ne yapabileceği bilinemez. Bu azametli mevzuu bütün hurda teferrüatiyle kavrıyarak bu yolda son çalışan salâhiyetli kalem sahibi eşsiz büyük üstad Ahmed Rasim Bey olmuştur (B. : Ahmed Resim); ne kadar ağlansa yeridir, onun da ömrü vefa etmemiştir. Türk Matbuat Tarihi müsveddeleri varislerinden kimin elinde kalmıştır, meçhulümüzdür.
İlk Türk matbaası Yirmisekiz Çelebizâde Said Mehmed Efendinin himmeti ve İbrahim Müteferrika’nın eli ile Sadrâzam Nevşehirli Damad İbrahim Paşanın himayesinde, Şeyhülislâm Abdullah Efendinin Hicrî 1139 Milâdî 1727 tarihli fetvâsı ve devrin padişahı Üçüncü Sultan Ahmedin bu fetvaya dayanan hattı hümâyunu, fermanı ile kuruldu (B. : Said Mehmed Paşa, Yirmisekizçelbebizâde; İbrahim Efendi, Müteferrika; Abdullah Efendi, Yenişehirli; Ahmed III).
O tarihten memleketimizde Lâtin asıllı Türk harflerinin kabulüne kadar geçen iki asır boyunca Türk matbaalarında Arab asıllı Türk harfleriyle kitap ve gazete basılmıştır. Bu iki asır içinde sadece Türk matbaasında kullanılan çeşitli harfleri tesbit etmek bir ömrü dolduracak azametli iştir. Arab - Türk harfleriyle nesih, sülüs, tâlik, kûfî ve rik’a gibi çeşitli yazılarda harfleri matbaa sistemine uydurmak çok zordur; Arab - Türk harflerinin Lâtin - Türk harflerinden ayrıldığı nokta birinin sağdan sola, öbürünün soldan sağa yazılması değil, birincisinin hurûfi muttasile (bitişerek yazılan harfler), ikincisinin de hurûfi munfasile (ayrı ayrı yazılan harfler) olmasıdır.
Türk matbaacılığında harflerin cüssesi, vücut büyüklüğü aslı italyancadan alınmış “punto” tâbiriyle tesbit edilmiştir: 6 punto, 8 punto, 10 punto... gibi.
Puntosu bir tarafa bırakılarak Lâtin - Türk yazısında matbaa için bir harf alır isek, meselâ “c” harfi.. matbaa yazısı için biri büyük (majüskül), diğeri de küçük (minüskül) iki harf yapmak kâfidir. Bunun Arab - Türk yazısında karşılığı olan “cım” harfini alırsak matbaa yazısı için yalnız cım, başta cım, ortada cım ve sonda cım olarak en az dört parça harf lâzımdır gibi görülürse de Arab - Türk matbaa yazısında bu harf bu suretle, harfleri mürettip tarafından el ile toplanarak dizilen bir matbaa tasavvur edersek Lâtin - Türk harfleriyle alfabede harf adedince 27 harflik, büyük ve küçük olarak da bunun bir misli 54 harflik bir hurufat kasası –kâfi iken Arap - Türk harfleriyle meselâ nezih yazı üzerine herhangi bir puntoda matbaa hurufat kasası 400 gözü aşar. Yani nesih yazı ile matbaada her hangi bir metin basmak için 400 küsur parça harf dökülmüştür. Arab - Türk harflerinde, bir hattatın, yazının estetiğini bozmadan matbaa sistemine uydurması çok ince bir hesap ve ayrı bir sanat işi olmuştur. Hattatın kaleminden çıkmış o harfleri madenden kalıplarını yapmak ve dökmek de, ayrıca bir ince dökümcülük işi, güzel sanatlardan bir iş olmuştur. İşte iki asır boyunca Türk basınına büyük hizmette bulunmuş olan bu hattatlar ve bu ince dökümcüler kimlerdir? Bazısının sadece isimleri kalmış ve çoğu mazinin karanlığında kaybolmuştur.
