Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
AMUCAZÂDEHÜSEYİNPAŞA KÜLLİYESİ; MEDRESE, MEKTEB, MESCİD, KÜTÜPHÂNE VE SEBİLİ
Saraçhanebaşına ne tarafdan gelinirse gelinsin ana cadde üzerine yerleştirilmiş bu binalar manzûmesi bütün nazarları üstünde toplar.
Eskiden bu civar, Fâtih Sultan Mehmedin yaptırdığı 110 dükkânlı, orta yerinde loncası bulunan meşhur Saraçhâne, yine o devirden Mimarayaz Camii ve hazîresi ve Dülgerzâde Camii ve Medresesi, Canfedâhâtun Sebili ve Üçnücü Sultan Osmanın su terâzisi ile müzeyyen hayat dolu bir semt idi. Saraçhâne semte adını bıraktı, kendi, geçen asrın sonlarında, ademe göçtü; Mimarayas Camiini, 1957 haziranında, istimlâk kaldırdı; Canfedâhâtun sahibi çoktan kaybolmuştu, Suterâzisi de çoktan yıktırılmıştı; Dülgerzâde Camii ise cami olduğuna bin şahit ister bir hâle sokulmuştur. Bu eserler kafilesine onsekizinci asır başında katılmış olan Amcazâde manzûmesi ise, bomboş ve metrûk kalmasına rağmen, o eski İstanbuldan arta kalub, büyük caddelerimiz üstünde artık benzerine hiç tesâdüf edilmeyen bir timsal gibi durmaktadır.
Bu nevi yapı manzûmeleri, Türki İstanbulun mimârî ziynetleri arasında husûsi bir mevki işgal ederdi. Fikir seviyesi yüksek bir cemiyetin ihtiyaçlarını bir araya toplamış, mescidi, medresesi, mektebi, kütüphânesi, çeşmesi ve sebili ile mahallenin ve semtin günlük hayatına girmişti; ve nihâyet önünden geçer her fâniye bânisini hayır ile yâd etmeğe vesile ve...
⇓ Read more...
Saraçhanebaşına ne tarafdan gelinirse gelinsin ana cadde üzerine yerleştirilmiş bu binalar manzûmesi bütün nazarları üstünde toplar.
Eskiden bu civar, Fâtih Sultan Mehmedin yaptırdığı 110 dükkânlı, orta yerinde loncası bulunan meşhur Saraçhâne, yine o devirden Mimarayaz Camii ve hazîresi ve Dülgerzâde Camii ve Medresesi, Canfedâhâtun Sebili ve Üçnücü Sultan Osmanın su terâzisi ile müzeyyen hayat dolu bir semt idi. Saraçhâne semte adını bıraktı, kendi, geçen asrın sonlarında, ademe göçtü; Mimarayas Camiini, 1957 haziranında, istimlâk kaldırdı; Canfedâhâtun sahibi çoktan kaybolmuştu, Suterâzisi de çoktan yıktırılmıştı; Dülgerzâde Camii ise cami olduğuna bin şahit ister bir hâle sokulmuştur. Bu eserler kafilesine onsekizinci asır başında katılmış olan Amcazâde manzûmesi ise, bomboş ve metrûk kalmasına rağmen, o eski İstanbuldan arta kalub, büyük caddelerimiz üstünde artık benzerine hiç tesâdüf edilmeyen bir timsal gibi durmaktadır.
Bu nevi yapı manzûmeleri, Türki İstanbulun mimârî ziynetleri arasında husûsi bir mevki işgal ederdi. Fikir seviyesi yüksek bir cemiyetin ihtiyaçlarını bir araya toplamış, mescidi, medresesi, mektebi, kütüphânesi, çeşmesi ve sebili ile mahallenin ve semtin günlük hayatına girmişti; ve nihâyet önünden geçer her fâniye bânisini hayır ile yâd etmeğe vesile ve imkân bahşeden ağaçlıklı bir haziresi bulunuyordu.
Bu mimârî tarzın ilk numûneleri XVI. asır sonlarında Çarşıkapıdaki Sinanpaşa ve Kırkçeşmede Gazanferağa manzumeleridir (B. : Sinanpaşa yapıları; Gazanferağa yapıları). Onları tâkiben XVII. asırda Veznecilerde Kuyumcumuradpaşa, Vefâda Etmekcizâdeahmedpaşa, Hasekide Bayrampaşa, Çarşıkapıda Merfizonlukaramustapaşa manzûmeleri yapılmıştır. (B. : Kuyucumuradpaşa Yapıları; Etmekcizâdeahmedpaşa Yapıları; Bayrampaşa yapıları; Merfizonlukaramustapaşa Yapıları). İlk beşinde türbe, esaslı hâkim unsurdur.
