Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ANKARA CADDESİ
Büyükşehrin, dolayısı ile Türkiyenin fikir ve sanat merkez ve meşheri; İstanbul basınının beşiği, bir politika kanalı, âlimler, mütefekkirler, müellifler, muharrirler artistler, güzergâhıdır. İstanbulun büyük tâbi kitabcıları, en büyük kırtasiye mağazaları, mücellitleri, klişe atölyeleri, ilânat büro ve şirketleri, gazete ve mecmua bâyileri ve bir kaç büyük matbaa, gazete ve mecmua idarehâneleri bu caddenin iki kenarı boyunca sıralanmıştır.
1934 Belediye Şehir Rehberine göre Vilâyet Konağının köyünden başlıyarak Sirkeci sahilinde Arabavapuru İskelesine kadar uzanır (aşağıdaki târifleri rahat mütalâa etmek için krokiye bakınız); Hamdiye ve Muradhüdavendigâr Caddeleri (Sirkeci tramvay yolu) ile dörtyol ağzı yaparak kesişir ki, adı geçen rehberde bu noktadan sahile kadar olan yol da her ne kadar Ankara Caddesi adını taşır ise de bu kısım artık bir meydancığa inkilâb etmiştir, halk ağzında kullanıldığı gibi “Sirkeci Meydanı” dır; bu ansiklopedide Sirkeci maddesinde tesbit edilmiştir (B. : Sirkeci Meydanı) ve aslında da eski adı Sirkeci Caddesi idi (B. : Sirkeci Caddesi); işte bu kısmı Sirkeci Meydanı olarak ayırdıktan sonradır ki Ankara Caddesi için, İstanbulun şöhreti dillere destan olmuş Bâbıâli Caddesinin yeni adıdır diyebiliriz.
Fakat 1934 Belediye Şehir Rehberi tanzim edilir ve ...
⇓ Read more...
Büyükşehrin, dolayısı ile Türkiyenin fikir ve sanat merkez ve meşheri; İstanbul basınının beşiği, bir politika kanalı, âlimler, mütefekkirler, müellifler, muharrirler artistler, güzergâhıdır. İstanbulun büyük tâbi kitabcıları, en büyük kırtasiye mağazaları, mücellitleri, klişe atölyeleri, ilânat büro ve şirketleri, gazete ve mecmua bâyileri ve bir kaç büyük matbaa, gazete ve mecmua idarehâneleri bu caddenin iki kenarı boyunca sıralanmıştır.
1934 Belediye Şehir Rehberine göre Vilâyet Konağının köyünden başlıyarak Sirkeci sahilinde Arabavapuru İskelesine kadar uzanır (aşağıdaki târifleri rahat mütalâa etmek için krokiye bakınız); Hamdiye ve Muradhüdavendigâr Caddeleri (Sirkeci tramvay yolu) ile dörtyol ağzı yaparak kesişir ki, adı geçen rehberde bu noktadan sahile kadar olan yol da her ne kadar Ankara Caddesi adını taşır ise de bu kısım artık bir meydancığa inkilâb etmiştir, halk ağzında kullanıldığı gibi “Sirkeci Meydanı” dır; bu ansiklopedide Sirkeci maddesinde tesbit edilmiştir (B. : Sirkeci Meydanı) ve aslında da eski adı Sirkeci Caddesi idi (B. : Sirkeci Caddesi); işte bu kısmı Sirkeci Meydanı olarak ayırdıktan sonradır ki Ankara Caddesi için, İstanbulun şöhreti dillere destan olmuş Bâbıâli Caddesinin yeni adıdır diyebiliriz.
Fakat 1934 Belediye Şehir Rehberi tanzim edilir ve İstanbul cadde ve sokaklarına Cumhuriyet devrinin yeni isimleri verlirken Babıâli Caddesinde mânâsız, dolambaçlı, çetrefil bir isim kaydırması yapılmıştır ki bir lâübâlilik şaheseridir; istikbâlin târih müdekkiklerini hayli yoracakır; şöyle ki (krokiye bakınız):
Sirkeciden İkinci Sultan Mahmud Türbesinin hazîresi köşesine kadar İstanbulun ana yollarından biri uzanır; bu yol Nuruosmaniye Caddesi ile haçvâri kesişir. İşte bu yolun Sirkeciden Nuruosmaniye kavuşağına kadar olan kısmı meşhur târihî Babıâli Caddesidir. Nuruosmaniye kavuşağından Türbe hazîresi köşesine kadar olan kısmının eski adı da Mahmudiye Caddesidir.
1934 Rehberinde Babıâli Caddesinin Vilâyet Konağı köşesine kadar olan kısmına Ankara Caddesi adı verilmiş; Vilâyet konağından Türbe hazîresi köşesine kadar uzanan caddeye de, bir parçasının üstündeki Mahmudiye adı kaldırılarak Babıâli Caddesi adı konmuştur. Mâdemki tarihî Babıâli Caddesi adı muhafaza edilecek idi, yerinde muhafaza edilmeliydi, tarihî ismi Mahmudiye Caddesi üzerine kaydırmaya ne lüzum vardı.
Tarifimizi başka türlü de yapabiliriz: Eski tarihî Babıâli Caddesinin büyük bir kısmı zamanımızın Ankara Caddesidir; küçük bir parçası da eski Mahmudiye Caddesi ile birleşerek İstanbul şehri haritasında Babıâli Caddesini eski tarihî cadde ile karıştırmamaya dikkat etmelidir.
Ankara Caddesi (Tarihî Babıâlinin büyük kısmı) nın en eski sîmasını pek mübhem biliyoruz. Hayatının mühim kısmını bu caddede geçirmiş olan Ahmed Midhat Efendi H. 1296 (M. 1879) da neşretmiş olduğu “Yer yüzünde bir melek” adındaki romanının başlarında şu şâyanı dikkat mâlûmatı veriyor:
“Bundan tahminen otuz beş sene kadar evvel bir kış gecesinde idi (H. 1261? = M. 1845?). Sirkeci iskelesi tarafında garib bir yangından sonra (Hicrî 1282 = Milâdî 1866 Hocapaşa Yangını) meydana gelip bugün bir baştan diğer başına doğru baktığımız zaman kalblerimize ferahlık veren geniş caddeyi hatırınıza getirip de kendinizi Sirkecide bulursanız haber vereceğimiz vak’anın asla zevkine varamazsınız. Eğer yirmi beş yaşını aşkın bir adam olup da biraz da hafıza kuvvetiniz yerinde ise o eski Sirkeci iskelesini hâlâ gözünüz önünde bulursunuz. Binaenaleyh târif için pek tafsilâta lüzum yoktur. Cağaloğlundan doğru gelen yani şimdiki Babıâli Caddesinin selefi bulunan bellibaşlı caddesinde bile sağ tarafındaki hanenin damından bir kiremit düşecek olsa, sol taraftaki hanenin cumbasını zedeleyeceğini size ihtar edersek mübalâğa etmemiş olduğumuz halde Sirkeci iskelesi sokağının nasıl bir sokak olduğunu da târif etmiş oluruz...”.
Ankara (Babıâli) Caddesinin genişetilmesi, son Hocapaşa yangınından sonra kurulan “Islahatı Turuk Komisyonu” ile bu komisyonu kuran ve himaye eden Keçecizade Fuad Paşanın eseridir.
Şöhretli cadde İstanbulun son îmar faaliyetinde de mühimce tahavvüle uğramıştır.
Cadde, Vilâyet Konağından Sirkeciye doğru evvelâ sola sonra sağa iki büyük kavis yapar ve oldukça dik meyil ile yokuş aşağı iner.
Sağda Ebussud Caddesi, İbnikemal Caddesi ve Hocapaşa Hamamı Sokağı; solda Cemâlnâdir Sokağı bir parçası, Cağaloğlu Yokuşu, Âşirefendi Caddesi, Yenipostahâne Caddesi ve Muhzirbaşı Sokağı ile kavuşakları vardır.
Ankara Caddesinin sîması 1946 da imkân ölçüsünde dikkatle tesbit edilmişti. O tarihten 1959 a kadar geçen on üç yıl içinde mühim değişiklikler olmuştur.
Burada târih malzemesi olarak evvelâ 1946 da toplanmış olan notları kaydedeceğiz ve sonra, yine mümkün olan dikkatle onüç yılın değişikliğini tesbite çalışacağız.
I : Vilâyet Konağından Sirkeciye doğru sağtaraf:
a) Vilâyet Konağı ile Ebussud Caddesi kavuşağı arası.