Büyük Ahmed Rasim hayatının son günlerinde işte bu meseleler üzerinde uğraşıyordu. Üstadın rumî 1340, milâdî 1924 yılında Vakit gazetesinde çıkmış “24 Punto Kûfî Yazı” başlıklı bir makalesini yirmi beş yıldanberi, bu Ansiklopedimizin bu maddesinin tek kaynağı olarak saklamışızdır. Aynen naklediyoruz:
“Müdevven bir Matbaa Tarihimiz yoktur. Senelerdenberi okuyup araştırarak, mesmuat, meşhudat, hatırat namları altında gazetelere, mecmualara yazmış olduğum muhtelif makalâtı bir araya getirerek kariben birinci cildi intişar edecek olan “Şair, muharrir, edîb..” namındaki eserimde de böyle bir tarihi besliyecek malûmatın yalnız bazı aksamı mevcuttur.
“Gazetelerimiz de bu hususta gayet lâkayıttır. Matbuat Tarihine dair ne vakit bir makale yazıp götürsem eshabı imtiyaz mırın kırın ederler. Biz de bu tarihin sahiplerindeniz, rica ederiz, ona dair ne bulursan getir, dercedelim, demezler. Arzettiğim hatıratı bile kitapçı nâşir, benim zorumla bastı.
“Elde bulunan malûmata göre bizde matbaacılığın tarihi tesisi 1140 ıncı senei hiçriyeye müsadiftir. Sultan Ahmed sâlisin 1139 senei hicriya zilkadesi evasıtı tarihli ve Şeyhülislâm Abdullah Efendi fetvasiyle müveşşah hattı hümâyunu bizde tarihi matbuanın mebdei ittihaz olunabilir. Bu hattı hümâyun mucibince İstanbulda Sultanselim civarında İbrahim Müteferrikanın hanesinde bir matbaa tesis edilmiş ve bu matbaa ilk defa olmak üzere “Van Kulu” nam lûgat kitabını basmıştır.
“Garbte matbaacılığın mucidi addedilen meşhur Gutenberg 1440 senei milâdiyede yani tarihi Hicretin 844 üncü senesinde icadkerdesini iptidaî bir halde meydanı istifadeye vaz’a muvaffak olabildiği için memleketimizde bu san’atı güzidenin 296 sene yani üç asır sonra teessüs etmiş olduğu anlaşılır.
“İşte bu vaziyetin evailine dair mevcut olan ve hududu rivayatı aşamıyan malûmat arasında da hurufatçılığa, makineciliğe, hakkâklığa, hattatlığa mürettipliğe, mücellitliğe ve bunların şuebat ve müteferriatına ait belli başlı malûmat yoktur. Halbuki bu sanatların cümlesi de matbaacılığın ayrı ayrı temellerinden mâdutdur. Matbaacılık hiç bir zaman bunlarsız teessüs edemez. Hakikat hal böyle iken bir matbuat tarihinden ancak müellif ve muharrir, bir dereceye kadar şair, edîb, terâcimi ahvaliyle gazete, risale adları koleksiyonu anlarız.
“Düne gelinceye kadar matbaalarımızda kullandığımız harflerin envaı şöyle idi (Üstadın verdiği şahıs isimleri bu harfleri döken sanatkârlardır):
6 punto nesih (Müteveffa Mühendisyan Efendi)
8 » » (Hâfız Efendi Merhumun )
12 » » ( Haçik Efendinin )
14 » » ( » » )
16 » » (Müteveffa Mühendisyan Efendi)
24 » » ( » » » )
36 » » ( Haçik Efendinin )
16 » Siyah ( » » )
24 » » ( » » )
18 » Rik’a ( » » )
24 » » (Müteveffa Mühendisyan Efendi)
36 » » ( Haçik Efendinin )
18 » Tâlik (Müteveffa Mühendisyan Efendi)
24 » ( » » » )
18 » Harekeli ( Haçik Efendinin )
24 » (Müteveffa Mühendisyan Efendi)
12 » Kûfi ( Haçik Efendinin )
16 » » ( » » )
48 » » ( » » )
“Bugün ise nümunesini gördüğümüz 24 punto yeni bir tahtı kûfi ile envaı hutut yirmiye baliğ olmaktadır (B. : Ahmed Nazmi Bey). Bu 24 punto kûfi yazı meşâhiri sanatkâranımızdan pul ve hattı kûfi mütehassısı Ahmed Nazmi Bey tarafından tersim edilmiş ve hurufatçılıkta üstad olan hakkâk ve hurufatçı Haçik Kevorkiyan Efendi tarafından hakkedilip dökülmüştür. Şu halde kûfi üzerine dört nevi hattımız mevcut demektir. Yeni hat gayet metbu ve kûfi hututu mütenevvianın en açık, en lâtif tertip ve istifinde olup rûhi Ebuzziya’yı şâd edecek mertebede nazre ârâdır.. Bundan mâda 24 punto olmak hasabiyle nesih 24 punto yazılarımızla yeni bir arkadaş zuhur ederek hututu İslâmiyenin en kadîmi bu suretle çoğaltılmış oluyor.
