Entries
Examine all the Istanbul Encyclopedia entries from A to Z.
Volumes
Browse A to G volumes published between 1944 and 1973.
Archive
Discover Reşad Ekrem Koçu's works for the entries between letters G and Z.
Discover
Search by subjects or document types; browse through archival docs that are open access for the first time.
ALKAS MİRZA
On altıncı asırda taht kavgası yüzünden Türkiyeye sığınmış ve İstanbula gelmiş İranlı bir şehzâdedir.
Alkas Mirza ve yahut Alkasıb Mirza, Safevî sülâlesinin müessisi olan Şah İsmail’in oğludur; sonradan Şah Tahmasb adı ile Şah İsmail Safevî’nin yerine geçen Tahmasb Mirzanın küçüğü ve onunla anne ayrı kardeştir. Tebrizde doğmuştur. Şah İsmailin H. 930 da vefatı üzerine tahta çıkan Şah Tahmasb, Alkas Mirzayi diğer kardeşlerinden çok sevdiğinden; Şirvan vilâyetini ve dağıstanı, eski Şirvanşahların bakiyesinden temziledikten sonra, Mirzayı Şirvana gönderip, o vilâyetin hükümdarlığını ve Şirvanşah unvanını verdi.
Fakat, Alkas Mirza Şirvanda nüfuzunu genişleterek, Şah Tahmasbın meşguliyetinden bilistifade, Alkas Şah unvanı ile Şirvanda ve Dağıstanda kendi namına para bastırıp ve hutbe okutup, istiklâl ilân etti.
Lâkin Şah Tahmasbın gönderdiği kuvvetlere mağlûb oldu; annesi ile oğlu Ahmed Mirzayı, Şah Tahmasba yollayarak af diledi; affedildi ve yine Şirvan tahtında bırakıldı. Bir müddet sonra tekrar isyan edince, Şah Tahmab bizzat Alkasın üzerine yürüdü; bozguna uğrayan Şirvan Hanı da evvelâ Kırımda Kefe valisine iltica etti, oradan da İstanbula geldi( (H. 995 = M. 1548).
Alkas Mirza İstanbulda çok iyi karşılandı. İstanbulda sarayda ayrı bir daire verildi. Tahmasbı ortadan kaldırmak hus...
⇓ Read more...
On altıncı asırda taht kavgası yüzünden Türkiyeye sığınmış ve İstanbula gelmiş İranlı bir şehzâdedir.
Alkas Mirza ve yahut Alkasıb Mirza, Safevî sülâlesinin müessisi olan Şah İsmail’in oğludur; sonradan Şah Tahmasb adı ile Şah İsmail Safevî’nin yerine geçen Tahmasb Mirzanın küçüğü ve onunla anne ayrı kardeştir. Tebrizde doğmuştur. Şah İsmailin H. 930 da vefatı üzerine tahta çıkan Şah Tahmasb, Alkas Mirzayi diğer kardeşlerinden çok sevdiğinden; Şirvan vilâyetini ve dağıstanı, eski Şirvanşahların bakiyesinden temziledikten sonra, Mirzayı Şirvana gönderip, o vilâyetin hükümdarlığını ve Şirvanşah unvanını verdi.
Fakat, Alkas Mirza Şirvanda nüfuzunu genişleterek, Şah Tahmasbın meşguliyetinden bilistifade, Alkas Şah unvanı ile Şirvanda ve Dağıstanda kendi namına para bastırıp ve hutbe okutup, istiklâl ilân etti.
Lâkin Şah Tahmasbın gönderdiği kuvvetlere mağlûb oldu; annesi ile oğlu Ahmed Mirzayı, Şah Tahmasba yollayarak af diledi; affedildi ve yine Şirvan tahtında bırakıldı. Bir müddet sonra tekrar isyan edince, Şah Tahmab bizzat Alkasın üzerine yürüdü; bozguna uğrayan Şirvan Hanı da evvelâ Kırımda Kefe valisine iltica etti, oradan da İstanbula geldi( (H. 995 = M. 1548).
Alkas Mirza İstanbulda çok iyi karşılandı. İstanbulda sarayda ayrı bir daire verildi. Tahmasbı ortadan kaldırmak hususunda Osmanlı Padişahı ile mutabık kaldı. Emrine verilmiş olan kuvvetlerle ki o zamanın en mükemmel silâhlanmış kuvvetleri idi, İran üzerine taarruza geçti. Vanda ve başka yerlerde Tahmasbın ordularına büyük zayiat verdirdi. Safevi şehirlerinden ve kalelerinden bir çoğu Alkas Mirzaya teslim oldular. Fakat bir kısmı da inadla mukavemet ettiklerinden Alkas Mirza, batı ve orta İranı dolaşıp, birçok yerleri Sultan Süleyman nâmına feth etti; fakat, Tasmasbın gönderdiği kuvvetli bir ordu sürat ile yetiştiğinden, aldığı yerleri elinde tutamadı. Dizful üzerinden Osmanlı ülkesine geçti. Bağdada gidip, orada Sultan Süleymandan emir bekledi. Sultan Süleyman onun İstanbula gelmesini emretti. Alkas Mirza Sultan Süleymanın fermanına da karşı gelerek, İstanbula gidemiyeceğini bildirdi. İstanbulda Osmanlı devlet erkânı, Sultan Süleymanı, onun define ikna ettiler. Sultan Süleyman, Bağdad valisine Alkas Mirzayı yakalamak için emir gönderdi. Alkas Mirza bunu daha evvel haber alarak, Valinin adamları, onun karargâhına geldiklerinden önce, karargâhtan kaçıp İrana geçti. Hemedan civarında Safevi Şehzadelerinden Behram Mirza ve diğer Safevî kumandanları ile muharebeye girişti. Bu arada Alkas Mirzanın başında yirmi bin kadar adam vardı. Fakat, Safevî orduları daha ağır bastılar ve Alkas Mirza mağlûb oldu. O civarda bulunan Merivan kalesine giderek, kale hâkimi kürd emirlerinden Surhab Erdelan’a sığındı. Fakat bu zat Tahmasb’dan çekinerek, Alkas Mirzayı teslim etti. Şehzade Alkas Mirza, Tahmasbın huzuruna getirildiği zaman Tahmasb ona şu sözleri söylemişti: “Ey kardeşlik muhabbetinden anlamayan kardeş, sana ne kötülük yaptım ki, baba ocağını bırakıp, yabancılara sığındın, bu kadar boşuna kan dökülmesine sebebiyet verdin...” Alkas Mirza, kızarıp, hiçbir cevap vermemiştir. Tahmasb’ın adamlarının ısrarına rağmen, Şah Tahmasb kardeşini öldürmedi ve ortalığı karıştırmaması için, diğer mahpus Safevî Şehzadelerinin bulundukları Kahkaha kalesine gönderdi. Alkas Mirza dört sene sonra bu kalede vefat etmiştir.
Alkas Mirza, ilim ve edebiyattan çok iyi anlayan Safevî şehzadelerinden biri idi. Kendisinin Türkçe ve Farsça şiirler söylediği rivayeti varsa da bu şiirlerden elimize geçmedi.
A. Genceli
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.
TÜM KAYIT
Creator
A. Genceli
Identifier
IAM020361
Theme
Person
Type
Page of encyclopedia
Format
Print
Language
Turkish
Rights
Open access
Rights Holder
Kadir Has University
Description
Volume 2, page 722
Theme
Person
Contributor
Type
Page of encyclopedia
Share
X
FB
Links
→ Rights Statement
→ Feedback
Please send your feedback regarding Istanbul Encyclopedia records to istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org.