Vilâyet Konağı ve onun altında Nallı Mescid (B. : Vilâyet Konağı; Babıâli; Nallı Mescid). Nallı Mescidin altında bir yüzü caddeye, bir yüzü de Vilâyet Konağı bahçesine bakan iki yüzlü büyük bir çeşme vardı ki, vilâyetin bahçe duvarındaki yüksek parmaklıkların kaldırıldığı sırada bu güzel çeşme de yıktırılmıştır. Bu satırların yazıldığı sırada Nallı Mescidten sonra vilâyet konağı bahçesinin Ankara Caddesine açılan yan kapusu gelir ki, İkinci Abdüıhamid devrinde Sadırazamlar bu kapıdan girip çıkarlardı; Meşrutiyetin ilânında kapatıldı; fakat kapalı olduğu halde önünde daima süngülü bir jandarma nöbet beklerdi. Cumhuriyet devrinde bu nöbetçi kaldırılarak kapu halka açıldı, Soğukçeşmede Alay Köşkü karşısındaki büyük kapı da açılarak vilâyet konağı bahçesinin arka kısmında Ankara Caddesinden Soukçeşmeye bir geçid vücuda geldi; fakat yalnız yayalara mahsustur, araba ve otomobil geçemez.
Kapının yanında sağda birinci büyük ahşap binada Türkiye Yayın ve Basımevi müessesesi bulunmaktadır; müessesenin ve binanın sahibi Demiray ailesidir. Bina 32, 34, 36 ve 38 sokak numaralarını taşır. Asıl medhal 36 numaralı kapı olup ailenin erkek olarak büyüğü ve müessesenin bânisi Tahsin Demiray’ın adına tescil edilmiş olan Yayınevi’nin levhasını taşır. Yıldız Sinema Mecmuasiyle Ev-İş mecmuası ve çocuk yayınları arasında pek kıymetli bir hatıra bırakmış olan Yavrutürk çocuk mecmuasının yerine kurulmuş Çocuk Hartası burada çıkar. Türkiye Yayınevi, İkinci Cihan Harbi içinde kitap neşrine de başlamış, tercüme ve telif romanlarla beraber Canlı Tarihler adında fevkalâde kıymetli bir Otobiyografi kütüphanesi tesis etmiştir. Binanın alt katı idarehanedir, orta tahrir heyetlerine tahsis edilmiştir; üst katı Demiray ailesinin ikametgâhıdır.
34 numarada, ki medhal kapısının sağındaki dükkândır, Türkiye klişehanesi bulunmaktadır; Tahsin Demiray’ın küçük kardeşi Nureddin Demiray’ın adına tescil edilmiştir; asılında, bu müessesenin başında Ankara caddesinin kıymetli ve emektar sanatkârlarından Karanfiloğlu Gabriyel (Kapril) usta bulunmaktadır (B. : Karafiloğlu, Kapril Usta).
İstanbul Ansiklopedisi klişelerinin büyük bir kısmı bu sanatkârın atölyesinde yapılmaktadır.
32 numara, müessese tarafından bir depo olarak kullanılmaktadır ki, eskiden ayni binanın mutfak medhali imiş.
Yayınevi medhalinin solunda, Türkiye Yayınevi neşriyatının satıldığı bir dükkân vardır; onun altında 38 numara. Türkiye Basımevinin medhalidir.
Türkiye Yayın ve Basım Evleri, Ankara Caddesinin en ciddî ve dürüst bir müessesesi şöhretini hakkıyle taşımaktadır (B. : Türkiye Yayın ve Basım Evleri; Demiray, Tahsin).
İstanbul matbuatının büyük isimlerinden olan Akşam gazetesi, ilk defa bu binada kurulmuş ve çıkarılmıştır, idarehanesi binanın alt katını işgal ederdi, üst katta yalnız tek bir odada heyeti tahririye çalışırdı.
İstanbul Matbuat Cemiyetinin temeli de bu binada atılmıştır denilse yeridir; Beyoğlunda bulunup malî sıkıntılar ve yolsuzluklar yüzünden inhilâle yüz tutan Matbuat Cemiyetinin Vakitci Us Kardeşlerin büyüğü Mehmed Asım Beyin ricasiyle muhasebeciliğini kabul eden tâbi İbrahim Hilmi Bey 1919 da Cemiyeti buraya nakletmiş, ciddiyet ve namusiyle muhasebesini ıslah etmiş ve bina Mütareke yıllarının kara günlerinde, İstanbul gazetecilerinin millî heyecan ile kükreyen toplantılarına, kongrelerine sahne olmuştur. İbrahim Hilmi Bey, başta Mehmed Asım, kardeşi Hakkı Tarık, Vatancı Ahmed Emin, Akşamcı Necmeddin Sadık ve Tasvirci Velid Bey merhum gelmek üzere yüz, yüz elli gazetecinin toplantılarını pek ulvî hatıralardır dile târif eder. Tahsin Demiray’ın, sahibi bulunduğu bu binanın bu toplantılara sahne olan odasına bir hatıra levhasi koyması, pek yerine bir iş olur.
40 numara, eski İkdam Yurdu binası; bu satırların yazıldığı sırada sahibi, gazete müvezziliğinden çalışkanlığı ve namusiyle servet sahibi olmuş ve Ankara Caddesinde “Mehmed Ağabey” diye mûruf Mehmed Yazır’dr. Bu binanın yerinde vaktiyle harabca ahşab bir yapı vardı. Bu büyük kâgir bina, 1910-1912 arasında, İkdam gazetesi sahibi ve Başmuharriri Ahmed Cevdet Bey tarafından, bir rivayete göre 3500 altın liraya yaptırılmıştır. İkdam, ondan evvel Reşidefendi hanında, methalden girilince sol tarafa gelen kısmı işgal ederdi. Alt tarafı makine dairesi idi, üstü de idare ve heyeti tahririyeye aitti.
42 numara, Mehmed Yazır (Mehmed Ağabey) ve şeriklerinin kollektif şirketidir.
42/1 numara, gazete ve mecmua serbayilerinden Remzi Bilgin’in dükkânı; 1939 danberi bu dükkândadır; Remzi Bilgin yirmi beş yıldanberi bu işle meşguldür. Bundan evvel Kaligraf Filip’in dükkânında, ondan evvel de Kaya hanında, çaycı Lâtifan’ın dükkânı üzerine rastlayan odada idi. Serbayiliğe başladığında ilk olarak Celâl Nuri’nin Âti gazetesini tevzi etmiştir.
44/1 numarada Nefaset Mücellidhanesi vardır. Müessesenin sahibi Tanas Simota Ankara Caddesinin eskisi ve emektarı olan pek kıymetli bir sanatkârdır. 31 yıldanberi bu dükkânda çalışmaktadır. Kendisinden evvel burada Tıb Kütüphanesi bulunmakta imiş; ondan evvel de Dr. Neş’et Osman’a ait olan asıl binanın bir odası imiş. Tanas usta 1890 da doğuş; Babıâli Caddesine on iki yaşında bir mücellid çırağı olarak gelmiş, 1946 da yine bu Caddede İslâm Mücellidhanesinin bulunduğu dükkânda Eretik isminde bir Ermeni mücellidin yanında dokuz sene çıraklık yapmış, ustasının ölümünde dükkânı devren üzerine almış, dört sene sonra da 1915 de bu dükkâna nakletmiştir. Yetişkin oğlu yine iyi bir mücellid olan Rali Usta ile beraber çalışmaktadır. (B. : Nefaset Mücellidhanesi; Simota, mücellid Tanas).
44/2 Doktor Neş’et Osman merhuma ait binanın methal kapısıdır.
46 numarada Güzel İş Basımevi bulunmaktadır; Dr. Medeni Beye ait binanın müştemilâtındandır. Güzel İş Basımevi 1899 da Vahran Dernersesyan tarafından Sultanhamamında tesis edilmiş, bir ara da Sirkeciye nakletmiş, 1926 da da buraya yerleşmiştir. Kartvizit, fatura, mektup kâğıdı ve zarf ve cedvel gibi günlük işlerde kullanılan şeyleri basar. Vahram ihtiyarlamış olup matbaayı oğulları idare etmektedir. Burada Güzel İş Basımevinden evvel elektrik malzemesi satan bir zat bulunuyordu, ondan evvel de Dr. Medeni Beyin garajı idi.
48 numaralı bina Dr. Medeni Beyin olup, vefatında kardeşine intikal etmiştir. Meşrutiyetin ilk yıllarında İtalya ve Balkan Harpleri sırasında çıkmış, İstanbul matbuatının yüz akı neşriyatından Resimli Kitab adındaki aylık magazinin idarehanesi bu binada idi.