Ve Haçik Efendi bu yeni hat ile on nevi hat sahibi bulunuyor. Malûm olduğu üzere hattı kûfi İmam Ali (Radıyallahü anhin) eseri icadı olduğu mütevatirdir. Bundan evvel Araplar (Hattı Anbârî) denilen bir hat kullanırlarmış ki bir harfinin çizgisini bile görmedim.
“Oğlunun hattıdesti ile bende mevcut olan tercümei haline nazaran Haçik Efendi 1856 tarihi milâdîsinde İstanbulda Balat mahallesinde doğmuştur. Demek Sanatkâr altmış sekiz yaşındadır (1924 de). çocukluğunda Balat Ermeni kilisesi mektebinde tahsile başlamış ve on üç yaşında iken Vezir Hanında bir hurufat dökümhanesi sahibi olan Arslanyan Dikran Efendi yanına çırak girmiştir.
“Arslanyan Dikran alil vücut olmakla aradan biraz müddet mürununda dökümhanenin umuru hususunu Haçik Efendiye devretmiş ve 1880 de bu dökümhaneyi tamamen kendisine satmıştır. Haçik Efendinin beyanatına göre çıraklığında yalnız Araboğlu diye meşhur Ohannes’in on altı puntoluk hurufu mevcut olup bununla kitap tabolunurdu (B. : Araboğlu, Astvadzadur; Araboğlu, Boğos; Araboğlu, Ohannes) meşhur mühendisyan bir kaç sene sonra maruf 24 punto nesih hurufu hak ve isaga etmiş ve yine bir müddet sonra bu hattın 16 puntoluğunu da dökerek yeni bir tarz icadı ile Araboğlunun 16 puntoluk yazısı battal olmuştur. Her ne kadar Araboğlunun oğlu Artin hakkâk İstavraki namında birine 12 puntoluk bir nesih hat hakettirmiş idiyse de bu yazı Mühendisyan’ın 16 puntoluk yazıları yanında pek çirkin göründüğünden Haçik Efendi bu 12 puntoluk yazının kalıplarını yeniden hak edip dökerek el’an kullandığımız 12 puntoyu meydana çıkarmıştır.
“Haçik Efendi der ki:
Matbaacılıkta yalnız nesih hurufun istimali gayri kâfi geliyor ve türkçe yazı tenevvü edemiyordu. 12 puntoları bitirdikten sonra bir rık’a yazı çıkarmayı emel edinerek bir çok müşkülât ve mütemadiyen sarfı mesai ile nihayet birinci defa olarak 18 puntoluk rıkayı vücuda getirebildim. Bu yazı mektebi Sultanî ve Darüşşafaka hüsnü hat muallimi, Matbaai Osmaniye hattatı merhum İzzet Efendi-
Geçen asır ortasında Boğaziçinden bir manzara
(W.H. Bortlett’den Sabiha Bozcalının eli ile)
Türkiye Klişehanesi Nurgök Matbaası
nindir. Mühendisyan beş altı sene sonra idi ki önce 6 puntoluk nesih ve onu müteakip 24 puntoluk rık’a hurufatı hâk eylemiştir. Mühendisyan’ın 16 ve 24 punto yazıları ince olmak hasabiyle “siyah” tâbir ettiğimiz kalın görünen diğer nevi 16 ve 24 punto yazıları da biraz sonra yapıp döktüm ki 16 punto siyah yazının şiddeti lüzumunu bana ilk ihtar eden İkdam gazetesi sahibi Ahmed Cevdet Beydir. 