Maddeler
İstanbul Ansiklopedisi'nin A harfinden Z harfine tüm maddelerini bir arada inceleyin.
Ciltler
1944 ile 1973 yılları arasında A harfinden G harfine kadar yayımlanmış olan ciltlere göz atın.
Arşiv
Reşad Ekrem Koçu'nun, G ve Z harfleri arasındaki maddelerle ilgili çalışmalarını keşfedin.
Keşfet
Temalar veya belge türlerine göre arama yapın; ilk kez erişime açılan arşiv belgeleri arasında gezinin.
ALİ ŞEFKATİ EFENDİ
Geçen asrın oldukça mühim vazifelerde bulunmuş adliye memurlarından; musikişinaslarından, devrin hemen bütün okur yazarları gibi, divan edebiyatı an’anelerine uyarak şiirler yazmış sîmalarından; (H. 1238) 1822 de İstanbulda doğdu; on dört yaşında Divanı Hümayun kalemine girdi; üç yıl sonra Maarifi Adliye Mektebine girdi, 1842 de yirmi yaşlarında sadâret mektubî kalemine alındı; 1845 den 1852 ye kadar Balıkesir vâlisi Satır Mustafa Paşanın, Silistre vâlisi Salih Paşanın İzmir vâlisi Hekim İsmail Paşanın divan kâtipliklerinde, Meclisi Tanzimat kaleminde ve Şam vak’asında Fuad Paşanın maiyetinde bulundu. 1861 de Hariciye Nezareti mektupçuluğuna tayin edildi. Arkadaşı olan Şirvânizâde Rüştü Paşının Maliye Nazırlığında 1867 de Maliye mektupçusu, bir sene sonra da nazır muavini; sadâret mektupçusu, 1869 da sadâret müsteşarı oldu. Bu tarihten 1890 yılına kadar Divanı Ahkâmı Adliye âzalığı, ikinci defa sadâret mektupçuluğu, Bosna kapı kethüdalığı, temyiz mahkemesi âzalığı, adliye mektupçuluğu, Divanı Hümâyun âmedciliği, ikinciliği, ikinci defa sadâret müsteşarlığı gibi vazifelerde bulundu; 1890 da öldü, Ümmisinan dergâhı mezarlığına gömüldü.
Gayet doğru, emin ve çalışkan bir memurdu, sohbetlerinin zarâfet ve letâfeti de tanınmıştı; pek güzel fıkraları naklolunur:
Keçecizade Fuat Paşa gay...
⇓ Devamını okuyunuz...
Geçen asrın oldukça mühim vazifelerde bulunmuş adliye memurlarından; musikişinaslarından, devrin hemen bütün okur yazarları gibi, divan edebiyatı an’anelerine uyarak şiirler yazmış sîmalarından; (H. 1238) 1822 de İstanbulda doğdu; on dört yaşında Divanı Hümayun kalemine girdi; üç yıl sonra Maarifi Adliye Mektebine girdi, 1842 de yirmi yaşlarında sadâret mektubî kalemine alındı; 1845 den 1852 ye kadar Balıkesir vâlisi Satır Mustafa Paşanın, Silistre vâlisi Salih Paşanın İzmir vâlisi Hekim İsmail Paşanın divan kâtipliklerinde, Meclisi Tanzimat kaleminde ve Şam vak’asında Fuad Paşanın maiyetinde bulundu. 1861 de Hariciye Nezareti mektupçuluğuna tayin edildi. Arkadaşı olan Şirvânizâde Rüştü Paşının Maliye Nazırlığında 1867 de Maliye mektupçusu, bir sene sonra da nazır muavini; sadâret mektupçusu, 1869 da sadâret müsteşarı oldu. Bu tarihten 1890 yılına kadar Divanı Ahkâmı Adliye âzalığı, ikinci defa sadâret mektupçuluğu, Bosna kapı kethüdalığı, temyiz mahkemesi âzalığı, adliye mektupçuluğu, Divanı Hümâyun âmedciliği, ikinciliği, ikinci defa sadâret müsteşarlığı gibi vazifelerde bulundu; 1890 da öldü, Ümmisinan dergâhı mezarlığına gömüldü.