Bunların hepsi nisbeten dar sâhâlarda ve hemen yalnız kapalı avlularla yapıldığı halde Amucazâdehüseyinpaşa Medresesi geniş bir bağçe içinde inşa edilkmiş, bu yüzden tabiatla daha uyuşmuş, çok mûnis bir çehre almştır. Sahası, yukarıda zikredilen yapı manzumelerinin sahasından hemen hemen iki misli büyüktür.
Şehzâdebaşından gelen yol Mimarayas Camii ile Saraçhânenin arasında sola kıvrılarak Amucazâde Manzûmesinin kapısından biraz ileride sağa döner, sağlı sollu saraç dükkânları ortasından devam ederek şimdiki tramvay caddesini mâilen atlayub Küçükkaramanda Nakşidil Vâlide Sultan Türbesi önündeki yola kavuşurdu.
Amucazâde Hüseyin Paşa (B. : Hüseyin Paşa, Amucazâde) bu hayrâtını hicrî 1109 dan 1114 e kadar (M. 1697 - 1702) devam eden sadâreti esnâsında yaptırmıştır. Kapısı, zamanımızda artık mevcut olmayan muazzam Saraçhânenin kapısı ile karşı karşıya idi.
Medhalin üstünde arabca bir kitâbe vardır. (Kitâbe metnini Ord. Prof. S. Ünverin “Amuca Hüseyin Paşa Medresesi” makaalesinden naklen alıyoruz; bu kitâbenin külliyesinin tamamlanışı için beyan ettiği tarih hicrî 1110, milâdî 1698 - 1699 yılıdır):
Kapıdan girince gelen dikçe meyilli bir geçidi geçerek bağçeye girilir. Geçidin sağında su hazinesi, solunda şebekeli küçük hazîre yer alır. Bağçenin nihâyetini ve sağ ve sol kanadlarının bir kısmını Medrese — Dârülhadîs höcreleri ve revakları işgal eder. Sol tarafta 11 m. kutrunda kubbeli sekiz köşe dershâne — mescid ve geniş revakları, sağ tarafta kütüphâne ve hususî avlusunun duvarı bulunmaktadır.
Kütübhane ve mektebin müstakil avlusuna medresenin musakkafâtından olan dört dükkânın ortasındaki dehlizden geçilir. Fevkaanî mekteb iki kubbeli olup her biri iki dükkânın üstünü işgal eder. Mektebin bu höcrelerinin eb’dı 6X6 metredir. Kütübhâne de fevkaanîdir; iç sâhası 6,50X6,50 metredir. Bunun altında, iç büyük bağçeye açılan bir mahzenle bir sarnıç vardır.
Büyük hazîre ve sebil dershânenin cadde tarafındadır. Arabca kitâbeli medhalin sağın- şeyhülislâm Mustafa Efendinin çeşmesi vardır. Cephedeki ihâta duvarları, dershânenin tekmil duvarları mektebin arka ve yan, kütüphânenin cebhe duvarı, revak kemerleri ve kemer başları ve silmeler kâmilen kesme köfeki taşından yapıldığı halde mektebin caddeye bakan tarafında ve kütüphânenin üç cihetindeki duvarlar ve arsaya bakan arka duvar iki tuğla bir sıra taşla inşa edilmiştir. Höcrelerde revakların iç yüzünde ve aralarındaki duvarlar tuğla karışık moloz taşla îmal olunmuş ve sıvanmıştır. 4X4 m. eb’adında 17 medrese höcresi olup revakları ile beraber hepsi kubbelidir; kubbeler müsellesi kürevîlerle kemerlere oturmaktadır. Her höcrede bir kapu, biri revâka, biri hârice nâzır iki pencere ve bir ocak bulunmaktadır. Köşe höcrelerde pencere adedi daha fazladır; bir köşe höcresinden arka arsaya açılan bir kapı vardır; bu arsanın ne şekilde kullnıldığı son vaziyetinden anlaşılmamaktadır. Bacaların oyma köfekiden olduğu devrilmiş birkaç numûnesinden anlaşılmakta olup yaşmaklarından tek örnek kalmamıştır.