18 ve 24 punto tâlik yazılara gelince Mühendisyan bu iki hattı Sultan Mecid devrinde dökmüş idi. İstimalinin ve tertibinin gayet güç olması hasabiyle 24 punto tâlik yazılar Matbaai Âmirenin bir köşesinde metrûk ve münsî bir halde kalmış idi. Merhum Ahmed Midhat Efendinin matbai mezkûrede müdüriyeti esnasında bu yazıların tadilini ve kabili istimal bir hale vaz’ını emretmekle 8 havadan ibaret olan hurufu mezkûreyi 6 havaya tenzil ettiğim gibi parçalarını da iki bin iki yüzden bin altı yüze indirdim. Şimdi nispeten kolaylıkla kullanılmaktadır. Mithat Efendi bu tadilâttan pek ziyade memnun olarak o zaman Maarif Nezaretinde bulunan Zühdü Paşa merhuma keyfiyeti takdiren bir tezkere yazdı. Zühdi Paşa da mükâfaten bir Dördüncü Mecidî nişanı inha ettiyse de nasılsa sonu çıkmadı idi. 1895 den 1908 e kadar 13 sene zarfında devri istibdadın kahrına uğrayarak yalnız Mektebi Sanâyide icrayı sanat etmeğe mecbur oldum. Hurufatçılık bir irade ile bu mektebe nakledilmiş ve sıkı bir kontrol altına alınmış idi. Bu sebeple yeni çeşit yazılar hâk ve dökümünü düşünemezdim. Meşrutiyeti müteakip mektebi mezkûru terk ederek İkdam gazetesinin ilk defa çıktığı Reşidefendi hanında şimdiki Garoyan matbaasının yerine naklettim. “Tâdili Hurûf Komisyonu” teşekkül edince o zamana kadar henüz müstamel olmıyan kûfi huruf üzerine sarfı zihin ederek 16 puntodan ve 42 parçadan ibaret olan kûfi 1909, andan sonra 36 puntoluk nesih hurufu ancak bir senede hâk ederek 1910 da piyasaya çıkardım. Bu icadımdan bütün gazeteler memnun göründüler. Makale başlıkları, mühim havadis unvanları için pek ziyade işe yaradığı gibi klişe yaptırmak masrafından da kurtuldular. 12 punto kûfi huruf 1912 de tamam oldu. 1917 de Maarif Nazırı bulunan Şükrü Beyin teşvikatı ile 36 puntoluk rık’a hurufu da hâk ve imal ederek bu defa Dördünücü Mecidî nişaniyle taltif edildim. Bundan bir sene evvel de matbaai Âmire Müdürü sabıkı Hamid Beyin vesatatiyle Manbai mezkûreye sebk eden hidematıma mükâfaten Üçüncü rütbeden bir Maarif madalyası almış idim. Elhasıl bu yolda devam ederek 1918 de 14 puntoluk nesih, 1922 de 48 puntoluk kûfiyi vücuda getirdim. Bütün bu yazıların hem çelik, hem bakır kalıpları nezdimde mevcuttur.
“Görülüyor ki sanatkâr üstad boş durmamış ve bugün de bize böyle bediî bir hat ihda eylemiş, altmış sekiz yaşında olduğu halde mütemadiyen sarfı mesai etmekte bulunmuştur. Hattâ bu sai mütemadî semeresidir ki 48 puntoluk bir nesih hurufun kalıplarını ikmal etmiş ve bunların yalnız dökümü kalmıştır. Rık’a hattı icad ettiği zaman yirmi dört yirmi beş yaşlarında olduğuna nazaran Haçik Efendi kırk kırk iki sene sonra on on bir türlü huruf mucidi olmak üzere Türkiye Matbuatı arasında temeyyün ediyor. Kendisini her veçhile sezavârı tebrik görür ve kendisini Türk erbabı kalemine Türk Matbuat tarihine bu meziyeti nadiresiyle tadim ederim (13 Ağustos 1924, Vakit Gazetesi)”.
Ebussuud Caddesindeki infilâk faciasına kadar bu ansiklopedinin birinci cildini teşkil eden 576 sahifesini bağlamış olan Tan Matbaasının kitap kısmı Ser mürettibi ve Türk Basınının yüz akı işçilerinden Ahmed Rahmi Usta bize Arab asıllı Türk harflerinin bir matbaa kasası şemasını vermiştir. Bu şemanın İstanbul Ansiklopedisinde tesbiti Türk Basın Tarihine nâçiz bir hizmetimiz olacaktır.