48/1 numara Dr. Medeni Bey merhuma ait binanın bodrumuna inen kapı aralığından bozma küçük bir dükkândır ki 1943 tenberi içinde, İstanbul Serbayilerinden ve Ulusun İstanbul bayii Fazıl Ünverdi yerleşmiş bulunmaktadır. Fazıl, hayata fakir bir müvezzi olarak atılmıştı. Henüz 18 yaşında iken Tahsin Demiray tarafından himaye edilerek Türkiye Yayınevi mecmualarının bayiliğini üzerine almış ve 1936 dan 1942 ye kadar bu işi muvaffakiyetle başarmıştır. Bu küçük dükkânda Serbayilik eden Nail Demirkan, daha yukarıda Vilâyet karşısında bir dükkâna nakledilince yerine Fazıl geçmiş ve kısa bir zaman sonra Büyükşehrin en faal ve genç bir gazete ve mecmua bayii olmuştur.
48/2 numara, Dr. Medeni’ye ait binanın altında bir dükkândır ki, bu satırların yazıldığı sırada kapalı bulunuyordu, Nebioğlunun isticarında bir depo idi.
50 numara üç katlı bir kârgir binadır. Alt katında İstanbul Ansiklopedisinin hususî bürosu ve İstanbul Yayın evi bulunmaktadır. Orta katta bir aile, üst katta da mal sahibi Muallim Salim Siret oturmaktır ki Öğretmen Sesi mecmuasının da sahibidir.
Bu binanın arsasına ilk yapı tahminen Hicrî 1240 (Milâdî 1824) ta Hacı Şaban damadı Mısır Tüccarlarından Mehmet bin Ali tarafından inşa edilmiştir. Bu zat, ahşap olduğu muhakkak olan bu evi 1247 (1831) de zevcesi Saraylı Hatice Fikriye Hanıma ferağ etmiştir. Büyük Hocapaşa yangınında, Babıâli Caddesinin bütün binalariyle beraber bu ev de yanmış, yangından sonra çıkan bir İradei Seniye ile muhterik ev ve dükkânların arsaları tarla haline konularak caddenin tevsi ve tesviyesi yapılmış, bu sırada Saraylı Hanımın yanan evinin arsasından da bir kısmı yola terk edilmiştir. Hatice Hanım ölünce arsa çocuklarına intikal etmiş, onlarda 29 Teşrinievvel 1289 (1873) da Girid Adasının Hanya Limanreisizade Mustafa Kaptan ile bu zatın amcazadesi Mehmed Beye satmışlardır. Mustafa kaptan da buraya şimdiki binayı inşa ettirmiştir. Bu üç katlı ev, 27 Kânunusani 1297 (1881) de Hatice Sultanın süt hemşiresi Feryal Hanıma, 25 haziran 1324 (1906) de Seraskerlik Mektubî Kalemi hülefasından İbrahim Arifî Beye, 1326 (1908) da Ayşe Hanıma, 1328 (1906) de Hasan Vasfi Beye, birkaç sene sonra Teofilos Nikolâdis efendi ile zevcesi Madam Despina’ya satılmış, bunlardan da 1936 da Muallim Salim Siret satın almıştır. İkinci Abdülhamid devri sonlarında kiracısı olan Madam Zafiri bu evde bir pansiyon açmıştı, bekâr muharrirler otururdu. Hattâ Babıâli Caddesinin büyük tâbi kitapçıllarından İbrahim Hilmi Bey gençliğinde birkaç sene bu evin bir odasında oturmuştu.
52/1 numara, Burhaneddin Erenler Matbaası, 1928 de kurulmuş bir müessesedir; el ile dizer, bir düz makinesi vardır. 4 Aralık 1945 mitinginde Tan Matbaası tahrib edildiğinde İstanbul Ansiklopedisinin sekizinci fasikülünün ikinci forması ve kapağı bu matbaada dizilip basılmıştır.
52 numarada, Burhaneddin Matbaasının bulunduğu binadan bölmedir, Memleket Yayınevi ile Köye Doğru Dergisi idarehanesi bulunmaktadır. Bu Yayınevi ile derginin sahibi Salâhaddin Demirkan’dır. 1942 denberi burada bulunmaktadır. Bu katta müteahhit A.Tahir Tipi’nin de yazıhanesi vardır. Üst katında bir aile oturmaktadır.
54 numaralı, Bilmece Yayınevi, Mayıstanberi kapalı bulunmaktadır. Üst katında bir aile oturmaktadır.
56 numara, Doğruluk Mücellidhanesi, sahibi Dikran Güleç’dir. 1936 danberi burada bulunmaktadır. Mülk sahibi Vahan Miranşahtır.
58/1 numara, Çelik Cild Matbaası, sahibi Sabri Çelik’dir. İstanbul Ansiklopedisi için malûmat vermekten istikâf etmiştir.
58 numara, Akgül Berber Salonu; merhum Osman Özbabacan tarafından 1936 da açılmış olup halen zevcesi tarafından idare edilmektedir. Vaktiyle yerinde bir aşçı vardı. Mülk sahibi Binbaşı Mazhar Eymur’dur.
60 numarada, Anadolu Ajansı bulunmaktadır. Mülk sahibi tâbi İbrahim Hilmidir. Ajans bu binaya 1933 de gelmiştir, ondan evvel İkdam Yurdunda, daha evvel de Vakit Yurdunda Hakkı Us’un kiracısı olarak bulunuyordu.
62 numarada, Ankara Caddesinin eski ve büyük müesseselerinden Hilmi Kitabevi bulunmaktadır (B. : Hilmi Kitabevi).
Bu meşhur kütüphane buraya 1930 da gelmiştir; İbrahim Hilmi Bey ilk kütüphanesini 1896 da Vakit Yurdunun methali yanındaki küçük bir dükkânda açmıştır; iki sene sonra, Yeni Postahanenin bulunuduğu yerde şekerci Abdullah Efendi merhuma ait üç ahşap dükkândan birini tutmuş, burası Postahane yapılmak üzere istimlâk edildiğinde tekrar Babıâli Caddesine dönmüş, bu satırların yazıldığı sırada Naci Beyin Maarif kütüphanesinin bulunduğu dükkâna yerleşmiş ve tam yirmi yıl, 1930 a kadar orada kalmıştır.
64 numarada; Ankara Caddesinin 1892 de kurulmuş büyük müesseselerinden Cihan Kütüphanesidir; bu binaya 1924 de nakletmiştir. Sahibi Aramanuş Hanımdır. (B. Cihan kütüphanesi). Mülk sahibi Cevdet Kerim İncedayı’dır.
66 numarada, Diş Tabibi Halil İlyas Akben’in muayenehanesi vardır. Ayni binada bir emlâk işleri alım ve satım ve inşaat ve tamirat bürosu vardır.
68/1 numara, Petro Koklata’nın küçük tütüncü ve bakkaliye dükkânı; yanındaki mücellidhaneden bölme ile ayrılmıştır. Petro bu dükkânı 1938 de açmıştır.
68 numara, Asrî Mücellidhane, sahibi Cemal Tekeştir. 1928 yılında açılmış bir atölyedir, kendisi ayni zamanda mülkün de sahibidir. Bu dükkânda daha evvel bir terzi vardı.
70 numara, Ölmez Eserler Yayınevi, 1939 da kurulmuş buraya 1943 de gelmiştir; burada daha evvel bir kahveci, ondan evvel de Halk Kitabevi bulunmakta idi.
72 numarada Ülkü Kitab ve Yayınevi bulunmaktadır. Faruk Gürtunca tarafından tesis edilmiş olan bu müessese, bilhassa çocuk kitapları ve mecmuaları neşriyatı ile memlekete çok büyük hizmetlerde bulunmuştur; güzel yolunda devam etmektedir (B. : Gürtunca, M. Faruk; Ülkü Matbaası ve Kütüphanesi).
74 numarada, Muhtar Aykın’ın matbaası vardır, ayni zamanda hakkâklık ile meşgul olmaktadır. On beş yıllık bir müessesedir. Burada daha evvel Ankara Caddesinin meşhur kâğıtçılarından Hirasku bulunuyordu. Mülk sahibi, buradan aşağıya mühimce emlâke sahip Bay Cemal Azmi ve Azakzade Avnidir.
76 numara, Yıldırım Basımevi, sahibi Bay Zaven ve Kirkordur. 1942 de açılmış bir müessesedir. Burada daha bir kitabcı bulunmakta idi.
78 numarada; Çayçı Mehmed Lâtifan’ın kahvehanesi vardır. Babasına dedesinden kalmış olan bu kahvehane, otuz beş yıllık bir maziye sahiptir. Dükkân müşterileri Ankara Caddesi hammalları ve yaşlıca gazete müvezzileridir. Civar dükkânlara da çay ve kahve götürür, bilhassa gayet güzel demlenmiş çayı, Ankara Caddesinin şöhretlerindendir.