Gayet doğru, emin ve çalışkan bir memurdu, sohbetlerinin zarâfet ve letâfeti de tanınmıştı; pek güzel fıkraları naklolunur:
Keçecizade Fuat Paşa gayet kıymettar bir yüzük almış; yanında bulunanlara göstererek içinde sinek denilen leke olmasa daha kıymetli olacağını söyledikten sonra Şefkati Efendiye: — Sen de böyle bir yüzük alır mısın; demiş. O da: — Aman efendim, nasıl alayım? Kulunuz alsam alsam içindeki sineği alabilirim: demiş.
Musiki tahsil ve terbiyesini, Eyyublu Mehmed Bey, Hoca Refik Efendi ve Zekâi Dede Efendi ile beraber Hamamîzâde İsmail Dededen görmüştü.
Eski bir mısraı terbiye ederek yazdığı şu manzumeyi, geçen asrın musiki üstadlarından Hâşim Bey bestenigâr makamından şarkı olarak pek nefîs surette bestelemiştir ve hâlâ dillerde dolaşmaktadır:
Kaçma mecburundan, ey âhuyi vahşi, ülfet et
Gayri bu bigânelikten geç, vefâyi âdet et
Bezme gel, sermesti hicrin neşveyâbi vuslat et
Şarkı söyle, raksa çık, sâkilik eyle, sohbet et.
Sevdiğim, baği melâhat içre bir gül destesin
Can fedâ etse hezar âşık sana şayestesin
Hûb sedâ, nâzik miyan, şirin zeban, nevrestesin
Şarkı söyle, raksa çık, sâkilik eyle sohbet et.
Lem’a sâzı merhamet ol, ey mehi burci vefâ
Pek harabı aşkınım, etme bana cevrü cefâ
Eyleyim dört üstüne sâyende bir zevkü sefâ
Şarkı söyle, raksa çık, sâkilik eyle sohbet et.
Gönlüm, ey leylii gülruh, hüsnünün mecnunudur
Şefkatii zâr ise her tavrunun meftunudur
Hâsılı senden rica şu mısraım mazmunudur
Şarkı söyle, raksa çık, sâkilik eyle sohbet et.
Mizah yollu yazılmış şiirleri de pek çoktur; şu gazel de onlardan güzel bir örnektir:
Zevraki bahtım tutub bahrî emelde furtuna
Hayî kim bu rûzigâr attı beni tundan tuna
Çağlayan veş giryei çeşmim akardı bir zaman
Şimdi yer gök doldu cûş ettikçe manendi Tuna
Piçü tâbı zülfi dilberde dolaşma ey gönül
Gamzesi agâh olur ise gidersin tantuna
Feyz alurmış yâre teslimi giriban eyliyen
İşte bu yüzden tefavvuk etmiş entâri dona
Sevdiğim rum dilberin ağyâre bildirmiş rakib
Râzi aşkın eylemiş ifşa Hiristo Andona
Kande görsem yâri ardınca gider tin tin rakib
Şefkati canın sıkılmaz mı şu kâfir tintona.
Türk sahnesinin seçkin kıymetlerinden aktör Nureddin Şefkatî Bey bu Şefkatî Efendinin küçük oğludur.
Bibl. : M.K. İnal, Son asır Türk şairleri.
Ali Şefkatî Efendi
(Resim: Nezih)
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.
TÜM KAYIT
Kod
IAM020344
Tema
Kişi
Tür
Ansiklopedi sayfası
Biçim
Baskı
Dil
Türkçe
Haklar
Açık erişim
Hak Sahibi
Kadir Has Üniversitesi
Emeği Geçen
Nezih
Tanım
Cilt 2, sayfalar 717-718
Not
Görsel: cilt 2, sayfa 717
Bibliyografya Notu
Bibl. : M.K. İnal, Son asır Türk şairleri.
Tema
Kişi
Emeği Geçen
Nezih
Tür
Ansiklopedi sayfası
Paylaş
X
FB
Bağlantılar
→ Kullanım Şartları
→ Geri Bildirim
İstanbul Ansiklopedisi kayıtlarıyla ilgili önerilerinizi istanbul.ansiklopedisi@saltonline.org adresine gönderebilirsiniz.