Kesme köfekiden revak kemerleri yekpâre mermer sütunlara müsteniddir. Medrese revâkının başlıkları baklavalı, dershâne etrâfındakiler istalaktitlidir. Hazîrelerin kemerleri, kemer aynaları ve kemerbaşları levha mermerlerden yapılmıştır. Küçük hazîrenin iki penceresinin kemer aynaları altına dokuzar dilimli bir etek sarkıtlmıştır. Dershâne - Mescidin arka yüzü ile yan ihâta duvarı arasına bir hazîre daha ilâve edilmiş ve cebhesine kesme köfeki taşından kemeri geniş bir pencere yapılmıştır; bu pencerenin parmaklığı topuzlu demirden olduğu halde diğerlerininki dökme pirinçtendir. Küçük hazîrenin parmaklığı ortası kabartma çivibaşı bir göbekle müzeyyen petek şekilli, büyük hazîrenin dört penceresi ise onlu mudallalardan mürekkeb hendesî taksimatlı pirinç dökümdür. Bu altı pencere şebekesi İstanbuldaki emsâlinin en güzellerinden sayılabilir. Unsurlarını ayrı ayrı izah ettiğimiz bu hâzire ve küçük hazîrede bir kademe yapılarak daha alçak olan kapı ve çeşmeye geçişdeki maharet bakımından da tam bir âhenge vasıl olmuş ve cebhedeki büyüleyici tesiri meydana getirmiştir.
Sebil cebhe duvarından, yarım daireden noksan yuvarlak çıkıntı teşkil eder; dört penceresi istalâktitli başlıklarla müzeyyen mermer sütunlarla ayrılmıştır. Kemer başlıkları ve etekleri rûmî tezyinatlı yekpâre mermer levhalardan yapılmıştır; saçağı da mermer olup çatısı, cebhe duvarının köfeki kaplamasına saplanır. Sebilin parmaklıkları harâb olmuş, yerlerine âdî demir çubuklar konmuştur. Sebilin su soğutulan teknesi servilerle müzeyyen pek zarif bir parçadır.
Manzumenin en fazla hususiyet arzeden tarafı dershâne ve kütüphânesidir. Medrese höcrelerinden ayrık olarak yapılması esâsen bir başkalık teşkil eden dershâne, üç cihetinden istalâktit başlıklı 22 mermer direğe müstenid bir revakla çevrilmiştir. Revak basık kubbeler ve çapraz tonozlarla mestur olduğundan hâricen bir düz çatı manzarası gösterir. Revak kemerlerinin sekiz köşe ile ittisâli ustaca hal edilmiştir; mahfuz bir mahal elde etmek için konulan bu geniş revakı mimârî bütüne sindirmek başarılması güç bir işti. Fikrimizce bir müşkül de hal edilmiş, bağçenin üç tarafı revak unsurunun dinlendirici tesirinden mahrum edilmediği gibi dershânenin höcrelerden ayrı olduğu hissi de bertaraf edilmiş, iç âhenge sindirilmiştir. Buna mukabil dershâne, kıble tarafındaki yol istikametinden bakılınca manzûmenin mihrakı gibi ihtişamla görülür. Bu çifte vazifesinden dolayı dershâne - mescidin biraz yüksek tutulmasına mecburiyet hasıl olduğundan dahilen biraz sivri görünür. Dershâne - mescidin kubbesi kasnaksızdır, ufak müsellesi kürevîler vasıtası ile duvarlara oturur; kapusu revâkın merkezindedir. Altlı üstlü 28 penceresi ve 2 dolabı, hâricen de basit kemerli birer höcresi vardır.
Kütüphane, sehli mümteni denilebilecek bir güzelliğe sahiptir. Esas kütübhâne katının bağçeye bakan dört müstatil penceresinin üstlerine köfeki kaplamaya oyularak işlenmiş kör kemerleri ve bu katın güzel ve kuvvetli bir silme ile hafifçe taşırılması, tuğla saçağının köşe ve ortalarına kılavuz olarak konulan köfeki takozlar seyrine doyum olmayan lâtif bir hususiyet arzeder; bu kadar basit unsurlarla elde edilen nisbetleri karşısında hayran kalınır. kütüphânenin alt katındaki mahzenin kapı kemeri yarım yuvarlağa yakın olup silme ile müzeyyendir. Binanın heyeti umumiyesinden ayrı ve rokokoya kaçan bu tarz inşaatından sonradan yapıldığı hem üslûbundan hem de üstündeki bir tâmir kitâbesinden anlaşılmaktadır (Bu kitâbenin aşağıdaki metni Ord. Prof. Süheyl Ünverden alınmıştır):
Amucai valâ Hüseyin Pâşâ kim
Sabıkaa mühr ile olmuştu vezîr
Sâhibül hayr ü hisan olduğun
Ettiler sahnei dehre teşhîr
Kurretül ayni Rahmiye Hanım
Râbia ismet o pâkize zamîr
Pederi vakfını ihyâ etti
Eyledi her tarafı... (tâmir?)