80/1 numara, Kaya Han, bir kat üzerinedir. İstanbul Sağmalcılar Kooperatifi, Necmeddin Salman kitap yayma odası, İzak Renkver ve şerikinin matbaa mürekkepleri ve levazımı mağazası, Varlık Mecmuası idarehanesi bu handa bulunmaktadır. Kooperatif 1942 de tesis edilmiştir. Yerinde evvelce bir mücellid vardı. Varlık Mecmuası da, idarehanesini Ankaradan buraya 1946 Eylûlünde nakletmiştir.
Necmeddin Salman, Ankara Caddesinin çok sevilmiş simalarından bir gençtir. Uzun yıllar Ahmed Halid Kütüphanesinde tezgâhtarlık etmiş, bu namlı müessesenin şirin bir süsü olmuştur. Bir buçuk yıldanberi de bu kitap yayma odasını açmıştır. İzak Renkver müessesesi 1925 de kurulmuştur. Buraya 1939 da gelmiştir.
80 numara, Cemal Azmi Soydaner Matbaası; yirmi beş yıllık bir müessesedir; kendisi ayni zamanda mülk sahibidir (B. : Cemalazmi Matbaası).
82 numara, Güven Mücellidhanesi, sahibi Yorgo İskafi’dir. Dükkân babasından devren intikal etmiştir. Babası Mihal usta Ankara Caddesinin en eski mücellidlerinden bir sanatkâr idi.
84 numara, Emniyet Kırtasiye Evi, sahibi Moiz Zaharyadır. On beş senelik bir müessesedir, vaktiyle yerinde bir berber vardı.
86 numara, Yeni Türkiye Basımevi, 1905 de kurulmuştur. Sahiplerı Nubar Tezyen ve Sürer Tezyen’dir. Binası Dr. Ziya Gün vakfındandır.
88 numara, Türkiye Eczanesi, sahibi Arif Neşet Usman’dır.
90 numara, Meserret Oteli ve altında kıraathanesidir. (B. : Meserret Oteli ve kıraathanesi).
Bu otelin yerinde, vaktiyle küçük, köhne ahşap dükkânlar vardı; hepsi büyük tüccar Abud Efendi tarafından satın alınmış ve yıktırılarak Meserret Oteli yaptırılmıştır. Binanın son sahibi olan Göz Hekimi Ziya Gün tarafından da, ölümünden az evvel İstanbul Üniversitesine bağışlanmıştır. Halen Üniversite akarlarındandır.
b) Ebussud Caddesi kavşağı ile İbnikemal Caddesi kavşağı arası.
92 numara, Ebüssud Caddesi kavşağı köşesinde, Temiz Berber, sahibi Receb Özçoradır (B. : Özçora, Receb).
94 numara, Balkan Köftecisi, sahibi İsmail Partener; burasını 1945 de açmıştır. Terbiyeli paçası, terbiyeli işkembe çorbası ve peynir tatlısı Ankara Caddesinde, kısa bir zaman içinde şöhret olmuştur. Temiz bir dükkândır.
96 numara, Ünversite Kitabevi; bu müesseseye İstanbul Ansiklopedisi adına müracaat edildiğinde malûmat vermekten istinkâf edilmiştir.
Bu kütüphanenin yerinde, daha evvel Etiman kitabevi bulunmakta idi ki Osman Cemal Kaygılı merhumun şaheseri “Çingeneler” romanını ilk basan müessese olmak şerefini kazanmıştır. Bu dükkân daha evvel de bir terzihane idi.
98, 100 ve 102 numaralar, Tan Matbaası, ki bu meşhur bina, bir zamanlar İstanbulun en büyük gazetelerinden biri olan Sabah gazetesinin sahibi Mihran tarafından yaptırılmıştır (B. : Sabah Gazetesi; Mihran, Sabahçı; Tan Gazetesi ve Matbaası).
İstanbul Ansiklopedisi Tan Matbaasında basılmaktadır.
104 ve 106 numaralar, Ankara börek ve pasta fırnı, sahibi Ali Civan’dır. Sirkecinin en büyük börekçesidir. Eski Babıâli Caddesinin de büyük şöhretlerinden idi. Fırın ve dükkân 1886 da yapılmıştır. 1941 de Ali Civan tarafından Bulgar Yorgi’nin oğlundan satın alınmıştır.
108 nuamara, Doğuili Pazarı, bir saatçı dükkânıdır, hem yeni saat satar, hem de saat tamir
eder, müessese sahibi Bay Gıyaseddindir. İstanbul Ansiklopedisi adına müracaat edildiğinde bu zat, “ne olacakmış?.. Haydi canım!” gibi sözlerle gayet lâubali bir istiskali müessesesi hakkında malûmat vermeğe tercih etmiştir.
c) İbnikemal Caddesi ile Hocapaşahamamam Sokağı kavuşağı arası.
110 nuamara, bakkal Ligor Beldir, 1910 danberi burada bakkallık etmektedir: bu dükkân, eski Babıâlide, bir asra yakın bir maziye sahiptir.
112 numara, Filibe İktisad Kebapcısı, sahibi Mehmed Saltuk’dur, on beş snedenberi burada kebapçılık yapmaktadır. Ankara Caddesinin şöhretlerinden bir dükkândır.
114 numara, Namlı Rumeli Köftecisi, sahibi Rifat Gürsestir; 1937 denberi köftecilik etmektedir. Daha evvel yerinde Sevim lokantası adında bir müessese vardır. Bu köfteci de caddenin şöhretlerindendir.
116 numara, Baylan İçkili Lokantası, sahibi Hilmi Safkan’dır; bu lokantayı 1937 de açmıştır.
118 numara, Manastır Lokantası, sahibi Reşide Baruttur; ayni zamanda mülk sahibidir. Otuz yıllık bir lokantadır. Eskiden yerinde Manastır kıraathanesi vardı. Ankara Caddesinin şöhretlerinden olan bir lokantadır.
120 numara, Amasya - Kırklareli Otelidir; 12-13 yıldanberi kiracısı Akif Elmastır. Büyükşehrin üçüncü sınıf otellerindendir. 28 karyolası vardır. Bir gecelik ücreti tek karyolalı odalar 200, çift karyolalı odalar 175, üç karyolalı odalar 150 kuruştur. Mülk, Manastır lokantası sahibi Bayan Reşide Barutundur.
122 numara, Anadolu Otelidir; 1926 danberi kiracısı Hüseyin Ürün’dür, Büyükşehrin üçüncü sınıf otellerindendir. 26 karyolası vardır. Bir gecelik ücreti, tek karyolalı odalar 200, çift ve üç karyolalı odalar 150 şer kuruştur.
124 numara, Merkez Lokantası, sahibi Hüseyin Akkoçtur. 1935 de açılmış bir yerdir. Eskiden yerinden bir aşçı vardı.
d) Hocapaşahamam Sokağı ile Sirkeci Tramvay yolu kavşağı arası:
126 ve 128 numaralar, Büyük Anadolu Lokantası, sahibi Hüseyin Pişiren ve Sami Çelikyürektir. 1943 de açılmış bir lokantadır. Eskiden yerinde bir lâstikçi dükkânı vardı. Mülk sabihi Narmanlızadedir.
130 numara, İçkili Lokanta, sahibi Saide Ardadır. 1920 de açılmış bir müessesedir. Mülk sahibi Narmanlızadedir.
132/1 Sirkeci Kahvehanesi, sahibi Ahmed Halil ve Mehmed Alidir. 1942 de açılmış bir müessesedir. Evvelce de bir kahvehane idi. Mülk sahibi Narmanlızade Avnidir.
132 numara, Yeni Ankara Berberi, sahibi Mustafa Erkan’dır. 1931 de açılmış bir dükkândır. Eskiden yine berberdi.
134 numara, Şen Cumhuriyet içkili lokantası, 1944 te açılmış yeni bir müessesedir.
136 numara, Melek Kahvehanesi, sahibi Hüsnü Melektir, ayni zamanda Sirkecide Büyük Karadeniz Otelinin de sahibidir.
138 numara, tramvay yolu kavşağının sağ köşesinde Haydar Karaca’nın tuhafiye mağazası, 1944 te açılmıştır. Eskiden burada bir tütüncü dükkânı vardı.
II. Vilâyet Konağı karşısından Sirkeciye doğru sol taraf.
a) Cemalnâdir Sokağı kavşağı ile Cağaloğlu yokuşu arası.