O eski Türk harfleri devrinde dört yüz parçayı aşan matbaa yazısında, şemada görülecektir, harflerin muhtelif şekilleriyle kompozisyonlarının ayrı ayrı isimleri vardı; bu isimlerin, eski Türk yazısını matbaa sistemine uyduran hattatlar tarafından mı, harfleri hak edip döken sanatkârlar tarafından mı konduğu veya onları her gün ellerinden geçiren, ömürleri boyunca o küçük maden parçalariyle yoğurulan mürettipler tarafından mı verildiği meçhuldür; bu isimler de unutulmuş, kaybolmuş gibiydi; onları da yine Ahmed Rahmi Ustanın büyük himmetile tesbit ettik. Bu tecrübeli, gün görmüş, mesleğine aşk ile bağlanmış kıymetli adam İstanbul Ansiklopedisine ayrıca şu notu tevdi etmiştir:
“Bir de yazılara hareke konulurdu; hareke de dizme hareke ve geçme hareke diye ikiye ayrılırdı, dizme harekeler yazı dizilirken birlikte toplanıp dizilir, geçme harekeler ise yazı dizildikten sonra konulurdu. Harekeler malûm, üstün, esire, ötürü, iki üstün, iki esire, iki ötürü, cezim, şedde, çeker ve med ki cem’an on parça harfti. Meselâ 8 parça harften dizilen “İstanbul” kelimesi harekelenecek olsa elif altına esire, sin üstüne cezim, te üstüne çeker, nun üstüne cezim, be üstüne ötürü ve lâm üstüne cezim konularak İstanbul kelimesini teşkil eden maden parçaları 8 den 14 e çıkardı. Harekenin çapı yarım milimetre kadardı.
“Eski harflerimizin kasaları 476 gözden mürekkepti. Şimdiki elli gözlük mürettip kasaları, onlara nispetle şilebin yanında taka gibi kalır. Altmış gözü boştu, mütebakı 416 gözü kâmilen harfler ve yazı işaretleri, rakamlar, çizgiler, muhtelif katratlar da anterlinlerle doluydu. Bir de havalı nesih ve rik’a yazılarına mahsus kasalar vardı, bu yazılara 476 göz de kiyafet etmediğinden bu iki yazının 186 parça havalı ilâvesiyle kasa gözleri 662 ye çıkardı. Mürettip olmak için çok emek sarfettik. Acemi çıraklık azından iki sene sürerdi; her türlü mahrumiyete katlandık, bu mesleğe olan aşk ile gündelik düşünmedik, ellerimizin o yüzlerce kasa gözü üzerinde pervasız hâkimiyetle dolaşacağı gün tek hedefimiz oldu. Mürettip oldun diye kasa başına geçirdikleri gün Leylâsına kavuşmuş mecnuna döndüm” (B. : Ahmed Rahmi Usta).
Şahsında son yarım asrın cemiyet hayatı renkli ve sesli bir film halinde yaşayan üstad Refî Cevad Ulunay da bir sohbet arasında şu hatırayı tevdi etmiştir:
“En eski kasaların gözleri büyük olduğundan gayet genişti. Mürettip, yazı dizerken kolu her tarafa yetişmez, kasa önünde mütemadiyen sağa sola gidip gelirdi, çok yorulurdu. Yaşlıcalarının yanında muhakkak eli işe yatmış olgun bir çırak bulunurdu, mürettip kasanın bir tarafında durup elinin ulaşamadığı yerdeki harfi, adını söyliyerek çırağından isterdi. Bu yüzden bilhassa gazete mürettiphaneleri pek sesli yerlerdi; gözleri küçülten, buna mukabil azıcık derinleştirilen, harf kasalarını bu suretle bir mürettibin el hâkimiyeti altına koyan Sabahçı Mihran Efendidir.”
Kibar bir İstanbullu ve bu Ansiklopedinin has dostlarından genç müdekkik Kevork Pamukcuyan da matbaacı Arabaoğullarının hal tercümelerini Ermeni kaynaklarından nakletmek suretiyle Basın Tarihimize kıymetli bir hizmette bulunmuştur. Pamukcuyan tarafından zikredilmemekle beraber, 1772—1782 arasında ölmüş bulunan Astvadzadur Tıbir Araboğlunun ilk Türk matbaasını açan İbrahim Müteferrikaya ilk Türk matbaa harflerini döken sanatkâr olması kuvvetle muhtemeldir.