Hedm olan yerleri kıldı âbâd
Eyledi mecmai ilme tevkîr
Oldu berceste bu târihi lâtif
Eyle bu beyti Necibâ tahrîr
“Vakıfın rûhini berkâm etti”
H. 1168 (M. 1755)
“Oldu bu medrese hasbî tâmir”
H. 1168 (M. 1755)
Kitâbe, Hüseyin Paşanın kızı tarafından, inşâsından yarım asır sonra medresenin yıkılan yerlerinin tâmir ettirildiğini beyan etmektedir; ki her halde bu kapı ve saçak o zaman yapılmış olsa gerektir.
Bağçenin ortasında basit mermer levhalardan yapılmış bir havuz ile yine sâde ve başlıksız sekiz mermer sütuna müstenid bir çatıdan mürekkeb bir şadırvan vardır.
Cadde üzerindeki çeşme ve onun arka-arkasındaki su hazinesi Şeyhüislâm Mustafa Efendi tarafından hicrî 1152 (M. 1739 - 1740) tarihinde yapılmıştır; taşları ihâta duvarına tutturulmuş, arkaya da hazîne yapılmıştır; Çeşmenin yedi beyitlik hitâbesindeki tarih şudur:
İç bu vâlâ çeşmeden aynı hayâtı canfezâ
H. 1152
Gel gel al iç zemzem icrâ eyledi müftil’enâm
H.1152
Tezyinata gelince, höcrelerde hiç sıva kalmadığından bir satıh tezyinatı olup olmadığı kestirilemez; esasen bu kısmın inşaatı da oldukça mühmeldir. Eski kapıları ile ocak yaşmaklarından da eser kalmamıştır.
Höcre revaklarının başlıkları baklavalı mermerdendir. Dershâne revâkı ve hazîrelerin cadde tarafındaki başlıkları mermerden ve istalâktitlidir; iç taraftakiler ise köfekiden ve sütuna gelen tarafları hafifce yuvarlatılarak şişirilmiş birer dört köşe taşdan ibarettir.
Sebilde kemer aynaları ve etekleri rûmîlerle müzeyyendir. Pirinç parmaklıkların hârikulâde güzelliğini ve kütübhânede kabartma körkemerler tezyinâtını yukarıda arzetmiştik. Mektebin bir cebhesinde taşdan oyma güzel iki kuş yuvası bulunmaktadır.
Dershâne - mescidin kapısı üstünde tek satır halinde sülüs celîsi ile yazılmış arabca kitâbe vardır; zemini boyanmış ve basık kemer başlarındaki müsellesî kısımların rûmîleri ile pek zarif şekilde yaldızlanmıştır; kitâbenin metni şudur:
“Kad benâ hâzihil buk’at-ül mübâret-ül hasenete fî devlet-is Sultan Mustafa Han Vezîr-ül Âzam Hüseyin Pâşâ fî enete isnâaşere ve miete ve elf”.
H. 1112 (M. 1700)
Dershâne - mescidde minber yoktur; mermer mihrab pek zarif istalâktitlere müzeyyendir.
Dershânenin ve revâkının ve sebilin bugünkü kalem işeri pek kötü olmakla beraber altlarından yer yer kırmızı zemin üstüne beyaz rûmilerden mürekkeb sonderece zârif malakârî tezyinat görülmektedir. Dershânenin ahşab işleri basit tablalı kapak ve kanadlardan ibarettir.
Binanın geçirdiği safahata gelince 1310 (M. 1896) zelzelesinde pek ziyade harab olmuş, revakdan üç kemer ve altı kubbe ile höcrelerden dördü ve mekteb yıkılmış, bacalardan eser kalmamıştı. Dershânede hâsıl olan büyük çatlaklar demir kenedlerle gûyâ tahkim edilmiş bulunuyordu. Ayrıca revâkın bir direği yerinden oynamış, sebil de bir yangında yanmış, taşları kireçleşmişti. Çeşme kupkuru, teknesi parça parça, kemerleri düşüktür. Binanın üstünde biten ağaçlar bir koru teşkil ediyordu. Kemteb ve kütübhâne el’an ayni haldedir (1959).