35 ve 37 numarada Türk Basınları Dağıtma Bürosu bulunmaktadır. Sekiz yıldanberi ayni yerde bulunmaktadır; burada vaktiyle Serbayi Ahmed Şilliler müstakilen iş yapmakta iken bir yıldanberi Cumhuriyet gazetesi Muhasebecilerinden Bay Ziya ve Midhat ile bir şirket halinde birleşmiştir. Ahmed Şilliler, üçüncü faskülünden itibaren İstanbul Ansiklopedisinin de serbayii olup, bu satırların yazıldığı sırada da İstanbul Ansiklopedisi bu müessese tarafından tevzi olunmakta idi. Daha evvel Akbaba gazetesi idarehanesi bu binada bulunmakta idi. Ayni bina içinde Aylık Spor Ansiklopedisinin depo gibi kullandığı bir oda vardır. Dağıtma Bürosu binanın ikinci katındadır; birinci katında Apa Yayınevi bulunmaktadır, sahibi Mustafa Fehmi Apadır; 1943 denberi bu daireyi işgal etmektedir.
39 numara, terzi Osman Mandıralıoğlu, dokuz yıldanberi bu dükkândadır; daha evvel bu dükkânda bir bakkal varmış. Mal sahibi merhum Cemal Bey adında bir zatın kız kardeşleridir; Emlâki Milliyeden almışlardır.
41 numara, terzi Münir Cem, sekiz yıldanberi bu dükkândadır, daha evvel burada bir tornacı bulunmakta idi; 39 numaralı dükkânla ayni mülke aittir.
43 numaralı mücellid Halid Gürtunca’nın atölyesi; iki yıldanberi burada bulunmaktadır. Mal sahibi B. Hakkıdır. Eskiden burada bir çorap imalâthanesi bulunmakta idi.
Ayni binada Linguaphon (Lingafon) plâkları Enstitüsünün İstanbul röprezantanlığı vardır; mümessil Vitali B. Bilendir; ayni enstitü kendi neşriyatını yaymak ve satmak üzere bir de kitabevi açmak kararında olup kapuya bu husus için de bir tabelâ koymuştur.
45 numarada Alâeddin Kıral klişe atölyesi bulunmaktadır; bu atölye, Ankara Caddesinin en temiz iş yapan müesseselerinden bir tanesidir.
İki yıl evveline kadar, atölyenin caddeye bakan geniş vitrinlerinde yapılan işler teşhir edilirdi. Ankara Caddesindeki dükkân buhran karşısında, bu atölyenin ön kısmı bir dükkân olabilecek şekilde bölünmüş ve burada “Dünya Kâğıtçtltk ve Kitapçılık evi” adı altında bir kırtasiye mağazası açılmıştır. Sahibi BayTarık Edibdir; matbu prospektüsü, müessese sahibinin bu işe çok ciddî adımlarla girdiğini gösterir ve bu müessese, ileride Ankara Caddesinin bir yüzakı olacağını vâdeder.
47 numaralı bina, Ankara caddesinin en güzel yapılarından bir tanesidir. Mal sahibi Göz Tabibi Şakir Ahmed Ediz’dir. Bu binada Akbaba gazetesi idarehanesi, Diş Tabibi Macid Mehmed Yaşaroğlu’nun ve Dr Rıfkı Danışman’ın ve mal sahibi Şakir Ahmed Ediz’in muayenehaneleri, Avukat Dilşad Erinç’in yazıhanesi bulunmaktadır.
49 numarada Uğurlu Basımevi vardır; müessese sahibi Hamparsum Baylan’dır; Burada daha evvel bir kırtasiyeci bulunmakta idi. Mal sahibi Şevket Öncetugay’dır.
51 numarada bir aile oturmaktadır. Mal sahibi Şevket Öncetugaydır.
53 numarada Sami Yardımcı Basımevi bulunmaktadır. İstanbul Ansiklopedisi adına müracaat edildiğinde cevap verilmemiştir. Mal sahibi Şevket Öncetugaydır.
55 numara, gazete ve mecmua bayii İrfan Dilgiç’in dükkânıdır. Altı yıldanberi burada bulunmaktadır; daha evvel burada adı tesbit edilemiyen bir matbaa varmış. Mal sahibi Şevket Öncetugaydır.
57 numaralı binada dört müessese vardır; biri “Saygısızlık ile Savaş Derneği” dir. İstanbul Ansiklopedisi, saygısızlık yapmış olmaktan çekine çekine şu satırları yazmaktan kendini alamamıştır: Evvelâ, İkinci Cihan Harbinin cehennemî buhranı karşısında sekenesi çileden çıkan, bir vurguncu akınına uğrayan ve nihayet, ayak takımı sekenesi servet sahibi olan Büyükşehirde, böyle bir müessesenin kurulması, yersiz bir fartı hassasiyetin mahsulü olsa gerektir. İstanbullu zerâfet ve nezâketi ve edebi, zaman ve refah ile kazanılır.
Bu binada bulunan diğer müesseseler şunlardır: Eminönü Kazası Yardım Sevenler Cemiyeti, Cumhuriyet Halk Partisi Eminönü nahiyesi merkezi ve Çocuk Esirgeme Kurumu Eminönü bucak koludur.
59 numarada Kemal Özcan’ın Kök Kitabevi vardır. İstanbul Ansiklopedisi adına müracaat edildiğinde bu müessese hakkında malûmat verebilecek kimse bulunamamıştır.
61 numarada gazete ve mecmua bayii Kâmil Erişener’in dükkânı vardır. Yirmi yıldanberi buradadır. Bu dükkânda daha evvel bir hattat - ressam varmış, kim olduğu öğrenilemedi.
63 numara, Halk Mücellidhanesidir; müessese sahibi Maksud Pazarcıyan’dır, elli üç yıladanberi Babıâli Caddesindedir. Bu dükkân daha evvel yine bir mücellidhane imiş.
65 numara, ressam ve kaligraf Filip G. Elmok’un dükkânıdır; dört yıldanberi bu dükkânda çalışmaktadır; Reşad Ekrem Koçu’nun yazdığı örnek üzerine İstanbul Ansiklopedisinin başlık yazısını bu santkâr beyaza çekmiştir.
67 numara, Ankara Kitabevi, sahibi Balmut’dur.
69 numarada, Abbas Usman Matbaası; 1942 denberi burada bulunmaktadır; biri küçük, diğeri büyük iki el pedalı ile iş yapar. Burası vaktiyle bir depo olarak kullanılırdı.
71 numarada Reklâm Matbaası vardır; Lâtif Dinçbaştır.
73 numarada Şirketi Mürettibiye Basımevi; 1884 de Artin Asaduryan tarafından kurulmuş eski bir müessesedir; 1908 de oğlu Ardaş Asaduryan’a intikal etmiştir.
75 numarada, İslâm Mücellidhanesi, sahibi M. Özvarol’dur; 18-20 yıllık bir müessesedir; daha evvel de bir mücellidhane idi.
77 ve 79 numara Aydınlık Basmıevi; sahibi Ahmed Erdoğan’dır ki bu zat 1908 de Necmistikbal Batbaasını kurmuş ve 1935 de buraya Aydınlık adıyle nakletmiştir. El ile dizer, bir düz makinesi vardır; kitab ve mecmua basar. Üst katında Agop Pekmezyan’ın mücellidhanesi vardır.
81 numara, Muharrem Erkal Mücellidhanesi; vaktiyle burası meşhur hurufat dökümcüsü Mehmed Beyin atölyesiydi.
83 numara Maarif kütüphanesidir (B. : Maarif kütüphanesi). Bu meşhur dükkânda, daha evvel, Ankara Caddesinin büyük şöhretlerinden Muallim Ahmed Halid, İbrahim Hilmi ve Arakel kütüphaneleri bulunmuştur. (B. : Arakel ve Arakel kütüphanesi).
b) Cağaloğlu Yokuşu kavşağı ile Aşirefendi Caddesi kavşağı arası.
85 numara, Ankaradaki Akay Kitabevinin İstanbul şubesi; daha evvel bu dükkânda Murad Sertoğlu kütüphanesi, ondan evvel de tâbi İbrahim Hilmi Beyin kâğıt ticarethanesi bulunuyordu ki, İbrahim Hilmi Bey burada yirmi beş yıl kalmıştır (B. : İbrahim Hilmi Kütüphanesi).
87 numara, zemin katı ile beraber dört katlı bir binanın methalidir. İçinde Eşref Edibin Âsârı İslâmiye kütüphanesi ve Türk - İslâm Ansiklopedisi bürosu ile Avukat yazıhanesi vardır.
89 numara, Arif Bolat Kitabevi; bu dükkân Sühulet kütüphanesinin eski yeridir; burada Sühuletten evvel de Seyid Tahir Efendinin İtimad kütüphanesi vardı.
91 numarada dükkân Mari Levi’nin matbaa mürekkebi mağazasıdır.
93 numara, Remzi Kitabevi (B. : Remzi Kitabevi). Bu dükkân eski meşhur Cemiyet kütüphanesinin yeridir. Remzi Bengi kitapcılığa Misak Efendinin çıraklığı ile atılmış, sonra Bayazıdda dükkân açarak üç yıl kadar Bayazıdda kalmış, kendi tâbiri ile “Harf İnkılâbında” Ankara Caddesine gelmiştir.