Arab asıllı Türk matbaa harflerinin İstanbul mürettipleri ağzında isimleri:
A Kasası
Birinci sıra sağdan sola: 1— Lâfzai Celâl, 2— medli elif, 3— hemzeli elif, 4— hemze çeker, 5— büyük hemze başı, 6— küçük hemze başı, 7— hemze dendeni, 8— ortası uzun hemze dendeni, 9— sâirin hemzesi, 10— şeyin hemzesi, 11— orta hemze, 12— elif iki üstün, 13— çeker iki üstün, 14— yalnız iki üstün, 15— yalnız med, 16— Boş, 17— Boş, 18— hemze rı, 19— hemze nun, 20— Hemze ye.
İkinci sıra sağdan sola: 1— be, 2— bitişir be, 3— büyük be başı, 4— küçük be başı, 5— be dendeni, 6— ortası uzun be dendeni, 7— başlı be, 8— ortası uzun başlı be, 9— be rı, 10— be ye, 11— be nun, 12— nokta geçer be mim, 13— çim, 14— çim başı, 15— başlı çim, 16— iki taraf bitişir çim. 17— alt üst nokta geçer çim, 18— başlı kâseli çim, 19— bitişir kâseli çim, 20— kef çim.
Üçüncü sıra sağdan sola: 1— te, 2— bitişir te, 3— büyük te başı, 4— küçük te başı, 5— te dendeni, 6— ortası uzun te dendeni, 7— başlı te, 8— ortası uzun başlı te, 9— te rı, 10— te ye, 11— te nun, 12— nokta geçer te mim, 13— çeker çe, 14— çe mim, 15— çe, 16— çe ye, 17— bitişir çe ye, 18— Boş, 19— Boş, 20— kef ha.
Dördüncü sıra sağdan sola: 1— se, 2— bitişir se, 3— büyük se başı, 4— küçük se başı, 5— se dendeni 6— ortası uzun se dendeni, 7— başlı se, 8— ortası uzun başlı se, 9— se rı, 10— se ye, 11— se nun, 12— nokta geçer se mim, 12 den 19 a kadar Boş, 20— kef çe.
Beşinci sıra sağdan sola: 1— cim, 2— cim başı, 3— başlı cim, 4— iki taraf bitişir cim, 5— alt üst nokta geçer cim, 6— başlı kâseli cim, 7— bitişir kâseli cim, 8— cim cim, 9— çeker cim, 10— cim ye, 11— bitişir cim ye, 12— lâm cim, 13— kâseli cim¸14— kâseli mim cim, 15— lâm mim cim, 16— fe cim, 17— ayın cim, 18 den 20 ye kadar Boş.
Altıncı sıra sağdan sola: 1— ha, 2— ha başı, 3— başlı ha, 4— iki taraf bitişir ha, 5— alt üst nokta geçer ha, 6— başlı kâseli ha, 7— bitişir kâseli ha, 8— ha mim, 9— çeker ha, 10— ha ye, 11— bitişir ha ye, 12— lâm ha, 13— kâseli lâm ha, 14— kâseli mim ha, 15— lâm mim ha, 16— kaf cim, 17— ayın cim, 18— den 20 ye kadar Boş.
Yedinci sıra sağdan sola: 1— hı, 2— hı başı, 3— başlı hı, 4— iki taraf bitişir hı, 5— alt üst nokta geçer hı, 6— başlı kâseli hı, 7— bitişir kâseli hı, 8— hı mim, 9— çeker hı, 10— hı ye, 11— bitişir hı ye, 12— lâm hı, 13— kâseli lâm hı, 14— kâseli mim hı, 15— lâm mim hı, 16— kaf çim, 17— gayın çim, 18— pe rı, 19— pe ye, 20— pe nun.
Sekizinci sıra sağdan sola: 1+2— dal, 3+4 bitişir dal, 5— başlı dal, 6— başlı rı, 7+8—rı, 9+10— bitişir rı, 11— kemerli rı, 12— ze, 13— bitişir ze, 14— başlı ze, 15— kemerli ze, 16— zel, 17— bitişir zel, 18— başlı zel, 19— je, 20 bitişir je.