1940 senesinde bu satırların muharriri tarafından daha fazla harab olmaması endişesi ile kısmı âzamı tahkim edildi. Bu imkân ortadan kalkınca höcrelerin cenubdaki kolu duvarı ile beraber çöküverdi; şadırvan yıkıldı.
1957 - 1958 snelerinde bu yapı manzumesi ele alındı, şimdilik hârici cebhede sebil, saçağı ve çatısı ve hazîreler gayet iyi bir şekilde tamir edildi; yalnız bu arada cenub ihâta duvarı eskisine nazaran lüks bir şekilde ihyâ edildi ki aslına tefavvuk etmenin lüzumsuzluğu aşikârdır. Dershâne - Mescidin çatlak taşları değiştirildi. Bakiyesi, nasıl çöküb kaldı ise öylece durmakta, yeni bir himmet beklemektedir.
Ekrem Hakkı Ayverdi
Kütüphane — Amucazade Hüseyin Paşa bu kütüphâneye 457, daha sonra Seyyid Nazif Efendi namında bir zât de 86 kitab vakfetmiştir. Kütüphanenin fihrist defterinin sonunda hicrî 1302 (M. 1884-1885) tarihini taşıyan bir kayıtta tesis tarihi olarak hicrî 1168 (M. 1754) yılı gösteriliyor ise de bunun mezkûr tarihte bu külliyenin tâmirinden galat olduğu aşikârdır. Bu kütübhânedeki kitablar evvelâ Bayazıd Umumî Kütübhanesine, 1929 da oradan Fâtih Millet Kütüphanesine, 1936 da da oradan Süleymaniye Umumî Kütübhanesine nakledilmiştir; hâlen bu son yerindedir, vâkıfının adını taşıyan ayrı bir bölüm teşkil eder. Çeşidli bakımdan kıymetli kitabları ihtiva etmektedir; meselâ 1, 2, 3 numaralarda kayıtlt üç mushafı şerif cild ve tezhib bakımından fekalâde eserlerdir. 373 numaradaki “Divanı Câmi” nin ilk iki sahifesi de tezhib san’atının şah eserlerindendir.
Şükrü Nail Bayrakdar
Saraçhânebaşında Amucuzâde Hüseyin Paşa Külliyesi
1— Hazîreler; 2— Sebil; 3— Dershâne Mescid; 4— Sundurma; 5— Medrese odaları; 6— Kütüphanenin alt kısmı; 7— Sibyan mektebinin altında dört göz dük-kân; 8— Çeşmenin su hazinesi ve çeşme; 9— Şadırvan
(Plân: Reşad Sevinçsoy)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları: Avludan Dershâne-Mescid cephesi
(Plân: Reşad Sevinçsoy)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları: Avludan Kütüphâne ve Mekteb cephesi
(Plân: Reşad Sevinçsoy)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları: Sokakdan giriş cebhesi
(Resim: Reşad Sevinçsoy)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları: Sokakdan medrese cebhesi
(Resim: Reşad Sevinçsoy)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları: Mekteb ve Kütübhâne
(Plân: Reşad Sevinçsoy)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları:Avludan Dershâne-Mescid
(Resim: Abdullah Tomruk)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları: Avludan Kütübhâne
(Resim: Abdullah Tomruk)
Saraçhânebaşında Amucazâde yapıları: Sokaktan giriş cebhesi
(Resim: Abdullah Tomruk)
Theme
Building
Contributor
Reşad Sevinçsoy, Abdullah Tomruk
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Identifier
IAM020467
Theme
Building
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Contributor
Reşad Sevinçsoy, Abdullah Tomruk
Description
Volume 2, pages 792-799
Note
Image: volume 2, pages 793, 795, 796, 797, 798
See Also Note
B. : Sinanpaşa yapıları; Gazanferağa yapıları; B. : Kuyucumuradpaşa Yapıları; Etmekcizâdeahmedpaşa Yapıları; Bayrampaşa yapıları; Merfizonlukaramustapaşa Yapıları; B. : Hüseyin Paşa, Amucazâde
Theme
Building
Contributor
Reşad Sevinçsoy, Abdullah Tomruk
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.