95 numara Nümune Matbaası, burada eskiden Abidin Beyin Sanayii Nefise Matbaası vardı.
97 numara, Zaman Kitabevi; Ankara Caddesinin en eski müesseselerindendir; 1901 denberi bu dükkândadır; müessesenin sahibi Büyükşehrin şöhretlerinden Misak Balamudoğludur (B. : Blamudoğlu, Misak). Kitabçı Misak bu satıralrın yazıldığı sırada hayli yaşlı bulunuyordu; kitabevini oğlu Jan Jak idare etmekte idi. Kitabevinin hususiyeti bilhassa divan, edebiyat, tarih ve seyahat kitabları üzerinde meşgul olmasıdır.
99 numara, eski Adalet Hanıdır; yanmış, uzun zaman yanık olarak kalmış, sonra tamir edilmiş, İkinci Cihan Harbi başlarında Güven Palas adı ile bir otele kalbedilmiştir; eski kiracılarından Yeni Adam Mecmuası, terzi Mehmed R. oğlu ve Diş Tabibi Burhan Cem Kira Kanununun kendilerine bahşettiği hakla yerlerini muhafaza etmektedirler.
101, 103 ve 105 numaralı dükkânlar methali 107 de kayıtlı vakit Yurduna, eski adı ile Orhanbey Hanına aittir.
101 numaralı dükkân, Cumhuriyet Kitabevi; sahibi Alidir. Ali İnkılâp kütüphanesi sahibi Garbis Fikrinin ortağı idi. Bu dükkânda, eskiden Mehmed Ali Beyin İttihad Ticaret Kütüphanesi vardır; hem kütüphane, hem tütüncü idi; forma halinde neşredilen kitabları satardı.
103 numaralı dükkân, Millî Eğitim Bakanlığının Yayınevi; ki eskiden bu dükkânda ismi tesbit edilemiyen bir matbaa bulunmakta idi.
105 numaralı dükkân, Memduh Aygün Kırtasiye Mağazası, bu müessese 1908 de Necati Memduh Biraderler tarafından Şehzadebaşında Veznecilerde kurulmuştur; oradan Yenipostahane karşısında, Yeni Valide Hanının yapıldığı yerdeki dükkânlardan birine nakletmiş, 1940 da bu dükkâna gelmiştir. Bu mağazanın Büyükşehirdeki şöhreti bilûmum resim malzemesi üzerinde çalışan ilk Türk ticarethanesi olmasıdır (B. : Necati Memduh Biraderler).
Bu dükkânda da daha evvel Âsârı İlmiye kütüphanesi bulunmakta idi.
107 numara, Vakit Yurdunun methalidir, (B. : Vakit Yurdu, Vakit gazetesi; Haber gazetesi, En Son Dakika gazetesi; Us Kardeşler).
109 numara, İnsel Kitabevi, sahibi Avni İnsal, Ankara Caddesinin tâbi kitabçıları arasında genç neslin tek münevver simasıdır denilebilir (B. : İnsel Kitabevi; İnsel, Avni). Eskiden bu dükkânda Yedi Gün kütüphanesi ondan evvel de Âfitab kırtasiye mağazası bulunmakta idi.
111 numara, Âfitab Kırtasiye Mağazası; Mehmed Sadık Kâğıdçı tarafından 1892 de Beyazıdda kurulmuş bir müessesedir, oradan Babıâli Caddesinde, bu satırların yazıldığı sırada İnsel Kitabevinin bulunduğu dükkâna nakletmiş, oradan da 111 numaraya geçmiştir. Ankara Caddesinin, belki İstanbulun en büyük kırtasiye mağazalarından biridir. Mehmed Sadık Kâğıtçı, kitabçı Naci ve Hüseyin Beylerin eniştesidir.
113 numara, mevcut değildir. 111 numarada mukayyet Âfitab kırtasiyenin bitişiğindeki Reşidefendi Hanı 115 numarayı taşımaktadır.
115 numara, Reşidefendi Hanının methalidir; bu büyük han, parça parça altı binadan mürekkep olup Reşid Efendinin ölümünden sonra varisleri tarafından 1931 de Canik Verter’e satılmıştır. Handa bulunan müesseseler şunlardır:
Zarafet matbaası (Kâzım Bey), Alkaya matbaası (Nazir ve Hasib), Askerî Müteakaidin Cemiyeti, Hattat Hâmid, Alman Milori’nin matbaası ve mürekkeb imalâthanesi, Moisin çorap imalâthanesi, ermenice kitablar satan Agobun dükkânı (ayni zamanda bayi), Mücellid Pepo, Mücellid Halil, Klişeci Ara ve Haçik, Âfitâb matbaası (Mehmed Ali), Ahmed Şahabın mukavva kutu atölyesi, Şalomun mukavva kutu atölyesi, Mücellid Baroh, Terzi Osman, Klişeci Agop Deregopyan, Mücellid Matmazel Fransuhi, Mücellid Tanaş Briyola, Kevork Sevan; Eczayi Tıbbiye Lâboratuvarı, han methalinde Kevork Turşuciyan’ın Kuray mücellidhanesi.
Bu satırların yazıldığı sırada Reşidefendi Hanının odabaşısı ve kahvecisi Kemahlı Kemal Özkurt idi.
117 numara, Vahid Agar kütüphanesi ve kırtasiye mağazası, 1933 de bu dükkânı açmıştır. Daha evvel burada meşhur lûgat sahibi Ali Feraz’ın, ondan evvel de mütevaffa Semih Lûtfinin, ondan da evvel Kanaat kütüphanesi sahibi müteveffa İlyas Bahar’ın dükkânları vardı. Vahid Agar, kırtasiyecilikte meşhur Ayyıldız mağazası sahibi Mehmed Beyin çıraklığından yetişmiş, kitapçılığı da Agâh Sabriye tezgâhtarlık ederek öğrenmiş ve bu dükkânı, yukarıdaki tarihte askerlikten terhisten sonra açmıştır.
117/1 numara, Nobar Çakır’ın tütüncü dükkânı, bu küçük dükkânda bütün Tekel maddeleri, bu arada her nevi alkollü içki satıldığı gibi Bay Çakır küçük ölçüde mezecilik de yapar. Dükkânı Vahid Agar’ın mağazasından bölmedir ve 1941 de açılmıştır.
119 numara, Net Kitabevi; sahibi Ekrem Net’dir; ilk dükkânını Eyyubda, sonra Kadıköyünde Altıyol ağzında açmış, Kadıköydeki dükkânını Türkiye Yayınevi’ne devredip Ankara Caddesine gelmiştir. Bu dükkân Reşidefendi Hanına ait olup han içinde bulunan Hattat Hâmidin atölyesinin methali idi; kitapçılık ile beraber bir zamanlar koltukçuluk da yapmış olan Ekrem, bu küçük dükkânı, Ankara Caddesi için yabancı bir zevk ile süslemiştir; açık mavi boyalı cephesinde bir büyük elektrik saatı, içeride de bir radyosu vardır. Daha ziyade ecnebi mecmualar, bilhassa moda magazinleri satar, bu bakımdan caddede rakibi yoktur, bir ara birkaç eser basarak tâbiliği de, küçük ölçüde tecrübe etmiştir.
121/1 numara, Arıcan Kırtasiye dükkânı; sahibi Bayan Mevhibe Arıcan’dır ki Ankara Caddesinin, belki de Büyükşehrin ilk kadın kırtasiyecisidir. Babaeskide bir otel ve yanında bir tütüncü - kırtasiye dükkânına sahip olan Bayan Arıcan 1940 da İstanbula gelmiş ve bu dükkânı açmıştır. Dükkânın yerinde eskiden bir susuz çeşme vardı; Ankara Caddesindeki dükkân buhranı karşısında kaldırılıp bu küçük dükkân inşa edildi.
121 numara, Ankara Caddesinin büyük müesseselerinden Muallim Ahmed Haid Kütüphanesi; büyük tâbi, buraya 1935 yılı Tammuzunun beşinci günü gelmiştir; daha evvel Maarif kütüphanesinin bulunduğu yerde idi; ilk kütüphanesi de pek mütevazi bir müessese olarak, bu satırların yazıldığı sırada inkılâp kütüphanesinin bulunduğu dükkânda 1 Şubat 1928 de açmıştı (B. : Ahmed Halid Kitabevi; Yaşaroğlu, Ahmed Halid).
Bu dükkân Ahmed Halitten evvel Akşam kütüphanesi, ondan evvel de meşhur Sühulet kütüphanesi bulunmakta idi. Dükkân, Reşidefendi Hanına aittir.