B Kasası
Birincgi sıra sağdan sola: 1— sin, 2— üç dişli sin, 3— iki dişli sin, 4— iki taraf üç dişli sin, 5— iki taraf iki dişli sin, 6— bitişir sin, 7— şun, 8— üç üç dişli şun, 9— iki dişli şun başı, 10— iki taraf üç dişli şun, 11— iki taraf iki dişli şun, 12— bitişir şun, 13— tı, 14— iki taraf bitişir tı, 15— yalnız tı, 16— bitişir tı, 17 tı ye, 18 bitişir tı ye, 19— lâm te, 20— bitişir lâm te.
kinci sıra sağdan sola: 1— sad, 2— dendenli sad başı, 3— dendensiz sad başı, 4— iki taraf dendenli sad, 5— iki taraf dendensiz sad, 6— bitişir sad, 7— dad, 8— dendenli dad başı, 9— dendensiz dad başı, 10— iki taraf dendenli dad, 11— iki taraf dndensiz dad, 12— bitişir dad, 13— zı başı, 14— iki taraf bitişir zı, 15— yalnız zı, 16— bitişir zı, 17— zı ye, 18— bitişir zı ye, 19— borulu kef, 20— iki taraf bitişir borulu kef.
Üçüncü sıra sağdan sola: 1— lâm, 2— bitişir lâm, 3— lâm kolu, 4— iki taraf lâm kolu, 5— lâm mim, 6— lâ elif, 7— bitişir lâm elif, 8— lâm ye, 9— bitişir lâm ye, 10— lâm he, 11— bitişir lâm he, 12— başlı lâm he, 13— lâm rı, 14— bitişir lâm rı, 15— lâm ze, 16— bitişir lâm ze, 17— çifte lâm kolu, 18— iki taraf bitişir lâm kolu, 19— kuyruklu lâm mim, 20— bitişir kuyruklu lâm mim.
Dördüncü sıra sağdan sola: 1— kef serenli, 2— iki taraf bitişir kef serenli, 3— yalnız kef, 4— bitişir kef, 5— başlı kef, 6— kef kuyruğu, 7— çeker kef, 8— mekânın kefi, 9— gelirin kefi, 10— iki taraf bitişir gelirin kefi, 11— kemanın kefi, 12— kelimenin kefi, 13— kef ye, 14— bitişir kef ye, 15— kef he, 16— bitişir kef he, 17— kef lâm, 18— bitişir kef lâm, 19— kef mim, 20— kuyruklu kef mim.
Beşinci sıra sağdan sola: 1— fe, 2— fe başı, 3— iki taraf bitişir fe, 4— başlı fe, 5— çeker fe, 6— fe ye, 7— bitişir fe ye, 8— fe mim, 9— bitişir fe, 10— ayın başı, 11— iki taraf bitişir ayın, 12— kâseli ayın, 13 bitişir kâseli ayın, 14— çeker ayın, 15— ayın ye, 16— bitişir ayın ye, 17— ayın mim, 18— bitişir kuyruklu ayın mim, 19— ayın rı, 20— ayın ze.
Altıncı sıra sağdan sola: 1— kaf, 2— kaf başı, 3— iki taraf bitişir kaf, 4— başlı kaf, 5— çeker kaf, 6— kaf ye, 7— bitişir kaf ye, 8— kaf mim, 9— bitişir kaf, 10— gayın başı, 11— iki taraf bitişir gayın, 12— kâseli gayın, 13— bitişir kâseli gayın, 14— çeker gayın, 15— gayın ye, 16— bitişir gayın ye, 17— gayın mim, 18— bitişir gayın mim, 19— gayın rı, 20— gayın ze.
Yedinci sıra sağdan sola: 1+2— küçük çeker, 3+4— alttan bir nokta, 5+6— altdan ikı nokta, 7— alttan üç nokta, 8— çengel çeker, 9— çeker be, 10— çeker ye, 11— çeker pe, 12— pe, 13— bitişir pe, 14— büyük pe başı, 15— küçük pe başı, 16— pe dendeni, 17— ortası uzun pe dendeni, 18— başlı pe, 19— ortası uzun başlı pe, 20— nokta geçer pe mim.
Sekizinci sıra sağdan sola: 1— elif.
C kasası
Birinci - dördüncü sıralar Boş.
Beşinci sıra soldan sağa: 11— ortadan bir nokta, 10— ortadan iki nokta, 9— ortadan üç nokta, 8— dad ha, 7— dad cim, 6— büyük çeker, 5— den 1 e kadar Boş.