123 numara mühürcü ve mütbaacı müteveffa Kirkor Parlar’ın dükkânı; 1941 denberi zevcesi Zaruhi hanıma intikal etmiş bulunuyordu. Ankara Caddesinin eski müesseselerinden; her nevi lâstik mühür ve damga işleri yapılır. pedal makinede de bilhassa kartvizit basılır; az miktarda olmak üzere zarf ve mektup kağıdı başlıkları siparişi de kabul edilir. Temiz iş çıkaran bir müessese olarak tanınmıştır.
125 numara, Göz Doktoru Salih Said Bahri İsmet’in muayenehaneleri bulunmaktadır.
127/1 numara, ressam Fehmi Ünverdi’nin atölyesi, daha yukarıda, Vilâyet karşısında bulunan ressam Fehmi, yirmi beş yıldanberi Ankara Caddesindedir, bu dükkâna 1936 da nakletmiştir. Ayni zamanda hattat olan bu zat tabelâ ve dekor işleriyle meşguldür. Portre ve peyzaj siparişleri de kabul eder.
127 numara, Yeni Şark kütüphanesi; sahibi, meşhur kitabcı Kasım Efendinin küçük oğlu Hüseyin Tutya’dır, Maarif kütüphanesi sahibi Naci Beyin küçük kardeşidir; ki iki kardeş bir müddet “Türk Neşriyat Yurdu” adıyla kurdukları bir müessesede ortaklık etmişlerdi. Yeni Şarktan evvel bu dükkânda Agâh Sabri kütüphanesi vardı ki Agâh ve Sabri Beyler Millî Mücadele yıllarında Konyada tanışmışlar ve bir kütüphane açmışlar, kütüphaneyi İstanbula nakletmişler, burada ortaklık bozulmuş, eski gazetecileden olan Agâh Bey ölmüş, Sabri de galiba Adanaya gitmiştir. Agâh Sabri kütüphanesinden evvel de burada bir börekçi dükkânı vardı.
129 numara, bir evdir, üç dört aile oturmaktadır; üst katı Semih Lûtfi kütüphanesinin kitap deposudur.
131 numara, Gayret kütüphanesi, sahibi eski kitapçılardan Garbis Balamudoğlu’dur (B. : Gayret Kütüphanesi; Balamudoğlu, Garbis).
133 numara, Ankara Caddesinin en büyük kütüphanelerinden Kanaat Kütüphanesi, sahibi müteveffa Elyas Behar’dır ki, bu satırların yazıldığı sırada büyük oğlu Yakub tarafından idare edilmekte idi (B. : Elyas Bahar; Kanaat Kütüphanesi). Kanaattan evvel bu dükkânda kitapçı Karabet Keşişyan; ondan de yeşil sarıklı bir Esseyyid Hacı Reşid Efendinin küçük, el ile tahrik olunur bir düz makineden ibaret bir matbaası vardı.
135 numarada Ziraat ve Ticaret gazetesi idarehanesi bulunmaktadır; sahibi Salih Ekinci’dir. Bu gazetenin kuruluşu 1910 - 1915 arasındadır; idarehanesinin buraya nakli 1943 dedir.. Burası, vaktiyle bir depo olarak kullanılmakta idi. Mal sahibi Kanaat kütüphanesi sahibi Yakub Bayer’dir. Ayni binada tabelâcı Hacı Oskiyan’ın atölyesi vardır. Kendisine İstanbul Ansiklopedisi adına müracaat edildiğinde, her nedense malûmat vermekten ictinap etmiştir. Yine bu binada Avukat M. Arif’in de yazıhanesi bulunmaktadır.
137 numara, Doğu Kırtasiye mağazası; burası eski Şafak kütüphanesinin yeridir; sahibi Nazaret Efendi idi ki Semih Lûtfi ile Cumhuriyelt kütüphanesi sahibi Alinin kainpederidir. Oğlu Misak baba mesleğini tutmamış, caz kemancısı olmuştur.
139 numara bir gözlükçü mağasıdır; sahibi Bay Cemil’dir; eskiden burada Kasım Efendi isminde bir zatın kitapcı - tütüncü dükkânı vardı; daha eskiden de dükkânların üstünde bulunan eski Karagöz gazetesi idarehanesinin methali idi.
140 numara, Ankara Caddesinin büyük kütüphanelerinden Tefeyyüz kütüphanesi; sahibi Müteveffa Parsih Efendidir, bu satırların yazıldığı sırada müessese oğlu Aram’a intikal etmiş bulunuyordu (B. : Tefeyyüz Kütüphanesi; Parsih Efendi).
Burada vaktiyle Basiretçi Ali Efendinin dükkânı var idi ki, meşhur Basiret gazetesi bu dükkândan tevzi edilirdi (B: : Basiret Gazetesi; Ali Efendi, Basiretçi).
c) Âşirefendi Caddesi ile Yenipostahane Caddesi kavşakları arası.
143 numara, Fevzi Toksoy’un gözlükçü dükkânı; eski meşhur Kasbar Kütüphanesi bu dükkândır (B. : Kasbar Kütüphanesi).
145 numara, Ayyıldız Kırtasiye Mağazası, Ankara caddesinin eski ve namlı bir müessesesidir (B. : Ayyıldız Kırtasiye Mağazası).
147 numara, Semih Lûtfi Apartımanı; İstanbul Oteli adı ile bir otel olmuştur. Binanın bir dairesinde Doktor Sedat Kumbaracılar’ın muayenehanesi vardır.
149 numara, Ankara Caddesinin büyük müesseselerinden Semih Lûtfi Kütüphanesi; evvelce yerinde bir han bulunmakta idi, altındaki dükkânlarda Efendizade Naci ve Hüseyin Beylerin kütüphanesi idi; han Semih Lûtfi tarafından satın alınmış, yerine bu büyük ve güzel kütüphane ile üstüne Semih Lûtfi Apartımanı inşa edilmiştir; sahibi 1945 sonlarında ölmüş, kütüphane miras münazaaları yüzünden o tarihten beri kapalıdır (B. : Semih Lûtfi Kitabevi; Ericyaş, Semih Lûtfi).
151 numara, dar ve küçük bir dükkân, müteveffa Avadis Efendinin İrfan Kütüphanesi; Âbidin Paşanın Mesnevî tercümesi tâbii diye meşhur olan Avadis 1938 - 1939 arasında ölmüş, dükkân kızlarına intikal etmiştir.
153 numara, Çığır Kitabevi, sahibi Mustafa Kâmuran Ardakoç’tur (B. : Ardakoç, Mustafa; Çığır Kitabevi). Bu dükkânda daha evvel Hüseyin Bey’in kırtasiye mağzası, ondan evvel de Kâzım Beyin kırtasiye mağazası bulunuyordu. İkinci Abdülhamid devri sonlarında ise, Babıâli caddesinin büyük şöhretlerinden bir sucu bulunmakta idi.
155 numara, İnkılâp Kütüphanesi; sahibi Garbis Fikridir; daha evvel otomobil lâstiği satan bir zatın dükkânı idi; ondan evvel de Muallim Ahmed Halid Kütüphanesi bulunuyordu ki, büyük tâbiin ilk dükkânıdır. Ahmed Halid’den evvel ise Naci Beyin Maarif Kütüphanesi idi, İkinci Abdülhamid devrinde de burası bir sucu dükkânı, üstü de kahvehane idi.
157 numarada, Yeni Postahane Caddesi kavşağı köşesinde İstanbulun eski ve büyük müesseselerinden İkbal Kütüphanesi (B. : İkbal Kütüphanesi) 1900 de Hüseyin Bey tarafından tesis edilmiş olup, bu tarihten evvel burada eski Babıâli Caddesinin namlı bir köftecisi bulunmakta idi.
Hüseyin Bey 1943 de ölmüş, kütüphane 1945 de Bay Osman adında bir zata devren satılmıştır.
d) Yenipostahane Caddesi ile Muhzinbaşı Sokağı kavşakları arası.
159 numarada, Yeni Postahane Caddesi kavşağının diğer köşesi başında, tütüncü dükkânı, ayni zamanda gazete ve mecmua bayii, sahibi Esad Said Alder’dir. 1926 danberi burada bulunmaktadır.
161 numarada, Meserret Berberi, sahibi Muzaffer ve Mehmet Önerkol’dur. Altı yıldanberi bu dükkânda işlemektedirler.
165 numara bir evdir.
167 numara, Ankara Süthanesi; sahipleri Gavril ve Nikolâ’dır. 1934 denberi burada bulunmaktadırlar, kendilerinden evvel bir mahallebici, ondan da evvel işkembeci dükkânıydı. Mülk sahibi Muhiddin Bey adında bir zattır.