Altıncı sıra soldan sağa: 11— başdan he mim, 10— hümanın mimi, 9— he rı, 8— he ye, 7— bitişir gözlü he ye, 6— başdan gözlü he cim, 5— başdan ha cim, 4 den 1 e kadar Boş.
Yedinci sıra soldan sağa: 11— lâm vav, 10— lâm dal, 9— lâm zel, 8— ke lâ, 7— kef lâm he, 6 dan 1 e kadar Boş.
Sekizinci sıra soldan sağa: 11— bitişir lâm vav, 10— bitişir lâm dal, 9— bitişir lâm zel, 8— bitişir ke lâ, 7— bitişir kef lâm he, 6 dan 2 ye kadar Boş. 1— Osmanın mimi.
D kasası
Birinci sıra soldan sağa: 11— Boş, 10— başdan mim cim, 9— başdan mim ha, 8— başdan mim hı, 7— başdan mim cim mim, 6— başdan mim ha mim, 5— başdan mim hı mim, 4— başdan lâm cim mim, 3— başdan lâm ha mim, 2— başdan lâm hı mim, 1— başdan sad ha.
İkinci sıra soldan sağa: 11— başlı mim, 10— yalnız nun, 9— bitişir nun, 8— başlı nun, 7— nun ye, 6— mim rı, 5— mim ze, 4— mim ye, 3— bitişir mim ye, 2— Boş, 1— dad cim.
Üçüncü sıra soldan sağa: 11— mim başı, 10— çeker mim, 8— kuyruklu mim, 7— azîmin mimi, 6— kemerli mim, 5— sümmenin mimi, 4— alt üst mim, 3— düz mim, 2— çifte mim, 1— mim kuyruğu.
Dördüncü sıra soldan sağa: 11— büyük nun başı, 10— küçük nun başı, 9— nun dendeni, 8— ortası uuzun nun dendeni, 7— başlı nun, 6— başı ortası uzun nun, 5— nokta geçer nun mim, 4— limanın mimi, 3— ismailin mimi, 2— nun rı, 1— nun nun.
Beşinci sıra soldan sağa: 11— büyük ye başı, 10— küçük ye başı, 9— ye dendeni, 8— ortası uzun ye dendeni, 7— başlı ye, 6— başlı ortası uzun ye, 5— nokta geçer ye mim, 4— eylemişin mimi, 3— ingilizin ze si, 2— ye rı, 1— ye nun.
Altıncı sıra soldan sağa: 11— iki gözlü he başı, 10— iki taraf bitişir gözlü he, 9+8— zamir he, 7+6— halka he, 5— başlı he, 4— hamzeli zamir he, 3— hemzeli halka he, 2— zamir te, 1— halkalı te.
Yedinci sıra soldan sağa: 11+10— bitişir vav, 9— başlı vav, 8— başlı ye, 7— alt üst nokta geçer ye, 6— hemzeli vav, 5— bitişir hemzeli vav, 4— yahyanın yesi, 3— iki taraf bitişir kandil he, 2— kandil he başı, 1— alt üst nokta geçer kandil he.
Sekizinci sıra soldan sağa: 11+10— yalnız vav, 9+8— yalnız ye, 7+6— kesik ye, 5+4— kemerli ye, 3 den 1 e kadar Boş.
Araboğlu harfleri ile basılmış gayri resmî ilk türkçe gazetesi “Tercümânı Ahvâl”.
Mühendisyan harfleri ile basılmış ilk Türk mecmuası “Musavver Medeniyet”.
Arab asıllı Türk matbaa harflerinin kasası
(Şema: Ahmed Rahmi Usta)
Theme
Other
Contributor
Ahmed Rahmi Usta
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM020628
Theme
Other
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Ahmed Rahmi Usta
Description
Volume 2, pages 924-933
Note
Image: volume 2, pages 926, 927, 928E1, 930, 931
See Also Note
B. : Ahmed Resim; B. : Said Mehmed Paşa, Yirmisekizçelbebizâde; İbrahim Efendi, Müteferrika; Abdullah Efendi, Yenişehirli; Ahmed III; B. : Ahmed Nazmi Bey; B. : Araboğlu, Astvadzadur; Araboğlu, Boğos; Araboğlu, Ohannes; B. : Ahmed Rahmi Usta
Theme
Other
Contributor
Ahmed Rahmi Usta
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.