169 ve 171 numaralar, Musul, Palas oteli, sahibi B. Süleyman Gök’tür; yirmi beş yıldanberi bu oteli işletmektedir; daha evvel han idi. Büyük şehrin üçüncü sınıf otellerindendir. 35 karyolası vardır. Gecelik ücreti, gardroplu, beyaz karyolalı, kuş tüyü yastıklı tek yataklı odalar 250, iki karyolalı odalar 200, üç karyolalı odalar 150 kuruştur.
173, 175, 177 numaralar Asım Berksanın Ülker Bisküvi ve Şekerleme Evidir. Müessesenin kuruluşu 1940 dır; buraya nakli, bu satırların yazıldığı sırada (Ekim 1946) altı ay oluyordu. Vaktiyle bu numaralarda bir berber ve Yeni Valide Lokanta ve Gazinosu bulunmakta idi. Mülk sahibi Bayan Samime Düzenli ve kızkardeşidir.
179 numara, meşhur işkembeci ve paçacı Yordan Çakır’ın dükkânıdır; yirmi beş yıldan beri burada bulunmaktadır. Burası daha evvel bir kahvehane idi. Mal sahipleri Profesör Mahmud, Bay Şangınoğlu Bayan Sofiye ve adı tesbit edilemiyen diğer bir zattır.
e) Muhzirbaşı Sokağı kavuşağı ile Sirkeci arası.
181 numara, M. Ali Çiftbaş’ın Paris Kıraethanesi; burası kadimdenberi Babıâli Caddesinin bir kahvehanesidir. Mülk sahibi, tramvay caddesine kadar uzanan bütün adanın mühim bir kısmının sahibi olan meşhur Ermeni zenginlerinden Narliyan’dır.
183 numara, Yeni Paris Oteli, sahibi Nahid Akyunustur; bu zat bu oteli 1940 danberi işletmekte olup otel ise on beş yıl evvel açılmıştır, büyük şehrin üçüncü sınıf otellerindendir. 58 karyolası vardır. Bir gecelik ücreti, tek karyolalı odalar 200, çift karyolalı odalar 175, üç karyolalı odalar 150 kuruştur. Narliyan emlâkindendir.
185 numara, İstanbul İçkili Lokantası; sahibi İstefo Pavloviç’tir; burasını beş yıldanberi işletmektedir. Burası eski Babıâlinin meşhur İştaynburuh birahanesidir (B: : İştaynburuh Birahanesi ve İstanbul İçkili Lokantası).
187 numara, Hilâl Berberi, sahibi Nihad Yapakcıdır. Yirmi üç yıldanberi ayni yerde işlemektedir.
189 numara, Mehmed Tunay’ın Lustra Salonudur; Ankara Caddesinin ve hemen bütün o civarın yegâne lustra salonudur. Hepsi sanatının ehli olmak üzere beş kundura boyacısı işlemektedir.
191 numara, Yurd Kasabı, sahibi Ali Riza Akyüz ve Şerikidir. Burası bir buçuk asırlık namlı bir kasap dükkânı olup şimdiki sahiplerine 1930 a doğru intikal etmiştir.
193 numara, Yeni Türkiye İslâm Boyaevi, sahibi Necib Omay’dır. Bu boyaevi 1925-1926 arasında açılmış olup eskiden yerinde bir lekeci dükkânı bulunmakta idi ki, o da en az yarım asırlık bir maziye sahipti.
193/1 numarada İstasyon Pazarı Tuhafiye mağazası, sahibi Vitali Pinhas’dır; 1925 denberi burada bulunmaktadır. Evvelce yine bir tuhafiye mağazası idi.
195 numara, Ankara Caddesiyle tramvay yolu kavşağı üzerinde, Gülşen Pazarı, sahibi Bay Basmaciyan’dır. Züccaciye ve alüminyumdun mamul eşya, saat, fotoğraf malzemesi üzerine iş yapar. Eskiden de bilhassa bir gramafon ve plâk mağazası halinde idi. Yirmi beş yıllık bir müessesedir.
1946 ile 1959 arasında Ankara Caddesi çok büyük değişikliklere sahne olmuştur. Yenipostahane Caddesi ile olan kavuşağının bir köşesi yontulmuş, burada bulunan İkbal Kütübhanesi üçgen şeklinde âdeta bir vitrinden ibâret kalmış, müesseseyi yaşatmaya çalışan İhya Kartal iki müşterisini içeriye alamıyacak durumda idi. Bitişiğinde 155 numaradaki İnkilâb Kütüphanesinin de mühim bir kısmı kesilmiş, İstanbulun en faal kütüphanelerinden biri olan bu müessese bu dükkânı küçük bir satış şubesi olarak muhafaza ederek caddenin üst kısmında, kendi mülkü olarak pek mükemmel bir şekilde tanzim ettiği yere geçmiştir.
Âşirefendi Caddesi kavuşağındaki Tefeyyüz Kütüphânesi kapanmış, binâ üst kısmı boş, bir harâbe hâlinde durmakta idi.
Daha yukarıda, 129 - 125 numaralar arası yıkılmıştır, yeri genişçe bir boşluk teşkil etmekte idi.
Cağaloğlu Yokuşu kavuşağında, köşebaşındaki Maarif Kütüphanesinden yukarda 49 numaraya kadar büyük bir ada tamamen kaldırılmış, yeri meydanımsı bir boşluk halinde caddeye katılmıştır.
Ankara Caddesinde Sirkeciden gelindiğine göre sol kolda, İbnikemal Caddesi ile Ebussud Caddesi arasındaki binalar.
6 Ocak 1955 tarihinde Ebussud Caddesi infilâkında harab olmuş, büyük Tan Matbaasının üst kısmı ile bu binadan Ebussud Caddesi köşesine kadar olan yapılar yer ile bir yıkılmıştır.
Bu kavuşağın karşı köşesinde Meserret Oteli, altındaki Türkiye Eczahanesi ayni infilâkda ağır hasara uğramıştır.
Meserret Otelinden Burhaneddin Matbaasına kadar uzanan binalar da kısmen imâr istimlâki, kısmen de yeni mülk sahipleri tarafından yıkılmış, tıraş edilmiş, bu sahada şeddâdî Ankara Hanı inşa edilmiştir.
Yeni Ankara Hanı altında Atlas Kitabevi, Emniyet Kırtasiye Mağazası Caddenin kazandığı müesseselerdir.
İstanbul Ansiklopedisi, içinde tesis edildiği 50 numaralı gayri menkulü 1951 yılında terketmiştir. Reşad Akrem Koçu ve arkadaşı Mehmed Ali Akbay ansiklopedinin yeni bürosunu Sirkecide Mühürdarzâde Hanında M. A. Akbayın yazıhânesinde tesis etmişlerdir. İstanbul Ansiklopedisi Tan Matbaasında basılır iken meşum infilâkdan sonra yine çok ciddî bir müessese olan Vilâyet Konağı karşısında Nurgök Matbaasında basılmağa başlamıştır.
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM020565
Theme
Location
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 2, pages 862-874
See Also Note
B. : Sirkeci Meydanı; B. : Sirkeci Caddesi; B. : Vilâyet Konağı; Babıâli; Nallı Mescid; B. : Karafiloğlu, Kapril Usta; B. : Türkiye Yayın ve Basım Evleri; Demiray, Tahsin; B. : Nefaset Mücellidhanesi; Simota, mücellid Tanas; B. : Hilmi Kitabevi; B. Cihan kütüphanesi; B. : Gürtunca, M. Faruk; Ülkü Matbaası ve Kütüphanesi; B. : Cemalazmi Matbaası; B. : Meserret Oteli ve kıraathanesi; B. : Özçora, Receb; B. : Sabah Gazetesi; Mihran, Sabahçı; Tan Gazetesi ve Matbaası; B. : Maarif kütüphanesi; B. : Arakel ve Arakel kütüphanesi; B. : İbrahim Hilmi Kütüphanesi; B. : Remzi Kitabevi; B. : Blamudoğlu, Misak; B. : Necati Memduh Biraderler; B. : Vakit Yurdu, Vakit gazetesi; Haber gazetesi, En Son Dakika gazetesi; Us Kardeşler; B. : İnsel Kitabevi; İnsel, Avni; B. : Ahmed Halid Kitabevi; Yaşaroğlu, Ahmed Halid; B. : Gayret Kütüphanesi; Balamudoğlu, Garbis; B. : Elyas Bahar; Kanaat Kütüphanesi; B. : Tefeyyüz Kütüphanesi; Parsih Efendi; B. : Kasbar Kütüphanesi; B. : Ayyıldız Kırtasiye Mağazası; B. : Semih Lûtfi Kitabevi; Ericyaş, Semih Lûtfi; B. : Ardakoç, Mustafa; Çığır Kitabevi; B. : İkbal Kütüphanesi; B: : İştaynburuh Birahanesi ve İstanbul İçkili Lokantası
Theme
Location
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.